Şiir Defteri

DÖNÜŞÜNE ANILAR SERDİM, GÜNEŞİNE HAYAL

Yazan: Kadirce
22.06.2020 / 17:14
119 kez görüntülendi
2 yorum yapıldı
DÖNÜŞÜNE ANILAR SERDİM GÜNEŞİNE HAYAL Boşuna mıydı gecenin şahit olduğu onca şölen Onca dolu çanta Neşe, coşku, heyecan... Şarkılar mırıldandığım onca safahat Hüznünde boğulduğum yıllar Boşuna mıydı kendimi kendimden çalışım Çok inceden, derinden, hissettirmeden... Dönüversem onca anının telaşesine Midemde sızı Her yanı saran bir hüzün. Dünüyle bu günü kavga etmemeli insanın, Dününde toplayabildiklerini taşıyabilmeli şimdiye; Eğer taşıyamazsa Eğer geçmişi kilidi bozuk bir sandıkta mahpusluksa Kirli, paslı bir bulanıklık sarar etrafı naftalin kokulu Sabahlarında. Boşuna mıydı onca sevinç kırık sevdaların Eteklerinde Koşulsuz kabullerle bohçama sığdırdığım Üç çift mavi göz! Minicik eller, ayaklar Ninnisini söylediğim onca baharlar Onca tomurcuk Dallarında baba açan ağaçlar... Vahşidir orman; Hele ki karanlık kuşatmışsa Vampir geceler emer kanını doyumsuz. Şimdi kaç milyon fidan, bir ağaç, Kaç yaşanılan bir anı olur; Kaç hasret durdurabilir atardamardaki kanı? Öyle yorgun, öyle bitkin ki zaman Her anına bir yalan Her yalan Kocaman. Üşüyorum; üşüyorum nedensizliğin ayazında On cevabım olsa da her bir soruya Kelimeler yorgun, cümleler harabe olmuş, Kağıt bıkmış onca gezinmesinden kalemin; Dursun artık bu aymazlık! Çünkü üşümek titretiyor içimi Ve titredikçe içim Artıyor hem gecesine hem gününe sövdüğüm, Dönüşüne sövdüğüm küfrün şiddeti; Dur artık dönme! Yuttuğun onca hikâye Yok olan onca var sandıkları ademin, Sarhoşluklarım, Hiç üşenmeden bir bir saydıklarım, Sen o yana giderken, bu yana gitmelerim, Gidememelerim... Ama istemesi, durmamacasına istemesi içimin; İflah olmayan çığlıklarım Fazilet diye bildiğim çaresizliğim, Dur artık içim. Bak ağlıyorsun! Onca yaş sel değil mi uçsuz bucaksız da olsa hayal; Mesela, yarını avans istesem şimdiye Sadece umudu ve hayali verebilir. Yüz umut ve hayal Şimdinin bir gerçeği olabilir mi? Dünün birikenlerini koysam şimdiye, Yine borçlu çıkacaksam Hepten mi boşunaydı yaşanılan. Dur artık gitme! Hem sen giderken birikiyor acı. Bir kere dönüp baksan, Bir gün bakmasam, Ben de bir rüzgâr olacağım Katılacak önüme yaprak, bulut Yağmurlar yağacak belki sonuna baharın; Bir kere baksan dönüp, Utanacaksın! Boşuna döndüğün onca yıl etrafında güneşin. Ve bileceğiz ikimiz de dünyam Zıtlık kerametidir alemin. Ama olmaz değil mi? Keder kalacak kucaklarımızda Keder yağacak gözlerine insanın; Onca asır Onca çığlık Onca acı doyurmamışsa Hem seni, hem beni Olmaz değil mi bensiz dönmen Sensiz durmam, lime lime de olsa bilincimin ötesi. Öyle ki, sevda çanları çaldığında Bütün kapaklarını açıyor yitik zamanlar Ve yeniden başlıyor hikâyesi yazgının; Çünkü sen dönüyorsun ya Ben de dönüyorum; hem iki defa. Birinde sen içine alıyorsun beni Diğerinde aşina olduğum sarhoşluğum Dönüşümün kaderi. Ya sen bırak sevdanı sönsün güneşin Ya ben sevdalanayım duruşuna güneşin; Ya da bitsin bu çile, onca sefilliği Nefes alışverişin...
Düzenleme: 22.06.2020 / 22:07

bilalozturk


22.06.2020 / 17:49
Kalemine sağlık azizim.

Kadirce


22.06.2020 / 22:00
Teşekkür ederim güzel temenniniz için; kalemlerimize sağlık.
Kapat/(ESC)
Yorum Düzenleme

Yeni Üyeler

  • Kemal80
  • Mismail
  • bluesky14722
  • rodoza_006
  • Akis
Kapat/(ESC)
Tavsiye
Adınız:
Sizin eposta adresiniz:
Alıcının eposta adresi:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
İletişim
Adınız:
Eposta adresiniz:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir