ufukta belirir gibi olunca geleceğim.
ölümü aklımdan herkes gibi atamadım ki neyleyim?
rabbime düştü aklım.
bir yarım sızlamakta hala sızım sızım...
bir ney sesinin girdaplarında,
bir çay sularınn kıyıalarında ince bir kamışım ben.
ney benim.
ya ben ne-yim?
şükür ki varım ,ya olmasa idim
bir ince çizgide kendimden uzak durabildim
yakalandım ve de herkes gibi
arzularıma,tutkularıma verdim tavizler...
korkmadım kendimle yüzleşmekten
düşünmekten çekinmedim
kaplumbağa adımlarıyla ilerliyorum gene de
o kadar çok ki bilmediklerim
öğrenmeye çalışma hevesinde yandım
hiç ama hiç bir şey bilmediğimi bildiğim halde
sor(g)ularım bitmiyorum hiç
yaşıyorum öyleyse öyle değil mi üstat?
tefekkür zemininde de olsa benim ibadetim
tasavvuftan öteye geçmese de benim şeriatim
gene de imanım iman
müslümanım vesselam!
ya gereğine uyacağız
ya asimile olacağız modernoloji dininde
batı literetüründeki sözcüklerle hissedeceğiz
ya da paraya iman edeceğiz
dünyaya iman edeceğiz
ya müslümanlığın gereğine hizmet edip
hayrın suyundan içeceğiz
ya bu kanlı orta doğu köprüsünde
kardeşlerimizin üstüne basıp o öte tarafa geçeceğiz
ve altımızda mahşeri bir kalabalık
bilecek miyiz acep?
böyle gidersek
cehennemin dibine gireceğiz
nazım
17.12.2007 / 23:49
şiiriniz, baştan sona kadar konuya hakim ..
salt ve lirik bütünlüğü, çok güzel icra etmişsiniz tebrikler...
şiirim içinde bulunduğunuz değerli yorumunuz için müteşikkirim
esenlikle kalın...
nazım
17.12.2007 / 23:49