Şiir Defteri

28 MAYIS SEÇİMLERİ VE ?REFERANDUM? NİTELİĞİ

Yazan: öğretmen
01.02.2024 / 01:19
455 kez görüntülendi
0 yorum yapıldı
Giriş 14 Mayıs 2023 tarihinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimleri geride kalırken, Türkiye kısa bir süre sonra Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turu için yeniden sandık başına gitmeye hazırlanmıştır. 28 Mayıs 2023 tarihinde gerçekleştirilecek ikinci tur seçimlerine yalnızca iki gün kala, seçim sürecinin taşıdığı siyasal anlam ve olası sonuçları kamuoyunda yoğun biçimde tartışılmıştır. Her ne kadar 28 Mayıs seçimi hukuken bir referandum niteliğinde olmasa da, iki aday arasında gerçekleşmesi ve seçmenin iki farklı siyasal tercih arasında doğrudan bir seçim yapmak durumunda kalması nedeniyle, dönemin siyasi aktörleri ve yorumcuları tarafından ?fiilî referandum? olarak değerlendirilmiştir. Bu bağlamda 28 Mayıs seçimini yalnızca bir cumhurbaşkanı seçimi olarak değil, aynı zamanda Türkiye'nin siyasal yönetim anlayışına, ekonomik tercihlerine, dış politikasına, demokrasi ve hukuk anlayışına ilişkin farklı seçeneklerin karşı karşıya geldiği kritik bir siyasal dönemeç olarak değerlendirmek mümkündür. İkinci Turun Siyasal Özelliği Türkiye'de uygulanan iki turlu Cumhurbaşkanlığı seçim sisteminde, ilk turda geçerli oyların salt çoğunluğunu, yani yüzde 50+1'ini elde edemeyen adaylar arasında en yüksek oyu alan iki aday ikinci tura kalmaktadır. İkinci turda ise geçerli oyların çoğunluğunu alan aday Cumhurbaşkanı seçilmektedir. Dolayısıyla ikinci turda ilk turdaki oy oranlarının hukuki açıdan doğrudan bir belirleyiciliği bulunmamaktadır. Seçim ikinci turda yeniden kurulmakta ve seçmenler iki aday arasından tercih yapmaktadır. Bu nedenle ikinci tur, siyasi açıdan yeni bir değerlendirme ve yeni bir tercih süreci anlamına gelmektedir. Bu durum, 28 Mayıs seçimlerinin neden ?referandum? benzetmesiyle açıklanmaya çalışıldığını da ortaya koymaktadır. Ancak burada ?referandum? kavramının hukuki değil, siyasal ve mecazi anlamda kullanıldığını özellikle belirtmek gerekir. İttifaklarda Yaşanan Ayrışmalar ve Yeni Tercihler İkinci tur öncesinde siyasal ittifaklar içerisinde önemli gelişmeler yaşanmıştır. Ata İttifakı Cumhurbaşkanı adayı Sinan Oğan'ın ikinci turda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı destekleyeceğini açıklaması, seçim gündeminin en fazla tartışılan konularından biri olmuştur. Buna karşılık Ata İttifakı bileşenlerinden Adalet Partisi Genel Başkanı Vecdet Öz, bu karara yönelik eleştirilerde bulunarak ittifakın kuruluş amacının iktidara muhalefet etmek olduğunu ifade etmiştir. Böylece ilk turda ortak bir siyasi zemin üzerinde bulunan ittifak bileşenleri, ikinci turda farklı siyasal tercihler ortaya koymuştur. Öte yandan Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ın ikinci turda Kemal Kılıçdaroğlu'nu destekleyeceğini açıklaması, seçim denkleminin yeniden şekillenmesine neden olmuştur. Özdağ ile Kılıçdaroğlu arasında gerçekleştirilen görüşmelerin ardından, özellikle sığınmacılar, kamu yönetimi, hukuk ve devlet politikaları gibi konularda belirli başlıklarda uzlaşmaya varıldığı açıklanmıştır. CHP ile Zafer Partisi arasında yedi maddeden oluşan bir protokolün imzalanması, bu desteğin yalnızca kişisel bir tercih olmaktan çıkarılıp belirli siyasi ilkeler çerçevesinde şekillendirilmek istendiğini göstermiştir. Kılıçdaroğlu, görüşmelerin ardından Türkiye'nin geleceği açısından parlamenter sisteme geçişin ve daha sağlıklı bir yönetim anlayışının önemine dikkat çekmiş; Özdağ'a ev sahipliği ve görüşmeleri nedeniyle teşekkür etmiştir. ?Fiilî Referandum? Tartışması İkinci tur seçimlerinin ?referandum? olarak nitelendirilmesi, siyasi aktörlerin seçim sonuçlarına yükledikleri anlamla yakından ilişkilidir. İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, seçimdeki temel saflaşmanın Türkiye'nin bağımsızlığı ve dış politikadaki yönelimi üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini savunmuş ve 28 Mayıs'ı bir ?referandum? olarak nitelendirmiştir. Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu da seçmenin yalnızca bir cumhurbaşkanını veya ittifakı belirlemeyeceğini, aynı zamanda ülkenin geleceğine ilişkin bir ?evet-hayır? tercihi yapacağını ifade etmiştir. CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel ise ikinci turu ekonomi, işsizlik, yoksulluk, sığınmacılar ve siyasal yönetim üzerinden farklı tercihlerin karşı karşıya geldiği bir seçim olarak değerlendirmiştir. Bu açıklamalar, 28 Mayıs seçimlerinin yalnızca adaylar arasında bir tercih olarak görülmediğini; farklı siyasi, ekonomik ve toplumsal politikaların da seçmenin önüne getirildiğini göstermektedir. Seçim Sonucunu Belirleyecek Temel Unsur: Sandık Güvenliği Seçimlerin demokratik niteliği yalnızca vatandaşların sandığa giderek oy kullanmasıyla sınırlı değildir. Kullanılan oyun doğru şekilde sayılması, tutanaklara geçirilmesi, korunması ve sonuçların güvenilir biçimde ilan edilmesi de demokratik seçim sürecinin ayrılmaz parçalarıdır. Bu nedenle ikinci tur seçimlerinde ittifakların ve siyasi partilerin yalnızca seçmenlerini sandığa götürmeleri yeterli olmayacaktır. Aynı zamanda sandık başında görev yapmaları, oyların sayımını takip etmeleri ve seçim sonuçlarının güvenilir biçimde kayıt altına alınmasını sağlamaları da büyük önem taşımaktadır. Başka bir ifadeyle demokratik seçim yalnızca ?oy vermek? değil, verilen oyun demokratik iradeyi doğru biçimde temsil ettiğinden emin olmaktır. Yönetim Sistemi ve Kuvvetler Ayrılığı 28 Mayıs seçimlerinin tartışılan bir diğer boyutu ise Türkiye'nin yönetim sistemi olmuştur. Seçim sürecinde Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile güçlendirilmiş parlamenter sistem arasında önemli bir siyasal tercih ortaya konulmuştur. Bu tartışmanın temelinde yalnızca Cumhurbaşkanının kim olacağı değil; yasama, yürütme ve yargı arasındaki ilişkilerin nasıl düzenleneceği, denge ve denetleme mekanizmalarının nasıl işletileceği ve hukuk devletinin nasıl güçlendirileceği gibi konular bulunmaktadır. Demokratik sistemlerde temel mesele, kişilerin veya liderlerin değişmesinden ziyade kurumların güçlü ve bağımsız biçimde çalışabilmesidir. Kişilerin değil, kuralların egemen olduğu bir yönetim anlayışı, yolsuzluk ve israfla mücadele, hesap verebilirlik ve kamu yönetiminde şeffaflık açısından önem taşımaktadır. Yasama, yürütme ve yargının birbirinden bağımsız ve birbirini denetleyebilen kurumlar olarak çalışması, demokratik hukuk devletinin temel koşullarından biridir. Sonuç ve Değerlendirme 28 Mayıs 2023 Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turu, hukuki anlamda bir referandum değildir. Bununla birlikte seçmenin iki aday arasında doğrudan tercih yapması ve seçim kampanyalarının yönetim sistemi, ekonomi, hukuk, dış politika, sığınmacılar, demokrasi ve toplumsal yaşam gibi çok sayıda temel mesele üzerinden yürütülmesi nedeniyle siyasal açıdan ?fiilî referandum? niteliğinde değerlendirilmiştir. Bu çerçevede şu sonuçlara ulaşmak mümkündür: 28 Mayıs seçimi hukuken referandum değildir; ancak siyasi tercihler bakımından referandum benzetmesini mümkün kılan güçlü bir siyasal anlam taşımaktadır. İkinci turda seçim yeniden kurulmaktadır. İlk turda alınan oylar önemli bir siyasal gösterge olmakla birlikte ikinci turda seçmenin tercihi yeniden belirleyici hale gelmektedir. İttifakların ikinci turdaki tutumları seçim sonucunu etkileyebilecek faktörlerden biridir. Sinan Oğan'ın Erdoğan'ı, Zafer Partisi'nin ise Kılıçdaroğlu'nu desteklemesi bunun somut örneklerindendir. Seçim güvenliği demokratik iradenin korunmasının temel şartıdır. Sandığa gitmek kadar kullanılan oyların korunması ve doğru biçimde sonuçlara yansıtılması da önemlidir. Yönetim sistemi tartışması seçimlerin temel başlıklarından biri olmuştur. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile parlamenter sistem arasında yapılan tercih, seçimlere yalnızca kişiler üzerinden değil, yönetim modeli üzerinden de anlam kazandırmıştır. Demokrasinin temel güvencesi kişilerin değil, kurumların ve kuralların üstünlüğüdür. Hukukun üstünlüğü, kuvvetler ayrılığı, bağımsız yargı ve denge-denetleme mekanizmaları demokratik yönetimin vazgeçilmez unsurlarıdır. Seçimin sonucu ne olursa olsun toplumsal barış korunmalıdır. Seçimler toplumun bölünmesine değil, farklı siyasal görüşlerin demokratik yollarla yarışmasına ve sonuçların demokratik olgunlukla kabul edilmesine hizmet etmelidir. Sonuç olarak 28 Mayıs 2023, Türkiye açısından yalnızca bir Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turu değil; yönetim anlayışı, demokrasi, hukuk, ekonomi ve toplumsal gelecek açısından önemli bir siyasal dönemeç olarak tarihe geçmiştir. Temennimiz, seçim sonucunun ne olduğundan bağımsız olarak kazananın demokrasi, hukuk, barış, kardeşlik ve Türkiye olmasıdır. Muzaffer Kalaba
Düzenleme: 05.08.2026 / 00:05
Kapat/(ESC)
Yorum Düzenleme

Yeni Üyeler

  • MahzungülünŞifası
  • sevvalgnd
  • _MaHzUn_
  • ozantmw
  • AdemMutlu
Kapat/(ESC)
Tavsiye
Adınız:
Sizin eposta adresiniz:
Alıcının eposta adresi:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
İletişim
Adınız:
Eposta adresiniz:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir