kadın!
o bembeyaz teninden de beyaz kefen
o heykel gibi
put gibi vücudundan da
beyaz...
bir zamanlar tebessümle kıvrılan
kırmızı dudakların
yitirir rengini morarır,
morarır,soğur
kırışık ya da taze vücudun...
naısl ölürsün nerde ölürsün bilemem
bildiğim,o anı görmeyeceğim
elinden tutan birisi olur belki
belki ölümün bir çığlık olur
iner yüreğime,
çok ötelerde...
hissederim göçtüğünü kadın!!
inanmadın!
inanmadın ne bana ne doğruya
inanma zaten artık
yalandı söylediklerim yalan kadın!
yalandı seni sevdiğim mesela...
öldüğün o gün
ben hayattaysam hala
üzülmemi umma
bir inme,bir çığlık düşecek
evet,evet yüreğime
ama bir damla göz yaşı düşmeyecek
-ahdım olsun-
düşmeyecek yere.
sen senin için önce ağladıklarıma say
düş hesaptan!
ben habersiz olacağım
öldüğünden kadın...
beyaz kadın
sevdiğim...
bir zamanlar...
(biraz kurmaca yapayım istedim,şiiri benden bağımsız düşünün.kişi ve kuruluşlar tamamen hayal ürünüdür{s:027})
rapoet
07.04.2008 / 16:49