Bir evin penceresinden bakan kimse dünyayı baktığı pencerenin büyüklüğü kadar görebilir.Bu siteye üye olalı bir kaç gün oldu.Ama şaşırdım.insanlara şaşırdım,eleştirilere şaşırdım.burda gönül insanlarını bulacağımı sandım.Baktım ki bir çoğumuz kendimizi ispat için burdayız.Hani biraz üzüldüm işin aslı.Burda şairler olur sandım. Ve bir kaç tenede buldum.ŞAİR: duyguyu gönül gergefinde kelimelerle ince bir oya gibi işleyen ve kocaman yüreği olan insandır.Eleştirirken yüreklendiren yüreklendirirken kocamanlaşan insandır.Kırarak eleştirmeler,söverek cevap vermeler.Herkes aynı kaltede ve güçte şair olamaz.farklılıkları vardın herkesin herkesten.tıpkı zebralar gibi,hiç birinin çizgileri diğerini tutmaz ama bakıldığında aynı gibi görünür ve zebra olduğu anlaşılır.şairde öyledir.kelime dizişi,duygu dağarcığı ve olaylardan aldığı his farklıdır ama şairdir.Bir Nazım Hikmetle bir Ahmet Arif,bir Attila ilhanla bir Karacoğlan gibi.hangisi daha iyi şairdir.seçim yapabilecekmisiniz.o yüzden eleştirirken kırmak neye yarar yada eleştiriye karşılık verirken sövmek.Eleştiren insan eleştirdiği şeyi iyi bilen insandır.Ama gönül adamıysa kırmadan eleştirendir.büyüklük yapmaktır yıkmak değil. ŞAH HATAYİ:
HATAYIM hal çağında
Hak gönül alçağında
Yüzbin kabe yapmaktır
Bir gönül al çağında. diyerek ne güzel belirtmiştir alçak gönüllülüğü. unutmayın oda bir şair ve gönül adamıydı