Ana babalarımız tesadüfle,arkadaşlarımız seçimle kazanılır.
Ayın Şiiri
Ayın şiirini nasıl buldunuz?
Sizin Köşeniz'den
- BARIŞ SEVERLER
Yurtta barış hiç olmadı Dünyada barış hiç olmadı, Müslümanlar huzur bulmadı, İblise tapanlar hiç durmadı, Barış severler, savaşlarla beslendi. Mazlumlara sahip çıkan olmadı, Zulümler hep arttı, hiç azalmadı, Gavurlar dünyayı haraca bağladı, Münafıkların hainlikleri hiç durmadı. Barış severler, savaşları körükledi. Özgürlük yalanına inanlar çok oldu, Demokrasi beşiğinde uyuyanlar çok oldu, Şehvet, nefis zevki sefa halaylarda yoruldu, İblise aldananlar pişmanlıkları buldu, Barış severler, savaşlarda köşe oldu. - Duanın Yüzü
kaderimi yaşar gibiyim, iki gözümün çiçeği. sabah ezanında bir şey istemiştim. adını koyamadım. sen karşıma çıkınca ellerimi niye açtığımı hatırladım. bu dünya küçük derlerdi, ben yolları gösterirdim. bir ucunda ben vardım, öbür ucunu hep yokluğun sanırdım. sen bir sokak başında gülümsedin. bunca yolu kendi içimde yürümüşüm. feleğe az söylenmedim. her gecikmeyi zulüm bildim, her kapıya bir hüküm astım. sen çıktın karşıma, eski küfürlerim dilimde mahcup, ben kendi davamda haksız. ne diyeyim şimdi. kabul olmuş duanın karşısında insan biraz kekeliyormuş. sana söyleyeceklerimi yıllarca içimden geçirdim. sen geldin, bir hoş geldin'i zor söyledim. gel, iki gözümün çiçeği. şu bankta biraz oturalım. kaç yıl bekledin diye sorma, seni bulduğum yerde yokluğunun hesabını açmayayım. sen anlat, ben hep kendi yaramı konuştum, seninkinin adını bile bilmiyorum. üşürsen söyle. ceketim eski, yine de örter. kader üstüne çok konuştum, bir omzu örtmeyi de öğreneyi... - Bağlansada Elim Kolum
bağlansa da elim kolum zincirle bir köşede kalsam onmaz derdimle gönlüm avundukça senin sevginle kızıp kahredemem ben kaderime olmasan da gönlüm seninle dolu dikeni gül eden sevdanın yolu uğruna koymuşum bu tatlı canı fedadır yoluna canımın kanı sevmişim sevginle alırım nefes gurbette hasretin olsa da kafes ne bir gonca ne gül yerini almaz gönlüm seni ister başka yar olmaz kölecioğlu bak ne diyor yar sana bitecek bu ömrüm sana hasretle ayrılığın zulmü çaresiz dertle yolun düşer ise eğer kabrime ruhuma bir dua gönder hürmetle Ahmet kölecioğlu 1992 - BARIŞLAR SAVAŞ OLDU
Hz. Âdem-Havva soyu, Habil, kabil düşman oldu, Habil hak yolda sadık oldu, İhanetlerle, barışlar savaş oldu. Kabil iblise aldandı, kindar bencil oldu, Merhameti unuttu, kardeş katili oldu, İblis sevinerek kabillere taraf oldu, İhanetlerle, barışlar savaş oldu. Kabilleri, münafıkları azdıran iblis oldu, Habiller merhamet-garip, hak yolda oldu, Barışlar Kabillerin ihanetiyle bozuldu, İhanetlerle, barışlar savaş oldu. - BARIŞ HİÇ YAŞAMADI
Müslüman her daim savaş da, Abdestli gezer her anında, Kefenini taşırır başında, Şehitlik, gazilik hak yolda, Barış hiç yaşamadı, bu dünyada. İblisle, nefsiyle, hainlerle savaşta, Kürdüm diyen Ermenilerle savata, Türküm diyen Yahudilerle savaşta, Müslümanım diyen, münafıklarla savaşta, Barış hiç yaşamadı, bu dünyada. - İstanbul'un Boynu
agop, bu şehrin taşına basarken yavaş bas. bir kaldırım sanırsın, altında eve dönememiş birinin yarım kalmış ayak sesi vardır. sen denize bakıp manzara dersin, bir ana, aynı suda oğlunun ardından susmuştur. istanbul dediğin yalnız kubbe, yalnız yalı değildir. bir hamalın sırtında yokuş, bir çocuğun avucunda sıcak kestane, bir dulun penceresinde sabaha kadar sönmeyen kandildir. şehrin tarihini mermerde arama, bazen bir önlüğün söküğünde durur. işgal dedikleri yalnız limana demirleyen gemi değildi. kendi sokağında sesini kısmaktı. kapın çalındığında geleni değil, götürülecek olanı düşünmekti. bir çocuğun baba deyişinden sonra evin içine çöken boşluktu. yabancı çizmesi geçti taşlardan, kimi başını eğdi, kimi başkasının eğilmesini bekledi. kimi sofraya bir tabak daha koydu. gelenin elindeki silahı görmedi, cebinden çıkacak bahşişi gördü. açlık çetin şeydir, bilirim. ama bazıları tokken sattı kendini. efendi, senin dilin pek maharetli. rüzgar nereden esse o... - Bir Parça Tebeşir
bir öğretmen gördüm agop, cebi ay sonunu görmüyor, gözü memleketin yarınında. elinde bir parça tebeşir, karşısında kırk çocuk. dünyayı düzeltecekmiş. güldüm. çünkü dünyayı bozanların elinde mühür vardı, düzeltecek olanın elinde bir parça tebeşir. biri kürsüye çıkmış, eğitim şart diyor. önünde mikrofon, ardında makam arabası. öğretmen durakta otobüs bekliyor. ne tuhaf memleket. geleceği yetiştirene bugünü çok görüyor. öğretmen tahtaya yazıyor. iki kere iki dört. çocuk büyüyor, hayata karışıyor, bakıyor ki iki kere iki bazen üç ediyor, bazen beş. hesap yanlış değil agop, teraziyi tutanın eli eğri. öğretmen ertesi sabah yine tahtaya dönüp dört yazıyor. işte bütün kavga burada. çünkü cehaletin korktuğu kitap değildir. kitap rafta durur, kimseye zararı dokunmaz. cehaletin korktuğu, bir çocuğa neden? dedirten öğretmendir. bugün önüne çiçek koyarsınız, yarın geçim derdini. bir gün baş tacımızsınız dersiniz... - Ateşin Hesabı
ne ateşi yakanı bilen var, ne yakan hangi ateşi harladığını. biri bir söz bırakmış kuru dallara, öteki rüzgarı nefesi sanıyor. çatıdan ilk kıvılcım düştüğünde herkes başkasının eline bakıyor. agop, pek bereketli dilin. bir tas suyla söyleyemediğini, susuz adama saatlerce anlatırsın. yangın yerine kürsü kurmuşsun, kovayı uzatana sabır verirsin. senin kuyu da hep alkışla doluyor. yoksulun açlığında hikmet buldun, kendi ekmeğin küçülünce fırını sordun. ona kanaat, kendine hak dedin. terazin ne güzel tartıyor. bir kefede başkasının ömrü, ötekinde senin incinen keyfin. bir çocuk gördüm. yangından bir ayakkabı kurtarmış. ötekini soramadım. bazı soruların da kibriti vardır, cevap beklerken yeniden yakarsın. oturdum yanına, o ayakkabıyı tuttu, ben dilimi. bir kadın eğri bir çiviyi aldı, oğlunun ceketi asılırmış orada. biz duvar dedik, masraf dedik, yeniden yapılır dedik. kadın çiviyi cebine koydu, ellerimiz boş kaldı. hiçbirimiz o cebi dolduramadık. be... - KUR'AN'A SÜNNETE UYMADA...
KUR'AN'A SÜNNETE UYMADAN CENNET YOK BEDAVAYA İstersin ki, birileri bana nazik konuşsun Faiz yemenin, yolunu da bulmuşsun Kumar oynarken, gayet hoşnutsun Gözüne de perde inmiş, emri unutmuşsun Camiden çıkınca, gidersin bankaya Ne kadar faiz alacağını sormaya Az kaldı, bekle bakalım çarpılmaya Belâ geldiğinde, başlayacaksın ağlamaya Belâ musibetler gelince, şaşırdın Hâlbuki, belâ ve musibeti sen çağırdın Haram helâl demeden, devamlı aşırdın Haram yolları aşmayı, aklınla başardın Bırakmışsın hayatı, kendi haline Aynaya bak ve ağla zavallı ahvaline Düşmüşsün, haramdan zenginlik hayaline Acırım mahşerde, düşeceğin haline Derdin sadece olmuş, gösteriş ve riyâ Hesapta yaşıyorsun, müslümanca güya Herkesi içine almış, eritiyor bu fani dünya Kur'an'a sünnete uymazsan, cennet yok bedavaya - KUR'AN'I AÇ OKU, ÖĞREN,...
KUR'AN'I AÇ OKU, ÖĞREN, ANLA VE YAŞA Her sene okursun hatim, anlamadan telaşla İçinde ne anlatır, hiç düşündün mü? bu yaşta Kur'an'ı aç oku, öğren, anla ve yaşa İster ilk sayfadan, ister son sayfadan başla Her gün camiye gidersin şevkle, aşkla Sonrada gidersin bankaya, faizini hesapla Kur'an'ı aç oku, öğren, anla ve yaşa İster ilk sayfadan, ister son sayfadan başla Kur'an kitabımızdır, kusur yoktur onda asla Kitabımızı oku ve yaşadığın hayatına kıyasla Kur'an'ı aç oku, öğren, anla ve yaşa İster ilk sayfadan, ister son sayfadan başla Peygamberimiz çok uğraştı dinimizi tamamlamaya Biz bu rahatlıkta bile bunu, hâlâ anlamadık ya Kur'an'ı aç oku, öğren, anla ve yaşa İster ilk sayfadan, ister son sayfadan başla Hesapta biliyoruz, Kur'an'ı yaşıyoruz güya Nefsine göre yaşıyorsun, görüyorsun rüya Kur'an'ı aç oku, öğren, anla ve yaşa İster ilk sayfadan, ister son sayfadan başla - ACİZ DİLENCİ
ACİZ DİLENCİ Ya Rabbi kapında dilenciyim Her gün beş defa kapına köleyim Her daim senin yolunda öleyim Tevbe istiğfar ile günahlarımı sileyim Ellerimi açtım sarayı lâ mekânına Durdum cânu gönülden huzuruna Sen bakmassın inşaallah kusurlarıma Şahit ol ya Rab dinime imanıma Seni zikreden vardır sayısızca melek Her zaman adını yüceltip gereklidir övmek Hedefimiz rızan ile cennete girebilmek Mutluluk verir seni göreceğimizi bilmek Ömrün sonu, son durak kara toprak Temennimiz Sana imanla varmak Haram yollardan uzak durmak Tahkîki imanla yaşayıp, seni bilmek Bu gönlüm istiyor senin rızana ermek Ömrümü Hâkkın yolunda geçirmek Sırat köprüsünden de son sürat geçmek Ve sonunda Cennet ve Cemâlini görmek - Şiirsel Dörtlük 317
ben ki senin sevdan ile sana hasretim niye oluyorsun niye özlem dolu gurbetim görmüyorsan gör bak çaresizim berbatım olmasın yokluğun kaderim sensizlik bahtım Ahmet kölecioğlu 1992 - BARIŞ
Zehirli tatlı söz, yalan barış, Bize acımasız tuzaklar barış, Yanlış, yurtta barış, cihanda barış, Yurdumuzda ne zaman olmuş ki barış. Gavurlarla, münafıklara karış, barış Hak yoldan, kör şeytana kaçış, barış, Cennetten, cehenneme kaçış, barış, Dünyada ne zaman olmuş ki barış. Edebimizi sinsi sinsi bozdu barış, Yediğimizi, içtiğimizi zehirledi barış, Dinimize olmadık hakaretlerde barış, Yurdumuzda ne zaman olmuş ki barış. - BANA HAVA ATMA
Giydiğin marka, Gömleğin yama, Pantolon yırtma, Her yerin yapma, Bana hava atma. Ruhun arızada, Aklın havalarda, Günlerin zararda, Cüzdanın babanda, Bana hava atma. - Büyük Müderris Seyyid M...
Büyük Müderris Seyyid Molla Ali Kösewi Resul'ün soyundan süzülen o nur, Seyyid Molla Ali, kalplerde sürur. İlim meclisinde tükenmez onur, Kösevi ufkunda parlayan güneştir o. Rahle-i tedriste şahittir zaman, Onun kelamıyla nurlanır her an. Molla Ali söyler, hakikattir lisan, Cehalet bağrına saplanan mızraktır o. Zahirde müderris, bâtında umman, Gönüller fatihi, dertlere derman. Seyyidlik şerefi, göğsünde nişan, Peygamber bağında açılan güldür o. Kösevi yurdundan yükselen nida, Ömrünü eylemiş Hak yola feda. Büyük Müderris'e binlerce dua, Tarihin kalbine kazınan sırdır o. Kürsüye çıkınca dinler asuman, Dökülür dilinden ayetle beyan. Gaflet uykusundan uyanır insan, Hidayet yolunu gösteren nurdur o. Ehl-i beyt nurunu taşır yüzünde, Resul'ün ahlakı vardır özünde. Binbir mana gizli her bir sözünde, İrfan deryasında engin denizdir o. Göçse de dünyadan bitmez bu kervan, Adıyla dönecek şu çark-ı devran. Cennet bahçesinde eylerken seyran, Bâki gök kubbede... - Mabedim Sensin
Yalnızlık çöktü bir akşamüstü, gökyüzü kendi cenazesini kaldırır sessizce. Kuşlar suskun; bazı sessizliklerin karşısında kanat bile ağır. Sokaklar çıkmaz , şehir kendi damarlarını kesmiş İzliyor usul usul akışını canının, Ben, nereye vardığını bilmeyen eski bir seyyah gibi aynı yangının etrafında dönüp dururum. Sen, karanlığın alnına sürülmüş son yıldız, zamanın diz çöktüğü eşik, yıkılmış çağların hala secde ettiği o görünmez mabet. Ben kapında yıllanmış bir yoksul, elinde hiçbir şey kalmamış bir dilenci, adını söylemeye bile hakkı olmayan bir gölge. Dağlar omuzlardan düştü, denizler ayaklar altında, susmayı öğrendi. Saatler senin uğruna aktı kumlar bir bir düştü ve her tanesi ömrümden koparılmış bir dua gibi. Sen geçerken zaman, boynunu büktü. Kıblem sendin, gecenin içinde yönünü bulan kuzey, ölmüş şehirlerin üzerinde yükselen minare, sonsuzluğun kendine ayırdığı tek açık kapıydın. Akşam yine çökecek, biliyorum. Kuşlar yine susacak. S... - İnsanın Gözünün İçi Gül...
İNSANIN GÖZÜNÜN İÇİ GÜLER Mİ? Bir göz gördüm, göz değil Bir yüz gördüm, yüz değil Bir kaş gördüm, kaş değil Bilemedim, buna ne desem ya Rabbi ! Elleri var minicik, el değil Ağzı var, ağlar, güler, ağız değil Bir avuç var mı? yok mu, belli değil Gönüllere, sultan mı ne desem ya Rabbi ! Bir ona baktım, oda bana baktı Usul usul, ince ince gönlüme aktı Mutluluktan, gözümden yaşlar aktı Günahsız Melek mi?, ne desem ya Rabbi ! Sempatik davranıp, gülücükler saçar O gülünce, bizde de güller, sümbüller açar Sanki cennet bahçesinde, kelebek uçar İnsanın gözünün içi güler mi? ne desem ya Rabbi ! Ağlayınca kendine, sevgiyle baktıran Bazen de, zır zır ağlayıp bizi bıktıran Bir gülüşüyle, her şeyi unutturan Aklımızı alana, ne desem ya Rabbi ! Büyüsün diye, gece gündüz pışpışlanan Bazen de, yaramazlık yapıp mızmızlanan Güzel tatlı söz söyleyince, alkışlanan Cennet meyvesine, ne desem ya Rabbi !
Güncelleme: 10.10.2026 / 22:51
Son Eklenenler
- Ş. Erbaş, N. Hikmet, Ö. Asaf, A. Behramoğlu, A. İlhan ve C. Yücel bölümlerine eklemeler yapıldı.
- Asaf Halet Çelebi bölümü açıldı.
- C. S. Tarancı, N. Hikmet, Y. Odabaşı, S. Karakoç ve İ. Sadri bölümlerine yeni şiirler eklendi.
- Can Yücel, Edip Cansever, Atilla İlhan, Necati Cumalı ve Özdemir Asaf bölümlerine yeni şiirler eklendi.
- Gülseli İnal bölümü açıldı.
- Özer Arabul, Gülten Akın, Sezai Karakoç, Gültekin Samanoğlu ve Şinasi Özdenoğlu bölümlerine yeni şiirler eklendi.
- Tevfik Fikret bölümü açıldı.
En Çok Okunanlar
- Sezai Karakoç / Ey Sevgili
- Nazım Hikmet / Seni Düşünmek
- Sezai Karakoç / Mona Roza
- Hüseyin Nihal Atsız / Geri Gelen Mektup
- Can Yücel / Özledim Seni
- Ümit Yaşar Oğuzcan / Beni Kör Kuyularda
- Ümit Yaşar Oğuzcan / Ben Seni Sevdim
- Ümit Yaşar Oğuzcan / Gözlerim Gözlerinde
- Nazım Hikmet / Mavi Liman
- Nazım Hikmet / Yaşamak Ne Güzel Şey
- Ümit Yaşar Oğuzcan / Her Günüm Seninle
- Can Yücel / Dostluk
- Nazım Hikmet / Tahirle Zühre Meselesi
- Şükrü Erbaş / Sitem
- Yavuz Bülent Bakiler / Şaşırdım Kaldım İşte Bilmem Ki Nemsin
- Cemal Süreya / Öyle Uzaktan Seviyorum Seni
- Can Yücel / Herşey Sende Gizli
- Nazım Hikmet / Bir Dakika
- Can Yücel / Farzet Hiç Ayrılmadık
- Can Yücel / Yorgunluk
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir
