hep bir habersiz gidiş,
hep hazin elvedalar...
hep vefasız yarlar,
ve hiç bitmeyecek gibi duran kanayan yaralar
yeterin beee saçmalamayın artık!
hiç kimseyi ölesiye sevemez insan
seviyorsa da sevemez!
sevse de an bi an onu düşünerek yaşayamaz
en azından bir an yüreğini duymayabilirsin
hadi amaa o kadar da arabesk değildir
aşk acısı!
onun da bi ağırlığı,olgunluğu,
kendine has bi sessizliği olmalı
sanki O gidince zaman duracak
sanki o gidince kalbin buna daha fazla dayanmayacak
sanki
hayat ondan ibaret kalacak
o öldü diye ölecek tüm tabiat
ya da o gitti diyee...
ya da bunun gibi ve benzeri romantik sonlara inat:
değil işte kandırmayın bee kendinizi!
değil böyle aşk!
değil böyle sevda!
değil böyle: nefes bile almaz insan!
bu ne çelişki değil mi?
şair adamsan abartacaksın elbetki
tarif etmekte güçlük çektiğin için
olmayacaklar oluverecek
ve bir düğüm kitlencek boğazına
sen yutkunmak istedikçe gitmeycek
hep kanamayacak yaraların
ama bi şarkın,türkün olacak hep
yaralarını kaşıyan...
yanaklarından döküldüğünde bir damla gözyaşın
sebep ya da bahane bulamayacaksın
yanağını sildiğin anla gerçeğe adım atacaksın
aşk ancak o alemde yaşanabiliyor
bir yudumluk saltanatın işte
rüyaların,hayallerin...
gerisi de boş bomboş
kıytırık bi hayat işte!
sevmeye değer insanları
sevmeye değer bir insanı
sevmeye değer gene dee
her şeye rağmen!!