Bulutlar gri, gökyüzü dalgın,
Yağdı yağacak yağmur ardından,
Damlalar ince ince cama dokunur,
Gökyüzü usulca içini dökerken
Toprak uyanır derin uykusundan.
Yağmur damlaları camları siler,
Her damla bir özlem, bir hatıra,
İnceden toprak kokusu yayılır,
Bir anne şefkati gibi sarar havayı,
Bahar dolar içimize nefes nefese.
Rüzgar dalların saçlarını tarar,
Ağaçlar yeşil düşler görür yeniden,
Tomurcuklar sabrı çiçeğe çevirir,
Güneş altın bir tebessüm bırakır
Islak yaprakların kirpiklerine.
Bahçeler sessiz sessiz giyinir,
Çiçekler renkli elbiselerini seçer,
Mor menekşeler göğe göz kırpar,
Sarı papatyalar güneşi taklit eder,
Kırmızı güller yanaklarıyla baharı öper.
Kuşlar gökyüzüne neşeden türküler asar,
Dereler gümüş bir şerit gibi akar,
Her damla toprağa yazılmış bir şiir,
Her filiz karanlığa verilmiş cevap,
Her çiçek yeniden başlamanın adı.
Ve bahar gelir ince bir sızıyla,
Ne kapıyı çalar ne de izin ister,
Bir anne eli gibi dokunur yüreğe,
Bir çocuk gülüşü gibi çoğalır içimizde,
Umudu yeşertir en kurak yerimizde.
Bulutlar dağılır, gökyüzü maviye döner,
Yağmurun sesi uzak bir ninniye benzer,
Toprak kokusu ruhumuza işler,
Dünya yeniden sevmeyi öğrenir,
Ve insan, baharla birlikte
Kendi içinde bir kez daha çiçeklenir.