Şiir Defteri

EĞİTİMDEN ÖNCE TEDAVİ ŞART (DENEME)

Yazan: Birturkbilgesi
07.11.2018 / 11:37
128 kez görüntülendi
0 yorum yapıldı
Eğitimi nicelik haline getirmek yani sınav geçmek, sınıf geçmek, okul bitirmek, diploma almak haline eşitlemek yani eğitimi felsefeden, bilimsellik olarak bilimden ve dini tanımlayan Din hadisileri'nden koparmak yani eğitimin amaçını düşünür(filozof), alim, alime, bilge yetiştirmek değil özel sektöre, devlete, siyasete eleman kazandırmak olarak düşünmek eğitimin akıldışılığa ve öyle ki ahlakdışılığa yönelmesine neden olur; ve ortaya üniversite mezunu düşünürler, alimler, alimeler, bilgeler değil üniversite mezunu dansözler, üniversite mezunu mankenler, üniversite mezunu fahişeler, üniversite mezunu jigololar, üniversite mezunu porno oyuncusuları, üniversite mezunu eşcinseller, üniversite mezunu çapkınlar, üniversite mezunu çıplaklar, üniversite mezunu dolandırıcılar, üniversite mezunu sıporcular, üniversite mezunu siyasetçiler, üniversite mezunu kapitalistler yani üniversite mezunu üniversitedışılık çıkmasına neden olur. Bu nedenle; felsefesiz, bilimselliksiz, Din hadisileri'siz bir eğitim gerçek, doğru eğitim değildir. Eğitim yalnızca öğretmek değildir, eğitimdir de. Ancak ne ile eğitim? Öğretmek felsefe, bilim ile olur ancak eğitim Din hadisileri olmadan olmaz. Yani ülkemiz de dahil tüm dünyada eğitim diye yapılan şey gerçekte eğitim değil öğretimdir yani meslek, iş öğretmek. 'Eğitim şart' ancak eğitimden önce tedavi şarttır çünkü sonuçta insan maymundan da olsa, topraktan da olsa insan olmamaktan gelen bir varlıktır. Eğitimi sınavlara indirgemek okullara ve özellikle üniversitelere akıl-ruh sorunu olan insanların da dolmalarına neden olur çünkü örnek ki şizofren olmak sınavlarda başarıyı önlemez örnek ki şizofren satranççılar, şizofren sanatçılar, şizofren, zenginler, şizofren yazarlar, şizofren şairler, şizofren bilimciler de vardır. Önlemez çünkü fotografik beyin ve teyp beyin denilen beyinler vardır, anlamazlar ancak kayıt ederler ve sınavları üstelik de büyük başarı ile geçebilirler. Yani burada işe pısikoloji(psikoloji) bilimi, felsefe ve Din hadisileri yani kişilik de karışmak zorundadır. Yani düşünün ki bir ülkede eğitim çıplak öğretmenler, çıplak akademisyenler ve çıplak öğrenciler ile olabilir. Olamaz değil, olabilir; ve bu eğitim de büyük bilimciler, büyük mucitler, ünlü kimseler yetiştirebilir ancak bu hal insanın değil örnek ki bir aslanın başarısı gibi olur. Yani üniversite mezunu fahişeler, üniversite mezunu dolandırıcılar, üniversite mezunu sapkınlar da yetiştirilebilir. Yani eğitim tek başına kötüyü, yanlış önlemez. Eğitimin amaçı düşünür, alim, alime, bilge yetiştirmek olmalıdır, başka şeyler değil. Bunun için en birinci şey de akıl-ruh sağlığıdır ki bunun da en temel ölçütü ahlaktır çünkü ahlak zekanın da, akılın da, mantığın da, bilinçin de, beyinin de, ruhun da, insanlığın da, demokrasinin de, özgürlüğün de en yüksek ve nitel aşamasıdır. Yani üniversite mezunu olup da ortalıkta sütyen-külot yani bikini, mayo gezen; sıpor yapıp vücut yani kas gösteren kişiler gerçekte üniversiteyi nicel olarak bitirmişlerdir, nitel olarak değil yani gerçekte üniversiteyi bitirmemişlerdir. Zeka ya da bellek sınavları geçebilir ancak önemli olan önce akıl-ruh sağlığı ve ahlak sınavını geçmektir. Kapitalizım eğitimi öğretime, onu da niceliğe indirgemeye; üniversiteyi lisenin devamı gibi yapmaya çalışıyor. Bu nedenle bakıyorsunuz ortaya akıldışı, ahlakdışı, insanlıkdışı üniversite mezunuları çıkıyor. Gerçek üniversite yalnızca öğretim yeri değil ahlak yeridir de, insanlığa ve topluma doğru örneklik yeridir de, düşünürlük, alimlik, alimelik, bilgelik yeridir de. Yani üniversite bitiren biri akılına esen herşeyi yapmaz, yapamaz; yalnızca felsefeye, bilime ve Din hadisileri'ne uygun şeyleri yapar, yapabilir; üniversite okumuş insan üniversite okumamış insanlar gibi yaşayamaz, davranamaz. Ahlakı, mantığı, ruhu dışlamış bir üniversite eğitimi üniversite eğitimi değildir; ahlakı, mantığı, ruhu dışlamış üniversite mezunu da gerçek üniversite mezunu değildir. Ancak görülmekte ki gerçek üniversitedışı üniversiteler neredeyse dünyanın düz olduğuna, dünyanın dönmediğine, cinlere perilere inanan mezunlar yetiştirmektedir. Gerçek üniversite özel sektörün ve siyasetin ekmeğine yağ sürmez; düşünürlüğün, alimliğin, alimeliğin, bilgeliğin, felsefenin, bilimin, Din hadisileri'nin ekmeğine yağ sürer. Sıradan insanlar gibi davranan insan nasıl ki gerçek dinli değilse sıradan insanlar gibi davranan üniversite mezunu da gerçek üniversite mezunu değildir. Kapitalizım eğitimi o hale getirmiş ki nitel zekası sıfır olanları bile nicel sınavlarda başarılı oldular diye üniversiteye alıyor. Yani kapitalizım nicel zekayı baştaçı etmiş, nitel zekayı dışlamış. Bu nedenle ki binlerce üniversitesi olan dünya 21. yüzyılda bile insanlıkdışı, bilimdışı, ahlakdışı bir halde. Yani eğitim şart ancak önce tedavi şart yoksa elinikolunusallayan(elini kolunu sallayan) üniversiteye girer ve üniversiteler düşünürlük, alimlik, alimelik, bilgelik, bilim merkezi yerine palyaçoluk, bilimdışılık, ahlakdışılık merkezi olur. Bu nedenle ki gerçek bir ülkede bin tane üniversite değil ancak bir tane üniversite olur ve üniversitede de modacılık, mezecilik, nalbantlık, otelcilik, pazarlamacılık, muhasebecilik, medyacılık, edebiyat, siyaset, ekonomii, işletmecilik gibi üniversiteye göre, üniversitenin anlamına göre abuksubuk bölümler olmaz yani yalnızca felsefe, bilim, Din hadisileri olur. Yani bu üniversitelerde Hitler bile okurdu ancak Hitler gibilerin okumaması gerekir. Üniversite sınavdan önce ruhu seçmek zorundadır. Yani sorun ya da konu şu: Önünüzde diyelim ki iki üniversite mezunu var: Biri Yunus Emre, biri Madonna. Seçmeniz gereken şey Madonna değil Yunus Emre gibi olmaktır. Ancak kapitalizım(kapitalizm) 'Yunus Emre gibi değil Madonna gibi ol' diyor ki bu açıdan da kapitalizım insanlığa aykırıdır ve bu açıdan da yasaklanmak zorundadır. Yani üniversitelerin birinci sınavı akıl-ruh sağlığı ve ahlak değilse üniversiteler üniversite olmaktan, üniversite mezunuları da üniversite mezunu olmaktan çıkar. Televizyonda görüyorsunuz işte; üniversite mezunuları basit basit soruları bilemiyorlar ancak heryanlarından moda akıyor çünkü moda eğitimin asıl amaçını formatlar, sıfırlar, siler. Gerçek üniversite tek biryerde, tek tip giyimle, felsefe ile, bilimsel kişi olmak amaçı ile ve Din hadisileri ile olur yoksa moda denilen cehalet, nefs ve delilik eğitimi eğitim, okulları okul, üniversiteleri üniversite, ülkeyi ülke olmaktan çıkarır. Yani sınav kağıtlarından önce kişilerin önce bir tiplerine, görünümlerine, özel hayatlarına bakmak gerekir; gerçek eğitim için, gerçek üniversite eğitimi için. Yani üniversiteler felsefeden, bilimsellikten, Din hadisileri'nden koparılıp öyle bir hale getirilebilirler ki şizofrenler, pısikopatlar(psikopatlar), sosyopatlar, uyuşturucu bağımlıları, alkolikler, bilimdışı şeylere inananlar bile girebilirler ve mezun olabilirler ki dünya ve tarih bunun örnekleri ile doludur. Bu nedenle hem Din hadisileri'ne aykırı olanlar üniversiteye alınmamalıdır hem de üniversitelerin birinci yılları felsefe, bilimsellik ve Din hadisileri öğretmeye ayrılmalıdır. Buna uygun olarak felsefe, bilimsellik ve Din hadisileri öğretmek ilkokuldan başlamalıdır. Böyleyce suçlar, ahlakdışılıklar ve akıl-ruh sorunları da en az yarıyarıya azalacaktır. Gerekli tedaviyi felsefe, bilim ve Din hadisleri yapacaktır. Gerçek ki doğru üniversite eğitimi yalnızca cehaletten değil nefsten, bedenden, cehalet ve nefs içindeki toplumdan ve yalan dünyadan arınmadır yani genel inzivadır yani üniversite okumak bir iş değil kültürdür, nicelik değil niteliktir, somutluk değil soyutluktur, tikellik değil evrenselliktir. Necdet Gürçiftçi Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge İnternette yayınlandığı zaman: 7.11.18/11.23
Kapat/(ESC)
Yorum Düzenleme

Yeni Üyeler

  • ŞEKERLEME
  • emremusa26
  • shi
  • elaguc2009
  • eser5
Kapat/(ESC)
Tavsiye
Adınız:
Sizin eposta adresiniz:
Alıcının eposta adresi:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
İletişim
Adınız:
Eposta adresiniz:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir