Yazardan en yeniler OLAMAYIŞSEN GEÇİP GİDERKEN ŞADAN, ŞUH...GİDİŞİN'E...Mayıs Aydınlığıma...Girdapta Bir CanMONNA ROZABİR ÇAĞIRSAN...ANILARAYAZIK BU ÇOCUKLARASİZİN İÇİN (paylaşım)SAZIMA(Paylaşım)beşinci mevsim (paylaşım)OLVİDO (PAYLAŞIM)İTİRAF(PAYLAŞIM)Unutmak İçin Sevmedim(Paylaşım)SESLENİŞ monna rosaDÖNDÜK!AĞABEYLERİM!SAKARYAVAkİt gELdİmİselam Tümü Vakit, ayrılığım vaktidir. Üzülme gülüm, ağlama. Vuslata, dağlara koşarız gün olur, Elbet, bizi de anlayan bulunur. Gündür, geçer nasılsa. Öfkemin suladığı güller, Kekik kokan yüce dağlar Verir omuz omuza, Geçit vermez sarplardan; Yol indirir yurdumun enginlerine, Uzanırım sana Kars’ tan Edirne’ ye. Eğer, kaderse bu kara yazı... Bir kurşun gibi, saplanmışsa alnımıza... Ve gurbet varsa bahtımızda... Görünen yollar, düşman değildir artık. Vuslat varsa eğer sonunda, Erciyes’ ten uzanıp enginlere Tutacaksam ellerini... Düşmanlarım, çatlayacaksa kahrından... Yüreğime, bir damla su düşecekse... Demir parmaklıklar kalkıp, Perdesiz göreceksem yüzünü... Ağlama, Ayrılık değildir bu. Pranga vurulup ayaklarıma, Kelepçe takılınca kollarıma, Adresim bellidir artık. Yolumu çizmiştir kader, Mektup vaktidir gayrı. Dedim ya, Vakit, ayrılığın vaktidir. Alim Allah(c.c.), Bilir figanımı. Kahhar Allah(c.c.), Komaz ahımı zalimlerde. Katran karası geceler, Şafak sancısına vurulur; Zafer türküleri duyulur: Güneşin, arza saplandığı yerden; Arşa yürür ayak seslerim. Ve gelince o gün, Alnından öpeceğim seni.
cimcime
06.11.2005 / 13:09