Şiir Defteri

GÖRÜŞMELER VE İTTİFAKLAR: 14 MAYIS 2023 SEÇİMLERİ BAĞLAMINDA TÜRKİYE'DE SİYASAL İTTİFAKLARIN DÖNÜŞÜM

Yazan: öğretmen
07.01.2024 / 00:14
434 kez görüntülendi
0 yorum yapıldı
Öz Türkiye'de siyasal partiler arasındaki ittifaklar, özellikle seçim sisteminde gerçekleştirilen değişikliklerin ardından seçim siyasetinin temel unsurlarından biri hâline gelmiştir. Seçim barajı, ittifakların hukuki statüsü, milletvekili dağılımı ve cumhurbaşkanlığı seçiminin iki turlu yapısı, siyasi partileri tek başlarına hareket etmek yerine farklı ittifak modelleri geliştirmeye yöneltmiştir. 14 Mayıs 2023 Cumhurbaşkanlığı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimleri öncesinde ortaya çıkan Cumhur İttifakı, Millet İttifakı, Emek ve Özgürlük İttifakı, ATA İttifakı ve Sosyalist Güç Birliği bu dönüşümün somut örneklerini oluşturmuştur. Bu çalışmada, 14 Mayıs 2023 seçimleri öncesinde oluşan siyasal ittifaklar; ittifakların oluşum nedenleri, siyasi partiler arasındaki görüşmeler, cumhurbaşkanı adaylarının belirlenmesi, ittifak dışı siyasi aktörlerle gerçekleştirilen temaslar ve seçim stratejileri bağlamında ele alınmaktadır. Çalışmanın temel savı, söz konusu ittifakların yalnızca seçim kazanma amacıyla oluşturulan geçici birliktelikler olmadığı; aynı zamanda Türkiye'nin yönetim sistemi, demokratikleşme, hukuk devleti ve ekonomik politikaları konusunda farklı siyasal yaklaşımların karşı karşıya geldiği geniş bir siyasal mücadele alanı oluşturduğudur. Anahtar Kelimeler: Siyasal ittifak, seçim, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, Millet İttifakı, Cumhur İttifakı, Emek ve Özgürlük İttifakı, 14 Mayıs 2023. Giriş Demokratik siyasal sistemlerde seçimler, yalnızca iktidarın belirlenmesini sağlayan araçlar değil, aynı zamanda toplumun farklı kesimlerinin siyasal taleplerini ortaya koyduğu temel mekanizmalardır. Seçim sisteminin özellikleri ise siyasi partilerin örgütlenme biçimlerinden aday belirleme süreçlerine, seçim kampanyalarından ittifak tercihlerine kadar birçok alanı doğrudan etkileyebilmektedir. Türkiye'de özellikle 2017 anayasa değişikliği sonrasında yürürlüğe giren Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, seçimlerin siyasal niteliğini önemli ölçüde değiştirmiştir. Cumhurbaşkanının doğrudan halk tarafından seçilmesi ve seçilebilmek için geçerli oyların salt çoğunluğunun aranması, siyasi partilerin seçim öncesinde iş birliği yapmalarını daha önemli hâle getirmiştir. Bu süreçte ittifak kavramı, yalnızca seçim dönemlerinde kullanılan teknik bir kavram olmaktan çıkarak Türkiye siyasetinin temel belirleyicilerinden biri hâline gelmiştir. 1. Siyasal İttifakların Ortaya Çıkış Dinamikleri Siyasi partilerin ittifak kurmalarının temelinde, seçim sisteminin ortaya çıkardığı fırsatlar ve sınırlılıklar bulunmaktadır. Özellikle küçük ve orta ölçekli partiler açısından ittifaklar, siyasal temsil olanaklarının genişletilmesi bakımından önemli bir strateji oluşturabilmektedir. İttifaklar aracılığıyla siyasi partiler, sahip oldukları oy oranlarını daha etkili biçimde parlamentoya yansıtabilmekte ve cumhurbaşkanlığı seçiminde ortak aday üzerinden hareket ederek seçilme ihtimalini artırabilmektedir. Dolayısıyla Türkiye'de ittifak siyasetinin gelişmesi yalnızca siyasi partilerin tercihleriyle açıklanamaz. Seçim sisteminin kurumsal yapısı da bu tercihleri önemli ölçüde şekillendirmektedir. Bu durum, siyasi partiler arasında ideolojik farklılıklar bulunmasına rağmen ortak bir seçim stratejisinin geliştirilmesini mümkün hâle getirmiştir. 2. 14 Mayıs 2023 Seçimleri Öncesinde İttifaklar 14 Mayıs 2023 seçimleri öncesinde Türkiye siyasetinde birden fazla ittifak ortaya çıkmıştır. Bu ittifakların her biri farklı siyasi ve ideolojik kesimleri temsil etmiştir. 2.1. Cumhur İttifakı Cumhur İttifakı'nın cumhurbaşkanı adayı Recep Tayyip Erdoğan olmuştur. İttifakın temel bileşenlerini; Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti), Milliyetçi Hareket Partisi (MHP), Büyük Birlik Partisi (BBP), Yeniden Refah Partisi (YRP) oluşturmuştur. HÜDA PAR ise ittifaka resmen katılmadan Cumhur İttifakı'na destek vermiş ve bazı adaylarını AK Parti listelerinden seçime sokmuştur. Cumhur İttifakı, mevcut Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin devamını savunmuş ve seçim kampanyasını büyük ölçüde mevcut yönetim modelinin sürdürülmesi üzerine kurmuştur. 2.2. Millet İttifakı Millet İttifakı'nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu olmuştur. İttifakın temel bileşenleri; Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), İYİ Parti, Saadet Partisi, Gelecek Partisi, Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA), Demokrat Parti şeklinde oluşmuştur. Millet İttifakı'nın siyasal programının en önemli unsurlarından biri, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nden güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçiş hedefiydi. Dolayısıyla Millet İttifakı, yalnızca bir seçim ittifakı değil, aynı zamanda Türkiye'nin yönetim modelinin değiştirilmesini hedefleyen siyasal bir proje niteliği taşımıştır. 2.3. Emek ve Özgürlük İttifakı Emek ve Özgürlük İttifakı, Türkiye'de sol, sosyalist ve Kürt siyasi hareketlerinin önemli bir bölümünü bir araya getirmiştir. İttifakta Emekçi Hareket Partisi, Emek Partisi, Halkların Demokratik Partisi, Sosyalist Meclisler Federasyonu, Türkiye İşçi Partisi ve Toplumsal Özgürlük Partisi gibi siyasi yapılar yer almıştır. HDP'nin seçimlere Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi çatısı altında katılma kararı alması ise ittifakın seçim stratejisi bakımından önemli bir gelişme olmuştur. Emek ve Özgürlük İttifakı'nın cumhurbaşkanlığı seçiminde ayrı bir aday göstermeme kararı, ikinci tur hesapları açısından önemli bir siyasal sonuç ortaya çıkarmıştır. 2.4. ATA İttifakı ATA İttifakı'nın cumhurbaşkanı adayı Sinan Oğan olmuştur. İttifak içerisinde Zafer Partisi, Adalet Partisi, Ülkem Partisi ve Türkiye İttifakı Partisi yer almıştır. ATA İttifakı, özellikle milliyetçilik, güvenlik, göç ve devlet politikaları gibi başlıkları öne çıkaran siyasi bir çizgi oluşturmuştur. Bu ittifakın ortaya çıkması, seçmen davranışlarının yalnızca iki büyük siyasi blok arasında gerçekleşmediğini; farklı siyasal taleplerin de seçim sonucunu etkileyebilecek bağımsız bir alan oluşturduğunu göstermiştir. 2.5. Sosyalist Güç Birliği Seçim sürecinde ortaya çıkan bir diğer siyasi birliktelik Sosyalist Güç Birliği olmuştur. SOL Parti, Türkiye Komünist Partisi, Türkiye Komünist Hareketi, Devrim Hareketi ve Türkiye Sosyalist İşçi Partisi gibi siyasi yapıların yer aldığı bu oluşum, sosyalist hareketin seçim sürecinde ortak bir siyasal tutum geliştirme arayışını yansıtmıştır. 3. Kılıçdaroğlu?İnce Görüşmesi ve İttifak Arayışları Seçim öncesi dönemde dikkat çeken siyasi temaslardan biri CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce arasında gerçekleşen görüşmedir. Yaklaşık bir saat süren görüşmede başta deprem bölgesindeki sorunlar olmak üzere Türkiye'nin temel meseleleri ele alınmıştır. Kılıçdaroğlu, görüşmenin ardından farklı siyasal kesimleri ortak bir zeminde buluşturma çabasına vurgu yapmıştır. Muharrem İnce ise siyasi ittifakların ilke temelinde kurulması gerektiğini savunmuş; Atatürkçülük, terörle mücadele ve ülkenin temel sorunları konusundaki yaklaşımının kendi siyasi çizgisinin temelini oluşturduğunu ifade etmiştir. Bununla birlikte Memleket Partisi herhangi bir ittifaka katılmama yönünde tutum almış ve Muharrem İnce cumhurbaşkanı adayı olarak seçim yarışına devam etmiştir. Bu durum, seçim dönemlerinde siyasi partiler arasında ortak zemin oluşturmanın yalnızca matematiksel oy hesabıyla açıklanamayacağını göstermektedir. İdeolojik farklılıklar, liderlik rekabeti ve seçmen tabanlarının beklentileri de ittifakların oluşumunda belirleyici olabilmektedir. 4. İttifakların İç Çelişkileri ve Siyasal Tartışmalar İttifakların kurulması, siyasi partiler arasındaki sorunları tamamen ortadan kaldırmamaktadır. Tam tersine, farklı siyasi geleneklerin aynı ittifak içerisinde bir araya gelmesi yeni tartışmaları da beraberinde getirebilmektedir. Muharrem İnce ile Kemal Kılıçdaroğlu arasındaki görüşme sonrasında ortaya çıkan tartışmalar, bunun örneklerinden biri olarak değerlendirilebilir. Benzer şekilde Cumhur İttifakı içerisinde HÜDA PAR'ın konumu ve bazı adaylarının AK Parti listelerinden seçime girmesi de siyasi tartışmalara neden olmuştur. MHP'nin milletvekili seçimlerinde kendi adı, amblemi ve adaylarıyla seçime katılma yönündeki tutumu ise ittifak içerisinde yer alan partilerin kendi siyasi kimliklerini koruma arayışlarının devam ettiğini göstermiştir. Bu gelişmeler, ittifakların homojen siyasi yapılar olmadığını; farklı çıkar, ideoloji ve siyasi geleneklerin bir araya geldiği karmaşık oluşumlar olduğunu ortaya koymaktadır. 5. İttifak Siyasetinin Türkiye Demokrasi Açısından Anlamı İttifak siyaseti, bir yönüyle siyasi partilerin demokratik temsil kapasitesini artırabilmektedir. Farklı toplumsal kesimlerin aynı siyasal çatı altında temsil edilmesi, çoğulcu demokrasinin gelişmesine katkı sağlayabilir. Ancak ittifakların yalnızca seçim kazanmak amacıyla oluşturulması ve seçim sonrasında ortak politikaların nasıl uygulanacağı konusunda yeterli açıklığın bulunmaması, seçmen açısından bazı soru işaretleri doğurabilir. Bu nedenle gerçek anlamda demokratik bir ittifakın yalnızca ?kazanmak? amacıyla değil, ?nasıl yönetileceği? sorusuna da açık ve anlaşılır cevaplar vermesi gerekir. 14 Mayıs seçimleri bu bakımdan önemli bir örnek oluşturmuştur. Seçmen yalnızca cumhurbaşkanı adayları arasında değil, aynı zamanda farklı yönetim anlayışları ve Türkiye'nin geleceğine ilişkin farklı siyasal projeler arasında tercih yapmak durumunda kalmıştır. Sonuç 14 Mayıs 2023 seçimleri öncesinde Türkiye'de ortaya çıkan siyasal ittifaklar, seçim sisteminin siyasi partiler üzerindeki etkisini açık biçimde ortaya koymuştur. Cumhur İttifakı, Millet İttifakı, Emek ve Özgürlük İttifakı, ATA İttifakı ve Sosyalist Güç Birliği farklı siyasi ve ideolojik çizgileri temsil eden oluşumlar olarak seçim sürecinin temel aktörleri hâline gelmiştir. Bu ittifaklar yalnızca seçim kazanma arayışlarının ürünü değildir. Aynı zamanda Türkiye'nin yönetim sistemi, demokratikleşme, hukuk devleti, ekonomi, özgürlükler, güvenlik ve toplumsal barış gibi temel meselelerde birbirinden farklı siyasal yaklaşımların karşılaşma alanını oluşturmuştur. Dolayısıyla ittifak siyasetinin gerçek anlamı, yalnızca seçim sonuçlarında değil, seçim sonrasında ortaya çıkacak siyasal düzende aranmalıdır. Bir ittifakın başarısı, sandıkta elde ettiği oy oranının yanında, topluma sunduğu ortak programı hayata geçirebilme kapasitesiyle de ölçülmelidir. Türkiye açısından bakıldığında temel mesele, siyasi partilerin yalnızca seçim kazanmak amacıyla bir araya gelmesi değil; demokratik hukuk devletini, kuvvetler ayrılığını, temel hak ve özgürlükleri, ekonomik adaleti ve toplumsal barışı güvence altına alabilecek sürdürülebilir bir siyasal model ortaya koyabilmeleridir. Sonuç olarak 14 Mayıs 2023 seçimleri öncesindeki ittifaklaşmalar, Türkiye'de seçim siyasetinin giderek daha fazla koalisyon ve uzlaşma arayışına dayandığını göstermiştir. Bu durum, farklı siyasal kesimlerin ortak bir zeminde buluşmasını zorunlu kılarken, aynı zamanda demokratik siyasetin temel unsurlarından biri olan uzlaşma kültürünün önemini de ortaya koymaktadır. İttifakların kalıcı demokratik kazanımlara dönüşebilmesi ise seçim dönemindeki ortaklıkların ötesine geçerek, seçim sonrasında da ortak ilke, program ve kurumsal mekanizmalar oluşturabilmesine bağlıdır. Muzaffer Kalaba
Düzenleme: 04.08.2026 / 23:11
Kapat/(ESC)
Yorum Düzenleme

Yeni Üyeler

  • MahzungülünŞifası
  • sevvalgnd
  • _MaHzUn_
  • ozantmw
  • AdemMutlu
Kapat/(ESC)
Tavsiye
Adınız:
Sizin eposta adresiniz:
Alıcının eposta adresi:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
İletişim
Adınız:
Eposta adresiniz:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir