Bir kış akşamında unutmuştu sevmeyi
Kalbi sanki donmuş gibi duygusuzca duruyordu
Buz kalıbı haline gelmiş kar üzerinde yürürken
Gökyüzünde kendisi gibi yalnız olan ay’ı seyretmeye daldı birden
Ve o akşamın 14 Şubat olması bir şey ifade etmiyordu onun için
O soğukta saatlerce yürüdü ve düşündü kendini kaybetmişti
Yalnızdı ve yalnızlıktan korkuyordu yada öyle kalmaktan
Bir dost sesine sığınmaya çalıştı ama başaramadı
Titreyen elleri ona izin vermemişti yada yüreği
Haykırıp sesini bütün dünyaya duyurmak istedi
Ama soğuktan titreyen dudakları şimdide buna izin vermiyordu
Duygusuzca titreyerek geceye noktayı koydu.
Sabah olduğunda değişen tek şey gökyüzü olmuştu
Yalnızlığı paylaştığı ay yerini parlak güneşe bırakmıştı
Günler hiç değişmeden bu şekilde sürüp gitti
Taki yaz’ın habercisi ilkBAHAR gelinceye dek
Artık kendinde farklılıklar hissediyordu
Gözlerinden yaş damlaları akmıyordu artık
Kalbindeki buzlar erimeye başlamıştı
Ve artık yüreği kıpır kıpırdı yerinde duramıyordu
Çünkü duyguları yeniden canlanmaya başlamıştı
Gözlerinde güneşin parlaklığı vardı
Yüreğinde büyük bir sevdanın mutluluğu
Kalbi sadece onun için atıyordu çılgınca
Delice bir aşkın seline kapılmıştı sanki
Sonunda anlamıştı bütün bunların nedenini
Çünkü artık yüreğinde BAHAR gülleri açmaya başlamıştı.