Toprağı berketli, göğü şanlı vatanım,
Üç tarafı denizlerle kaplı büyük köprüm,
Dağları yüce, taşı suyu altın vatanım
Sana nasıl kıydılar, sana nasıl ateş ettiler?
Gavur eli kazmayı alıp sana vurup nasıl kanattı bağırımı?
Senin acı çekmene dayanamam, közümü kırpamam
Sen ağladıkça ben ölürüm
Gözümden kan damlar boncuk boncuk, yere yığılırım
Saç edesıyla baktığım torapını
Suladım, çimenini, otunu kanmla.
Bu gelen ayakları nasıl taşırsın sırtında?
Nasıl izin verirsin toprağına basmasına?
Seni nasıl hırpalarlar böyle?
İzin vermem, sana kıyamam
İki oğlumu veririm ama seni veremem gavura!
Sırtımdaki bebek yerine mermi taşırım senin uğruna
Üzerimdeki kazağı çıkartıp koyarım mermi üzerine ıslanmasın diye
Anam - babam çeker arabatı öküzün - atın yerine
Sen yeterki barksız bırakma bizi
Geleceğimiz ellerde olmasın adımız George - Nico
Senin toprağında doğdum, senin toprağında öleyim
Bizi bırakma yaban ellere, namusumuzsun sen!