Ate'nin Ruhumda Dansı
Dağlar, ovalar, taşlar?
Salkım salkım gözyaşlarının tadında,
her yıkılış yeniden doğmak için bekler.
Sabah, akşam, gece ve gün
en güzel anı saklı tutar
gizli bir köşede,
senin adını fısıldayan rüzgâr gibi.
Göğsümde buruk bir nefes yükseldi,
içinde daralan bir sessizlik.
Kış güneşi vurdu,
soğukta terledi içim;
masum bir bebek alnı kadar saf
bir dokunuş yeterdi yanağıma?
az üşümüş bir gülümseme,
saçlarından dökülen ince bir ninniyle birleşerek
ruhuma işledi.
Adımların zorluydu,
toz bulutları savrulurdu ardından.
Bir kasırga gibi dans eden çingene
tüm ihtişamıyla geçti içimden.
Boynu bükük gülüşüm
avuçlarında esir
minik bir kuş gibi titredi.
Toprağı ıslatan ilk su damlaları gibi
kabardı hasretim,
ve imkânsız kavuşmaların acısı
içimde bir yıldız gibi parladı.
Yine de bekle beni, ey aşk;
bir sabah güneşten önce
geleceğim sana.
Geride bırakacağım tüm geçmişi,
kötülükleri, suskunlukları?
Dilime düşen tüm sözleri yakacağım,
gözlerinde parlatacağım.
Tüm arzularım kül olacak,
tevazuya sinerek.
Ve öpeceğim hayallerini
bütün yarınlarda.
Pembe akasya kokan teninde
öleceğim ilelebet;
ölümüm bile yaşam dolu
olacak kucağında.
Yeniden, yeniden dirileceğim
ve artık ?ben? olmayacak?
yalnız ?biz?,
sen olarak doğacak.