Şiir Defteri

14 MAYIS VE ÖNEMİ

Yazan: öğretmen
31.01.2024 / 00:18
475 kez görüntülendi
0 yorum yapıldı
Giriş 14 Mayıs 2023 tarihinde gerçekleştirilecek Cumhurbaşkanlığı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimleri, Türkiye'nin yakın siyasi tarihinde önemli bir dönüm noktası olarak değerlendirilmiştir. Daha önceki yazılarımızda da vurguladığımız üzere, bu seçim yalnızca siyasi iktidarın belirlenmesine yönelik sıradan bir seçim değildir. Aynı zamanda Türkiye'nin yönetim sistemi, ekonomik ve toplumsal politikaları, demokratik kurumlarının geleceği ve siyasal yönelimi açısından önemli sonuçlar doğurma potansiyeline sahiptir. Seçimin önemini artıran bir başka gelişme ise 6 ve 7 Şubat 2023 tarihlerinde meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler ve sonrasında yaşanan sel felaketleridir. Depremlerin 11 ilde yol açtığı ağır yıkım, can kayıpları, zorunlu göç ve ekonomik kayıplar, seçim gündeminin yalnızca siyasi tercihler üzerinden değil, afet yönetimi, kamu yönetimi ve toplumsal dayanışma açısından da değerlendirilmesini gerekli kılmıştır. Bu nedenle 14 Mayıs seçimleri, bir yandan Cumhurbaşkanının, diğer yandan Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin yeni yapısının belirleneceği; dolayısıyla ülkenin geleceğine ilişkin önemli tercihlerin sandığa yansıyacağı bir süreç olarak öne çıkmıştır. Seçimin İki Temel Boyutu 14 Mayıs'ta seçmenler iki önemli konuda tercih kullanacaktır. Bunlardan ilki Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin devam edip etmeyeceği, ikincisi ise Cumhurbaşkanlığı makamını kimin üstleneceğidir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile devam edilmesi veya yeniden güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçiş tartışması, seçimlerin en temel siyasal başlıklarından birini oluşturmuştur. Bunun yanında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın görevine devam edip etmeyeceği veya Millet İttifakı'nın adayı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Cumhurbaşkanı seçilip seçilmeyeceği de seçmenin önündeki temel tercihlerden biri olmuştur. Ancak seçimlerin önemi yalnızca Cumhurbaşkanı'nın belirlenmesinden ibaret değildir. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde hangi siyasi partilerin kaç milletvekili çıkaracağı, ittifakların Meclis'teki sandalye dağılımı ve ortaya çıkacak siyasi aritmetik de ülkenin yönetilebilirliği bakımından büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle seçmenlerin oylarını kullanırken yalnızca adaylar üzerinden değil, siyasi partilerin programları, ittifakların hedefleri ve Türkiye'nin geleceğine ilişkin önerileri üzerinden değerlendirme yapmaları demokratik açıdan büyük önem taşımaktadır. Deprem Felaketi Sonrasında Seçim Türkiye'nin 6 ve 7 Şubat 2023 tarihlerinde yaşadığı büyük deprem felaketi, seçimlerin toplumsal boyutunu daha da önemli hâle getirmiştir. On bir ili doğrudan etkileyen depremler sonucunda on binlerce insan yaşamını yitirmiş, yüz binlerce insan yaralanmış, milyonlarca insan ise doğrudan veya dolaylı biçimde depremden etkilenmiştir. Çok sayıda insan yaşadığı kentleri terk etmek zorunda kalmış, barınma ve ekonomik sorunlar ülkenin temel gündemlerinden biri hâline gelmiştir. Dolayısıyla 14 Mayıs seçimleri, deprem yönetimi ve afetlere hazırlık politikalarının da seçmen tarafından değerlendirileceği bir seçim niteliği kazanmıştır. Deprem sonrasında ortaya çıkan tablo, yalnızca geçmişte yaşananları sorgulamak açısından değil, gelecekte benzer felaketlerin sonuçlarını azaltacak kamu politikalarının oluşturulması açısından da önemlidir. Seçimlerin Uluslararası Boyutu 14 Mayıs seçimleri yalnızca Türkiye kamuoyunun değil, uluslararası kamuoyunun da yakından takip ettiği bir siyasi süreç olmuştur. Özellikle Avrupa ve ABD merkezli medya kuruluşlarında Türkiye'deki seçimlerin olası sonuçları ve bu sonuçların iç ve dış politikaya yansımaları üzerine çok sayıda değerlendirme yapılmıştır. Alman basınında yayımlanan bazı analizlerde Türkiye'nin bir ?yol ayrımında? bulunduğu değerlendirilmiş; seçimlerin Türkiye'nin siyasal yöneliminde önemli değişiklikler yaratabileceği ileri sürülmüştür. Benzer biçimde Avrupa basınında ekonomi, mülteci politikası, demokratikleşme, hukuk devleti ve Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri gibi başlıklar seçimlerin olası sonuçlarıyla birlikte değerlendirilmiştir. ABD merkezli yayınlarda da olası iktidar değişikliğinin Türkiye'nin dış politikası, Avrupa Birliği ile ilişkileri ve insan hakları alanındaki politikaları bakımından farklı sonuçlar yaratabileceği değerlendirmeleri yapılmıştır. Bu ilginin önemli bir nedeni de Türkiye'nin jeopolitik konumudur. Türkiye; Avrupa, Orta Doğu, Kafkasya ve Akdeniz arasındaki stratejik konumu nedeniyle yalnızca kendi yurttaşları açısından değil, uluslararası aktörler bakımından da önemli bir ülkedir. Dolayısıyla seçim sonuçlarının Türkiye'nin iç politikasının yanı sıra dış politika tercihleri üzerinde de etkiler yaratması beklenmiştir. Seçim Söylemlerinde Korku ve Gerilim Seçimlere kısa bir süre kala siyasal söylemlerde dikkat çeken konulardan biri de korku, tehdit ve güvenlik eksenli açıklamaların artması olmuştur. Dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun 14 Mayıs seçimlerini ?siyasi darbe girişimi? olarak nitelendirmesi, siyasal tartışmaların sertleşmesine yol açan açıklamalardan biri olmuştur. Seçimlerin demokratik sistemlerde iktidarın halkın iradesiyle belirlendiği en temel mekanizmalardan biri olduğu düşünüldüğünde, seçim sürecinin ?darbe? kavramıyla ilişkilendirilmesi üzerinde ayrıca durulması gereken bir konudur. Siyasal rekabetin doğal sonucu olarak farklı görüşlerin ortaya çıkması demokrasinin gereğidir. Ancak seçim dönemlerinde kullanılan dilin toplumsal korku, kutuplaşma ve düşmanlık duygularını artırması, demokratik tartışma kültürünün gelişmesine katkı sağlamaz. Seçimlerin temel amacı, toplumun farklı kesimlerinin özgür iradelerini sandığa yansıtabilmelerini sağlamaktır. Bu nedenle siyasal aktörlerin seçmenleri korkuya veya kaygıya sürükleyen söylemlerden ziyade, ülkenin sorunlarına yönelik somut çözüm önerilerini ortaya koymaları daha sağlıklı bir demokratik ortamın oluşmasına katkı sağlayacaktır. Seçimlerin Demokratik Niteliği Demokratik seçimlerin anlamı yalnızca sandığın kurulmasından ibaret değildir. Seçmenlerin özgür iradeleriyle tercih yapabilmeleri, siyasi partilerin eşit koşullarda propaganda yapabilmeleri, medya ortamının çoğulcu olması ve kullanılan oyların güvenli biçimde sayılması demokratik seçimlerin temel unsurlarıdır. Bu nedenle 14 Mayıs seçimlerinin önemi, yalnızca ?kim kazanacak?? sorusuyla sınırlı değildir. Asıl önemli soru, Türkiye'nin gelecekte nasıl bir yönetim anlayışına sahip olacağıdır. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin devamı mı, parlamenter sisteme dönüş mü? Mevcut politikaların sürdürülmesi mi, yoksa yeni bir siyasal ve ekonomik yönelim mi? Merkeziyetçi bir yönetim anlayışı mı, yoksa güçlendirilmiş parlamenter sistem içerisinde daha etkin bir Meclis ve kuvvetler ayrılığı mı? Bu soruların yanıtı, seçim sonucunda ortaya çıkacak siyasal tercihlerle şekillenecektir. Sonuç ve Değerlendirme 14 Mayıs 2023 seçimleri, Türkiye açısından yalnızca bir Cumhurbaşkanı ve milletvekili seçimi olarak görülmemelidir. Bu seçim, aynı zamanda Türkiye'nin siyasal sisteminin, ekonomik politikalarının, demokratik kurumlarının ve dış politika yöneliminin hangi doğrultuda ilerleyeceğine ilişkin önemli bir halk oylaması niteliği taşımıştır. Deprem ve sel felaketlerinin ardından toplumun yaşadığı ağır travmalar, ekonomik sorunlar, yüksek yaşam maliyetleri, göç ve barınma sorunları da seçmenin değerlendirmek zorunda olduğu temel meseleler arasında yer almıştır. Bu nedenle yurttaşların oy kullanırken yalnızca seçim kampanyalarının etkisiyle hareket etmek yerine, siyasi partilerin geçmiş uygulamalarını, seçim vaatlerini, yönetim anlayışlarını ve ülkenin geleceğine ilişkin projelerini karşılaştırarak karar vermeleri demokratik sorumluluğun gereğidir. Seçim dönemlerinde korku ve gerilim üzerinden siyaset yapmak kısa vadede etkili olabilir; ancak kalıcı demokrasinin temelini oluşturan şey, farklı düşüncelerin bir arada yaşayabilmesi ve iktidarın demokratik yollarla el değiştirebilmesidir. Sonuç olarak 14 Mayıs seçimleri, Türkiye'nin geleceğine ilişkin önemli bir dönüm noktasıdır. Seçmenin vereceği karar yalnızca bir siyasi partiyi veya Cumhurbaşkanını belirlemeyecek; aynı zamanda ülkenin yönetim anlayışına, demokratik kurumlarına ve gelecekte izleyeceği siyasal rotaya ilişkin önemli bir tercih ortaya koyacaktır. Kim ne söylerse söylesin, seçim sonuçlarını belirleyecek olan nihai irade sandığa giden yurttaşların iradesidir. Önemli olan, bu iradenin özgür, demokratik, güvenli ve şeffaf bir ortamda ortaya çıkmasıdır. Sonuç ne olursa olsun, demokratik toplumlarda seçimlerin ardından esas görev; farklı siyasi tercihlere sahip yurttaşların birbirini düşman olarak değil, aynı ülkenin eşit yurttaşları olarak görebilmesidir. 14 Mayıs'ta sandıkta ortaya çıkacak iradenin Türkiye'nin geleceği açısından hayırlı olmasını diliyorum. Muzaffer Kalaba
Düzenleme: 04.08.2026 / 23:57
Kapat/(ESC)
Yorum Düzenleme

Yeni Üyeler

  • MahzungülünŞifası
  • sevvalgnd
  • _MaHzUn_
  • ozantmw
  • AdemMutlu
Kapat/(ESC)
Tavsiye
Adınız:
Sizin eposta adresiniz:
Alıcının eposta adresi:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
İletişim
Adınız:
Eposta adresiniz:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir