BAHÇEM
Gözlerimde kimselere göstermediğim şiirler
Koca bir şehrin kaldırımında Oturmuşum
Yüzüme inmiş çizgi çizgi ağrılı heceler
Kalabalığın hiçliğine karışsam mı diye düşünüyorum
Kaybolmak hafif kolay
belki biraz da eğlenceli
Geriye dönüş biletimi sende
unuttuğumu hatırlamak ağır
zor bu manada
belki biraz da şaibeli
tekrar sana dönmek yeniden seninle olmak
çaresizliğin içinde bir başka çaresizlik
hak etmedin bakışlarımdaki huzuru
suskunluğu avuntuyu
ve de namusu
seni özlerken bir tamburun sesinde
inlediğimi de unuttum
lanet olsun
bana
bunu da unutturdun
bir baykuşun yalnızlığına da varamadım
gönlümdeyken
bana bunu da mı yaptın giderken
istiklal caddesine
ıslak bir havada
kırılmaya meyilli bir yağmur damlası gibi
düştüğümü düşün
gözyaşından daha saf daha temiz olduğumu unut
neden gittiğimi düşünme
gece üç beş derken
çekilir maskeli süliyetler kendiliğinden
görürüm eski binaların ve tarihin
nasıl acımasızlığa uğradığını
anlatamam sana nasıl acıtıldığımı
sahi seni de bir gün biri acıttı mı
yahut beni bir kere de olsa
anladığına
hani aklın
gafil avlanmış gibi inandı mı
ne ben ihanetleri kabullenebildim
ne de sen yalanlardan dönebildin
rengimin ne kadar kara olduğunu
anlatıp durdun gecelere
hiç bir ışık kendini karaya çalmaz
onu böyle çalkantılar yıkmaz
kendine dön beni sevmeyi dene bence
yada gülen güllerin öldüğünü sakla
söyleme kendinden başka kimselere
ellerin hain çünkü
koklamasını bilemedin beni
açtığım bahçe solduğum bahçe senin değil mi
senin değil mi? değil mi senin?
N.T