sahi, neydi aşk ?
şarabım bardağımdan taştı
yeşil mobilyada iz bıraktı,
daha sık bakmayı ihmal ettiğimiz
yüreklerimiz nasıl da maunlaştı.
aşk, içimizde bir macera mıydı?
aşk önümüzdeki maun mobilya mıydı?
aşk önce kadınlar sonra şarap mıydı?
aşk şaraplaşmış, hep onyedi yaşındaki
hayallediğimiz kadınlar mıydı?
aşk kasaba meydanları mıydı ?
doğurttuğumuz, doğurduğumuz
anası babası olduğumuz
çocuklar mıydı ?
aşk…
yoksa aşk,
beynin kıvrımlarından süzülüp
sidik kanallarımıza dökülen
ellerin ayakların kasıldığı
şehlalaşmış hazlar mıydı ?
sahi, söyler misin, neydi aşk?