Bir şehir ötemde ölüm
Bir şehir ötemde yaşam
Hanın birinde bir misafirim
Bir hancının ismini biliyorum bir kendi ismimi
Arada soruyorlar:
Nereden gelip nereye gidersin?
Söz bulamıyorum gülümsüyorum
Israr etmeden uzaklaşıyorlar
Sonra dervişler uğruyor arada bana
Hasbi hal ediyoruz
Bahsediyorlar büyük vuslattan
Derin derin dokunduruyor sözün teline üstadım
Derin derin üflüyor boğazına hayatın
Öyle inliyor ki, içimiz parçalanıyor
Ağır başını kaldırıyor yerden
Ve diyor ki:
Biz de gurbetteyiz kardeşim
Hem de hiç dinmez bir gurbette
Ömrünün son nefesine dek süren bu âlem
Bir gurbettir işte bizlere.
Sonra oturuyoruz dergâhımıza
Ellerimiz dizlerimizde
Kulaklarımız da,
O güzel sesli de
Ve bir de o güzel nefesli de…
“Neyleyim dünyayı bana Allahım gerek
Gerekmez masivayı bana Sübhanım gerek
Ehli dünya de ehli ukba de
Her biri bir sevda de
Bana Allahım gerek
Beyhude hevayı kul hakkı bulana gör yahu hüdayinin sözü bu
Bana Allahım gerek
Bana Sübhanım gerek!”
(öyle çok isterdim ki: böyle inceliklerin olduğu, böylesine anlamlı bir yaşamı; uhrevi hayatı düşünüp bu dünyayı bir pula satmayı… Dervişlerin gönlüne sahip olup kendimi aşkın odunda yakmayı… O âlemde yaşayıp o âlemde ölmeyi… Bir nefes orada tadıp da nefsimi öldürmeyi…){s:026}
bilgisayarım
23.12.2007 / 17:42
ÇOK GÜZEL ANLATMIŞSIN SEVGİLİ YAREN DÜŞÜNCELERİN ÇOK ANLAMLI SEVEREK OKUDUM SEVGİLER İYİ AKŞAMLAR{s:015}{s:027}{s:029}{s:030}
bilgisayarım
23.12.2007 / 17:42