Hangi acılarla sürdüm yüzümün tarlasını
Hangi yarıklara doldu gözyaşlarım
Kurak sevdalara nehir olmuş zaman
Sen misin ey gönül den tutan fasl-ı bahara
Bekleşirken sırada yüz binlerce hazan
İçimden kalkıyor sanki tüm vapurlar
Felaket kapımda bekleyen yoldaş
Bu cürmümü örter mi bir avuç kar
Bu korku büyür mü böyle yangına eş
Bir okyanus örter mi binlerce yüreği
Bir sürgüne mi çıkar bütün sokaklar
Neylersin başlamışsa bir gün mazlum süreği
Bir baharı bir güvercin kanatlarında saklar
Tebessümler el çekmiş her mısradan
Kahkahalar kovulmuş yüzümün aynasından
Ben vuslatı artık ecelime eklerim
Gelirsin diye musallada bile beklerim
M. Bayram ÇELİK
mbayram
30.05.2006 / 17:28
Birinci beşliğin dördüncü mısrası "Sen misin ey gönül dem tutan fasl-ı bahara" olacaktı ,
düzeltir
özür dilerim
#1
Fıratın-Hüznü
30.05.2006 / 17:58
Sessizliğin sesini yakalama gayreti, ya da hareketsizlik içinde dinamizminiz var.
mbayram
30.05.2006 / 17:28
Fıratın-Hüznü
30.05.2006 / 17:58
Samanyolu
30.05.2006 / 20:13