En Yeni Şiirler
SEÇİM ZAMANIYalan söylerken yüzü kızarmayanları
Masumlara mazlumlara iftira atanları
Belediyeleri kasalarını peşkeş çekenleri
Halk silkeleyip çöpe atar seçim zamanı
İçkili eğlencelerde para yağdıranları
Hizmete gelince arsızca ağlayanları
İş zamanı tatili yurt dışında yapanları
Vatandaş silkeler unutmaz seçim zamanı
Yazar: CECO
İTİBARLI BORÇTLANMAHizmet yapmama
Temel atmama
Yalanlarda patlama
İtibarlı borçlanma
Vatandaşı uyutma
İstanbul'u satma
Doğrulardan kaçma
İtibarlı borçlanma
Her şeyi sulandırma
Fırıldaklıkta yarışma
Haddini fazla aşma
İtibarlı borçlanma
Çağı tersten atlama
Gavurlara yaranma
Borcu borçla katlama
İtibarlı borçlanma
Yazar: CECO
PİŞMANLIKLARINSehiv secdesi yok, şu geçen zamanın,
Nerede harcadığına dikkat et, belki son anın,
Son gülenlerden olmaksa hayalin,
Kullukla, güzel işlerde geçir zamanın,
Bol tövbe et, silinsin günahların,
Olmasın son anında, pişmanlıkların.
Yazar: CECO
YA SENİ SENİCahilce verirsen oy, sana yapar oyun, utandırır seni,
Oy vermeyi eğlence mi sandın, oyunla oyarlar seni,
Oyunlarla ecdadına, şehitlerine söverler, üzerler seni,
Ya, seni, seni, kuyunu kazar, kefensiz gömerler seni.
Oyunla oyuna getirip, münafık, gavur yaparlar seni.
Camii diye kiliseye, oradan dinsizliğe götürürler seni.
Şeytanilerin oyunları, hileleri çok alim sandın kendini,
Ya seni, seni, bilmedin haddini, aldattın kendi kendini..
Yazar: CECO
Beyit 23öyle girdin öyle girdin ki kanıma
ah da köz çölde güneş oldun canıma
Ahmet kölecioğlu 1986
Yazar: Kölecioğlu
En Yeni Düz Yazılar
SANA NE??BANA NE?İLİM BİLMEK, KENDİNİ BİLMEKMİŞ,
KENDİNİ BİLMEK, ADAMLIKMIŞ
KENİDİNİ BİLMEMEK, CAHİLLİK, ACİZLİKMİŞ,
BANA NE? SANA NE?
GİTTİĞİN YOL YANLIŞ DERMİŞ DOST,
BU DÜNYADAN, KOVULMUŞ O DOST,
ŞİMDİKİLER YALANDAN DOST,
SANA NE? BANA NE?
BU YOLUN SONU DİKEN DOLU
BELKİ KARANLIK ÇUKUR DOLU,
YALAN DOLU, HİLE DOLU,
BANA NE? SANA NE?
DÜŞMANI DOST SANIRLAR,
HER ŞEY MADDİYAT SANIRLAR,
GÜNLERİ, AYLARI, YILLARI BOL SANIRLAR,
SANA NE? BANA NE?
AĞLAMANA, GÜLÜYORSUN,
EĞRİ-BÜĞRÜ YÜRÜYORSUN,
NEREYE KOŞUYORSUN?
BANA NE? SANA NE?
HEM KIRMIZIDA GEÇİYORSUN,
HEMDE YEŞİLDE DURUYORSUN,
KAZALARDA ÖLENLERİ GÖRMÜYORSUN,
SANA NE? BANA NE?
BU DÜNYADAN GÖÇENLER VAR, -BANA NE?
SIRA SANA DA GELİR, HER AN, -SANA NE?
BELKİ SANA, BANA, BİZE NASİHATTİR, -
BANA NE? SANA NE?
ÖLÜM NASİHATTİR HEPİMİZE,
KİMİMİZE CENNET KAPISI,
KİMİMİZE CEHENNEM KAPISI,
SANA NE? BANA NE? BİZE NE?
Şimdiki halimiz aynen böyle, Bazı insanlara Yardımcı olmaya çalışırsın sana ne? Derler. Olmazsın, insanlık bitmiş derler. İnsanlar artık nerede ne yapılır, ne yapılmaz diye şaşırıp kalıyorlar. Tereddüt ediyorlar. Kiminin iyisi, diğerinin kötüsü olmuş, Çoğumuzun doğrusu, yanlışı farklı algılanır olmuş.
Hayat şartları kolaylaştıkça, bizlerde işi sanki zorlaştırmak için bayağı bir zorlaştırmanın çabasındayız. Alın size yaşanmış bir Sana ne? Bana ne? Hikayesi, okul arkadaşınızdan birinin yardıma ihtiyacı var. Sizde iyi niyetle yardım ediyorsunuz. Teşekkür edeceğine, birde size neden karışıyorsun? Senden yardım isteyen oldu mu? Sana ne? Dese, ne dersiniz bu işe, şaşırırsınız tabii olarak. Bazen de yardım etmek istemezsiniz bana ne? Dersiniz. Zaten geçen sefer fırça yedik, ne gerek var dersiniz. Bu kez de yardımcı olmadığınız için fırça yersiniz, yardımcı olsan bir yerin eksilirdi? Derler, insanları anlamak zor, vesselam.
Peki ne yapmak lazım? Atalarımızı dinleyeceğiz tabi, ?İYİLİK? yap, Denize at, insanlar bilmezse de Yaratan bilir, sevabını verir, senden memnun olur. Sen sıkışınca da sana yardım gönderir. Önemli olan Hakkın bilmesi değil mi? Bütün çabamız Hakkın rızasını almak değil mi? Öyle ise iyiliğe devam.
Bazen kendi kendime acaba diyorum. Bilinçli olarak mı, bu dizileri böyle zararlı şeyleri öğretmek için mi? Çekiyorlar. İnsanoğlu çiğ süt emmiş derlerdi eskiden, şimdikiler pastörize süt, eşek sütü, keçi sütü birde yapay meme ile besleniyorlar. Şimdi ne olacak halimiz, pek besiliyiz ama hastayız. Birde dizilere hastayız. Bizde ?DİZİLERİM? diyoruz. Diyoruz.
D İ Z İ L E R İ M
KİTAP OKUMAYI, ÇOK İSTERİM,
ÇOK DA GÜZEL YEMEK YAPARIM,
AH OLMASA ŞU DİZİLERİM,
HİÇ KAÇIRMAM, HEP İZLERİM,
ÇOCUKLARLA OYUNLAR OYNAR, DERS ÇALIŞIRIZ,
YÜRÜYÜŞE ÇIKAR, HEMDE KOŞARIZ,
SPOR SAĞLIKTIR BİLİRİM, AH ŞU DİZİLERİM OLMASA,
HEP İZLERİM, HİÇ KAÇIRMAM,
HAREKET BEREKETTİR BİLİRİM,
HAZIR YİYECEKLER ZARARLIDIR BİLİRİM,
ŞİŞMANLATIR, SAĞLIĞIMIZI BOZAR BİLİRİM, AMA! DİZİLERİM,
HİÇ KAÇIRMAM, HEP İZLERİM.
AH O GÜNLERİM, VAH O GÜNLERİM,
GİTTİ GİDER, ALTIN GÜNLERİM,
PASTA-BÖREK GÜNLERİM, İLLEDE DİZİLERİM,
HEP İZLERİM, HİÇ KAÇIRMAM,
BELKİ ANNENİ-BABANI ÜZDÜN,
BELKİ GELECEĞİNİ UNUTTUN,
GEÇMİŞİNİ ZATEN SİLDİN,
DİZİLERDEN, DİZİLERDEN,
ÖĞRENDİN MODAYI, BOL BOL BOYAYI,
ÖĞRENDİN KADININA, KOCANA İHANETİ,
ÖĞRENDİN RENGA RENK, YALANLARI, HİLELERİ,
DİZİLERDEN, DİZİLERDEN,
DİZİLERİM, DİZİLERİM, HEP İZLERİM KAÇIRAMAM,
EN GÜZELİ BENİM DİZİLERİM, HEP İZLERİM,
OLMAZSA DİZİLERİM, BEN NE İZLERİM,
KAÇIRMAYA HİÇ DAYANAMAM, HEP İZLERİM.
Dizileri izlemekte yetmiyor artık. Şimdi de dizilerde ki gibi yaşamayı istiyoruz. Çalışmadan, alın teri dökmeden, para nasıl kazanılır bilmeden, her şeyin en iyisini istiyoruz. Yok, öyle bir dünya, varsa da bizim haberimiz yok. Dizilere aldan mayalım, kendi kuyumuzu kendimiz kazmayalım. Şükrü-kanaati bilelim. Haddimizi aşmayalım, yanlış yola sapmayalım, sonra dönmesi pek kolay olmuyor. Zaten dizilerin çoğu hayal ürünü, hayaller kurulur ama gerçekleştirebileceğimiz hayaller kurulur. Gücümüzün yeteceği hayalleri gerçekleştire biliriz. Yoksa hayal kurmak kolay, Binlerce hayal kurabilirsiniz, ancak çok azını gerçekleştireceğimizi unutmayalım ki, hüsrana uğramayalım.
Sizlere bir misal: Kadının biri evli mutlu- huzurlu, keyfi yerinde günleri su gibi akıp gidiyor. Çocukları büyüyor. Bizimki de dizilere bir dalış yapıyor, nasıl olsa işler yolunda. Bir süre sonra bizim kinin huyu-suyu değişiyor. Dizide ki yaşantılara özeniyor. Başlıyor Kocasının kafasını ütülemeye, saçı zaten süpürge, Ütüsü de elinde ?Kocacığım dizilerde ki kadınlardan benim neyim eksik, Bende isterim onlar gibi, her aksam güller- çiçekler, bol bol iltifatlar, mumlu yemekler, güzel güzel elbiseler, Hem de son moda olsun ki gönlüm hoş olsun der. Kocası da hanım Onlar dizilerde oluyor. Sen gerçek hayata dön rica ederim. Zaten işte eşek gibi çalışıyorum. Kimin için çalışıyorum, çok da yoruluyorum biraz huzur ve dinlenmek istiyorum. Yorma beni, ne olur. Hanımı ısrarla isterim-de isterim der. Kocanın tepesini attırır. O da; Bak Hanım seni severim bilirsin, ama ille de dizilerim, onlar gibi yaşamayı isterim dersen
İşe kapı orda, git de dizilerde yaşa, benim canımı da fazla sıkma kendine gel.? Derse ne olur? Huzurumuz bozulur, aileler dağılır. Ailelerin çoğu bu dizilerden, çok etkileniyor. Farkında mıyız? Maalesef diyoruz. Demek zorunda kalıyoruz. Çünkü şükrü-kanaati unuttuk. Haddimizi aşmayı marifet, Borçlu yaşamayı Yiğitlik sayıyoruz. Kendimizi hep kandırıyoruz. Madem yiğitsin neden borçlusun, Borç yiğidin kamçısı değildir. Borç yiğidin semeridir. Semerine binen seni istediği gibi kullanır. Senin de yüzün kızarır. Kızarmasın diyorsan yüzüm, Şükrün-Kanaatin olsun Yolun. İşte yolun ? ŞÜKÜR İLE KANAAT? Biraz zordur, sabır ister. Ama Huzur-Mutluluk, Bereket-Bolluk doludur. İsteyenin yoludur.
Yazar: CECO
K-K-K-1kanamasın kalbiyin karanlıklarında
kandırılmışlığın kırıklarıyla
kalbin kanamasın
Ahmet kölecioğlu 2013
Yazar: Kölecioğlu
ŞÜKÜR İLE KANAATİŞİM VAR, GÜCÜM VAR DİYE SEVİNİRSİN,
EVİM VAR, ARABAM VAR DİYE, GERİNİRSİN,
SAĞLIKLISIN, MUTLUSUN, HUZURLUSUN,
ŞÜKÜR NEREDE? KANAAT NEREDE? PEK DUYMAYIZ,
BOLLUĞUNU GÜLDÜRÜR ŞÜKÜR,
YOKLUĞUNU BOLLAŞTIRIR, KANAAT,
SAĞLIĞINI SÜRDÜRÜR, ŞÜKÜR İLE KANAAT,
KANAAT NEREDE?, ŞÜKÜR NEREDE? PEK DUYMAYIZ,
EKTİĞİNİ OLDURUR, KANAAT,
YOKLUĞUNA BOLLUK, EKER ŞÜKÜR
YOKLUKLARA, KITLIKLARA SET ÇEKER, ŞÜKÜR İLE KANAAT,
ŞÜKÜR NEREDE? KANAAT NEREDE? PEK DUYMAYIZ
Ne demiş Atalar, en büyük zenginlik kanaat kar olmaktır. Kanaat kar değilseniz zaten fakirsiniz, Asla zengin olmazsınız. Kanaat huzuru, huzur sağlığı getirir. Sağlıktan âlâ zenginlik var mı? Yok.
Sağlık parayı kazanır, ama para sağlımızı bize kazandırmıyor. Parası bol insanlarımız çok, Ancak istediğini yiyemiyor, içemiyor, gezemiyor. Çünkü hasta ilaçlarla ayakta zor duruyor. Para çok neye yarıyor. Para bu sağlığı yerinde olanında sağlığını bozduruyor. Cahillikten- Cehaletten, Dudağıma silikon, Burnuma, yüzüme estetik, çok yemek yiyorum. Midemi küçülttürelim, Başımda saç az ektirelim, Diktirelim derken sağlık gitti mi? Elden, ne gelir el den. Neden? Geldi bunlar başımıza hiç düşündük mü? Düşünmek mi, ne gerek var. Önce yapalım sonra düşünürüz. Bizim milletimizin genelinde var. Öyle söylendi, anlatıldı. İyice belletildi. Biz sizin yerinize düşünürüz. Siz isteyin biz yaparız. Siz zahmet etmeyin, kendinizi üzmeyin, zaten yapamazsınız, beceremezsiniz, size pahalıya patlar.
Neyse bizim işimiz doğru yolda gidenlere, gitmek isteyenlere, kavşaktan dönmek isteyenlere, doğru yolu arayanlarla, din kardeşlerimizle. Bakalım Bizim İlham-i neler diyor. Din kardeşlerimize ?O YALAN MÜSLÜMAN? O yalan mı? Yoksa oyalan mı? Hele bir bakalım anlarız her halde.
O YALAN MÜSLÜMAN
YALAN DÜNYA YALAN DERSİN,
YALAN İÇİN YALAN SÖYLERSİN,
DİN KARDEŞİNE BİLE, HİLE YAPARSIN,
O YALAN MÜSLÜMAN, OYALAN,
SEHER VAKTİ HEP UYUYORSUN,
OKUMAKTAN, ÇALIŞMAKTAN HEP KAÇARSIN,
BİRDE BOL, BOL RAHMET, BEREKET İSTERSİN,
OYALAN MÜSLÜMAN, O YALAN,
DÜŞMANLARIN AY'DA GEZER,
SEN MODALARLA OYALAN,
DİZİLERLE, OYUNLARLA OYALAN,
O YALAN MÜSLÜMAN, OYALAN,
SAN-AT-LARLA, Tİ-YAT-RO LARLA OYALAN,
TELEFONLARLA, İNTERNETLERLE OYALAN,
SÜSÜNLE, PÜSÜNLE, BOYALARLA OYALAN,
OYALAN MÜSLÜMAN OYLAN,
Şiirimizde belirtilen oyalanmalar, yalanlar Müslümanların ne işine yarar. Hepsini çarp sıfırla elde var yine sıfır. Düşünün yıllarca çalıştınız, emek verdiniz çok para biriktirdiniz. Bir gün kafanız bozuldu. Tüm paralarınızı bir çakmakla yaktınız kül ettiniz. Sonra Aklınız başınıza geldi neye yarar. Sıfıra sıfır elde var sıfır dersiniz. Her halde şiirimizde onu mu demek istiyor acaba. Herkes kendi penceresinden bakarmış dünya ya, bu yüzden de dünyayı farklı görürmüş. Bu belki normal. Ama Müslümanlar hep aynı pencereden bakmalı ki farklılıklar fazla olmasın yanlışlarımız, hatalarımız az olsun tövbelerimiz kabul olsun.
İnşa Allah Ailelerimizi de bu Müslümanlık penceresinden bakarak yetiştire bilirsek, geleceğimizde hayırlara vesile olur. Allah(c.c)unda yardımıyla. Şimdilerde benlik, bencillik, gösteriş olmuş moda. Çoğu ailede bu yolda, bayağı bir çaba gösteriyor. Nasıl derseniz işte böyle ?CANIM AİLEM? ile
CANIM AİLEM
SEHER VAKTİNDE'DE UYUSUNLAR,
UYUSUNLAR'Kİ, ÇABUK BÜYÜSÜNLER,
KENDİ, İŞLERİNİ KURUP, PARA KAZANSINLAR,
ONLAR BENİM, CANIM AİLEM,
NE İSTERLERSE ONLARI YESİNLER,
İSTERLERSE ABUR-CUBUR YESİNLER,
İSTER ŞİŞMAN, İSTER ZAYIF OLSUNLAR,
CANIM AİLEM, ONLAR BENİM,
YÜRÜMESİNLER, KOŞMASINLAR,
OYUNDA OYNAMASINLAR,
TEST ÇÖZSÜNLER, DERS ÇALIŞSINLAR,
ONLAR BENİM, CANIM AİLEM,
GÜRÜLTÜYE HİÇ DAYANAMAM,
ONLARLA OYUN OYNAYAMAM,
DİZİLERİMİ İZLERİM, ASLA KAÇIRAMAM
CANIM AİLEM, ONLAR BENİM,
YEMEK PİŞİRMEYİ, PEK SEVMEM,
KİTAP OKUMAYA HİÇ VAKTİM YOK,
NE GÜZELDİR DİZİLERİM HEP İZLERİM.
ONLAR BENİM, CANIM AİLEM,
KUAFÖRE SIK, SIK GİDERİM
ÇARŞI-PAZAR ÇOK GEZERİM
HELE ALIŞ-VERİŞE BAYILIRIM
CANIM AİLEM, ONLAR BENİM,
ÇOK SEVERİM BEN AİLEMİ,
BİR BİTİRSEM ŞU İŞLERİ,
BİRDE İZLERSEM DİZİLERİMİ,
ÇOK SEVERİM BEN, AİLEMİ ÇOK.
Maalesef böyle ailelerimiz azda değil. Gördüğümüz, bildiğimiz kadarıyla. Caddelerde, sokaklarda, parklarda, okullarda gördüğümüz. Çocuklara, bakıyorsun giyimleri kuşamları çok güzel, ama yemeleri içmeleri çok sağlıksız, ne olsa yerim der gibi bakıyor çocuklar. Sağlıklı, sağlıksız. Gel ki aileler artık işin kolayında, en kolay yemek, içmek paketlenmiş, yiyecekler içecekler. İçerikleri önemli değil, karnımız doysun, midemiz bayram etsin, zaten başka çarelerimi var izlenecek dizileri var. Asla kaçıramazlar, uykuları kaçar uyuyamazlar.
Diziler çok önemli, vakit öldürmeye bire bin, zaten dizilerde de öldürmeler, yaralamalar, yakmalar, kavgalar, soygunlar hele bunlar birde aşk için yapılıyorsa, normaldir. Aşk ta her şey mubahtır. Aşkın gözü de kördür. Diziler güzel şeylerde öğretiyor azda olsa. Ancak kötü şeyler çok çok fazla öğretiliyor. Dizilerde İntikamı öğren, öldürmeyi öğren, yalanları, hileleri öğren.
Bizim insanımızı anlamak, ne istediğini bilmek, marifet ister. Çünkü istediklerini, tersten söyler, yapmak istediğini tersten yapar. En son sözünü en başta söyler, önce söyler, sonra düşünür. Desinler diye neler yapar, neler. Bir kere modayı kesin takip eder. Modanın asıl amacı nedir. Moda kimlere hizmet eder.5 liralık şeylere 50 lira öder. Moda sana giymem değini giydirir. Yemem dediğini yedirir, farkına bile varmazsın. Senin aklın, fikrin desinler de. Bunu giysem ne derler, şunu giysem ne derler. Aynı elbiseyi birkaç kez giysem, fakir derler hakir görürler diye korkarsın, sağlının bile bozulmasına aldırmazsın.
Düşünce anlarsın, o zamanda kalkacak gücün, elin den tutacağın dostun olur mu? Kim bilir. Desinler seni kurtarır mı? Elbette hayır. Akıllı ol. Dinine, vicdanına, aklına danışmadan iş yapma. Sonunu düşünmeden hiçbir işe kalkışma DESİNLER DİYE iş yapılmaz, yapanlar hep kayıp eder. Ah, vah eder.
DESİNLER DİYE
GERÇEK DOSTLARI KÜSTÜRÜR BİZE,
İYİ GÜN DOSTLARI BULDURUR BİZE,
HUZURUMUZU, SAĞLIĞIMIZI BOZDURUR BİZE,
DESİNLER DİYE, DESİNLER DİYE,
ÜZÜNTÜLER, HASTALIKLAR BULDURUR BİZE
DÜRÜSTLÜĞÜMÜZÜ, EDEBİMİZİ KAYBETTİRİR BİZE,
YALANLAR SÖYLETİR, YANLIŞLAR YAPTIRIR BİZE,
DESİNLER DİYE, DESİNLER DİYE,
HELALLERİ, SEVAPLARI UNUTTURUR BİZE,
HARAMLARI, GÜNAHLARI BULDURUR BİZE,
SONUNDA HAYATI ZEHİR EDER BİZE
DESİNLER DİYE, DESİNLER DİYE.
NAMAZ KILMAYI PEK BİLMEZSİN,
CAMİYE, MESCİDE GİDERSİN,
ORUÇ TUTMAZSIN İFTARA GİDERSİN,
DESİNLER DİYE, DESİNLER DİYE,
BİLMEDİĞİN, KONULARDA AHKAM KESERSİN,
BİLMEDİĞİN YOLLARDA, TERSTEN GİDERSİN,
GÜNEŞLİ GÜNLERDE, FENERLE GEZERSİN,
DESİNLER DİYE, DESİNLER DEYE.
Değer mi hiç,? DESİNLER DİYE? bunca sıkıntılara katlanmaya. Ne diyelim Allah kurtarsın. Amin cümlemizi. Sık sık karşılaşırız, bilmediği işleri burnunu sokanlara, çok da kızarız. Meğer onlar şimdikilerden biraz daha kibarmış. Bunlar burunlarını sokmuyorlar, direk dalıyorlar. Birde bilmişlik taslıyorlar.
Yazar: CECO
SİVEREK VE MARAŞ'TA OKU...Özet
Son dönemde Türkiye'de artış gösteren şiddet olayları, yalnızca kamusal alanlarda değil, eğitim kurumlarında da ciddi bir güvenlik sorunu hâline gelmiştir.
Bu çalışma, Şanlıurfa'nın Siverek ilçesi ile Kahramanmaraş'ta kısa zaman aralığında meydana gelen iki ayrı okul saldırısını ele alarak, söz konusu olayların nedenlerini, kurumsal sorumluluk boyutunu ve toplumsal etkilerini analiz etmeyi amaçlamaktadır.
Çalışmada, bireysel şiddet davranışlarının ötesinde yapısal sorunlara dikkat çekilmekte ve eğitim kurumlarında güvenliğin yeniden tesis edilmesine yönelik değerlendirmeler sunulmaktadır.
Giriş
Türkiye'de son yıllarda şiddet olaylarında gözle görülür bir artış yaşanmaktadır. Kadına yönelik şiddet ve faili meçhul cinayetler (örneğin kamuoyunda geniş yankı uyandıran Gülistan Doku ve Rojin Kabaiş vakaları) toplumsal güvenlik algısını zedelemektedir.
Bu genel şiddet ikliminin, eğitim kurumlarına da yansıdığı görülmektedir. Özellikle Siverek ve Kahramanmaraş'ta art arda yaşanan olaylar, okulların güvenliğine ilişkin kaygıları derinleştirmiştir.
Olayların Arka Planı ve Gelişimi
İlk olay, Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde bulunan Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde meydana gelmiştir. 14 Nisan tarihinde eski bir öğrencinin okula silahla girerek ateş açması sonucu öğretmenler, öğrenciler ve okul personelinden oluşan çok sayıda kişi yaralanmıştır. Failin olay sonrası yaşamına son verdiği bildirilmiştir.
Olay öncesinde okul yönetiminin saldırı ihtimaline ilişkin resmi başvurularda bulunduğu, ancak gerekli önlemlerin alınmadığı yönündeki iddialar dikkat çekmektedir.
Bu durum, kurumsal ihmal ve risk yönetimi eksikliğini gündeme taşımıştır. Nitekim olayın ardından bazı yöneticilerin görevden uzaklaştırılması ve kapsamlı bir soruşturma başlatılması, idari sorumluluk tartışmalarını güçlendirmiştir.
Kısa süre sonra Kahramanmaraş'ta bir ortaokulda meydana gelen silahlı saldırı ise meselenin boyutunu daha da derinleştirmiştir.
Bir öğrencinin evden temin ettiği çok sayıda silah ve mühimmatla okula gelerek saldırı gerçekleştirmesi, hem aile içi denetim mekanizmalarının zayıflığını hem de okul güvenlik sistemlerinin yetersizliğini ortaya koymuştur.
Olayın ardından geniş çaplı adli ve idari soruşturma başlatılmış, ilgili kamu görevlileri ve aile bireyleri hakkında işlem yapılmıştır.
Kahramanmaraş katliamını gerçekleştiren 14 yaşındaki çocuk, babasına ait 5 silahı alarak katliamı gerçekleştirdiği tespit edildi. Saldırıda on kişinin öldürüldüğünü, çok sayıda çocuklar yaralandı.
Bu silahların emekli polis müfettişine ait olduğu ve oğlunu zaman zaman atış poligonuna götürdüğü gerekçesiyle tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Tartışma: Yapısal Sorunlar ve Risk Faktörleri
Söz konusu iki olay, münferit vakalar olarak değerlendirilmekten ziyade, daha geniş bir yapısal sorunun parçası olarak ele alınmalıdır. Bu bağlamda üç temel boyut öne çıkmaktadır:
Kurumsal Güvenlik Zafiyetleri:
Okullarda güvenlik önlemlerinin yetersiz olması, dış tehditlerin kolaylıkla içeriye taşınmasına zemin hazırlamaktadır. Fiziksel güvenlik önlemlerinin (giriş kontrolü, güvenlik personeli vb.) eksikliği dikkat çekmektedir.
Aile İçi Denetim Eksikliği:
Kahramanmaraş örneğinde olduğu gibi, çocukların silahlara erişebilmesi ciddi bir denetim sorunu olduğunu göstermektedir. Bu durum, bireysel değil, sistematik bir ihmal alanına işaret etmektedir.
Psikososyal Faktörler:
Genç bireylerde artan öfke, yalnızlaşma ve psikolojik destek eksikliği, şiddet davranışlarının ortaya çıkmasında önemli rol oynamaktadır. Okullarda rehberlik hizmetlerinin yetersizliği bu riski artırmaktadır.
Toplumsal ve Kurumsal Tepkiler
Olayların ardından eğitim sendikalarının iş bırakma eylemleri ve protesto çağrıları, eğitim alanındaki güvenlik sorunlarının artık sistemik bir krize dönüştüğünü göstermektedir.
Ancak bazı protestoların engellenmesi, ifade özgürlüğü ve demokratik tepki
mekanizmaları açısından ayrı bir tartışma alanı doğurmuştur.
Eğitim sendikalıları ikinci gününde de eğitim kurumlarında işlenen cinayetleri ve eğitim sistemini protesto yürüyüşlerine devam edeceklerini ifade ettiler.
Bu süreçte veliler ve öğrenciler açısından oluşan belirsizlik, eğitim sistemine olan güveni zayıflatmaktadır. Eğitimde sürekliliğin kesintiye uğraması, yalnızca akademik değil, aynı zamanda psikolojik etkiler de doğurmaktadır.
Sonuç ve Öneriler
Siverek ve Kahramanmaraş'ta yaşanan olaylar, Türkiye'de eğitim kurumlarının güvenliğine ilişkin ciddi bir yeniden değerlendirme ihtiyacını ortaya koymaktadır.
Bu kapsamda:
Okullarda güvenlik protokolleri yeniden yapılandırılmalı, risk analizleri düzenli olarak yapılmalıdır.
Ailelere yönelik bilinçlendirme çalışmaları artırılmalı, özellikle silah bulundurma ve çocuk güvenliği konusunda denetimler sıkılaştırılmalıdır.
Okullarda psikolojik danışmanlık ve rehberlik hizmetleri güçlendirilmelidir.
Eğitim politikaları, yalnızca akademik başarıyı değil, öğrencilerin ruhsal ve sosyal gelişimini de merkeze almalıdır.
Sonuç olarak, bu tür olayların önlenmesi yalnızca güvenlik tedbirleriyle değil; eğitim, aile ve toplum üçgeninde bütüncül politikalar geliştirilmeli.
Belki kısa vadede güvenlik tedbirleri alınarak geçici düzenlemeler yapılarak geçici çözüm olabilir. Ancak bu sorunu milli eğitim sisteminin yeniden düzenlenerek, demokratik bir eğitim kurumu haline getirilerek kalıcı köklü çözüm yolları aranmalı.
Aksi takdirde, eğitim kurumları güvenli limanlar olmaktan uzaklaşarak toplumsal krizlerin yansıdığı kırılgan alanlara dönüşmeye devam edecektir.
Muzaffer KALABA
Yazar: öğretmen
DİYORSUN Kİ ALLAHUEKBEREvet! ?DİYORSUN Kİ ALLAHU EKBER? iyi güzelde manasını biliyor musun? Nerelerde söylenir, nerelerde söylenmez, bilmezsin ne diye dilinden düşürmezsin, ölümde var pek düşünmezsin, ölüm en güzel ?NASİHAT? tir. Bilmelisin şiirimizi okumalısın, nasihatini almalısın. Çünkü nasihat verilmez alınır.
Alın size, bize, hepimize bir örnek; Gidiliyor bir cenazeye baş sağlığına veya cenaze namazına, ne yapacaklarını bilmediklerinden, biliyormuş gibi yapıp, birilerini taklit ediyorlar. Derken taklitçi bir millet olduk. Birileri bağırıyor yüksek sesle ?ALLAHU EKBER? Diğerleri hemen peşinden, tekrar, tekrar yeri mi? Zamanı mı? Düşünen var mı? Varsa da zaten cevap hazırdır. Duygu sömürüsü, yanlış edebiyat, gel de altından kalk. Hoca ve cemaat başlıyor. Cenaze namazına, bizim dalgıçlar hemen başlar ?ALLAHU EKBER, ALLAHU EKBER VEYA YA ALLAH BİSMİLLA ALLAHU EKBER? Açığı oradan kapatacak ya, tamam bundan sonra, Maçlarda, Mitinglerde, Toplantılarda nerede olursa olsun, olur mu? Hayır olmuyor. Gül dalında Karpuz, Ceviz ağacında kocaman, kocaman kabaklar düşer kafanı yararlar. Olur mu? Olmaz tabii.
Her şey, yerin de ve zamanın da güzel. Gül dalında, kabak yerde gerek. Neyin nerede söyleyeceğini bilmiyorsak, susmasını bilmek gerek, bilmediğimizi en kısa zamanda öğrenmek gerek, öğrenmeye şiirimizi okumakla başlamak gerek.
DİYORSUN Kİ ALLAHU EKBER
GÜNDE KAÇ KES KELİME-İ ŞEHADET GETİRİYORSUN Kİ?
GÜNDE KAÇ KES BAŞIN SECDEDE Kİ?
RAMAZANDA ORUCUN TUTUN MU Kİ?
DİYORSUN Kİ ALLAHU EKBER,
ZEKATINI, SADAKANI VERİYOR MUSUN Kİ?
HACILIĞININ GEREĞİNİ YAPIYOR MUSUN Kİ?
DOĞRULARIN YANLIŞLARINDAN ÇOK MU Kİ?
DİYORSİN Kİ ALLAHU EKBER,
HELALLER'İN, HARAMLARIN'DAN ÇOK MU Kİ?
ALDIĞIN EMANETLERİ ZAMANINDA VERDİN Mİ Kİ?
ALLAH(C.C) IN VERDİĞİ EMANETLERE SAHİP ÇIKIYOR MUSUN Kİ?
DİYORSUN Kİ ALLAHU EKBER,
YALAN SÖYLERKEN, HİLE YAPARKEN YÜZÜN KIZARIYOR MU Kİ?
HAK YOLUNDA, HAKKI İLE GİDİYOR MUSUN Kİ?
KUL KAKKINDAN, YETİM HAKKINDAN UZAK MISIN Kİ?
DİYORSUN Kİ ALLAHU EKBER,
ALLAH'IN (C.C) UN EMİR VE YASAKLARINA UYAR MISIN Kİ?
PEYGAMBERİMİZİN (S.A.V) 'İN YOLUNDAN YÜRÜYOR MUSUN Kİ?
BİLDİKLERİNLE AMEL EDİYOR MUSUN Kİ?
DİYORSUN Kİ ALLAHU EKBER,
N A S İ H A T
İDRAK EDENLERE EN GÜZEL NASİHATTİR ÖLÜM,
İNSANI GÜNAHLARDAN KORUYAN DOST TUR ÖLÜM,
KİMİLERİNİN ÜMİDİ, KİMİLERİNİN ÜMİTSİZLİĞİ DİR ÖLÜM,
ÖLÜM NASİHATTİR?NASİHAT, ÖLÜM,
KİMİLERİNE DERTTİR, KİMİLERİNE DERMANDIR ÖLÜM,
KİMİLERİNE ZULÜM, KİMİLERİNE KURTULUŞTUR ÖLÜM,
ADALETİ SAĞLAR, ADALETSİZLİĞİ ÖNLER ÖLÜM,
NASİHAT ÖLÜMDÜR?ÖLÜM NASİHAT,
KİMİLERİNE KORKU, KİMİLERİNE CESARET VERİR ÖLÜM,
İYİLİKLERİ TEŞVİK EDER, KÖTÜLÜKLERİ MEN EDER ÖLÜM,
KİMİLERİNİ CENNETE KAVUŞTURAN DOSTTUR ÖLÜM,
ÖLÜM NASİHATTİR?NASİHAT ÖLÜM,
KİMİLERİNİ CEHENNEME GÖTÜREN, DÜŞMANDIR ÖLÜM,
ŞEHİTLERE MÜJDE, GAVURLARA KAHIR GETİRİR ÖLÜM.
YARADANA HAKKI İLE KULLUK YAPANLARA DOSTTUR ÖLÜM.
NASİHAT ÖLÜMDÜR?ÖLÜM NASİHAT.
Bazen kendi kendime acaba diyorum. Bilinçli olarak mı, bu dizileri böyle zararlı şeyleri öğretmek için mi? Çekiyorlar. İnsanoğlu çiğ süt emmiş derlerdi eskiden, şimdikiler pastörize süt, eşek sütü, keçi sütü birde yapay meme ile besleniyorlar. Şimdi ne olacak halimiz, pek besiliyiz ama hastayız. Birde dizilere hastayız. Bizde ?DİZİLERİM? diyoruz. Diyoruz.
Yazar: CECO
En Çok Okunanlar
Yeni Üyeler
- şarindefteri
- Abrek
- seloş
- Yansıma
- Eren35Akkaya
Bağlı Üyeler
- Şener11:53
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir
