YÜZÜNÜN COĞRAFYASINDA
Dudağının kenarında tebessüme eğimli
gizli bir kıvrımım ben
aynalara yansıyan en güzel sen
benden çıkar
istesen de vazgeçemezsin beni sevmekten
elinde değil biliyorum
yüzünde taşıyorsun beni sen
yüreğine sığdıramıyorsun
gözlerine yağmur değerken bile
benimle zorunlu oluyor gülmen
ne çok seviyorum bu halini ,bir bilsen
beni aklından geçirmen yok mu
yok mu davetsiz gelişimi hissetmen
işte bunun için ben sana
seni seviyorum demem
bilirsin bilirsin
bende senden vazgeçemem
içindeki hayrete heyecana
sevince ıssızlığa ünlemmişim gibi
sönmek pahasına
ışığımı gezdiriyorum
yüzünün coğrafyasında
Dayanamıyorum çünkü
somurtan mimiklerin
Yüzünden yüz bulmasına
annenden babandan kalma
kalıtsal bir şey miyim?
Ki yanındayım
ve ömrümü siper ediyorum
içgüdüsel bir refleks gibi
tutamıyorum kendimi
bilmiyorum
neden sende mi bende mi
neyim senin için
Bir iz miyim yaşlandıkça
Yerini dolduran
Yada bir anlam mıyım
Değeri yitirilince
farkına varılan
Kim bilir belki bir gün bir kazaya
Kurban gidiveririm
İnsan yüzü bu sende bilirsin
değişir sevgilim
Renklerin sonbahara döndüğü bir fotoğrafta
hatırlarsın tebessümlü günlerini
unutur musun güzelliğimi
Aynalar göstermez artık beni sana
Dokunup durma yüzündeki boşluğa
Yitirmişsen beni
Dokunup durma olanca yokluğuma
Nursel Türkemiş