Şiir Defteri

KANSERE VE BARBARLIĞA KOŞAN TOPLUM (DENEME)

Yazan: Birturkbilgesi
17.06.2019 / 09:58
135 kez görüntülendi
0 yorum yapıldı
Türkiye toplumu 21. yüzyılda bilimin, teknolojinin; eğitim ve hayat(yaşam) olanaklarının bunca büyük yükselişine karşın felsefeye, bilime ve dini tanımlayan Din hadisileri'ne yani özetle bilimsel olmaya ve ahlaka ya da alim, alime olmaya koşmak yerine tuhaf ki başta da sürekli dinden, imandan söz eden bir siyasi iktidar ve ülkede 200'den çok üniversite de olmasına karşın mantığa aykırılığa ve ahlaka aykırılığa koşar bir eğilimde. Bunun bence iki temel nedeni var: 1- Ülkede bunca üniversite olmasına karşın, bilimdışı bir siyasi iktidarın varlığı., 2- Moda denilen akıldışılık ve ahlakdışılık. Yani örnek ki 10 Tb'lik bir harddiske doğru, güzelim bilgileri kopyalıyorsunuz, yüklüyorsunuz, bir virüs gelip harddiski çökertiyor; yani bilime aykırı siyası iktidarın, ve akıldışı-ahlakdışı modanın yaptığı şey bence budur yani bu durum pişmiş aşa su katmaktan farklı birşeydir çünkü pişmiş aşa su katılıp çorba yapılabilir ancak o durum pişmiş aşın yanıp kömür olması gibidir. Yani herşeyden önce; Türkiye'yi felsefe, bilim, ve dini tanımlayan Din hadisileri yani bilim ve ahlak üzerine kurmak gerekir yoksa hardiskler sürekli çöker ve sonunda da çöpe gider ki insan ve toplum için bu durum ahlakdışılık, uyuşturucu, suç gibi şeyler olur. İnsanı alim, alime yapan şey bilgi değildir, nefssizliktir çünkü nefssizlik bu dünyanın en büyük bilgisidir. Bu nedenle ki bir hadis 'Sultanlara düşüpkalkan/düşüp kalkan alimler de hırsızdır' der, bir hadis 'Ölmeden ölün' der, bir hadis 'Müminin evi sazdan, üstübaşı tozlu, yemeği kuru ekmektir' der; bu sözlerin anlatmak istediği şey nefssizliktir. Dinde; nefssizlik olmadan olmaz, istersen alim, alime ol; çünkü nefs hem en büyük cehalettir hem de kötülüklerin hem nedeni hem amaçıdır(amacıdır). Yani bir üniversitede Einstein ders veriyor olsa, o üniversitede nefse karşı eğitim verilmedikçe, dahiler çıkabilir ancak insanlığa aykırı dahiler çıkar, insanlığın başına bela dahiler çıkar ya da bir üniversitede öğretmenler de, öğrencilerde çırılçıplak olabilirler yani böyle de üniversite, eğitim olabilir ancak yanlış ve kötü olur yani zararlı olur yani bıçakla ekmek de kesilebilir parkdaki çiçekler de ancak zarar vermek için kullanmak yanlış ve kötü olur. Dinden imandan söz eden Akp döneminde ise ülke nefse boğuldu; zina suç olmaktan çıkarıldı, eşcinsel evliliğe bile izin verildi, heryer dine aykırı masaj salonu-sıpor/spor salonu-bar-pavyon-sıtriptiz(striptiz) kulübü-sexshop gibi yerler doldu, devlet kurumuları bile dine aykırı giyimli memurelerle doldu, sokaklar açıksaçık giyimli-daracık giyimli bayanlarla doldu, ülkede pirsing ve dövme gibi şeyler çoğaldı, çıplaklık mekanıları(mekanları) pılajlar-oteller çoğaldı. Dün Yalnızca yüzünü açabilmek olan bayan tarihi bugün sütyen-külot ortalıkta dolaşmanın tarihine dönüştü; moda denilen nefsin, akıldışılığın, ahlakdışılığın sayesinde; demek ki nefsin en tehlikelisi, en zararlısı modadır çünkü geneldir yani ortalık yerde yapılan ve tüm toplumca yapılan yani moda gerçekte toplumun, ülkenin, vatanın işgalidir. Nefs mantıksızlık ve tutarsızlık demektir; gerçeklere ve doğrulara sırtdönmek(sırt dönmek) demektir; bu nedenle ki felsefeye de, bilime de, bilimselliğe de, alimliğe de, alimeliğe de, dine de aykırıdır. Nefs başladı mı durmak bilmez, hep daha çoğunu ister, hep daha güçlüsünü ister, hep daha ağırını ister; bu nedenle 'bir sigaran birşey olmaz, bir biradan birşey olmaz, bir öpücükten birşey olmaz' gibi şeyler tuzaktır. Akp döneminde bunca bilimsel ve teknolojik gelişime karşın toplumda gözlenilen şey alimlik, alimelik, ahlak egemenliği, nefssizlik değil nefstir yani mantıksızlık ve tutarsızlıktır. Örnek ki çevreyi kirletiyor diye naylon/pılastik, plastik, pilastik poşet(torba) paralı yapılıyor ancak heryeri mangal denilen dumanlı barbarlık sarmakta. Sigara kanser yapıyor da mangalda et pişirmek yapmıyor mu? Mangal nedir yani mangalyapmak(mangal yapmak) yani mangalda et pişirmek? Orman yangınılarını(yangınlarını) önlemek amaçı(amacı) taşısa da herşeyden önce ilkelliktir çünkü bu tür yöntemlerle et pişirmek, yemek pişirmek elektıriğinelektriğin), tüpgazın(tüp gazın), doğal gazın icadından önceki çağlara ait birşeydir yani mangal bu açıdan ilkelliktir. 21. yüzyılda; yemek pişirmek için teknolojik olanaklar varken mangalda et pişirmek ilkellikte inattır, ilkellikte ısrardır ki bu da barbarlıktır. 21. yüzyılda, ülkemize ya da toplumumuza bakıldığında görülen üç büyük şey olur: 1- Çıplaklık., 2- Barbarlık., 3- Kansere koşum(koşmak). Bunca giyim olanakları varken bikini, mayo, mini etek, mini şort, cinsel sunumlu giyinmek, cinsel tahrikli giyinmek, cinsel tacizli giyinmek yani çıplaklıkta yani utanmazlıkta ısrar da barbarlıktır. En büyük cehalet nefstir çünkü nefs hem gerçeklere ve doğrulara sırtdönmek(sırt dönmek) hem de kötülüklerin hem nedeni hem amaçıdır yani nefs özetle bencillik ve sorumsuzluktur. İnsanlar sigarayı iki nedenle bırakabilirler: 1- Kanser olmamak için., 2- Topluma kötü, yanlış örnek olmamak için; ne mutlu ikincilere çünkü onlar yalnızca kendilerini değil toplumu, insanlığı, başkalarını da düşünenlerdir; kuşkusuz ki toplumu, insanlığı düşünenler yalnızca kendilerini düşünenlerden nitelik ve özellik olarak üstündürler, değerlidirler. Yani bence; mangal yapmak hem cehalettir hem de barbarlıktır; cehalettir çünkü kansere davettir, barbarlıktır çünkü ilkelliğe yönelmektir. Mangala kuşkusuz ki başka bir barbarlık eşlik etmekte: 'Araba barbarlığı'. Araba teknolojik bir medeniyet olmasına karşın, barbarlık nesnesidir de çünkü barbarlık herşeyi barbarlık için kullanmaya çalışır, örnek ki araba ile dırift(drift) yapmak denilen şey, araba ile makasatmak(makas atmak) denilen şey, yerleşim yeri içilerinde gereksiz ya da havalı korna çalmak denilen şey, tırafik(trafik) kurallarına uymamak denilen şey. Yani mangal var; onu piknik yerine ne ile götürecek, araba ile; peki piknik için en güzel yerler nereleri; ormanlar ve deniz kıyısıları(kıyıları); yani doğa sevgisi ve deniz sevgisi de barbarlığa dahildir gerçekte yani neden hiç kitap okumuyorsun, neden hiç kitapların dünyasına, felsefenin dünyasına, bilimin dünyasına ya da hiç kütüphaneye gitmiyorsun da ormana gidiyorsun, denize gidiyorsun; orman ve deniz ne için var, hayvanlar için, hayvanlar ne, ilkel ve barbar yaratıklar. Büyük olasılıkla ki mangal sevdası olanlarda araba sevdası da, doğa sevdası da, deniz sevdası da, silah sevdası da, sıpor sevdası da vardır. Evinde mangal olan kaç kişinin evinde kitaplık vardır acaba? Evinde silah olan kaç kişinin kitaplığı vardır acaba? Arabası olan kaç kişinin kitaplığı da vardır acaba? Sıpor yapan kaç kişinin kitaplığı vardır acaba? Yani açık ki mangal sevenler, doğa sevenler, deniz sevenler, silah sevenler genelde kitap okumayı sevmeyenlerdir yani yalnızca kendilerini düşünmeyi sevenlerdir ki bu da bir kıyısından ilkelliktir, bir kıyısından da barbarlıktır. Bunlar basit, sıradan, önemsiz konular değil çünkü bunların bilinmesi siyasi iktidarlara toplumlarını köleleştirme olanağı, gizli servislere de toplumları yozlaştırma olanakları verir yani nefse alışmış ya da alıştırılmış bir toplum zararda bir toplumdur ancak özel sektör toplumda nefs ne kadar çok artarsa o kadar çok para kazanır, bu nedenle siyaset gibi özel sektör de insanlığa ve toplumlara zararlıdır. Mangal kanser yapabilir ancak mangal yapmak azalmak yerine yayılıyor; sigara içmiyorlar ancak mangal yapıyorlar, anlamıyorlar ki mangal da sigara gibi birşey; bu nedenle ki kokkariç(kokoreç, kokareç) satanların en çok yakalandıkları hastalık akciğer kanseridir, turşu satanların da mide kanseri. Yani mangal ile sigara arasında ilişki kurmak çok mu zor? Öteyandan, siyasi iktidar da çok tuhaf çünkü o da bilimdışı bir dünyaya sahip çünkü siyasi iktidar 'Çevreyi ve doğayı korumak' için naylon poşeti paralı yaptı ancak ortalığı saran mangal tutkusuna karşı birşey yaptığı, birşey dediği yok; ve siyasi iktidar 'Sağlığa zararlı' diye sigaraya karşı savaş açtı ancak sağlığa zararlı olan mangala birşey dediği yok. Nefs deli birşeydir, önce akılı alır, sonra da ahlakı. Yani mangalın arkasından hiç de doğru, iyi şeyler gelmeyecektir öyle ki geçenlerde televizyonda 'Mangalcılar deniz kıyısını duman altında bırakıyorlar' diye bir haber bile vardı; yani demek ki mangal ormanı aşmış, bikinili, mayolu denize kadar gitmiş artık yani bundan sonra bikini, mayo ve mangal da yanyana olacak yani deniz kıyısında da iki barbarlık yanyana olacak yani mangal ayıları aşıp bir de balıklarla yanyana olacak demekki(demek ki). Yani, düşünmek gerekir; bu toplum neden alimliğe, alimeliğe, mantıklılığa, tutarlılığa, bilimselliğe, ahlaka, medeniliğe koşmak yerine sürekli olarak barbarlığa ve çıplaklığa koşmakta? Bakın heryer akıldışı-ahlakdışı moda doldu, çıplak oldu, vahşi sıporlar doldu; neden yani; bunca üniversite, bunca okul, bunca eğitim, bunca öğretmen, bunca akademisyen, bunca bilimci, bunca cami, bunca din dersi ne için; akıldışı, ahlakdışı bir ülke yaratmak için mi? Neden bu toplum ısrarla kansere ve barbarlığa koşuyor? Bunun bence iki temel nedeni var: 1- Siyasi iktidar demokrasiye, laikliğe, bilime aykırı amaçlarını, dünyasını ancak öyle bir toplum ile gerçekleştirebilir., 2- Moda denilen ahlaksızlık. Görgüsüzlük. Görgüsüzlük de barbarlık türüdür. Konutların balkonlarına mangalyapmak(mangal yapmak) için özel yerler yapılmış. Senin evinde mutfak yok mu, mutfağında ocak yok mu, neden etini mutfağında pişirip de mutfağında yemiyorsun da balkonda mangalla pişirip kokusunu çevreye yayıyorsun, öteki insanların nefslerini yani kötü birşeyi tahrik ve taciz ediyorsun? Mağara döneminde yaşamıyoruz ki her evde mutfak, her evde ocak ve tava, tencere var. Yani mangal yapmak denilen şey görgüsüzlüğü de içeren birşeydir. Toplumda eskiye dönüş eğilimi var; bence bunun nedeni de varlığını ve amaçlarını ancak eski düzenlerde gerçekleştirebilecek olan siyasi iktidarın varlığıdır. Bakın televizyonu Osmanlı dizileri; yaylı oklu, kılıçlı kalkanlı diziler sardı. Yani açık ki fıtratı, doğası, özü gereği ileriye gidemeyecek olan, ve varlığını ileride kuramayacak siyasi iktidar toplumu, ülkeyi kasıtlı olarak geriye geriye götürmeye çalışmaktadır yani düşünün ki padişahlardan hiçkimse hesapsoramaz(hesap soramaz) ancak demokraside devlet başkanılarından(başkanlarından) bile hesapsorulur; yani açık ki ne kadar mangal, o kadar Akp. Bence, ne yiyecekseniz, mutfağınızda pişirin ve mutfağınızda ya da yemek odanızda yiyin yoksa sizi karşılayacak olan şey medenilik değil barbarlık olacaktır. Babarlık basit, önemsiz birşey değildir; unutmayın ki Hitler'i yaratan da barbarlıktır, Dünya savaşı'larını(savaşlarını) da yaratan barbarlıktır. Ve çağımızın en büyük barbarlık alanıları(alanları) şunlar: Siyaset, özel sektör, moda, sıpor ve pılajlar; ve çağımızın en sivrilen barbarlık simgesileri(simgeleri) de pirsing, dövme, araba, silah, bikini ve mangal; bunlardan uzak durulmalıdır, hem kendiniz için hem insanlık için. Önce doğayı ya da hayvanları ya da çiçekleri değil; önce felsefeyi, bilimi, ve dini tanımlayan Din hadisileri'ni sev yoksa Romalı barbarın kokladığı da, alimin kokladığı da aynı çiçektir. Görgüsüzleşmeyin, görgüsüzleşmek barbarlıktır. Tarihin ve doğanın yok etdiği(ettiği) ülkelerin temel özellikleri şudur: Mantıksızlık. Hayatında hiç et yemedin mi ya da evinde mutfak yok mu garibim de et yemek, et pişirmek için taa ormana, denize gidiyorsun; hem de 'Bana ne, sana ne, kime ne, kimseyi ilgilendirmez' dediğin toplumun için, başkalarının yanına? Evet; Türkiye'nin başının en büyük belası gerçekte 'mantıksızlık' ki buna Türklerin temel özelliklerinden bir olan 'Yabancı hayranlığı' da dahil. 'İnsanları rahatsız edenler bizden değildir' anlamındaki 'Gürültü yapan bizden değildir' hadisine de karşın(rağmen) biryandan hoparlörlerle gümbür gümbür ezan okumalar, biryandan sahur diye geceninköründe(gecenin köründe) gümbür gümbür davul çalmalar; biryandan 'mangal' diye ortalığı duman altı ve koku altı etmeler; sonra da 'Avrupa birliği bizi almıyor'; bu halinizle neden alsın ki? Ya başkalarını suçlamak yerine biraz da kendinize baksanız, biraz da kendinizi eleştirseniz? Siz dini tanımlayan Din hadisileri'ne uyun da, Din hadisileri ile insanlığa örnek olun da size laf söyleyen şerefsiz olur. Hem Din hadisileri'ne aykırı davran, din hadisileri'ne aykırı yaşa, hem de havalardagez(havalarda gez), böyle şey olmaz; Din hadisileri de zaten 'Din bilim/ilim ve ahlaktır, bunların olmadığı yerde din de olmaz' diyor, ahlaka ise başkalarını rahatsız etmemek de dahildir, unutmayın ki en güzel şarkı bile, sesi çok yüksekse, başkalarını rahatsız edebilir, en güzel yemeği yedirmek için bile olsa insanları uykularından uyandırmak rahatsız edebilir; dünya eğridir ancak her noktasından bir doğru da geçer; ne acı tüm doğruları dışlamış olanlara, ne acı her doğruyu dışlamış olanlara, ne acı hiçbir doğru içermeyenlere, ne acı doğruya duyarlılığını yitirmiş ya da kazanamamış olanlara. Mutfağın varken balkonda et pişirmek, yemek yapmak; evin varken ormanda ya da deniz kıyısında et ya da yemek pişirmek barbarlıktır. Nefsini topluma yansıtma. Nefs ne kadar güzel ya da pahalı olursa olsun onur değil, övüünç değil ilkelliktir, geriliktir, niceliktir, cehalettir, utançtır, barbarlıktır. Çocuklarınıza ve öğrencilere önce 'nefssizlik eğitimi' verin. Necdet Gürçiftçi Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge İnternette yayınlandığı zaman: 17.6.19/09.57
Kapat/(ESC)
Yorum Düzenleme

Yeni Üyeler

  • gokhankaraduman
  • Gençyazar
  • yarıncokuzak
  • Yaş32
  • sarıkanarya907
Kapat/(ESC)
Tavsiye
Adınız:
Sizin eposta adresiniz:
Alıcının eposta adresi:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
İletişim
Adınız:
Eposta adresiniz:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir