En Yeni Şiirler
YEMİYOR-YUTMUYORMünafıklarda bizde Müslümanız ayakları,
Gavurlar da biz çok medeniyiz yalanları,
Dinsizlerde tüm hainliklerin ayak oyunları,
Yemiyor, insanlar ardık bu sinsi hinlikleri.
Müslümanlara satarlar hileli malları,
Yakalarsan yanlışlık olmuş arsızlıkları,
Bize kurdukları tuzaklar, oyalar onları,
Yutmuyor, Müslümanlar artık bu şeytanlıkları.
Yazar: CECO
YEMEK İÇMEKBesmelesiz başlama,
Şeytanları besleme,
Bilmediğini yeme içme,
Yemek içmek deyip geçme.
Yemek var, zehirler seni,
Yekek var, besler seni,
Lezzet değil, vitamin besler seni,
Yemek içmek deyip geçme
Dengeni bozar senin,
Kalbini yorar senin,
Vicdanını köreltir senin,
Yemek içmek deyip geçme.
Helal yemek şifa demek,
Bedenini, ruhunu beslemek,
Sana sağlık, huzur demek,
Yemek içmek deyip geçme.
Sağlığını küçük görme,
Bedenini, ruhsuz görme,
Eziyet etme, eziyet görme,
Yemek içmek deyip geçme.
Hazır yemek zehir yemek,
Hazır içecek, candan geçecek,
Huzuruna, sağlığına ihanet etmek,
Yemek içmek deyip geçme.
Her çeşmeden su içme,
Kendin pişir kendin ye,
Ne yediğini-içtiğini iyi bil,
Kendi paran ile zehirleme,
Yemek içmek deyip geçme.
Yazar: CECO
Dilde Teleffuzla Gel Demedilde teleffuzla gel deme bana
gönlündeki cazibeyle cezbeyle
koştur varlığımı sendeki sana
hallerini hallerime meyleyle
coştur gönlünde aşkın ırmağını
çağlat yüreğime çağlat sel eyle
gonca ol aç güllerde sal kokunu
gönlüm bülbül seherlerde gel eyle
konuş dillerini sevdiğim dilber
konuş sözünle lebini bal eyle
salın suna boylum selvi dal gibi
sen dolu halmı sende hal eyle
kölecioğlu sen doldu sende oldu
sende kaldı sende sana hal oldu
hal dolu hallerin halde bal oldu
seher vakti sevgin gonca gül oldu
gönlüm sana bülbül oldu dil oldu
Ahmet kölecioğlu 1989
Yazar: Kölecioğlu
YETER Kİ SEN ÇALIŞKendine güven için çalış,
Çalmamak için çalış,
Sevdiğin işte çalış,
Yeter ki sen çalış.
Bulduğun işi sevmeye çalış,
İbadettir, hakkını vererek çalış,
Ruhuna, bedenine sağlık, güç verir çalış,
Yeter ki sen çalış.
Yanlışlara güzel örnek olmak için çalış,
Boyun bükmemek, büktürmemek için çalış,
Alın teri, emek, sabır, azim kuvvettir çalış,
Yeter ki sen çalış!!!
Çalışanı sevmeyen yoktur,
Saygı, hürmet göstermeyen yoktur,
Çalışana zor, yokuş yoktur,
Yeter ki sen çalış!
Halk bilmezse, hak bilir,
Bereketini kat, kat verir,
Hak yolda isen iki alem sevindirir,
Yeter ki sen çalış!
Yazar: CECO
YENMEZGörenlerin gözü kalır,
Ağızlar sulanır akıl kalır,
Yokları, tokları acıktırır,
Nimetler açıkta, yenmez.
Keşke diyenlerin ahı kalır,
Günahlar sana yazılır,
Hesap günü, cezalandırır,
Nimetler yürürken, yenmez.
Yazar: CECO
En Yeni Düz Yazılar
? ŞÜKÜR İLE KANAAT?Biraz zordur, kararlılık, sabır ister, huzur, güven, bereket getirir. Haddini bilmeyi, şımarmamayı ister. Olana şükür, olmayana, sabır kanaat gerektirir. İnsanoğlu durmaz, bir yukarı bakar, bir aşağı yerini kaşınırsa, elindeki de gider.
ŞÜKÜR İLE KANAAT
İşim var, gücüm var diye sevinirsin,
Evim var, arabam var diye, gerinirsin,
Sağlıklısın, mutlusun, huzurlusun,
Şükür, kanaat nerede? Pek duymayız.
Bolluğunu güldürür şükür,
Yokluğunu bollaştırır, kanaat,
Sağlığını sürdürür, şükür ile kanaat,
Kanaat, şükür nerede? Pek duymayız,
Ektiğini oldurur, kanaat,
Yokluğuna bereket verir şükür
Zorluklara sabır, şükür ile kanaat,
Şükür, kanaat nerede? Pek duymayız
Ne demiş Atalar, en büyük zenginlik kanaat kâr olmaktır. Kanaat kâr değilseniz zaten fakirsiniz, asla zengin olmazsınız. Kanaat huzuru, huzur sağlığı getirir. Sağlıktan âlâ zenginlik var mı? Sağlık parayı kazanır, ama para sağlımızı bize kazandırmıyor. Parası bol insanlarımız çok, ancak istediğini yiyemiyor, içemiyor, gezemiyor. Çünkü hasta ilaçlarla ayakta zor duruyor. Para çok neye yarıyor. Para, bu sağlığı yerinde olanında sağlığını bozduruyor. Cahillikten- cehaletten, haddini aşmaktan, dudağım ince silikon gerek, Burnuma, yüzüme estetik gerek, çok yemek yiyorum, midemi küçülttürelim, başımda saç az ektirelim, diktirelim derken sağlık gitti mi bedenden, ruh hasta olur üzüntüden, ne gelir el den. Neden? Geldi bunlar başımıza hiç düşündük mü? Düşünmeye ne gerek var. Önce yapalım sonra düşünürüz. İşler nasılsa tıkırında deyip, bankadan biraz kredi çekelim, evi, arayı yenileyelim. İblis verir gazı. Sonra bir kriz, corona, morona, savaş çıkar, darbe olur. Durduk yerde kaşınırsan, başına bela olur. Faiz haram, Yüce Yardadana savaş açmak. Verir herkese minik bir dert. Zincir olur peş peşe dertler. Sonra pişmanlıklar, evde gider, arabanda. Hadi bakalım tabanvayla yürü iş aramaya. Fazla mal göz çıkarmazmış. Doğru göz çıkarmıyor, gözlerden düşürüyor, süründürüyor. Şükür, kanaat haddini bilmek nimet.. Açız diyenin giyimi, kuşamı, telefonu son moda. Açız aç, kriz var. Kelimelerin manaları bir yerlere kaydırılmış. Şimdiler de açlık, yurt dışına tatile gidememekmiş, geçen öğrendik, Açlık geceleri eğlence yerlerine gidememekmiş bir okuyan genç kızdan öğrendik. Millet çok cahilmiş, sebep ekonomik krizmiş. Okuyor ablamız ayda 55 tl devletten alıyormuş, telefonu 3500tle, çalışa bilirim ama geceleri eğlencelere gidemem, sosyal olamam gibi enteresan kültürlü sözler.. Gençlik bilmiyor geçmişi, yoklukları, kuyrukları. Şükrü nasıl bilsin.. Aza kanaat edip, şükür edenlere de kızıyorlar. Neye şükür kardeşim millet aç aç.. Garibin biz daha kötülerini gördük buna da şükür demek cesaret istiyor? Bir garip oldu memleketin insanları. Kelimeler anlamını yitirmiş, Kime inanacağız pek bilinmiyor.. Film fırıldaklar çok. Bunu da atlatacağız ille ki. Şerlerin, sıkıntıların çokluğu, güzel günlerin yaklaştığının belirtileriymiş. Öyle derdi büyüklerimiz. Ecdatlar, Bütün Peygamberler, veliler ne dertler çekmişler. Sınavımız deyip, şükrü, kanaati, sabır baş tacı edip. Sınavın hakkını vermeyi düşünmüşler.. Birler kendimizi çocuklarımızı fazla şımarttık, dizilerde, filmlerde algıları yedik, Kimliğimizi şuurumuzu kayıp ettik sanki. Gavurlara benzemek bize haram dı örnek alıyoruz. Gavuristanda insanlar araştırıp Müslüman oluyor. Her İşimizi ters yapmayı bize medeniyet diye yutturdular. Yutmayanlara selam olsun?. Bu günlere de şükür, bizden çok kötü durumda olanları unutmayalım, paylaşalım. Zor günlerde paylaşmayan çok fırsatları kaçırır. Tabii Cennetleri istiyorsa, Kulluğunu yapıyorsa
Yazar: CECO
Sana Ne? Bana Ne? Deme?İyilikİnsan sosyal bir varlıktır deriz, sonrada ben özgürüm kimse bana karışamaz. Hangisi doğru. Acıkınca lokantaya, fırına, hastalandık mı doktora koşarız. İlle birileri gerecek hayatımıza. Birlikte yaşamak zorundayız. Çünkü bir birimize muhtacız. Ne kadar övünsek de, aciz varlıklarız, tek başımıza yaşayamayız. Biliriz az çok hepimiz. bildiğimizle övünürüz. Hem de bir şey oldu mu? Sana ne? Bana ne? Bize ne? Oldu mu şimdi?
Sana Ne??Bana Ne? Deme
İlim bilmek, kendini bilmekmiş,
Kendini bilmek, adamlıkmış
Kendini bilmemek, cahillik, acizlikmiş,
Bana ne? Sana ne? Deme.
Gittiğin yol yanlış dermiş dost,
Bu dünyadan, kovulmuş o dost,
Şimdikiler yalandan dost,
Sana ne? Bana ne? Deme.
Bu yolun sonu diken dolu
Belki karanlık çukur dolu,
Yalan dolu, hile dolu,
Bana ne? Sana ne? Deme.
Düşmanı dost sanırlar,
Her şey maddiyat sanırlar,
Günleri, ayları, yılları bol sanırlar,
Sana ne? Bana ne? Deme.
Ağlamana, gülüyorsun,
Eğri-büğrü yürüyorsun,
Nereye koşuyorsun?
Bana ne? Bana ne? Deme.
Hem kırmızıda geçiyorsun,
Hem de yeşilde duruyorsun,
Kazalarda ölenleri görmüyorsun,
Sana ne? Bana ne? Deme.
Bu dünyadan göçenler var, -bana ne?
Sıra sana da gelir, her an, -sana ne?
Belki sana, bana, bize nasihattir, -
Bana ne? Sana ne? Bize ne? Deme.
Ölüm nasihattir hepimize,
Kimimize cennet kapısı,
Kimimize cehennem kapısı,
Kana ne? Bana ne? Bize ne? Deme.
Şimdiki halimiz aynen böyle, Bazı insanlara Yardımcı olmaya çalışırsın sana ne? Derler. Olmazsın, insanlık bitmiş derler. İnsanlar artık nerede ne yapılır, ne yapılmaz diye şaşırıp kalıyorlar. Tereddüt ediyorlar. Kiminin iyisi, diğerinin kötüsü olmuş, Çoğumuzun doğrusu, yanlışı farklı algılanır olmuş.
Hayat şartları kolaylaştıkça, bizlerde işi sanki zorlaştırmak için bayağı uğraşıyoruz, kendimize zorluklar çıkarıyoruz. Alın size yaşanmış bir Sana ne? Bana ne? Hikayesi, okul arkadaşınızdan birinin yardıma ihtiyacı var. Sizde iyi niyetle yardım ediyorsunuz. Teşekkür edeceğine, birde size neden karışıyorsun? Senden yardım isteyen oldu mu? Sana ne? Dese, ne dersiniz bu işe, şaşırırsınız tabii olarak. Bazen de yardım etmek istemezsiniz bana ne? Dersiniz. Zaten geçen sefer fırça yedik, ne gerek var dersiniz. Bu kez de yardımcı olmadığınız için fırça yersiniz, yardımcı olsan bir yerin eksilir di? Derler, insanları anlamak zor, vesselam.
Peki ne yapmak lazım? Atalarımızı dinleyeceğiz tabi, ?İYİLİK? yap, Denize at, insanlar bilmezse de Yaratan bilir, sevabını verir, senden memnun olur. Sen sıkışınca da sana yardım gönderir. Önemli olan Hakkın bilmesi değil mi? Bütün çabamız Hakkın rızasını almak değil mi? Öyle ise iyiliğe devam.
İ y i l i k
İyilik seni asla yalnız bırakmaz,
İyilik sana hep iyilik eder,
iyilik hasta isen seni iyi eder,
İyilikten?iyilikten.
İyilik seni helallere götürür,
İyilik seni iyilere götürür,
İyilik seni cennetlere götürür,
İyilikten?iyilikten.
İyilik seni hep güldürür,
İyilik iyi günlerini sürdürür,
İyilik seni sevimli-sevecen gösterir,
İyilikten?iyilikten.
İyilikten hiç kimse zarar görmez görmedi. Belki zarar gördüğünü zanneder. Çünkü o iyiliğin sana mutlaka faydası vardır. Sen fark etmeye bilirsin. Bizim farkında olmadığımız, fakat var olan, o kadar çok şey var ki, bizim Çok öğündüğümüz Aklımız almaz, almıyor.
Yazar: CECO
Pek DuymayızAilelerin çoğu bu dizilerden, çok etkileniyor. Farkında mıyız? Maalesef diyoruz. Demek zorunda kalıyoruz. Çünkü şükrü-kanaati unuttuk. Haddimizi aşmayı marifet, Borçlu yaşamayı Yiğitlik sayıyoruz. Kendimizi hep kandırıyoruz. Madem yiğitsin neden borçlusun, Borç yiğidin kamçısı değildir. Borç yiğidin semeridir. Semerine binen seni istediği gibi kullanır. Senin de yüzün kızarır. Kızarmasın diyorsan yüzüm, Şükrün-Kanaatin olsun Yolun. İşte yolun ? ŞÜKÜR İLE KANAAT? Biraz zordur, sabır ister. Ama Huzur-Mutluluk, Bereket-Bolluk doludur. İsteyenin yoludur.
Pek Duymayız
İşim var, gücüm var diye sevinirsin,
Evim var, arabam var diye, gerinirsin,
Sağlıklısın, mutlusun, huzurlusun,
Şükür nerede? Kanaat nerede? Pek duymayız.
Bolluğunu güldürür şükür,
Yokluğunu bollaştırır, kanaat,
Sağlığını sürdürür, şükür ile kanaat,
Kanaat nerede? Şükür nerede? Pek duymayız,
Ektiğini oldurur, kanaat,
Yokluğuna bolluk, eker şükür
Yokluklara, kıtlıklara set çeker, şükür ile kanaat,
Şükür nerede? Kanaat nerede? Pek duymayız
Ne demiş Atalar, en büyük zenginlik kanaat kar olmaktır. Kanaat kar değilseniz zaten fakirsiniz, Asla zengin olmazsınız. Kanaat huzuru, huzur sağlığı getirir. Sağlıktan âlâ zenginlik var mı? Yok.
Sağlık parayı kazanır, ama para sağlımızı bize kazandırmıyor. Parası bol insanlarımız çok, Ancak istediğini yiyemiyor, içemiyor, gezemiyor. Çünkü hasta ilaçlarla ayakta zor duruyor. Para çok neye yarıyor. Para bu sağlığı yerinde olanında sağlığını bozduruyor. Cahillikten- Cehaletten, Dudağıma silikon, Burnuma, yüzüme estetik, çok yemek yiyorum. Midemi küçülttürelim, Başımda saç az ektirelim, Diktirelim derken sağlık gitti mi? Elden, ne gelir el den. Neden? Geldi bunlar başımıza hiç düşündük mü? Düşünmek mi, ne gerek var. Önce yapalım sonra düşünürüz. Bizim milletimizin genelinde var. Öyle söylendi, anlatıldı. İyice belletildi. Biz sizin yerinize düşünürüz. Siz isteyin biz yaparız. Siz zahmet etmeyin, kendinizi üzmeyin, zaten yapamazsınız, beceremezsiniz, size pahalıya patlar.Bizlerin nedense konuşmaktan, düşünmeye, anlamaya vaktimiz yok. Vakit nakittir. O da paradır. Para ise çoğu insanın kölesi olduğu, maddi menfaattir. Para için yalanlar söylenir, Hileler yapılır, verilen sözlerden dönülür, Emanete ihanet edilir.
Hatta Dinine, Vatanına, Milletine ihanet edilir. Paraya köle olmak, insan olanın onuruna şahsiyetine dokunur. Para insanı öyle kendine bağlar hiç birşeyi gözü görmez. Köledir ne yapsa yeridir. Ancak kölesi olduğu para, şeytanın topu dur. İstediğiyle oynar, istemediğini kovar. Şeytanın topu bu, tutanı yakar, tutamayanı ağlar, niye ağladığını düşünmez, yanmadığına ağlar, Farkında değildir. Sözde Akıllı insanı yakan, cahilliği, aç gözlülüğü. Dostları uyarmaya çalışır, paranın kölesini, yanlış yapıyorsun, Yalanlar söylüyor, hileler yapıyorsun. Bindiğin dalları kesiyorsun diye. Köle bu durur mu sana ne diyor. Dostu bana da dokunuyor zararın, O da bana ne der. Böylece başlar sana ne, bana ne, sonra bize ne diye. Birde nemelazımcı olduk mu? Tamam işler yoluna giriyor sanki. Düşünce birimiz kim tutacak elimizden? Tutmadık ki düşenin elinden. Düşünmedik ki düşeni, düşünülelim. Ekmedik ki biçelim, ekmeden biçmek Yüce Yaratana mahsustur.
Yazar: CECO
CANIM AİLEM DİZİLERLİMAilelerimizi de Müslümanlık penceresinden bakarak yetiştire bilirsek, geleceğimizde hayırlara vesile olur. Allah(c.c)unda yardımıyla. Şimdilerde benlik, bencillik, gösteriş olmuş moda. Çoğu ailede bu yolda, bayağı bir çaba gösteriyor. Nasıl derseniz? İşte böyle ?CANIM AİLEM? ile
Canım Ailem
Seher vaktinde de uyusunlar,
Uyusunlar ki, çabuk büyüsünler,
Kendi, işlerini kurup, para kazansınlar,
Onlar benim, canım ailem.
Ne isterlerse onları yesinler,
İsterlerse abur-cubur yesinler,
İster şişman, ister zayıf olsunlar,
Canım ailem, onlar benim.
Yürümesinler, koşmasınlar,
Oyunda oynamasınlar,
Test çözsünler, ders çalışsınlar,
Onlar benim, canım ailem.
Gürültüye hiç dayanamam,
Onlarla oyun oynayamam,
Dizilerimi izlerim, asla kaçıramam
Canım ailem, onlar benim.
Yemek pişirmeyi, pek sevmem,
Kitap okumaya hiç vaktim yok,
Ne güzeldir dizilerim hep izlerim.
Onlar benim, canım ailem.
Kuaföre sık, sık giderim
Çarşı-pazar çok gezerim
Hele alış-verişe bayılırım
Canım ailem, onlar benim.
Çok severim ben ailemi,
Bir bitirsem şu işleri,
Birde izlersem dizilerimi,
Çok severim ben, ailemi çok.
Maalesef böyle ailelerimiz azda değil. Gördüğümüz, bildiğimiz kadarıyla. Caddelerde, sokaklarda, parklarda, okullarda gördüğümüz. Çocuklara, bakıyorsun giyimleri kuşamları çok güzel, ama yemeleri içmeleri çok sağlıksız, ne olsa yerim der gibi bakıyor çocuklar. Sağlıklı, sağlıksız. Gel ki aileler artık işin kolayında, en kolay yemek, içmek paketlenmiş, yiyecekler içecekler. İçerikleri önemli değil, karnımız doysun, midemiz bayram etsin, zaten başka çarelerimi var izlenecek dizileri var. Asla kaçıramazlar, uykuları kaçar uyuyamazlar.
Diziler çok önemli, vakit öldürmeye bire bin, zaten dizilerde de öldürmeler, yaralamalar, yakmalar, kavgalar, soygunlar hele bunlar birde aşk için yapılıyorsa, normaldir. Aşk ta her şey mubahtır. Aşkın gözü de kördür. Diziler güzel şeylerde öğretiyor azda olsa. Ancak kötü şeyler çok çok fazla öğretiliyor. Dizilerde İntikamı öğren, öldürmeyi öğren, yalanları, hileleri öğren.
Bazen kendi kendime acaba diyorum. Bilinçli olarak mı, bu dizileri böyle zararlı şeyleri öğretmek için mi? Çekiyorlar. İnsanoğlu çiğ süt emmiş derlerdi eskiden, şimdikiler pastörize süt, eşek sütü, keçi sütü birde yapay meme ile besleniyorlar. Şimdi ne olacak halimiz, pek besiliyiz ama hastayız. Birde dizilere hastayız. Bizde ?DİZİLERİM? diyoruz. Diyoruz.
Di z i l e r i m
Kitap okumayı, çok isterim,
Çok da güzel yemek yaparım,
Ah olmasa şu dizilerim,
Hiç kaçırmam, hep izlerim.
Çocuklarla oyunlar oynar, ders çalışırız,
Yürüyüşe çıkar, hemde koşarız,
Spor sağlıktır bilirim, ah şu dizilerim olmasa,
Hep izlerim, hiç kaçırmam,
Hareket berekettir bilirim,
Hazır yiyecekler zararlıdır bilirim,
Şişmanlatır, sağlığımızı bozar bilirim, ama! dizilerim,
Hiç kaçırmam, hep izlerim.
Ah o günlerim, vah o günlerim,
Gitti gider, altın günlerim,
Pasta-börek günlerim, illede dizilerim,
Hep izlerim, hiç kaçırmam.
Belki anneni-babanı üzdün,
Belki geleceğini unuttun,
Geçmişini zaten sildin,
Dizilerden, dizilerden,
Öğrendin modayı, bol bol boyayı,
Öğrendin kadınına, kocana ihaneti,
Öğrendin renga renk, yalanları, hileleri,
Dizilerden, dizilerden,
Dizilerim, dizilerim, hep izlerim kaçıramam,
En güzeli benim dizilerim, hep izlerim,
Olmazsa dizilerim, ben ne izlerim,
Kaçırmaya hiç dayanamam, hep izlerim.
Dizileri izlemekte yetmiyor artık. Şimdi de dizilerde ki gibi yaşamayı istiyoruz. Çalışmadan, alın teri dökmeden, para nasıl kazanılır bilmeden, her şeyin en iyisini istiyoruz. Yok, öyle bir dünya, varsa da bizim haberimiz yok. Dizilere aldan mayalım, kendi kuyumuzu kendimiz kazmayalım. Şükrü-kanaati bilelim. Haddimizi aşmayalım, yanlış yola sapmayalım, sonra dönmesi pek kolay olmuyor. Zaten dizilerin çoğu hayal ürünü, hayaller kurulur ama gerçekleştirebileceğimiz hayaller kurulur. Gücümüzün yeteceği hayalleri gerçekleştire biliriz. Yoksa hayal kurmak kolay, Binlerce hayal kurabilirsiniz, ancak çok azını gerçekleştireceğimizi unutmayalım ki, hüsrana uğramayalım.
Sizlere bir misal: Kadının biri evli mutlu- huzurlu, keyfi yerinde günleri su gibi akıp gidiyor. Çocukları büyüyor. Bizimki de dizilere bir dalış yapıyor, nasıl olsa işler yolunda. Bir süre sonra bizim kinin huyu-suyu değişiyor. Dizide ki yaşantılara özeniyor. Başlıyor Kocasının kafasını ütülemeye, saçı zaten süpürge, Ütüsü de elinde ?Kocacığım dizilerde ki kadınlardan benim neyim eksik, Bende isterim onlar gibi, her aksam güller- çiçekler, bol bol iltifatlar, mumlu yemekler, güzel güzel elbiseler, Hem de son moda olsun ki gönlüm hoş olsun der. Kocası da hanım Onlar dizilerde oluyor. Sen gerçek hayata dön rica ederim. Zaten işte eşek gibi çalışıyorum. Kimin için çalışıyorum, çok da yoruluyorum biraz huzur ve dinlenmek istiyorum. Yorma beni, ne olur. Hanımı ısrarla isterim-de isterim der. Kocanın tepesini attırır. O da; Bak Hanım seni severim bilirsin, ama ille de dizilerim, onlar gibi yaşamayı isterim dersen
İşe kapı orda, git de dizilerde yaşa, benim canımı da fazla sıkma kendine gel.? Derse ne olur? Huzurumuz bozulur, aileler dağılır.
Yazar: CECO
K-K-Kkandırma kalbimi
kırarak kandırma
kaldır karanlıkları
kandilleşerek kalbimde
Ahmet kölecioğlu 2013
Yazar: Kölecioğlu
En Çok Okunanlar
Yeni Üyeler
- şarindefteri
- Abrek
- seloş
- Yansıma
- Eren35Akkaya
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir
