Şiir Defteri

MERSİN YAŞA-DER KURULDU

Yazan: öğretmen
13.03.2024 / 13:25
465 kez görüntülendi
0 yorum yapıldı
MERSİN YAŞA-DER'İN KURULUŞU Sivil Toplum, Sanat ve Edebiyatın Örgütlü Gücü Giriş Toplumsal yaşamın gelişmesinde ve demokratik kültürün güçlenmesinde sivil toplum kuruluşlarının önemli bir yeri bulunmaktadır. İnsanların ortak amaçlar, değerler ve toplumsal sorumluluklar etrafında gönüllü olarak bir araya gelmeleri, demokratik toplum yapısının temel unsurlarından biridir. Bu anlamda dernekler yalnızca belirli bir alanda faaliyet gösteren örgütlenmeler değil; aynı zamanda bireylerin kendilerini ifade etmelerine, toplumsal sorunlara çözüm aramalarına ve kültürel değerlerin yaşatılmasına katkı sağlayan yapılardır. Bu yazımda, kurucusu ve başkanı olduğum YAŞA-DER (Yazar, Şair ve Sanatçılar Dernekleri) yapılanmasının Mersin'deki kuruluşunu, kuruluş amaçlarını, kısa, orta ve uzun vadeli hedeflerini ve sivil toplum açısından taşıdığı anlamı değerlendirmek istiyorum. Sivil Toplum Kuruluşlarının Toplumsal Önemi Dernekler, kâr amacı gütmeden belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere insanların bilgi, emek ve çalışmalarını sürekli biçimde bir araya getirmeleriyle oluşan tüzel kişiliğe sahip örgütlenmelerdir. Bu yönüyle dernekler, bireysel çıkarların ötesinde toplumsal yararı gözeten önemli sivil toplum kurumlarıdır. Demokratik toplumların gelişmesinde sivil toplumun rolü yalnızca sosyal ve kültürel faaliyetlerle sınırlı değildir. Sivil toplum kuruluşları; bireylerin demokratik katılımını güçlendiren, hak ve özgürlüklerin korunmasına katkı sağlayan ve toplum ile kamu yönetimi arasında iletişim kanalları oluşturan önemli yapılardır. Demokrasinin temelinde hak, özgürlük, eşitlik, çoğulculuk ve katılım ilkeleri bulunmaktadır. Bireylerin ve örgütlü toplum kesimlerinin bu hakların korunması ve geliştirilmesi yönündeki çabaları, demokratik kültürün güçlenmesine katkı sunar. Bu nedenle demokratik devlet ile güçlü sivil toplum arasında karşıtlık değil, birbirini tamamlayan bir ilişki bulunmaktadır. Sivil toplum kuruluşları, toplumsal gelişme ve değişimin önemli aktörlerinden biri olmanın yanında, gerektiğinde kamu politikalarının geliştirilmesine katkı sağlayan demokratik bir denetim mekanizması işlevi de görebilir. YAŞA-DER'in Kuruluş Amacı Bizler de bu anlayıştan hareketle YAŞA-DER'i kurduk. Amacımız; yazarları, şairleri ve sanatçıları ortak bir kültür ve sanat çatısı altında buluşturmak, edebiyat ve sanatın toplumla daha güçlü biçimde buluşmasını sağlamak, üretim yapan sanatçıların eserlerini görünür kılmak ve kültürel dayanışmayı geliştirmektir. Kuruluşumuzdan sonraki yaklaşık bir yıllık kısa süre içerisinde üye sayımızın 2.700 kişiye ulaşması, bu yapılanmaya duyulan ihtiyacın ve sanat-edebiyat çevrelerinden gelen ilginin önemli bir göstergesi olmuştur. Kuruluş aşamasında çalışmalarımızı kısa, orta ve uzun vadeli hedefler çerçevesinde planladık. Kısa Vadeli Hedefler: Şairleri ve Sanatçıları Buluşturmak Kısa vadeli hedefimizin başında yazar, şair ve sanatçıları bir araya getirmek ve onların eserlerini okuyucularla buluşturmak geliyordu. Bu amaç doğrultusunda, çok kısa bir süre içerisinde her biri 20 şairin eserlerinden oluşan Antoloji 1, Antoloji 2 ve Antoloji 3 çalışmalarını yayımladık. Bu yayınları yalnızca kitap çalışması olarak görmedik. Aynı zamanda şairlerin birbirleriyle tanışmalarına, edebiyat çevreleri arasında iletişim kurulmasına ve sanatçıların okuyucularla doğrudan buluşmasına imkân sağlayan kültürel bir dayanışma projesi olarak değerlendirdik. Ankara'da gerçekleştirdiğimiz şairlerle buluşma, tanışma ve imza günü etkinliği de bu çalışmalarımızın önemli aşamalarından biri oldu. Etkinliğe katılan şairlerin emeklerini ve edebî çalışmalarını Onur Ödülü plaketleriyle taçlandırmak, sanatçılarımıza verdiğimiz değerin bir göstergesi niteliğindeydi. Daha sonra Antoloji 4 ve Antoloji 5 çalışmalarımızı gerçekleştirdik. Ardından Antoloji 6 için çalışmalarımıza başladık. 29 Ekim 2023 tarihinde Mersin'de düzenlemeyi planladığımız buluşma ve imza günü etkinliğiyle Antoloji 1, 2, 3, 4, 5 ve 6'da yer alan şairleri bir araya getirmeyi; okuyucularla buluşturmayı ve başarılarını Onur Ödülü plaketleriyle takdir etmeyi amaçladık. Bu etkinliklerin gerçekleşmesinde bizlere salon ve benzeri konularda destek sağlayan Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit başta olmak üzere yerel yönetimlere teşekkür etmek isterim. Aynı zamanda Mersin'de faaliyet gösteren belediyeler başta olmak üzere bütün demokratik ve toplumsal kuruluşları bu tür kültür ve sanat etkinliklerine katkı sunmaya ve sanatçılarla dayanışma içinde olmaya davet ediyoruz. Orta Vadeli Hedef: YAŞA-DER'in Yaygınlaştırılması Kısa vadeli çalışmalarımızın ardından orta vadeli hedeflerimize yöneldik. Bu kapsamda Türkiye'nin farklı bölgelerinde YAŞA-DER (Yazar, Şair ve Sanatçı Dernekleri) yapılanmalarının oluşturulması ve mevcut çalışmaların daha geniş bir coğrafyaya yayılması hedeflenmiştir. Bizim için amaç yalnızca bir dernek kurmak değildir. Asıl hedef; farklı kentlerde yaşayan yazar, şair ve sanatçıların ortak bir kültürel dayanışma ağı içerisinde buluşmasını sağlamaktır. Edebiyat ve sanatın merkezi yalnızca belirli kentlerle sınırlı olmamalıdır. Anadolu'nun farklı bölgelerinde yaşayan sanatçıların üretimleri de görünür kılınmalı; yerel kültürler, edebî birikimler ve sanat çalışmaları ülke genelinde birbirleriyle buluşturulmalıdır. Uzun Vadeli Hedef: YAŞA-DER Federasyonu Uzun vadeli hedefimiz ise Türkiye'nin farklı bölgelerinde kurulacak YAŞA-DER yapılanmalarını ortak bir çatı altında birleştirerek YAŞA-DER Federasyonu oluşturmaktır. Böyle bir yapılanmanın, yazar, şair ve sanatçıların ortak sorunlarının gündeme taşınması, kültür ve sanat politikaları konusunda düşünce üretilmesi, sanatçılar arasında dayanışmanın güçlendirilmesi ve edebiyat dünyasının örgütlü bir yapıya kavuşması bakımından önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Dernekleşme Özgürlüğünün Tarihsel Gelişimi Derneklerin toplumsal rolü kadar, dernek kurma ve örgütlenme özgürlüğünün tarihsel gelişimi de önem taşımaktadır. Dernek kurma özgürlüğü, modern demokratik toplumlarda temel hak ve özgürlüklerden biri olarak kabul edilmektedir. İnsanların ortak amaçlar etrafında gönüllü olarak örgütlenebilmesi, demokratik toplum düzeninin vazgeçilmez koşullarındandır. Türkiye'de dernekleşme hakkının tarihsel gelişimi ise oldukça dalgalı bir seyir izlemiştir. 1924 Anayasası dernek kurma özgürlüğünü güvence altına almış olsa da sonraki dönemlerde çeşitli yasal düzenlemelerle dernekler üzerindeki devlet denetimi artırılmıştır. 1938 tarihli Cemiyetler Kanunu ile dernek faaliyetlerine yönelik önemli sınırlamalar getirilmiş, hükümete derneklerin faaliyetleri üzerinde geniş yetkiler tanınmıştır. Çok partili siyasal hayata geçiş sürecinde ise 1946 yılında yapılan düzenlemelerle bazı kısıtlamalar kaldırılmıştır. 1961 Anayasası, dernek kurma özgürlüğünü yeniden güvence altına almış ve sendikal haklar bakımından da önemli düzenlemeler getirmiştir. Ancak 1971 değişiklikleriyle bazı kazanımların geri çekildiği görülmektedir. 12 Eylül 1980 askerî darbesinin ardından hazırlanan 1982 Anayasası döneminde de sivil toplum kuruluşlarının faaliyetlerini sınırlandıran çeşitli düzenlemeler yapılmıştır. 2001 Anayasa değişikliklerinin ardından 2004 yılında yürürlüğe giren Dernekler Kanunu ile dernekleşme alanında daha özgürlükçü bir hukuki çerçeve oluşturulması yönünde önemli adımlar atılmıştır. Bugün demokratik toplum anlayışında temel ilke, bireylerin önceden izin almaksızın dernek kurabilmeleri, derneklere üye olabilmeleri ve üyelikten ayrılabilmeleri özgürlüğüdür. Anayasa'nın eşitlik ilkesi doğrultusunda bireylerin dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri nedenlerle ayrımcılığa uğramadan hak ve özgürlüklerden yararlanması demokratik hukuk devletinin temel yükümlülüklerinden biridir. Darbeler ve Sivil Toplum Türkiye'nin demokrasi tarihinde yaşanan askerî darbeler ve müdahaleler, yalnızca siyasal yaşamı değil, sivil toplum kuruluşlarını da doğrudan etkilemiştir. Demokratik hakların ve özgürlüklerin kurumsallaşmadığı dönemlerde, sivil toplum kuruluşlarının faaliyet alanlarının daraltılması oldukça kolaylaşmaktadır. Bu nedenle demokratik kazanımların yalnızca yasal düzenlemelerle değil, güçlü bir demokratik kültür ve toplumsal bilinçle korunması gerekmektedir. Sivil toplum kuruluşları ancak özgür bir ortamda gerçek işlevlerini yerine getirebilir. Yazarların, şairlerin, sanatçıların, sendikaların, meslek kuruluşlarının ve diğer demokratik örgütlenmelerin özgürce faaliyet gösterebildiği toplumlarda demokratik kültür de daha güçlü biçimde gelişir. Sanat ve Edebiyatın Toplumsal İşlevi YAŞA-DER'in kuruluşunu yalnızca bir dernekleşme faaliyeti olarak değerlendirmek doğru değildir. Çünkü sanat ve edebiyat, toplumların hafızasını oluşturan ve geleceğe aktaran en önemli kültürel alanlar arasında yer almaktadır. Şair ve yazarların eserleri yalnızca bireysel duygu ve düşüncelerin ifadesi değildir. Aynı zamanda yaşanılan dönemin toplumsal, kültürel ve tarihsel izlerini taşıyan birer belge niteliğindedir. Bu nedenle bir ülkede sanatçının desteklenmesi, aslında toplumun kültürel belleğinin desteklenmesi anlamına gelir. Antolojiler aracılığıyla farklı şairlerin eserlerini bir araya getirmemizin temel amacı da budur. Her şairin farklı bir dünyası, farklı bir dili ve farklı bir bakış açısı vardır. Bu farklılıkların aynı kitapta buluşması, edebiyatın çoğulcu yapısını güçlendirmektedir. Sonuç Sonuç olarak YAŞA-DER'in kuruluşunu, yazar, şair ve sanatçıların bir araya gelmesinin ötesinde, kültür ve sanat alanında dayanışmayı geliştirmeye yönelik bir sivil toplum girişimi olarak değerlendiriyorum. Kısa sürede ulaştığımız üye sayısı, yayımladığımız antolojiler ve gerçekleştirdiğimiz sanat etkinlikleri, doğru bir amaç etrafında birleşildiğinde kültür ve sanat alanında önemli çalışmalar yapılabileceğini göstermektedir. Önümüzdeki süreçte kısa vadeli çalışmalarımızı sürdürürken orta vadede YAŞA-DER yapılanmasını Türkiye'nin farklı kentlerine yaygınlaştırmayı, uzun vadede ise bu yapılanmaları bir federasyon çatısı altında buluşturmayı hedefliyoruz. Bize göre sanatın, edebiyatın ve kültürün gelişmesi yalnızca sanatçıların değil, toplumun tamamının sorumluluğudur. Bunun gerçekleşebilmesi için sanatçıların özgürce üretebildiği, yazarların ve şairlerin eserlerini okuyucularla buluşturabildiği, sivil toplum kuruluşlarının demokratik koşullarda faaliyet gösterebildiği bir toplumsal ortamın oluşturulması gerekir. Umut ediyorum ki bundan sonraki süreçte sivil toplum kuruluşları, geçmişte olduğu gibi demokratik müdahaleler ve darbeler nedeniyle faaliyet alanları daraltılmadan, özgür ve demokratik bir ortam içerisinde çalışmalarını sürdürebilirler. Çünkü güçlü bir demokrasi; güçlü bir sivil toplum, özgür sanat ve özgür düşünce olmadan kurulamaz. YAŞA-DER'in kuruluş amacı da tam olarak bu anlayışın kültür ve sanat alanındaki yansımasıdır. Muzaffer Kalaba
Düzenleme: 05.08.2026 / 22:42
Kapat/(ESC)
Yorum Düzenleme

Yeni Üyeler

  • MahzungülünŞifası
  • sevvalgnd
  • _MaHzUn_
  • ozantmw
  • AdemMutlu
Kapat/(ESC)
Tavsiye
Adınız:
Sizin eposta adresiniz:
Alıcının eposta adresi:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
İletişim
Adınız:
Eposta adresiniz:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir