Şiir Defteri

KANAL D'DE TUHAF RAMAZAN AYI ANLAYIŞI

Yazan: Birturkbilgesi
16.05.2018 / 07:35
117 kez görüntülendi
0 yorum yapıldı
Din nefssizliktir, hele bir oruç ayı olan Ramazan ayı ise hepten nefssizlik ancak Ramazan ayı'larında(aylarında) bakıyoruz ki gıda fiyatları azalmak yerine fırlıyor; Tv ekranları nefsi tahrik eden yiyecek içecek reklamlarıyla doluyor. Yani ortada bir terslik var. Ve bu tersliğin nedeni de dini tanımlayan Din hadisileri'nin bilinmemesi, öğretilmemesi; din diye Arabçılık, Arabça, Osmanlıcılık, siyasi yandaşlık, ticaret, sömürülmek, cehalet, nefs, gelenek, görenek, tabu öğretilmesi. Din 1400 yıldır; on binlerce yıl sanıldığı ve şimdi de sanılmakta olduğu gibi doğaüstlük değil dini tanımlayan Din hadisileri'nin de 'Din bilimdir, bilim olmayan yerde din de olmaz, bilim Çin'de de olsa gidip öğrenin' dediği ve Ali'nin de 'Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum' sözü gibi bilimdir. Ancak ne acı ki ve ne yazık ki bundan cehaletleri, nefsleri ve çıkarları zarar görecek olan hükümdarlar ile siyasetçiler dinin genelde Din hadisileri, özelde ise bilim olduğunun öğrenilmesini hep önlemeye, engellemeye çalışmışlardır ve görülmekte ki bunda da hala başarılıdırlar. Din hadisileri hükümdarlığı, ticareti yani özel sektörü ve siyaseti lanetlemiş olmasına karşın Türkiye de, dünya da bunlar üzerine kurulmaya çalışılmaktadır. Dinin yani Din hadisileri'nin özü Din hadisileri'dir; hedef olarak düşmanları ise genel olarak cehalet ve nefstir. Yani cehaletin ve nefsin ya da birisinin bile olduğu yerde din olmaz; ve cehaletin nefsin ikisinin birden kalktığı yerde de din olur. Yani din ile cehalet ve nefs birbirlerine bu kadar zıttır. Ancak bu durum düzenlerine, işlerine, çıkarlarına ya da cehaletlerine ya da nefslerine ya da hem cehaletlerine hem nefslerine gelenler din diye Din hadisileri'ni değil dini inançları öğretirler ve dini inançları da felsefelerinden yani özlerinden koparıp ibadet, tapınma, ayin kültürüne eşitlerler. Bu yüzden ki örneğin Abd'de boyunlarında haç kolye taşına fahişeler vardır, haç bulunan genelevler vardır çünkü cehalet akılı önler ancak nefs akılı yok eder; ikisi bir arada ise durum en vahimidir yani artık hem yokluk hem de önleme vardır. Dini tanımlayan Din hadisileri'ni bilmiyorsanız bile din ya da İslamiyet denilince akılınıza önce ne gelir? Ahlak yani utanmak, edeb değil mi? Yani bunu hiç okula gitmemiş insanlar bile bilir, anlar. Ancak tuhaf ki görülen ki milyonlarca, belki de milyarlarca Tl'lik bir servete sahip Kanal henüz bunu anlayamamış mı yoksa anlamak işine mi gelmiyor nedir üstelik de Ramazan ayı'dan bir gün önce ve üstelik de Gazze için 3 günlük yas varken, bir bayın çıplak yani dine de, İslamiyet'e de aykırı halini gösterdi, 'Guruldayan kalpler' adlı yerli güldürü filımında(filminde). Zaten bir bikini şirketine ait bikinili bir reklamı da gösteripduruyor(gösterip duruyor). Ve güler misin ağlar mısın ki bir de Ramazan ayı başlıyor diye Ramazan ayı'nda yapacağı Sahur vakti adlı yayının tanıtımlarını yaptı. Anlaşılıyor ki özel sektör ve siyaset yani cehalet ve nefs akıldışılıkla, ahlakdışılıkla din ve İslamiyet arasnda bir çelişki, zıtlık görmediği gibi bir de birlik, uyuşum görmeye başlamış. Eskiden yılbaşılarında(yılbaşlarında) televizyonda dansöz hazzı vardı toplumda. Ve toplum o zamanlar şimdikinden daha çok dine ve İslamiyet'e yakındı çünkü hem bikini çok yaygın değildi hem de moda şimdiki kadar azgın, utanmaz, insanlıkdışı, akıldışı değildi. 2010 yılında Muğla ilinde bir radyo kanalının düzenlediği bir sünnet düğününde yani İslami bir törede yarıçıplak bir dansöz oynatılmıştı ve büyük tepki çekmişti. 2017 yılında ise Mısır'da bir cami mahyasında ışıksal bir dansöz oynatılmıştı. Tüm bunların nedeni dini tanımlayan Din hadisileri'nin toplumlara öğretilmemesi. Bu yüzden de toplumlar sorunlar karşısında ya cehalete ya nefse sapıyorlar çözüm diye. Anlaşılıyor ki özel sektör ve siyaset toplumları din ya da dini inanç diye utanmazlığın egemen olduğu, utanmazlığın lider olduğu bir dünya düzenine doğru götürmeye çalışıyor ve bunun ya farkında değil ya farkında. Gerçek ki toplumlar da insanlar da utanmazlaştıkça daha çok para harcarlar ve bu da özel sektörün ve siyasetin çok işine gelir. Bikiniler, mayolar, dudak boyaları, mini etekler, daracık pantalonlar, güneş yağı, güneş kıremi(kremi), saç boyası, pılajlar(plajlar), otel havuzuları(havuzları), fuhuş, zina, cinsel aykırılıklar, sigara, içki, tangalar, vibratörler, tuhaf tuhaf takılar, dövmeler, utanmazlık kültürü gösterişi; bunlar hep olağandan, olandan daha fazla para demektir. Bir bayan utanmazlık dünyasına girdikçe, yalnızca evleninceye kadar, modaya ait şeylere, buzdolabından, çamaşır makinasından, bulaşık makinasından yani evini donatacağı şeylerden daha çok para harcamaya başlar. Bu yüzden insanlar, toplumlar ve insanlık utanmazlığa doğru adeta kışkışlanmaktadır. Bir yandan dinden imandan söz edip bir yandan da çıplaklar göstermek dine göre utanmazlık değil mi? Pısikoloji(Psikoloji) bilimine göre ise bu durum utanmazlıktan da fazla birşeydir. Din nefssizliktir de. Din nefsin içinde değil dışında ve zıttında olur. Hem tutarsızlığın hem nefsin içinde yer alıp hem de dini imanı savunmak adına dinden imandan söz etmek niye?Toplumda bir söz vardır: 'Paranın dini imanı olmaz' diye; acaba bu soruya yanıt olarak bu yanıt(cevap)mı verilecek? İyi de paranın dini imanı yoksa neden dinden imandan söz ediyor öyleyse? Kuşkusuz ki gerçekleri ve doğruları siz bilmeseniz de felsefe, bilim ve Din hadisileri bilir. Necdet Gürçiftçi İnternette yayınlandığı zaman: 16.5.18/07.31 (Yazılarım internette fotoğraflarıyla birlikte var)
Kapat/(ESC)
Yorum Düzenleme

Yeni Üyeler

  • kivancselvi
  • Baha35
  • akavruk
  • Vaha
  • velic17
Kapat/(ESC)
Tavsiye
Adınız:
Sizin eposta adresiniz:
Alıcının eposta adresi:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
İletişim
Adınız:
Eposta adresiniz:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir