Gözleri nemli, soğuk bir sabahın sisini sevdim
Yanık türkülerin makamında sesini sevdim
Gecelerin buruk yüreğinde yasını sevdim
Bir hayal uğruna, bir hayal uğruna
Çiçeklerin feryadını, baharın kışını sevdim
Gönlümü sele veren gözlerin yaşını sevdim
Ölmeden öldüm, mezar taşını sevdim
Bir hayal uğruna, bir hayal uğruna
Diyarımdan kopup yaban elleri sevdim
Hazan mevsiminde kokmayan gülleri sevdim.
Sevdadan korkup tutulan dilleri sevdim
Bir hayal uğruna, bir hayal uğruna
Yalnız sevda için kurumuş dalları sevdim
Her karışı sensizliği kusan yolları sevdim
Ömrü çalan, yalan yılları sevdim,
Bir hayal uğruna, bir hayal uğruna
Kumsalda dalgalara meydan okuyan izleri sevdim
Kaybolan ümitleri, acı dolu gözleri sevdim
Her kelimesi kurşun olup vuran sözleri sevdim
Bir hayal uğruna, bir hayal uğruna
Aşk ile vurulmuş, yürekten sızan kanı sevdim
Kadere boyun bükmüş cansız canı sevdim
Bir de kırılan kalplerde yalnız seni sevdim
Bir hayal uğruna, bir hayal uğruna
Abdullah KABATAŞ
yedinci_mektup@mynet.com
abdullah_kabatas@mynet.com