Şiir Defteri

ÖRNEK BİR OKUYUCU

Yazan: öğretmen
20.02.2024 / 04:15
488 kez görüntülendi
0 yorum yapıldı
Okur-Yazar İlişkisi, Kitap Kültürü ve Edebiyata Verilen Değer Üzerine Giriş Daha önceki yazılarımızda, ülkemizin içinde bulunduğu siyasal ve toplumsal koşullar çerçevesinde özellikle muhalefet partilerinin yaşadığı sorunları, yetersizlikleri ve başarısızlıkları ele almış; ?Ne yapmalı??, ?Nasıl yapmalı?? ve ?Değişim nereden başlamalı?? sorularına yanıt aramaya çalışmıştık. Bu hafta ise ?Nereden başlamalı?? sorusu üzerine bir değerlendirme yapmayı planlıyordum. Ancak hayatın akışı içerisinde karşılaştığım anlamlı bir okuyucu davranışı, bu konuyu başka bir yazıya ertelememe neden oldu. Çünkü bazen bir okuyucunun söylediği birkaç cümle, uzun uzun anlatılmak istenen bir düşüncenin çok daha güçlü biçimde anlaşılmasını sağlayabilir. Bu haftaki yazımın konusu, sosyal medya aracılığıyla beni takip eden ve daha önce hiç tanışmadığım duyarlı bir okuyucunun sergilediği örnek davranış üzerinden okur-yazar ilişkisi, kitap sevgisi, kültürel dayanışma ve ülkemizde kitap üretiminin karşı karşıya bulunduğu ekonomik sorunlar olacaktır. Bir Okurun Kitap Talebi Sosyal medya üzerinden beni takip eden, o güne kadar şahsen tanımadığım Mehmet Soysal isimli duyarlı bir okuyucu, yaptığım kitap paylaşımlarından birinin altına şu anlamlı mesajı yazdı: ?Şimdiye kadar çıkardığınız kitapları almak istiyorum. Kitaplarınızı nasıl temin edebilirim? Bu konuda yardımcı olursanız sevinirim.? Bir yazar için bundan daha anlamlı bir mesaj olabilir mi? Bir insanın yazdığı kitapları yalnızca merak etmesi değil, onları edinmek ve okumak istemesi, yazar açısından son derece değerli bir geri bildirimdir. Ben de kendisine teşekkür ederek, ilgisinden dolayı büyük bir onur duyduğumu ifade ettim. Adres ve telefon bilgilerini paylaşması hâlinde istediği kitapları imzalayarak kısa sürede kendisine gönderebileceğimi belirttim. Ancak daha sonraki yazışmalarımızda ve telefon görüşmelerimizde konu benim açımdan çok daha anlamlı bir boyut kazandı. Mehmet Soysal, kitapları yalnızca kendisinin okumak istemediğini; çocuklarının da benim kitaplarımı okumasını ve kendi kitaplıklarında eserlerimin bulunmasını özellikle istediğini ifade etti. Bir yazar için bundan daha güzel bir duygu düşünmek kolay değildir. Çünkü kitap, yalnızca bir kişinin okuduğu bir eser değildir. Kitap, aile içerisinde kuşaktan kuşağa aktarılabilen kültürel bir mirastır. Kitabın Bir Aile Kitaplığındaki Yeri Bir çocuğun evindeki kitaplıkta bir şairin veya yazarın eserinin bulunması, ilk bakışta küçük bir ayrıntı gibi görülebilir. Oysa bunun kültürel açıdan taşıdığı anlam oldukça büyüktür. Çocukların kitaplarla büyümesi, onların düşünce dünyasının gelişmesine, farklı bakış açılarıyla karşılaşmasına ve okuma alışkanlığı kazanmasına katkı sağlayabilir. Bir kitabın aile kitaplığında bulunması, aynı zamanda çocuklara ?kitap değerlidir? mesajının verilmesidir. Mehmet Soysal'ın yaklaşımını benim açımdan anlamlı kılan temel noktalardan biri de budur. Kendisi kitapları yalnızca kendi kişisel okuma ihtiyacı için istememiş; çocuklarının da bu eserlerle tanışmasını ve kendi kitaplıklarında yer almasını istemiştir. Bu davranışın, günümüzde giderek daha fazla önem kazanan okuma kültürünün aile içerisinde geliştirilmesi açısından örnek alınabilecek bir tutum olduğunu düşünüyorum. Okurla Yazar Arasında Parayla Ölçülmeyen Bir Bağ Burada kendi okur-yazar ilişkim açısından önemli gördüğüm bir noktayı da özellikle belirtmek istiyorum. Kitaplarımı isteyen okuyucu dostlarıma, bugüne kadar imkânlarım ölçüsünde kitaplarımı imzalı olarak gönderdim. Hiçbir okuyucumun kitap talebini geri çevirmemeye özen gösterdim. Ben kitaplarım ile okuyucularım arasındaki ilişkiyi yalnızca maddi bir alışveriş ilişkisine indirgemeyi hiçbir zaman doğru bulmadım. Bu nedenle kitap isteyen okuyucularımdan belirli bir ücret talep etmedim. Kitaplarımı isteyen dostlarıma, mümkün olduğunca imzalayarak göndermeyi bir yazar-okur paylaşımı olarak değerlendirdim. Elbette bazı okuyucularım ?Emek kutsal bir değerdir.? diyerek ısrarla banka hesap bilgilerimi istemişlerdir. Böyle durumlarda da herhangi bir bedeli zorunlu tutmadan, ?İçinizden ne geliyorsa onu gönderebilirsiniz.? şeklinde karşılık verdim. Okuyucularım da kendi gönüllerinden gelen desteği sundular. Böylece yıllar içerisinde benim açımdan yalnızca kitap alışverişine dayanmayan, güven, gönüllülük, dayanışma ve karşılıklı saygı üzerine kurulu bir okur-yazar ilişkisi oluştu. Okuyucunun Teşekkürü Kitap gönderdiğim okuyucuların önemli bir bölümü, kitapları ellerine ulaştığında duydukları memnuniyeti sosyal medya hesaplarında paylaşmaktadır. Kimi okuyucular kitapların kapak fotoğraflarını paylaşırken, kimi de kendileri için yazdığım imzalı notları göstererek düşüncelerini dile getirmektedir. Beni etiketleyerek yapılan bu paylaşımlar, bir yazar açısından maddi bir karşılıktan çok daha değerli bir manevi destek anlamına gelmektedir. Çünkü yazarın asıl amacı, yazdığı eserin okuyucuya ulaşmasıdır. Kitabın bir okuyucunun eline geçmesi, okunması ve ardından başka insanlara tavsiye edilmesi; edebiyatın doğal dolaşımını sağlayan en önemli unsurlardan biridir. Bu nedenle okuyucularımın gösterdiği bu duyarlılıktan her zaman büyük mutluluk ve gurur duyduğumu ifade etmek isterim. Beşer Kitaplık Özel Bir İstek Ancak Mehmet Soysal'ın yaklaşımı önceki örneklerden biraz daha farklıydı. Kendisi, ailesinin her bir ferdi ve yeğenleri için kitaplarımdan beşer adet istemekteydi. Üstelik büyük kızının doğum günü yaklaşmıştı ve kitaplarımı doğum günü hediyesi olarak vermek istiyordu. Bir yazar açısından düşünüldüğünde bu durum gerçekten gurur vericiydi. Çünkü bir insanın sevdiklerine vereceği doğum günü hediyesi olarak bir kitabı tercih etmesi, kitabın hâlâ en değerli kültürel armağanlardan biri olduğunu göstermektedir. İsimlerini kendisinden istedim ve kitapların her birini ilgili kişilerin adına imzalayarak gönderdim. Kitapların bedeli konusunda ise yine herhangi bir ücret belirtmedim. Kendisine daha önce olduğu gibi, ?İçinizden geleni gönderebilirsiniz.? diyerek banka hesap bilgilerimi ilettim. Kitaplar kendisine ulaştığında hesabıma 4.500 TL gönderdi. Gönderilen miktarın yüksek olduğunu düşündüğümü kendisine söylediğimde ise verdiği yanıt benim için ayrıca anlamlıydı: ?Harcadığınız emek için az bile.? Bu sözün ardından bana düşen yalnızca kendisine teşekkür etmek oldu. Çünkü bir yazarın emeğinin okuyucu tarafından görülmesi ve değerli bulunması, maddi karşılığından çok daha önemli bir manevi anlam taşımaktadır. Kitap ve Emeğin Değeri Burada önemli bir ayrım yapmak gerekir. Kitabın ücretsiz paylaşılması ile kitabın hiçbir ekonomik değeri olmadığı düşüncesi birbirinden farklıdır. Bir kitabın ortaya çıkması için yalnızca yazarın emeği yeterli değildir. Kâğıt, baskı, editörlük, tasarım, kapak, dağıtım ve kargo gibi çok sayıda maliyet bulunmaktadır. Dolayısıyla yazarın emeğinin yanı sıra kitabın üretim sürecinde yer alan bütün unsurların ekonomik bir karşılığı vardır. Buna rağmen benim açımdan kitabın okuyucuya ulaşması, çoğu zaman maddi getiriden önce gelmiştir. Çünkü edebiyatın temel amacı yalnızca ticari kazanç elde etmek değil; düşünceyi, duyguyu, yaşanmışlığı ve kültürel birikimi gelecek kuşaklara aktarabilmektir. Günümüzde Kitap Okuma Kültürü Günümüzde kitap okuma alışkanlıklarının çeşitli nedenlerle baskı altında olduğu görülmektedir. Özellikle internetin ve sosyal medyanın yaygınlaşması, insanların boş zamanlarını değerlendirme biçimlerini önemli ölçüde değiştirmiştir. Dijital ortamların sağladığı hızlı bilgi akışı, kısa metinler ve görsel içerikler, insanların uzun süreli ve derinlikli okuma alışkanlıklarını olumsuz etkileyebilmektedir. Bu durum, dijital dünyanın bütünüyle olumsuz olduğu anlamına gelmez. Aksine internet ve sosyal medya doğru kullanıldığında kitapların daha geniş kitlelere ulaşması açısından önemli imkânlar da sunmaktadır. Ancak burada temel sorun, hızlı tüketilen içeriklerle derinlikli okuma kültürü arasındaki dengenin nasıl kurulacağıdır. Kitap okumak yalnızca bilgi edinmek değildir. Aynı zamanda sabır, dikkat, sorgulama, hayal kurma ve düşünme becerilerinin gelişmesine katkı sağlayan bir kültürel faaliyettir. Artan Maliyetler ve Yayıncılık Sorunu Kitap okuma oranlarının ve kitap üretiminin önündeki sorunlardan biri de artan maliyetlerdir. Son yıllarda kâğıt, baskı, dağıtım ve kargo giderlerinde yaşanan artışlar, özellikle ekonomik imkânları sınırlı olan bağımsız şair ve yazarlar açısından ciddi bir sorun oluşturmaktadır. Bir kitabın hazırlanması, basılması ve okuyucuya ulaştırılması artık geçmişe göre çok daha yüksek maliyetler gerektirmektedir. Bu durum, özellikle ticari yayınevleriyle çalışma imkânı bulunmayan veya eserlerini kendi olanaklarıyla yayımlayan şair ve yazarların önünde önemli bir engel oluşturmaktadır. Kitap basım maliyetlerinin artması, yalnızca yazarın ekonomik yükünü artırmamakta; aynı zamanda kitabın satış fiyatına da yansımaktadır. Böylece ekonomik zorluk yaşayan okuyucunun kitaba erişimi de güçleşmektedir. Kargo ve Dağıtım Maliyetleri Kitap üretiminin yanında dağıtım maliyetleri de ayrıca değerlendirilmelidir. Örneğin geçmişte bir kitabı okuyucuya PTT aracılığıyla yaklaşık 5 TL civarında gönderebilirken, sonraki dönemlerde bu ücret 20 TL seviyelerine, daha sonra ise 38 TL'ye kadar yükselmiştir. Bu rakamlar, dönemsel ekonomik koşullara göre değişiklik gösterebilmekle birlikte, genel eğilimin kitap dağıtım maliyetlerinin ciddi biçimde yükseldiğini göstermesi açısından önemlidir. Bir yazar için kitabı basmak kadar onu okuyucuya ulaştırmak da önemlidir. Kitabın okuyucuya ulaşmasının maliyeti yükseldikçe, yazar ile okuyucu arasındaki kültürel bağın kurulması da zorlaşmaktadır. Bu nedenle kültür politikalarının yalnızca kitap üretimini değil, kitabın okuyucuya ulaşmasını da kapsaması gerekir. Şair ve Yazarların Desteklenmesi Edebiyatın gelişmesi yalnızca bireysel çabalarla sürdürülebilecek bir alan değildir. Şair ve yazarların eser üretmeye devam edebilmesi, kitapların basılabilmesi ve okuyuculara ulaştırılabilmesi için kültür politikalarının da destekleyici olması gerekir. Bir ülkede edebiyatın gelişmesi isteniyorsa, şair ve yazarların eserlerini yayımlayabilmelerini kolaylaştıracak mekanizmalar oluşturulmalıdır. Bu destekler; Kitap basımına yönelik teşvikler, Kütüphanelerin yerli yazarlardan kitap satın alması, Okullara ve kültür merkezlerine kitap desteği, Dağıtım ve kargo maliyetlerinde kültürel yayınlara yönelik kolaylıklar, Yerel yazarların kitaplarının tanıtılması, Kitap fuarlarına katılımın desteklenmesi, Genç yazar ve şairlere yönelik yayın ve proje destekleri gibi farklı biçimlerde gerçekleştirilebilir. Burada amaç yazara ayrıcalık sağlamak değil, kültürel üretimin sürdürülebilirliğini güvence altına almaktır. Kültür Politikaları ve Devlet Desteği Gelişmiş ülkelerde kültür ve sanat alanında farklı destek mekanizmalarının bulunduğu bilinmektedir. Bu desteklerin amacı, kültürel üretimin yalnızca piyasa koşullarına bırakılmadan sürdürülebilmesini sağlamaktır. Türkiye'de de benzer biçimde edebiyat ve yayıncılık alanında daha güçlü ve sürdürülebilir destek politikalarının geliştirilmesine ihtiyaç bulunmaktadır. Çünkü kültür, yalnızca ekonomik değer üzerinden ölçülebilecek bir alan değildir. Bir şairin yazdığı şiir, bir yazarın kaleme aldığı kitap veya bir araştırmacının ortaya koyduğu eser, geleceğin kültürel hafızasını oluşturabilir. Bugün ekonomik olarak küçük görünen bir kültür yatırımı, yarın toplumun kültürel mirasının önemli bir parçası hâline gelebilir. Bu nedenle edebiyatı desteklemek, aslında toplumun kültürel belleğine yatırım yapmak anlamına gelir. Örnek Bir Okuyucudan Toplumsal Bir Mesaja Mehmet Soysal'ın davranışını bu nedenle yalnızca kişisel bir kitap alışverişi olarak değerlendirmiyorum. Kendisinin çocukları ve aile bireyleri için kitap istemesi, kitapları doğum günü hediyesi olarak tercih etmesi ve yazarın emeğine duyduğu saygıyı maddi ve manevi biçimde göstermesi, toplumda yaşatılması gereken bir kültürel duyarlılığın örneğidir. Bir okuyucunun böyle davranması, aynı zamanda bize önemli bir soru da sordurmaktadır: Biz çocuklarımıza ne bırakacağız? Sadece maddi varlıklar mı? Yoksa kitaplardan oluşan bir kitaplık, kültürel birikim, düşünme alışkanlığı ve okuma sevgisi de bırakabilecek miyiz? Bence ikinci seçenek çok daha değerlidir. Çünkü maddi varlıklar zaman içerisinde değişebilir veya kaybolabilir. Ancak bir çocuğa kazandırılan okuma sevgisi, onun bütün yaşamını etkileyebilir. Sonuç Sonuç olarak Mehmet Soysal'ın gösterdiği duyarlılık, benim için yalnızca bir okuyucunun kitap talebi değildir. Aynı zamanda kitabın, okumanın ve edebiyatın toplumdaki gerçek değerine ilişkin önemli bir örnektir. Bu olaydan hareketle birkaç temel noktayı özellikle vurgulamak gerekir: 1. İnternet ve sosyal medyanın yaygınlaşması, geleneksel kitap okuma alışkanlıklarını çeşitli yönlerden etkilemektedir. Ancak aynı dijital ortamlar doğru kullanıldığında kitapların daha geniş kitlelere ulaşmasına da katkı sağlayabilir. 2. Kitap basım ve dağıtım maliyetlerindeki yüksek artışlar, okuyucunun kitaba erişimini zorlaştırdığı gibi şair ve yazarların eserlerini yayımlamalarını da güçleştirmektedir. 3. Kâğıt, baskı, dağıtım ve kargo giderlerindeki artış, özellikle bağımsız yazarlar açısından ciddi bir ekonomik yük oluşturmaktadır. 4. Kitap yalnızca ticari bir ürün değil, aynı zamanda kültürel bir değerdir. Bu nedenle kitap üretimi ve dağıtımı yalnızca piyasa koşullarına bırakılmamalıdır. 5. Şair ve yazarların basım, dağıtım ve tanıtım süreçlerinde daha güçlü kültürel destek mekanizmalarına ihtiyaç vardır. 6. Çocuklara kitap hediye etmek, onların geleceğine yapılabilecek en değerli kültürel yatırımlardan biridir. 7. Devletin, yerel yönetimlerin, yayınevlerinin, eğitim kurumlarının ve sivil toplum kuruluşlarının birlikte hareket ederek okuma kültürünü geliştirmesi gerekmektedir. 8. Edebiyata yapılan yatırım, yalnızca bugünün yazarına değil, geleceğin kültürel belleğine yapılan yatırımdır. Bu nedenle Mehmet Soysal'ı ?örnek bir okuyucu? olarak değerlendirmemin temel nedeni, yalnızca kitaplarımı istemesi değildir. Asıl önemli olan, kitabı kendi ailesinin kültürel yaşamının bir parçası hâline getirmek istemesidir. Bir baba veya anne çocuğuna kitap hediye ettiğinde aslında yalnızca birkaç yüz sayfalık bir eser vermemektedir. Çocuğuna düşünmeyi, sorgulamayı, hayal etmeyi ve dünyayı farklı pencerelerden görmeyi de armağan etmektedir. Bu nedenle dileğim; ülkemizde kitapların daha ulaşılabilir hâle gelmesi, çocuklarımızın ve gençlerimizin daha fazla kitapla buluşması, şair ve yazarların eserlerini daha kolay yayımlayabilmesi ve kültür politikalarının edebiyatı daha fazla desteklemesidir. Çünkü kitaba verilen değer, aslında insana ve geleceğe verilen değerdir. Mehmet Soysal dostuma, gösterdiği duyarlılık, kitap sevgisi ve yazar emeğine verdiği değer nedeniyle bir kez daha teşekkür ediyorum. Daha çok okuyan, daha çok düşünen, daha çok sorgulayan ve çocuklarına daha fazla kitap bırakan bir toplum olabilmek dileğiyle? Muzaffer Kalaba
Düzenleme: 05.08.2026 / 21:08
Kapat/(ESC)
Yorum Düzenleme

Yeni Üyeler

  • MahzungülünŞifası
  • sevvalgnd
  • _MaHzUn_
  • ozantmw
  • AdemMutlu
Kapat/(ESC)
Tavsiye
Adınız:
Sizin eposta adresiniz:
Alıcının eposta adresi:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
İletişim
Adınız:
Eposta adresiniz:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir