Şiir Defteri

ENGİN ARDIÇ VE YANDAŞLIK MANTIĞI (DENEME)

Yazan: Birturkbilgesi
10.09.2018 / 06:47
146 kez görüntülendi
0 yorum yapıldı
Yandaşlık mantıksızlıktır çünkü mantıklı olunsa zaten yandaşlık değil bilim ve bilimcilik olur. Yandaşlık felsefeye, bilime ve dini tanımlayan Din hadisileri'ne aykırıdır çünkü yandaşlık ya cehaletten olur ya nefsten ki ikisi de felsefenin, bilimin ve Din hadisileri'nin yok etmeye çalıştığı şeylerdir; çünkü cehalet zaten cehalettir, nefs de her kötülüğün nedeni olan en büyük cehalettir yani nefs önce akılı, mantığı yok eder, sonra ahlak, vicdan, dürüstlük gibi manevi değerleri. Bu nedenle; cehalet de, nefs de, yandaşlık da doğru şeyler de, iyi şeyler de değildir. Külliye denilen yerde 30 ağustos Zafer bayramı nedeniyle bir 'resepsiyon' yani 'kabül' denilen bir ziyafet verilmiş. Doğrusu ben 30 ağustos Zafer bayramı ile ziyafet arasında bir ilişki kuramadım. Çünkü benim bildiğim 30 ağustos Zaferi 1922 yılında kazanılmış bir zaferdir yani Türkiye halkının yokluk, kıtlık içinde olduğu yıllar. Yani bence 30 ağustos'ta 30 ağustos diye ziyafet vermek ya da ziyafet çekmek Kerbela katliamı'nın yıl dönümü diye, Kerbela olayı için acı çekmek, üzülmek yerine aşure yapıp tatlı ziyafeti çekmeye benzer. Külliye'de Zafer için verilen ziyafette: Hia tohumu eşliğinde ejder smoothie meyvası(meyvesi), liçi meyvesi eşliğinde efuli, starex meyvesi eşliğinde aloevera, pataşur içinde Çerkes tavuğu, zencefilli somonlu suşi, tartalet içinde humus, susamlı levrek simidi gibi hem bana hem de 30 ağustos zaferini kazananlar için tuhaf şeyler sunulmuş. Külliye'deki Zafer ziyafetinde verilen ziyafet için; Akp yandaşı, dünya olarak merdivenaltı olan Sabah gazetesinin köşe yazarılarından Engin Ardıç bu ziyafeti savunup demiş ki: 'Atatürk severdi deyip kuru fasülye pilav mı verilecekti yoksa Çanakkale kahramanları bunu yemişlerdi deyip buğday aşı mı yoksa?' Bu sözlerde hem mantıksızlık hem de Atatürk'ü, Çanakkale kahramanları'nı ve Çanakkale zaferi'ni bir küçümseme seziliyor sanki; özellikle 'Lozan'ı zafer diye bize yutturdular' sözü ile de düşünülürse. Engin Ardıç'a öncelikle şunu demek isterim: 'O zamanlar bu yenilmiş' denilip aşure yenilmiyor mu? 'Ejder meyvesi Mersin'de yetiştiriliyor Kiwi gibi, Kiwi'yi de zaten Özal getirdi. Benim emekçi halkım yemeye bir lokma kuru ekmek bulamazken edebiyatı, ucuz, basit ve sakil bir popülizm oluyor' demiş. Yani bu sözlerde hem Atatürk'ten hem 30 ağustos zaferindan hem de emekçi halktan yani halktan bir uzaklaşma seziliyor gibi sanki. Ve eklemiş: 'Bendeniz Helsinki'de Ren geyiği, Saint- Petersburg'da devekuşu ve hatta kanguru yemiş adamım yani merak ettim, tadına baktım, o kadar. Liçi bir Çin yemeği ve ülkemizdeki Çin lokantasılarında bile yok. Efuli ne bilmiyorum, starexi bilmiyorum, pataşuru bilmiyorum, somonlu şusiyi höpür höpür tüm burjuvazi yiyor'. Yani 'Helsinki'de Ren geyiği, Saint-Petersburg'ta devekuşu ve hatta kanguru yemiş adamım yani merak ettim, tadına baktım o kadar' demiş ancak o bile o ziyafette verilen efuliyi, starexi, pataşuru bilmiyormuş, düşünün. Sormak gerekir acaba domuz etinin de tadına baktı mı ve baktı ise nerede baktı? Semra Özal da 'Viskimi de içtim, namazımı da kıldım' demiş ya? Ülkemizde tuhaf şeyler oluyor: Kedicik'ler de 'Hem bikinimi giyerim hem namazımı kılarım' diyorlardı. İnsanlar şeylerl algılarlar da şeylerin bir düzen içinde olduklarını anlamakta zoruluk çekerler; özellikle cehalet ya da nefs içindelerse, ya da yandaşlık içindelerse. Patates de, domates de dışarıdan geldi yani köken, anavatan olarak yerli ve milli değiller. Patates, karpuz, domates gibi şeyler Türkiye'de ya da Türklerde seçeneği olmayan şeylerdir tıpkı ilaç gibidirler ya da bilim. Ancak Türkiye'de güzelim yerli fıstıklar varken Hindistan kajusu reklamcılığı ya da hayranlığı yapmak hem yanlıştır yani aşırı nefstir hem de yabancı kültür acentesiliği yapmaktır tıpkı Türkiye'de sayısız yerli pidei köfte, kebap türü varken hamburger, pizza hayranlığı yaratmak gibi. Kiwi de, ejder meyvası da Türkiye'de yetiştirilse yerli ve milli değiller çünkü yerli ve milli seçenekleri var. Kiwi'yi ben de yemiştim ancak hiç beğenmedimdi, pizzayı da hiç beğenmedim; kiwinin tadının neye benzediğini bile unuttum, pizza yerine pideyi yeğlerim. Daha birçok şey getirdiler Türkiye'ye örnek ki 'Ice tea' diye birşey; bizim güzelim sıcacık çayımız varken; yani adı da ille 'Ice tea' yani 'Ays ti' olacak' ki konunun yabancı kültür hayranlığı yani kültür sömürgeciliği(emperyalizımı/emperyalizmi) yönünün bir yönü de bu zaten. Galatasaray lisesi ve Boğaziçi üniversitesi mezunu olan Engin Ardıç'ın büyük olasılıkla yandaşlıktan yani nefsten dolayı anlayamadığı çoklu içerik şu: 1- O sözleri ile Türkiye halkının, Engin Ardıç'a pek uğramadığı belli olan geçim sıkıntısından dolayı pişirmeden önce artık iki kez düşünmeye başladığı, bazı evlerde ise hasret bile kalınabilen, ve adeta artık yerli ve milli yemeklerimizden haline gelmiş olan kuru fasülye yemeğini ve pilav yemeğini de bu yemekleri milli yemekleri haline getirmiş olan emekçi Türkiye halkını küçümser duruma düşmüş olmak. 2- Zafer bayramı'nı anmanın, yaşamanın sosyete kültürü ile değil dönemin kültürü ile yaşamanın anlamlı olduğu. 3- Kerbela ayı'nda aşure yerine neden örnek ki süpangile, keşkül, sütlaş, muhallebi, tulumba tatlısı, kadayıf, baklava yapılmadığı. 4- 30 ağustos zaferi'nin bir ziyafet ayı değil; tıpkı Kerbela ayı gibi bir acı, hüzün de içerdiği; bu nedenle bir ziyafet ayı değil 'Zafer kutlamak' biçiminde bir anma, hatıra, anı, hatırlama, kutsama ayı olduğu. 5- Yahudilerin 21. yüzyılda bile; 29 nisanlarda yani Mayasız ekmek bayramı'larında neden hala pasta, kek, tatlı ya da olağan ekmek yerine mayasız ekmek yaptıkları, yedikleri. 6- Zafer bayramı yerli ve milli bir bayramdır. 7- Cumhurbaşkanlığı makamı yerli ve millidir. 8- Kabe'ye, hacca gidenler neden moda giyecekler yerine ihram giyerler acaba? Yani insan Anadolu'ya, bir köye gittiğinde 'Bana kuru fasülye, pilav, ayran getirin' der; 'Pizza, kola, kiwi, kaju getirin' demez. 30 ağustos zafer bayramı da Anadoludur ya, Anadolu! Siz kalkmış çarığı, kuru ekmeği bile bulamayan bir halktan, dönemden ejder meyvası, liçi, starex istiyorsunuz. Yani vatandaş ne ise de devletin makamında hem yerlilik ve millilikten söz edip hem de yerli ve milli olmayan şeylerle bir ziyafet sunmak hem topluma yerli ve milli olmak yerine yabancı olmayı, yabancılık hayranı olmayı aşılamaktır, öğretmektir hem de 'Yerli ve milli olmak'a aykırılıktır yani bu durumda yalnızca midede değil düşünme yönteminde de bir tutarsızlık oluşur. Ben diyelim ki ithal A meyvası kavuna benziyorsa onu değil kavunu yeğlerim; ithal B meyvasının tadı şeftaliye benziyorsa onu değil şeftaliyi yeğlerim; ülkemizde fıstık varken kajuyu değil bizdeki fıstığı yeğlerim. Engin Ardıç'ınki yandaşlık yani nefs de Külliye'deki hal özellikle genç türbanlı kesimde pek yaygın olan yabancı hayranlığının ve ülkemizi 20 yıldır sarmış olan 'şifa' kültürünün ve 'şifa ile sağlık eğilimi' kültürünün etkisi olsa gerek çünkü internetten okuduğuma göre ejder meyvası birçok sağlık sorununa karşı yararlıymış; ancak elma ve elma sirkesi de birçok hastalığa karşı yararlı. Şimdi hiçbirşey olmasa bile ne olacak: 1- Yerli ve milli olmak ile çelişkiye düşüldü. 2- Topluma da yerli meyva, yerli sebze, yerli yiyecek, yerli içecek kültürü yerine ithal, yabancı meyva, sebze, yiyecek, içecek kültürü aşılandı ki bu da hem ülkemize en büyük saldırı araçı olan modanın ve Türkiye düşmanılarının işine gelecek, ekmeklerine yağ, bal sürecek çünkü Türklerde zaten ta OrtaAsya'dan var olan yabancı hayranlığı bu hal ile üstelik de bir de devletin tepesinden destek, teşvik görmüş olacak. Anlaşılıyor ki Akp yandaşılığı ne Lozan'ı anlayabilecek ne 30 ağustos zafer bayramı'nı. Yani korkarım ki birgün de kalkıp Kerbela ayı'nda 'Ya hep aşure mi yiyeceğiz, biraz da supangile yiyelim' denilebilir; Nasrettin hoca da eşek yerine Mercedes'e bindirilebilir. Gerçek ki özü anlamamak görünümü de anlamamayı getirir. Özden kopmak anlamdan da kopmayı getirir. Sormak gerekir: Onları yerken acaba Kurtuluş savaşı, 30 ağustos şehitleri akıllarına geldi mi, gözleri hiç yaşardı mı yoksa herşey yalnızca bir ziyafet ve bayram yani nefs havasında mı idi? Yani Kerbela ayı'nda ne zaman aşure yerine süpangile yenilmeye başlandı, o zaman da 30 ağustos zafer bayramı için ejder meyvası, stareks, liçi, suşi, somon balığı gibi şeyler yemeye başlayabilirsiniz bence. Sormak gerekir: Neden 30 ağustos zafer bayramı'nda devlet, Türkiye, Türkiye milleti ziyafetle ve yabancı yiyeceklerle temsil edildi caba? Zaferler bazan bayram değil hüzün; bayramlar bazan bayram değil hüzün gerektirir çünkü kutlamak onurlanmaktır ve onurlanmak herzaman mideyle, sindirim sistemiyle olmaz. Necdet Gürçiftçi Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge İnternette yayınlandığı zaman: 10.9.18/06.43
Kapat/(ESC)
Yorum Düzenleme

Yeni Üyeler

  • emremusa26
  • shi
  • elaguc2009
  • eser5
  • Suyacıkmak
Kapat/(ESC)
Tavsiye
Adınız:
Sizin eposta adresiniz:
Alıcının eposta adresi:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
İletişim
Adınız:
Eposta adresiniz:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir