Şiir Defteri

Ateşin Hesabı

Yazan: MustafaAlp
06.10.2026 / 13:18
4 kez görüntülendi
0 yorum yapıldı
ne ateşi yakanı bilen var, ne yakan hangi ateşi harladığını. biri bir söz bırakmış kuru dallara, öteki rüzgarı nefesi sanıyor. çatıdan ilk kıvılcım düştüğünde herkes başkasının eline bakıyor. agop, pek bereketli dilin. bir tas suyla söyleyemediğini, susuz adama saatlerce anlatırsın. yangın yerine kürsü kurmuşsun, kovayı uzatana sabır verirsin. senin kuyu da hep alkışla doluyor. yoksulun açlığında hikmet buldun, kendi ekmeğin küçülünce fırını sordun. ona kanaat, kendine hak dedin. terazin ne güzel tartıyor. bir kefede başkasının ömrü, ötekinde senin incinen keyfin. bir çocuk gördüm. yangından bir ayakkabı kurtarmış. ötekini soramadım. bazı soruların da kibriti vardır, cevap beklerken yeniden yakarsın. oturdum yanına, o ayakkabıyı tuttu, ben dilimi. bir kadın eğri bir çiviyi aldı, oğlunun ceketi asılırmış orada. biz duvar dedik, masraf dedik, yeniden yapılır dedik. kadın çiviyi cebine koydu, ellerimiz boş kaldı. hiçbirimiz o cebi dolduramadık. ben de masumiyet satmayayım şimdi. öfkemi dürüstlük diye gezdirdim, kabalığıma mertlikten gömlek diktim. bir dostun sözünü kestim vaktiyle, sonra kendi sesime hak verdim. ertesi gün özrüm kapısına vardı. eski sohbetimiz dönmedi. insanın içinde ne hünerli katip var. başkasının suçunu mürekkeple, kendininkini kurşun kalemle yazar. ben de sildim durdum sayfamı, silginin altında kağıt inceldi. ışığa tutunca en çok sakladığım yer göründü. uzaktan ellerini ısıtanlar, aleve hayran, dumana düşmandı. birinin çatısı çökerken gecenin rengini konuştular. kıvılcım kendi perdelerine değince güzellik sustu, kovayı ilk onlar aradı. bazı evlerse dumansız yanar. çay kaynar, perdeler açılır, çocuk kapının sesini dinler. babanın anahtarı dönerken, oyuncağını sessizce kaldırır. yıllar sonra kendi evinde aynı sesi duyunca doğrulur. sözü ateşe veren yalnız dil değil, duyup da yerinden kalkmayan da var. ben bir gece bana ne dedim, uykum bölünmesin istedim. sabah yanmış kapının önünde, kaç kişinin sustuğunu sordum. biri yüzüme baktı, saymayı bıraktım. şimdi büyük sözlerden yoruldum. kovanın sapını tutacak bir el gerek. yükün başında kaybolmayan bir omuz. acı anlatılırken kendi hatırasına dönmeyen bir yüz. adı bilinmese de olur. çağırınca gelsin. ne ateşi yakanı bilen var, ne yakan hangi ateşi harladığını. benim de cebimde kibritler var. birine gurur dedim, birine haklılık. bu gece adlarını değiştirmeyeceğim. suya bırakacağım hepsini. sabah olursa konuşuruz, agop, kimin sözü doğru, kimin eli kirli. şimdi içeriden bir ses geliyor. ceketini çıkar, kapıya sıkıştır. kapanmasın. sen kapıyı tut, ben gireyim.
Kapat/(ESC)
Yorum Düzenleme

Yeni Üyeler

  • Hocalar
  • Çise
  • Dost
  • yılmazhasten
  • akmetin06
Kapat/(ESC)
Tavsiye
Adınız:
Sizin eposta adresiniz:
Alıcının eposta adresi:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
İletişim
Adınız:
Eposta adresiniz:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir