Şiir Defteri

BAYRAM VE SEÇİM

Yazan: öğretmen
24.01.2024 / 12:07
487 kez görüntülendi
0 yorum yapıldı
Toplumsal Dayanışmadan Demokratik Birlikteliğe Türkiye, son yıllarda toplumsal hafızasında derin izler bırakan çok sayıda ağır olay yaşamıştır. Özellikle 6 ve 7 Şubat 2023 tarihlerinde meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler, geniş bir coğrafyada büyük yıkımlara ve ağır can kayıplarına yol açmıştır. Depremlerin ardından ortaya çıkan barınma, beslenme, sağlık ve ekonomik sorunlar milyonlarca insanın yaşamını doğrudan etkilemiş; yüz binlerce insan yaşadığı yerleri terk etmek zorunda kalmıştır. Böylesine ağır bir toplumsal travmanın ardından Ramazan Bayramı'nı karşılamak, geçmiş yıllardaki bayramlardan farklı bir anlam taşımaktadır. Bayramın geleneksel sevinci ile depremzedelerin yaşadığı acıların aynı zaman diliminde bulunması, toplum açısından hem duygusal hem de sosyal bakımdan önemli bir sınav niteliğindedir. Bayramın Toplumsal Anlamı Bayramlar yalnızca dini veya geleneksel günler değildir. Aynı zamanda toplumsal dayanışmanın, paylaşmanın, yardımlaşmanın ve ortak hafızanın canlı tutulduğu özel zamanlardır. Çocukluk yıllarımızdan hatırladığımız bayramların kendine özgü bir heyecanı vardı. Bayramlık kıyafetler günler öncesinden hazırlanır, çocuklar yeni elbiselerini giymek için sabırsızlanırdı. Büyüklerin elleri öpülür, çocuklara harçlık ve hediyeler verilir, evlerde bayram şekerleri ve çeşitli ikramlar hazırlanırdı. Ancak Ramazan Bayramı'nın en önemli özelliklerinden biri, aile ve akrabalık ilişkilerini güçlendirmesinin yanı sıra komşuluk ve toplumsal dayanışma bağlarını da canlı tutmasıdır. Büyükler ziyaret edilir, hastalar ve yaşlılar unutulmaz, dargınlar barıştırılmaya çalışılır ve insanlar arasındaki gönül bağlarının güçlendirilmesine önem verilirdi. Bu yönüyle bayramlar, toplumsal hafızanın kuşaktan kuşağa aktarılmasında önemli bir işlev üstlenmektedir. Bayram geleneklerinin yaşatılması, yalnızca geçmişin korunması değil, toplumun gelecekteki birlik ve beraberliğinin de güçlendirilmesi anlamına gelir. Deprem Sonrası Bayramın Anlamı Ancak 2023 Ramazan Bayramı, Türkiye açısından çok daha farklı bir atmosferde karşılanmaktadır. Depremlerde hayatını kaybeden on binlerce insanın yakınları, evlerini ve yaşam alanlarını kaybeden yüz binlerce yurttaş ve başka kentlere göç etmek zorunda kalan milyonlarca insan için bayramın anlamı geçmiş yıllardan farklıdır. Bu nedenle bayram, yalnızca eğlence ve kutlama zamanı olarak değil; acıların paylaşılması, yaraların sarılması ve dayanışmanın güçlendirilmesi gereken bir dönem olarak değerlendirilmelidir. Depremzedelerin ziyaret edilmesi, onların ihtiyaçlarının karşılanması, çocukların yalnız bırakılmaması ve yakınlarını kaybeden insanların acılarının paylaşılması, bayramın dayanışmacı ruhunun gereğidir. Aslında böylesi dönemlerde bayramların en önemli işlevlerinden biri ortaya çıkmaktadır: İnsanların yalnız olmadığını hissettirmek. Bayram ve Siyaset 2023 Ramazan Bayramı'nın bir başka özelliği ise Türkiye'nin önemli bir seçim sürecinden geçiyor olmasıdır. 14 Mayıs'ta yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimleri öncesinde siyasi partilerin ve ittifakların bayram programları da seçim atmosferinin bir parçası hâline gelmiştir. Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bayramın ilk gününü İstanbul'da geçirmesi, ikinci gün deprem bölgesinde yer alan Gaziantep'in Nurdağı ilçesinde depremzedeler için yapılan konutların teslim törenine katılması ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla çeşitli programlarda bulunması planlanmıştır. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin ise bayram namazının ardından partisinin kurucu genel başkanı Alparslan Türkeş'in anıt mezarını ziyaret etmesi, ikinci gün ise Nurdağı programında Erdoğan'a eşlik etmesi beklenmiştir. Millet İttifakı'nın Cumhurbaşkanı adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun bayramın ilk gününde Adıyaman'da depremzedelerle bir araya gelmesi, ikinci gün İstanbul'da, üçüncü gün ise Ankara'da 23 Nisan programında bulunması planlanmıştır. Ata İttifakı'nın Cumhurbaşkanı adayı Sinan Oğan'ın bayramı Avrupa'daki Türk vatandaşlarıyla geçirmesi beklenirken, Memleket Partisi Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce'nin bayramı memleketi Yalova'da geçirmesi planlanmıştır. HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar'ın depremden etkilenen Hatay'da depremzedelerle bir araya gelmesi, Pervin Buldan'ın ise İstanbul'daki çeşitli ziyaret ve görüşmelere katılması öngörülmüştür. İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'in Malatya'da depremzedelerle ?Bayram Sofrası? programında buluşması, daha sonra Hatay'ı ziyaret etmesi; DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan'ın Diyarbakır'da, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu'nun ise Gaziantep'in Nurdağı ilçesinde depremzedelerle bir araya gelmesi planlanmıştır. Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal'ın da bayrama Osmaniye'de girerek daha sonra Afyonkarahisar'a geçmesi beklenmiştir. Bütün bu programlar, siyasi partilerin bayramı yalnızca geleneksel bir kutlama günü olarak değil, aynı zamanda depremzedelerle dayanışma ve toplumla doğrudan temas kurma fırsatı olarak değerlendirdiklerini göstermektedir. Bayramdan Seçime: Birlik ve Ayrışma Arasında Türkiye Bayram ile seçim arasında görünürde doğrudan bir ilişki bulunmasa da her ikisinin de toplumsal birlik açısından önemli ortak yönleri vardır. Bayram, insanları bir araya getiren, seçim ise toplumun ortak iradesini sandığa yansıtan demokratik bir mekanizmadır. Bu nedenle seçim sürecinin de bayramların taşıdığı barış, kardeşlik, dayanışma ve karşılıklı saygı anlayışına uygun biçimde yürütülmesi büyük önem taşımaktadır. Türkiye'nin ihtiyacı olan şey, farklılıkların çatışma ve düşmanlık nedeni hâline getirilmesi değil, demokratik toplumun doğal zenginlikleri olarak kabul edilmesidir. Din, dil, etnik kimlik, mezhep, yaşam biçimi veya siyasi görüş üzerinden toplumun farklı kesimlerini birbirine karşı konumlandıran söylemler, toplumsal barış açısından ciddi riskler taşıyabilir. Buna karşılık farklılıklarla birlikte yaşama kültürünün güçlendirilmesi, demokratik rekabetin korunması ve seçimlerin barışçıl bir ortamda gerçekleştirilmesi, ülkenin geleceği açısından çok daha yapıcı bir yaklaşım olacaktır. Bayramın Verdiği Mesaj Ramazan Bayramı, tam da bu nedenle toplumun bütün kesimlerini yeniden düşünmeye ve ortak değerler etrafında buluşmaya vesile olabilir. Deprem felaketinin yarattığı büyük acıların ardından toplumun ihtiyaç duyduğu şey ayrışma değil dayanışmadır. İnsanların birbirine düşmanlaştırılması değil, birbirinin acısını paylaşmasıdır. Farklılıkların büyütülmesi değil, ortak yaşam iradesinin güçlendirilmesidir. Bayramlar bize aynı toplumun parçası olduğumuzu hatırlatır. Seçimler ise bu toplumun geleceği konusunda söz söyleme ve tercih yapma hakkını yurttaşlara verir. Dolayısıyla seçim sürecinde de bayramların taşıdığı barış, kardeşlik ve dayanışma ruhunun korunması demokratik kültür açısından son derece değerlidir. Sonuç Bütün bu değerlendirmeler ışığında birkaç temel sonuç ortaya çıkmaktadır: Birincisi, Ramazan Bayramı yalnızca dini bir kutlama değil; toplumsal dayanışmanın, paylaşmanın, yardımlaşmanın ve kardeşliğin güçlendirilmesi açısından önemli bir toplumsal değerdir. İkincisi, deprem felaketinin ardından kutlanacak bayram, acıların paylaşıldığı ve yaraların sarılmaya çalışıldığı bir dayanışma bayramı olmalıdır. Üçüncüsü, 14 Mayıs seçimleri Türkiye'nin siyasal geleceği açısından önemli bir dönüm noktasıdır. Bu nedenle seçim sürecinin demokratik kurallar içerisinde, karşılıklı saygı ve hoşgörü anlayışıyla yürütülmesi büyük önem taşımaktadır. Dördüncüsü, toplumun din, dil, kimlik, mezhep veya yaşam tarzı üzerinden ayrıştırılması yerine farklılıkların bir arada yaşama kültürünün zenginliği olarak görülmesi gerekmektedir. Beşincisi, bayramların barış, kardeşlik ve dayanışma ruhu seçim sürecine de taşınmalı; siyasi rekabet düşmanlığa dönüşmemelidir. Türkiye'nin ihtiyacı olan şey, toplumsal ayrışmayı derinleştiren siyaset değil; farklılıkları koruyarak ortak bir gelecek kurabilen demokratik bir anlayıştır. Bayramın ruhu da, demokrasinin özü de aslında aynı noktada buluşmaktadır: Birlikte yaşamak, birbirine saygı göstermek, dayanışmak ve geleceği birlikte kurmak. Dileğimiz; Ramazan Bayramı'nın ülkemize, depremzedelerimize ve bütün toplumumuza huzur, dayanışma ve umut getirmesi; yapılacak seçimlerin de barış, demokrasi ve kardeşlik içerisinde gerçekleşmesidir. Muzaffer Kalaba
Düzenleme: 04.08.2026 / 23:45
Kapat/(ESC)
Yorum Düzenleme

Yeni Üyeler

  • MahzungülünŞifası
  • sevvalgnd
  • _MaHzUn_
  • ozantmw
  • AdemMutlu
Kapat/(ESC)
Tavsiye
Adınız:
Sizin eposta adresiniz:
Alıcının eposta adresi:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
İletişim
Adınız:
Eposta adresiniz:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir