ARGUVAN RÜYASI
Bulutlar birbirine yaslanmış,
içlerinde ezilen bir şarkının
kısık ateşi dolaşıyor.
Rüzgâr, göğün yarığından kopardığı
tek bir sözü savuruyor:
Çok sevdim?
hem sesinin sıcaklığını
hem sessizliğinin derinliğini.
Bir ağaç uyanıyor rüyasından;
her dalında bir sarı, bir dilek,
toprağın karanlık nabzıyla
genişleyen bir ışık gibi titriyor.
Arguvan çiçeğinde kaldı renklerim.
Pembe düşler, gençliğimin
kırılgan omzuna yaslanırdı bir zaman.
Aşk, dudaklarıma konan bir kuştu;
her sabah aynı melodiyi
yeniden kanatlandıran.
Bu şehirde ateş, yağmurun önünde
suskun bir yenilgiye dönüşmüş;
sokaklar geçmeyen bir tozun
unutulmuş sesini taşır.
Limanın martıları kırgın durur?
adını anmak bile
dalgaların yükünü ağırlaştırıyor.
Ben köşede seni bekliyorum,
içim, taşan bir suyun
kendine yer arayışı kadar savunmasız.
Suya dalan kuşlar geçiyor önümden;
benekli bir kış kelebeği,
ardından ürkek bir sincap?
Biz de böyleydik bir zaman:
geçmişimize çocukça gülüşler bırakan
iki yolcu.
Sen yaşadıklarını anlattın,
ben yaşayamadıklarımın
sesi kırık harflerinde sustum.
Gül sen.
Hiçbir gece söndüremesin baharımı.
Sözlerin ışık olsun; taşısın bizi
yarının berrak mavisine.
Rüzgâr, hasret gölünü kurutsun,
ay yeniden barışsın güneşe.
Ve bırak?
hiçbir gölge değmesin artık
gözlerimizin suyuna.
#şiir
#aşk
#serdaryusuf