Şiir Defteri

İYİ PARTİ VE İTTİFAK ANLAYIŞI

Yazan: öğretmen
23.02.2024 / 20:53
515 kez görüntülendi
0 yorum yapıldı
2023 Seçimleri Sonrasında Muhalefet, İttifaklar ve Yerel Seçim Stratejileri Giriş Türkiye'de 14 Mayıs 2023 tarihinde gerçekleştirilen 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi ile Cumhurbaşkanlığı Seçimi, siyasal partiler açısından önemli sonuçlar ortaya çıkarmıştır. Milletvekili seçimlerinin ilk turunda Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin yeni yapısı belirlenirken, Cumhurbaşkanlığı seçimi hiçbir adayın gerekli çoğunluğa ulaşamaması nedeniyle ikinci tura kalmıştır. 28 Mayıs 2023 tarihinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Seçimi'nin ikinci turunda Recep Tayyip Erdoğan yüzde 52,16, Kemal Kılıçdaroğlu ise yüzde 47,84 oy almıştır. Böylece Erdoğan yeniden Cumhurbaşkanı seçilmiştir. Seçim sonuçları yalnızca iktidar ve muhalefet açısından değil, seçim ittifaklarının işleyişi ve siyasi partilerin geleceğe yönelik stratejileri bakımından da önemli tartışmaları beraberinde getirmiştir. Bu noktada özellikle İYİ Parti'nin seçim sonrasında ortaya koyduğu ittifak anlayışı, muhalefetin gelecekte izleyeceği yol bakımından ayrıca değerlendirilmesi gereken bir konu hâline gelmiştir. Seçim Sonuçlarının Muhalefet Açısından Okunması Seçim sonuçları değerlendirildiğinde, iktidar blokunun parlamento çoğunluğunu koruduğu ve Cumhurbaşkanlığı seçimini de kazanarak siyasal üstünlüğünü devam ettirdiği görülmektedir. Ancak demokratik siyasette seçim başarısı yalnızca bir makamın kazanılması veya kaybedilmesi üzerinden değerlendirilmemelidir. Parlamento seçimlerinde alınan oy oranları, milletvekili sayıları, ittifakların performansı, seçmen davranışlarındaki değişimler ve partilerin önceki seçimlere kıyasla gösterdikleri performans da dikkate alınmalıdır. Bu nedenle seçim sonuçlarının ardından yapılması gereken, yalnızca ?Kim kazandı, kim kaybetti?? sorusuna yanıt vermek değildir. Asıl sorulması gereken sorular şunlardır: Neden kazanıldı? Neden kaybedildi? Hangi politikalar seçmende karşılık buldu? Hangi stratejiler başarısız oldu? Partiler hangi hataları yaptı? Bu sorulara dürüst ve gerçekçi yanıtlar verilmediği sürece, seçim sonuçlarından geleceğe dönük sağlıklı dersler çıkarmak mümkün değildir. İYİ Parti'nin İttifaklara Yaklaşımı Bu bağlamda İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'in seçim sonrasında yaptığı açıklamalar dikkat çekmiştir. Akşener, 2023 seçimleri öncesinde Cumhurbaşkanlığı adayının belirlenmesi sürecinde Altılı Masa'dan ayrılmasıyla muhalefet içerisinde önemli bir tartışmanın merkezinde yer almıştı. Altılı Masa'daki aday belirleme sürecinde yaşanan görüş ayrılıkları, muhalefet seçmeninde ciddi bir belirsizlik yaratmış ve seçim stratejilerinin tartışılmasına neden olmuştu. Akşener'in daha sonra 26 Ağustos'ta Afyonkarahisar'da yaptığı konuşmada bütün siyasi partilere yerel seçimlere ayrı ayrı girme çağrısında bulunması ise yeni bir siyasal stratejinin işareti olarak değerlendirilmiştir. Bu açıklama, İYİ Parti'nin bundan sonraki seçimlerde kendi siyasi kimliğini daha belirgin biçimde ortaya koymak istediğini göstermesi bakımından önemlidir. ?Ayrı Ayrı Seçime Girelim? Çağrısı Akşener'in yerel seçimlere siyasi partilerin kendi adaylarıyla katılması yönündeki çağrısı, ittifak siyaseti açısından yeni bir tartışma başlatmıştır. Bu çağrıya ilk tepki MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'den gelmiştir. Bahçeli, siyasi partilerin yerel seçimlere ayrı ayrı girme kararının kendileri açısından herhangi bir sorun oluşturmadığını belirtirken, Cumhur İttifakı'nın yerel seçimlerde de birlikte hareket edeceğinin mesajını vermiştir. İYİ Parti cephesinden ise bu açıklamaya yönelik farklı değerlendirmeler yapılmıştır. İYİ Parti açısından temel yaklaşım, partinin kendi kimliğini ve siyasi programını seçmene doğrudan sunabilmesi, seçim sonuçlarının sorumluluğunu da kendi politikaları üzerinden üstlenebilmesidir. Bu yaklaşımın siyasi açıdan anlaşılabilir bir tarafı bulunmaktadır. Çünkü sürekli ittifaklar içerisinde hareket eden siyasi partiler zaman içerisinde kendi kimliklerini seçmene yeterince anlatamayabilir. Seçmen, hangi politikanın hangi partiye ait olduğunu ayırt etmekte zorlanabilir. Dolayısıyla bir siyasi partinin kendi programı, kadroları ve politikalarıyla seçmenin karşısına çıkmak istemesi demokratik siyaset açısından doğal bir tercih olarak değerlendirilebilir. İttifakların Gerekliliği ve Sınırları Ancak burada önemli bir başka soru ortaya çıkmaktadır: İttifaklar bütünüyle yanlış mıdır? Bu soruya kesin biçimde ?evet? veya ?hayır? demek doğru değildir. İttifaklar, demokratik siyasetin doğal araçlarından biri olabilir. Özellikle seçim sisteminin ve siyasal koşulların gerektirdiği durumlarda partiler ortak hedefler doğrultusunda iş birliği yapabilir. Ancak ittifakların başarısı, yalnızca seçim günü ortaya çıkan matematiksel oy toplamına bağlı değildir. İttifakların ortak bir program, ortak hedef ve seçmene açıklanabilir bir siyasal perspektif üzerine kurulması gerekir. Aksi takdirde seçmen açısından ittifaklar, yalnızca ?kazanmak için yapılan geçici ortaklıklar? şeklinde algılanabilir. Bu durum da siyasi partilerin kendi kimliklerinin ve uzun vadeli politikalarının görünürlüğünü azaltabilir. Yerel Seçimler Genel Seçimlerden Farklıdır İYİ Parti'nin yerel seçimlere ayrı ayrı girme çağrısı değerlendirilirken önemli bir hususun altını çizmek gerekir: Yerel seçimler, genel seçimlerden farklı özelliklere sahiptir. Genel seçimlerde seçmen çoğunlukla ülkenin genel siyasi yönetimi, ekonomi, dış politika, hukuk, eğitim ve sosyal politikalar gibi ulusal meseleleri dikkate alırken; yerel seçimlerde belediye başkan adaylarının kişisel özellikleri, geçmişteki hizmetleri, yerel sorunları bilme düzeyleri ve seçmenle kurdukları ilişki daha fazla önem kazanabilir. Bu nedenle yerel seçimlerde ülke genelindeki siyasi ittifakların yerel gerçekliklerle birebir örtüşmesi her zaman mümkün olmayabilir. Bir il veya ilçede siyasi partilerin birbirleriyle rekabet etmesi mümkünken, başka bir bölgede ortak bir aday üzerinde uzlaşmaları seçmen davranışları bakımından daha rasyonel sonuçlar doğurabilir. Dolayısıyla yerel seçimlerde merkezî ve bütün ülkeyi kapsayan ittifaklar yerine, yerel koşullara göre şekillenen iş birlikleri daha uygulanabilir bir model olabilir. Yerel İş Birlikleri ve Aday Faktörü İYİ Parti cephesinden yapılan açıklamalarda, bütün seçim bölgelerinde kendi adaylarını belirleme arayışında oldukları; ancak yerel koşullara göre bazı bölgelerde farklı siyasi partilerle veya adaylarla örtülü ya da açık iş birliklerinin mümkün olabileceği ifade edilmiştir. Bu yaklaşım, yerel seçimlerin doğasına daha uygun bir strateji olarak değerlendirilebilir. Örneğin bir belediye başkan adayının toplumdaki karşılığı, siyasi parti kimliğinden daha güçlü olabilir. Seçmen bazen partiye değil, adayın kişiliğine, geçmiş hizmetlerine, dürüstlüğüne, ulaşılabilirliğine ve kent için ortaya koyduğu projelere oy verebilir. Bu nedenle yerel seçimlerde aday belirleme sürecinin son derece dikkatli yürütülmesi gerekir. Muhalefetin Asıl Sorunu: Özeleştiri Eksikliği Ancak bütün bu tartışmaların ötesinde muhalefet partilerinin karşı karşıya olduğu daha temel bir sorun bulunmaktadır. O da özeleştiri yapabilme cesaretidir. Seçim kaybedildikten sonra sorumluluğu başka siyasi partilere, ittifak ortaklarına, adaylara veya seçmenlere yüklemek kolaydır. Zor olan ise ?Biz nerede hata yaptık?? sorusunu açık biçimde sorabilmektir. Bir siyasi parti başarısızlığını gerçekten aşmak istiyorsa öncelikle kendi örgüt yapısını, yönetim anlayışını, aday belirleme yöntemlerini, seçim kampanyasını, seçmenle iletişimini ve siyasi söylemini değerlendirmelidir. Kısacası değişim talebi, önce siyasi partilerin kendi içerisinde başlamalıdır. Program ve Tüzüklerin Güncellenmesi Siyasi partilerin yalnızca kadro değişikliği yapmaları yeterli değildir. Dünyanın ve Türkiye'nin toplumsal yapısı hızla değişmektedir. Ekonomik sorunlar, teknolojik gelişmeler, göç, genç işsizliği, eğitim, çevre, kentleşme, kadınların ve gençlerin siyasete katılımı gibi konular yeni politikalar gerektirmektedir. Bu nedenle siyasi partilerin program ve tüzüklerini günün koşullarına göre yeniden değerlendirmeleri gerekmektedir. Sadece lider değişikliği yaparak aynı politikaları sürdürmek, gerçek anlamda değişim anlamına gelmez. Değişim; kadroda, programda, örgütlenmede, siyasi dilde, karar alma süreçlerinde ve seçmenle kurulan ilişkide kendisini göstermelidir. Liderlik ve Yenilenme Siyasi partilerde liderlik önemli olmakla birlikte, demokratik siyasetin bütün yükünün tek bir kişinin üzerine bırakılması sağlıklı değildir. Partilerin kurumsal yapıları güçlendirilmelidir. Karar süreçlerine parti üyeleri, yerel örgütler, gençler, kadınlar, uzmanlar ve toplumun farklı kesimleri daha fazla dâhil edilmelidir. Liderlerin değişim ve yenilenme çağrısı yapmaları elbette önemlidir. Ancak bu değişimin ilk adımını kendilerinden başlatmaları daha da önemlidir. Seçim başarısızlığı yaşandığında, ?Başarısız olan kim?? sorusundan önce ?Başarısızlığa hangi politikalar neden oldu?? sorusunun sorulması gerekir. İYİ Parti'nin Önündeki Sınav İYİ Parti açısından da önümüzdeki dönem önemli bir siyasal sınav niteliğindedir. Partinin ittifaklardan bağımsız hareket etme ve kendi siyasi kimliğini ortaya koyma kararı, beraberinde önemli bir sorumluluk getirmektedir. Kendi başına seçime girmek, aynı zamanda seçmenin karşısına kendi programınızla çıkmak ve seçim sonucunun sorumluluğunu da doğrudan üstlenmek anlamına gelir. Dolayısıyla ?tek başına seçim? söyleminin başarıya dönüşebilmesi için yalnızca ittifaklardan uzaklaşmak yeterli değildir. İYİ Parti'nin seçmene; Nasıl bir Türkiye hedeflediğini, Ekonomiye nasıl çözüm getireceğini, Hukuk ve demokrasi konusunda ne önerdiğini, Yerel yönetimlerde nasıl bir model uygulayacağını, Gençlerin ve kadınların sorunlarına nasıl yaklaşacağını, Eğitim ve sosyal politikalar konusunda ne yapacağını açık ve anlaşılır biçimde anlatması gerekmektedir. Siyasette boşluğu yalnızca başka bir siyasi partiyle yapılan ittifak dolduramaz. Asıl önemli olan, seçmene güven veren bir program ve kadro ortaya koyabilmektir. Sonuç İYİ Parti'nin ittifak anlayışı üzerinden yürütülen tartışma, aslında Türkiye'deki muhalefet siyasetinin daha geniş bir sorununu gündeme getirmektedir. Sorun yalnızca ?İttifak yapmalı mı, yapmamalı mı?? sorusundan ibaret değildir. Asıl mesele, siyasi partilerin kendi kimliklerini, programlarını, kadrolarını ve siyasal hedeflerini topluma ne kadar açık ve güvenilir biçimde anlatabildikleridir. Bu çerçevede değerlendirdiğimizde şu temel sonuçlara ulaşabiliriz: 1. Yerel seçimler, genel seçimlerden farklı özellikler taşımaktadır. 2. Yerel seçimlerde yapılacak siyasi iş birlikleri, mümkün olduğunca yerel koşullar ve adayların toplumdaki karşılığı dikkate alınarak değerlendirilmelidir. 3. Siyasi partiler, geçmiş seçimlerde yaptıkları hataları açık biçimde ortaya koymalı ve bunlardan ders çıkarmalıdır. 4. Parti programları ve tüzükleri günün toplumsal, ekonomik ve siyasal koşullarına göre yenilenmelidir. 5. Değişim ve yenilenme söylemi öncelikle siyasi parti liderleri ve yönetim kadrolarından başlamalıdır. 6. Muhalefet partileri, seçmenle güven ilişkisi kurabilecek cesur, gerçekçi ve uygulanabilir politikalar ortaya koymalıdır. 7. Yerel seçimlerde aday belirleme süreci, parti merkezlerinin tercihinden çok, yerel dinamikler ve adayların toplumdaki karşılığı dikkate alınarak yürütülmelidir. 8. İttifaklar yapılacaksa bunlar yalnızca seçim matematiğine değil, ortak değerlere, şeffaflığa ve seçmene açıklanabilir bir programa dayanmalıdır. Sonuç olarak, siyasi partilerin önünde önemli bir sınav bulunmaktadır. Seçimlerde başarılı olmanın yolu yalnızca rakip partilerin hatalarından yararlanmak değildir. Asıl başarı, kendi hatalarını görebilmek, bunları kabul edebilmek, özeleştiri yapabilmek ve aynı hataları tekrar etmemekle mümkündür. İYİ Parti'nin ?kendi kimliğimizle seçime girelim? yaklaşımı, bu açıdan önemli bir siyasal tercih olarak değerlendirilebilir. Ancak bu tercihin başarıya dönüşebilmesi için güçlü bir program, güven veren kadrolar, toplumun gerçek sorunlarına dokunan politikalar ve seçmenle samimi bir iletişim gerekmektedir. Yerel seçimler yaklaşırken bütün siyasi partilerin geçmiş seçimlerden gereken dersleri çıkarması, kişisel hesaplaşmaları bir kenara bırakması ve ülkenin ihtiyaçlarını merkeze alan politikalar geliştirmesi büyük önem taşımaktadır. Aksi hâlde geçmişte yapılan hataların tekrarlanması, yalnızca siyasi partilerin değil, başta büyükşehir belediyeleri olmak üzere mevcut yerel yönetim dengelerinin de değişmesine neden olabilir. Siyasette yenilenmenin yolu başkalarını suçlamaktan değil, önce kendine bakmaktan geçer. Muzaffer Kalaba
Düzenleme: 05.08.2026 / 21:15
Kapat/(ESC)
Yorum Düzenleme

Yeni Üyeler

  • MahzungülünŞifası
  • sevvalgnd
  • _MaHzUn_
  • ozantmw
  • AdemMutlu
Kapat/(ESC)
Tavsiye
Adınız:
Sizin eposta adresiniz:
Alıcının eposta adresi:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
İletişim
Adınız:
Eposta adresiniz:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir