Şiir Defteri

SEZEN AKSU'NUN 'DELİ DİVANE' ADLI MÜZİĞİNİ ELEŞTİRİM (DENEME)

Yazan: Birturkbilgesi
14.06.2021 / 12:09
114 kez görüntülendi
0 yorum yapıldı
Bir toplumu eğitmek o toplumun siyasetçilerini, ve ünlülerini eğitmekten geçer çünkü hem onlar toplumları yönlendirir, hem de onların arkasından milyonlarca insan gider. Bu nedenle ki siyasetçileri ve ünlüleri sürekli eleştirmek gerekir, bilim ve ahlak ile yani mantık ile yani beyin ile yani ruh ile. Müzik sanatını yalnızca ses güzelliği sananlar var oysa Atatürk de, Muhammed de 'Önce bilim ve ahlak' dedi yani ses güzelliği yanında bir de bilimsel ve ahlakçı bir ruh gerekli, doğru sanat için de, doğru sanatçılık için de yani yalnızca sese değil beyine, ruha, ahlaka, kişiliğe de bakmak gerekir yani doğru sanatçı da, doğru ünlü de hem bilimsel olan, hem ahlaklı olan, hem kötü alışkanlıksız olan, topluma yanlış ya da kötü örnek değil doğru ve iyi örnek olan insan demektir. Sanaat(Sanat) da, sanaatçı da 'naat' sözcüğünden dolayı 'övülen' demektir ki bilime ve ahlaka aykırı birşeyin övülmesi ne doğrudur, ne iyidir, ne akıl-ruh sağlığına uygundur, ne demokrasiye uygundur, ne dine uygundur, ne özgürlüğe uygundur, ne de insancalığa uygundur yani sanaat da, sanaatçılık da 'naat' kökünden dolayı övünçlülük yani onurluluk gerektiren bir dünyadır yani akıla ve ahlaka aykırı durumlar da, akıla ve ahlaka aykırı şeyleri övmek de sanaata ve sanaatçılığa girmez yani akıla, ahlaka, insanlığa aykırı şeylere sanaat, böyle kişilere de sanaatçı denilemez, doğru toplumda, doğru dünyada, doğru hayatta; bu nedenle ki porno da, sıtriptiz(striptiz) de, dansözlük de, fuhuş da sanaat değildir. Dünya; 'Önce bilim ve ahlak' diyen Muhammed'e de, 'Önce bilim ve ahlak' diyen Atatürk'e de sırtdönünce ortaya akıldışı, ahlakdışı, küresel, ve derin bir merkezin dünyayı akıldışı-ahlakdışı bir duruma yönlendirmesi durumu ortaya çıktı. İnsanlık; bilimselliğe ve ahlakçılığa uzak olunca, dünyanın pusulası olarak akıldışı-ahlakdışı Batıya yöneldi çünkü beyin öyle ya da böyle de olsa düşünmek, insan da öyle ya da böyle de olsa kendini aklamak, doğrulamak gereksinimi içindedir. Akıldışı, ahlakdışı, barbar, küresel, ve derin bir merkez demokrasi, özgürlük, çözüm, mutluluk, doğru diye astroloji, medyumluk gibi şeylerle insanlığı bilimdışılığa; akıldışı-ahlakdışı moda türü, akıldışı-ahlakdışı turizım(turizm) türü, akıldışı-ahlakdışı sanat türü, akıldışı-ahlakdışı siyaset türü, akıldışı-ahlakdışı ekonomi türü, hazcılık, nefsçilik, ve cinsellikçilik gibi şeylerle de ahlakdışı bir dünyaya doğru götürmekte ki bunun için en uygun araç olarak da durum ki hertürlü(her türlü) akıldışılığa ve ahlakdışılığa moda diye koşmak eğilimi yetişkin insan erkeğinden daha yüksek olan yetişkin insan dişisini görmekte ki heryan(her yan) yetişkin insan dişisinin ahlaka aykırı modası, ve ahlaka aykırı yetişkin insan dişisi ünlüsü türü ile dolmakta. Bilimden ve ahlaktan uzaklığın insanları da, toplumları da, insanlığı da, dünyayı da yalnızca bilime ve ahlaka aykırı bir duruma değil barbarlığa götüreceği de açıktır çünkü savım ki ahlak zekanın, akılın, mantığın, beyinin, ruhun, akıl-ruh sağlığının zirvesidir; nefs de hem en büyük cehalettir, hem tüm kötülüklerin nedeni ve amaçıdır(amacıdır), hem de akılı, mantığı, ahlakı, vicdanı, akıl-ruh sağlığını olumsuz etkiler. Durum ki bu merkez en zayıf halka olarak yetişkin insan dişisini değil, akıldışı-ahlakdışı ünlü türünü de görmekte ki son zamanlarda bu tür ünlüler dünyaya, insanlığa, ve ülkelere, toplumlara önder, lider yapılmaya çalışılmakta, örnek ki para bağışı, çevre sorunuları(sorunları), hayvan hakları, doğa, iklim gibi konularda bu tür ünlüleri öneçıkarmak(öne çıkarmak) ile. Atatürk 'Sanatsız kalmış bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir' derken önce 'Bilim ve ahlak' dedi çünkü 'Benim sözümle bilimin ya da ahlakın sözü çelişirse benim sözümü değil bilimi ve ahlakı dinleyin' dedi oysa günümüzde sanat bilime ve ahlaka aykırı bir dünya, ve böyle bir dünyanın geçimi ve ünlenmesi durumu olmakta. Gerçek ki bilime ve ahlaka aykırı bir sanat ancak bedenin, insanlıkdışılığın, mantıksızlığın, ilkelliğin, barbarlığın gıdası olur, ruhun değil. Ruhun gıdası olan müzik ise bilime ve ahlaka uygun olan müziktir. Akıldışı, ahlakdışı, barbar, küresel, derin merkezin etkisi olarak sanat hem akıldışı ve ahlakdışı olmakta, hem de barbarlaşmakta; bu nedenle ki müzik 'Yakarım, yıkarım' gibi tehdit ya da barbarlık, vahşilik sözleri ile de dolmakta yani ruhun gıdası olması gereken müzik insanlığın düşmanı duruma gelmekte tıpkı akıldışı-ahlakdışı moda, akıldışı-ahlakdışı pılajlar(plajlar), akıldışı-ahlakdışı siyaset, akıldışı-ahlakdışı kapitalistler gibi. Nefs hem insana hem de insanlığa o denli zararlı bir sonuç getirir ki Muhammed de 'Sultanlarla düşüpkalkan alim bile hırsızdır' demiş, nefsçiliğin alimi bile alimlikten de, dinden de, insanlıktan da çıkarabileceğini söylemiştir oysa görünmekte ki sanat nefs ile düşüpkalkmakta, öyle ki giyim olarak bile ahlaksızlıkla. Gerçek ki bilime ve ahlaka aykırılık hem insanlığa, hem Türkiye'ye düşmanlıktır çünkü evrenin en doğru tek yolu 'Bilim ve ahlak' birlikteliğidir; oysa bir de genelde ünlülerin, özelde ise sanatçıların durumuna bakın., Türkiye'de; biryandan toplumdaki genel şiddet durumuna, biryandan kadına şiddet durumuna karşı tepki gösterilirken biryandan da tuhaf ki genelde sanatçılarda, özelde ise dişi sanatçılarda şiddet, saldırganlık, tehdit, ilkellik, ve barbarlık durumu görülmekte; 'Şurayı yakarım', 'Burayı yıkarım', 'Ayağının tozu olurum', 'Sen biryana, dünya biryana', 'Senden başkası umurumda değil', 'Ya beni sev ya öl' gibi. Açık ki bu durumlar insanlığa da, insanca olmaya da, demokrasiye de, ahlaka da, dine de, akıl-ruh sağlığına da aykırı şeylerdir; peki pısikologlar(psikologlar), pısikiyatırlar(psikiyatrlar), Sağlık bakanlığı, Aile bakanlığı, Gençlik bakanlığı, Kültür bakanlığı, Milli eğitim bakanlığı nerede? Sezen Aksu isimli, üstelik de bayan, yoz sanatçının 'Deli divane' isimli müziğinde de benzeri bir durum görünmekte. Bu müziğin sözleri şöyle: 'Ne olur korksam, ne olur korkmasam Duruyor mu damarda akacak kan Ne göreyim, fırlamış yerinden Yetişemedim yüreğimin arkasından, Sende ne var, akıl fikir ermez Düşüne düşüne vakit kaybedilmez Vurulacağı günü büyücü de bilmez Ne gelecekse başıma gelsin, aşktan, Kaçırayım mı seni gece inince Ay bulutun ardına gizlenince Yıkıp indireyim mi bu memleketi Sen evet deyince, Deli divane, deli divanenim işte.'. Ülkede; genelde şiddete, özelde ise kadına şiddete, ve kadın cinayetilerine karşı çalışılırken 'müzik' diye bu sözler de nedir böyle; açık ki yangınakörüklegitmek/yangına körükle gitmek etkisi ya da durumu yaratabilir bu sözler değil mi? Bu sözler açık ki medeni olmayan bir dünyaya yönelimin içeriğidir. Ya sen kimin memleketini yıkıp indireceksin, sen kimin memleketini yıkıp indiriyorsun? Bu memleketin sahibi var, 'Bilim, ahlak, ve bu millet'. Sanat mı bu, sanatçılık mı bu, aydın insan olmak mı bu yoksa çetelere özenmek mi tam da bir çete liderinin videoları gündemde iken? Nedir, sanat diye bu feodal, barbar yaklaşım müziğe ve aşka? Böyle, akıldışı, mantıkdışı, insanlıkdışı durumlar açık ki hem eğitimin sonuçlarını boşa götürebilir, hem de üniversite mezunularının bile yanlış bir dünyaya gitmesine neden olabilir çünkü insanlar, ve toplumlar genelde ünlüleri, özelde ise sanatçıları da kendilerine örnek alırlar. Doğru insanı da, doğru sanatçıyı da ancak 'Din bilim, ahlak, mantık, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, gösterişsizlik, israfsızlık, nefssizlik, ve bunlarla inzivadır' diyen Din hadisileri'nin tanımladığı doğru dine uygun insanlarda bulabilirsiniz. Evet; Türkiye toplumu da, tüm insanlık da 'Din bilim, ahlak, mantık, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, gösterişsizlik, israfsızlık, nefssizlik, ve bunlarla inzivadır' diyen Din hadisileri'nin tanımladığı doğru dine sarılıp doğru sanatı da, doğru sanatçıyı da, doğru ünlüyü de, doğru yöneticiyi de, doğru eğitimciyi de doğru seçmek zorunda; hele ki kendine bir de 'Dinli' ya da 'Demokratik' diyorsa. Sanat diye hem toplumun parasını almak hem de topluma yanlış, kötü şeyler öğretmek durumu demokrasiye de, laikliğe de, özgürlüğe de, ahlaka da, dine de, insanlığa da, sanaata da, sanaatçılığa aykırı bir durum oluşturur. Bu nedenle ki sanaatçılar kendilerine nefsi değil dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı dini amaç edinmelidirler. Topluma ve insanlığa 'Delidivanelikler' değil alimlikler, alimelikler; Delidivaneler değil alimler, alimeler gerekli. Necdet Gürçiftçi Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge İnternette yayınlandığı zaman: 14.6.21/12.09
Kapat/(ESC)
Yorum Düzenleme

Yeni Üyeler

  • haldunonder
  • ŞairNigar
  • Tomriss
  • Beka
  • Uzakliman
Kapat/(ESC)
Tavsiye
Adınız:
Sizin eposta adresiniz:
Alıcının eposta adresi:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
İletişim
Adınız:
Eposta adresiniz:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir