Şiir Defteri

14 MAYIS SEÇİMLERİ

Yazan: öğretmen
07.07.2023 / 00:52
408 kez görüntülendi
0 yorum yapıldı
14 MAYIS 2023 SEÇİMLERİNE DOĞRU TÜRKİYE İttifaklar, Siyasal Stratejiler ve Yönetim Sistemi Tartışması Giriş Türkiye, 14 Mayıs 2023 tarihinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimleri'ne giderken siyasal açıdan son derece hareketli ve kritik bir dönemden geçmiştir. Seçim süreci yalnızca siyasi partilerin iktidar mücadelesi açısından değil, aynı zamanda Türkiye'nin yönetim sistemi, demokratikleşme anlayışı, ittifak politikaları ve toplumsal kesimlerin siyasal temsil biçimleri bakımından da önemli sonuçlar doğurabilecek bir dönemeç niteliği taşımıştır. 2018 seçimleriyle birlikte Cumhur İttifakı ve Millet İttifakı ekseninde belirginleşen ittifak siyaseti, sonraki süreçte yeni siyasi aktörlerin katılımıyla daha karmaşık bir yapıya dönüşmüştür. Seçim mevzuatında yapılan değişiklikler ve ittifakların seçim sistemindeki konumu, özellikle küçük ve orta ölçekli siyasi partileri tek başına seçim yarışına girmek yerine daha geniş siyasi bloklar içerisinde hareket etmeye yöneltmiştir. 14 Mayıs 2023 seçimlerine gelindiğinde Cumhur İttifakı ve Millet İttifakı'nın yanı sıra Emek ve Özgürlük İttifakı ile ATA İttifakı da siyasal yarışın önemli aktörleri hâline gelmiştir. Böylece seçimler, yalnızca iki büyük ittifakın rekabetinden ibaret olmaktan çıkmış; farklı siyasal, ideolojik ve toplumsal kesimlerin oluşturduğu ittifaklar seçim sonuçlarını belirleme potansiyeline sahip olmuştur. Cumhur İttifakı'nın İttifak Arayışları Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yeniden cumhurbaşkanı adayı olmasıyla birlikte Cumhur İttifakı'nın seçim stratejisi şekillenmeye başlamıştır. Cumhur İttifakı'nın temel bileşenlerini AK Parti ve Milliyetçi Hareket Partisi oluştururken, Büyük Birlik Partisi de ittifak içerisinde yer almıştır. Bunun yanı sıra farklı seçmen gruplarına ulaşabilmek amacıyla yeni siyasi aktörlerle temas kurulmuştur. Bu kapsamda özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki muhafazakâr Kürt seçmen üzerinde etkili olabilecek HÜDA PAR ile kurulan siyasi ilişki dikkat çekmiştir. Böylece Cumhur İttifakı'nın yalnızca mevcut seçmen tabanını korumayı değil, farklı toplumsal kesimlere ulaşarak seçim desteğini genişletmeyi hedeflediği görülmüştür. Cumhur İttifakı'nın genişleme arayışları Yeniden Refah Partisi ile yapılan görüşmelerle de devam etmiştir. Fatih Erbakan'ın genel başkanlığını yaptığı Yeniden Refah Partisi'nin ittifaka katılma konusunda farklı bir tercih ortaya koyması, Cumhur İttifakı'nın genişleme çabalarının her siyasi aktör bakımından aynı sonucu vermediğini göstermiştir. ANAP ve DSP ile yürütülen temaslar da seçim öncesi ittifak arayışlarının bir başka boyutunu oluşturmuştur. Bu süreç, 2023 seçimlerinin yalnızca mevcut ittifakların kendi içerisindeki dayanışmasıyla değil, farklı siyasi partilerin hangi blokta konumlanacağı üzerinden de şekillendiğini ortaya koymuştur. Millet İttifakı'ndan Ortak Cumhurbaşkanı Adayına 2018 seçimlerinde CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi ve Demokrat Parti'nin oluşturduğu Millet İttifakı, sonraki dönemde DEVA Partisi ve Gelecek Partisi'nin de katılımıyla genişlemiş ve kamuoyunda "Altılı Masa" olarak anılan siyasi yapı ortaya çıkmıştır. Altılı Masa'nın temel amacı yalnızca bir seçim ittifakı oluşturmak değil; aynı zamanda Türkiye'nin yönetim sistemine ilişkin ortak bir perspektif geliştirmek olmuştur. Bu çerçevede güçlendirilmiş parlamenter sistem önerisi, ittifakın ortak siyasal programının temel başlıklarından biri hâline gelmiştir. Uzun süren görüşmelerin ardından Kemal Kılıçdaroğlu'nun ortak cumhurbaşkanı adayı olarak belirlenmesi, seçim sürecinin en önemli siyasal gelişmelerinden biri olmuştur. Bu kararın ardından Millet İttifakı, Cumhurbaşkanlığı seçiminde ortak aday etrafında birleşirken, diğer siyasi ittifaklar ve bağımsız adaylar da seçim yarışındaki konumlarını belirlemeye başlamıştır. ATA İttifakı Sinan Oğan'ı cumhurbaşkanı adayı olarak göstermiş; Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek ve Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce de cumhurbaşkanlığı seçiminde aday olarak yer almıştır. Böylece cumhurbaşkanlığı seçimi, birden fazla adayın yarıştığı ve ilk turda yüzde 50+1 oy barajının aşılmasının gerektiği çok aktörlü bir siyasal rekabete dönüşmüştür. CHP'nin İttifak Dışındaki Siyasi Aktörlerle Teması Seçim sürecinde CHP açısından önemli konulardan biri de Millet İttifakı dışında kalan siyasi partilerle kurulacak ilişkiler olmuştur. Seçimlerin sonucunu yalnızca ittifakların mevcut oy oranları değil, farklı toplumsal kesimlerin tercihleri de belirleyebileceğinden, muhalefetin daha geniş bir siyasal zeminde temas kurması stratejik bir önem taşımıştır. Bu çerçevede Kemal Kılıçdaroğlu'nun adaylığının kesinleşmesinden sonra Millet İttifakı içerisinde bulunmayan siyasi partilerle görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Bu görüşmeler içerisinde kamuoyunun en fazla dikkatini çeken temaslardan biri HDP ile yapılan görüşme olmuştur. CHP heyeti, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde HDP Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Mithat Sancar ile bir araya gelmiştir. Görüşmede seçim güvenliği, HDP hakkında devam eden kapatma davası, tutuklu siyasetçilerin durumu, anayasa değişikliği ve demokratikleşme gibi çeşitli başlıklar ele alınmıştır. CHP heyeti, Millet İttifakı tarafından hazırlanan anayasa değişikliği, güçlendirilmiş parlamenter sistem ve iktidar değişikliği sonrasında uygulanması öngörülen temel politikaları içeren ortak mutabakat metnini HDP heyetine sunmuştur. HDP temsilcileri ise daha önce kamuoyuyla paylaştıkları tutum belgesindeki görüş ve talepleri CHP heyetine aktarmıştır. Bu görüşme, seçim döneminde farklı siyasi aktörlerin ortak zemin arayışları açısından dikkat çekici bir gelişme olmuştur. Kürt Sorunu ve Çözümün Adresi Olarak TBMM CHP ile HDP arasındaki görüşmenin önemli başlıklarından biri Kürt sorununun demokratik yöntemlerle çözümü olmuştur. HDP heyeti, daha önce açıkladığı tutum belgesinde yer alan talepleri ve çözüm önerilerini gündeme taşımıştır. Görüşmelerde demokratik siyasetin güçlendirilmesi ve sorunların çözümünde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin merkezî bir rol üstlenmesi gerektiği yönündeki yaklaşım öne çıkmıştır. Anadil konusu da görüşmenin dikkat çeken başlıklarından biri olmuştur. Bunun yanı sıra tutuklu siyasetçilerin durumu, hukuk devleti ve demokratikleşme meseleleri ele alınmıştır. Bu noktada tartışmanın yalnızca belirli bir siyasi partinin talepleriyle sınırlı olmadığı; hukuk devleti, temel hak ve özgürlükler, siyasal katılım ve demokratik temsil gibi daha geniş bir çerçevede değerlendirilmesi gerektiği görülmektedir. Dolayısıyla söz konusu görüşme, seçim arifesinde iki siyasi yapı arasındaki rutin bir temasın ötesinde, Türkiye'deki farklı toplumsal ve siyasal kesimlerin gelecekte nasıl bir demokratik yönetim anlayışı içerisinde bir araya gelebileceği konusunda da önemli bir tartışma alanı oluşturmuştur. HDP'nin Seçim Stratejisi ve Yeşil Sol Parti 2023 seçimleri öncesinde HDP hakkında devam eden kapatma davası da seçim stratejisinin önemli unsurlarından biri olmuştur. HDP, siyasi faaliyetlerinin ve seçime katılımının hukuki açıdan güvence altında tutulması amacıyla seçimlere Yeşil Sol Parti çatısı altında girme kararı almıştır. Bu karar, seçim sonuçları bakımından da önemli bir stratejik tercih olarak değerlendirilmiştir. Çünkü Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde cumhurbaşkanının seçilebilmesi için gerekli olan yüzde 50+1 oy şartı, farklı siyasi partilerin ve seçmen gruplarının tercihlerini daha da önemli hâle getirmiştir. Bu nedenle HDP seçmeninin ve daha geniş anlamda Emek ve Özgürlük İttifakı'nın seçim stratejisi, cumhurbaşkanlığı yarışının sonucunu etkileyebilecek önemli unsurlardan biri olarak değerlendirilmiştir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, seçimlerin yalnızca partilerin elde edeceği milletvekili sayıları üzerinden okunamayacağıdır. Cumhurbaşkanlığı seçiminde ilk turda gerekli çoğunluğun sağlanamaması hâlinde ikinci tur ihtimali, farklı siyasi aktörlerin tutumlarını ve seçmen davranışlarını daha da önemli hâle getirmiştir. Seçimler: İktidar Tercihinden Yönetim Sistemi Tercihine 14 Mayıs 2023 seçimlerini yalnızca iktidar ile muhalefet arasındaki geleneksel bir seçim rekabeti şeklinde değerlendirmek eksik bir yaklaşım olacaktır. Seçimin bir boyutunda mevcut Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin devam edip etmeyeceği tartışması bulunurken, diğer boyutunda güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçiş önerisi yer almıştır. Dolayısıyla seçmen, yalnızca belirli siyasi parti veya adaylar arasında tercih yapmakla kalmayacak; aynı zamanda ülkenin gelecekte nasıl yönetileceğine ilişkin farklı siyasal projeler arasında da karar verecekti. Cumhur İttifakı, mevcut yönetim sisteminin devamını ve siyasi istikrar vurgusunu öne çıkarırken; Millet İttifakı, güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçişi, kuvvetler ayrılığının güçlendirilmesini ve demokratik kurumların yeniden yapılandırılmasını savunmuştur. Buna karşılık diğer ittifaklar da kendi siyasal programları doğrultusunda farklı yönetim, ekonomi, demokrasi ve toplumsal politika önerilerini gündeme taşımıştır. Sonuç 14 Mayıs 2023 seçimleri, Türkiye'nin siyasal tarihinde önemli bir dönüm noktası olmuştur. Seçim süreci; ittifakların genişlemesi, siyasi partiler arasındaki yeni iş birlikleri, ortak cumhurbaşkanı adayı arayışları ve yönetim sistemi tartışmaları bakımından oldukça hareketli geçmiştir. Cumhur İttifakı'nın mevcut yönetim sistemini sürdürme yaklaşımı ile Millet İttifakı'nın güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçiş önerisi, seçim yarışının temel eksenlerinden birini oluşturmuştur. Bunun yanında Emek ve Özgürlük İttifakı ile ATA İttifakı'nın ortaya koyduğu siyasal seçenekler, seçim yarışının iki büyük blok arasındaki rekabetten daha geniş bir zeminde gerçekleşmesini sağlamıştır. CHP'nin HDP ile gerçekleştirdiği görüşme ise seçim arifesinde farklı siyasi ve toplumsal kesimler arasında kurulabilecek demokratik diyalog açısından önemli bir örnek oluşturmuştur. Kürt sorunu, hukuk devleti, demokratikleşme, temel hak ve özgürlükler ile siyasal temsil gibi konuların Meclis zemininde tartışılması gerektiği yönündeki yaklaşım, Türkiye'nin demokratik geleceği açısından önem taşımaktadır. Sonuç itibarıyla 14 Mayıs seçimleri, yalnızca cumhurbaşkanının ve milletvekillerinin belirleneceği bir seçim olmaktan öte; Türkiye'nin siyasal yöneliminin, yönetim modelinin ve demokratik kurumlarının geleceğinin tartışıldığı tarihsel bir eşik niteliği taşımıştır. Sandıkta ortaya çıkacak tercih, yalnızca iktidarın kim olacağını değil; Türkiye'nin demokratikleşme, hukuk devleti, parlamenter sistem ve siyasal temsil alanlarında hangi yönde ilerleyeceğine ilişkin toplumsal iradeyi de ortaya koyacaktı. Bu nedenle 14 Mayıs 2023 seçimlerini anlamlandırırken, yalnızca seçim sonuçlarına değil, seçime giden süreçte ortaya çıkan ittifaklara, siyasal müzakerelere, toplumsal taleplere ve yönetim sistemi tartışmalarına birlikte bakmak gerekmektedir. Muzaffer Kalaba 30.10.2023
Düzenleme: 09.08.2026 / 02:10
Kapat/(ESC)
Yorum Düzenleme

Yeni Üyeler

  • MahzungülünŞifası
  • sevvalgnd
  • _MaHzUn_
  • ozantmw
  • AdemMutlu
Kapat/(ESC)
Tavsiye
Adınız:
Sizin eposta adresiniz:
Alıcının eposta adresi:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
İletişim
Adınız:
Eposta adresiniz:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir