zaman kavramının kaybolduğu
bir dönemdeyim
siyaha muhtaç bir griyim
saatim çalışmıyor yine
belirsizlik insanı öldüren şey
yükün acıyla artınca
belin ağrıyor yavaş yavaş
yaşamın ortası gibiyim
kendimi yıllar boyunca susturdum
attım bir kuyuya benliğimi
içimdeki savaş biterse eğer
çıkarırım seni ordan gün seğerse
acıyla yoğrulmuş hayat
bir meyvenin olgunlaşması gibiydi
şayet çürürsen eğer
sende dalından düşerin farketmeden