Şiir Defteri

CUMHURBAŞKANLARININ SUÇLULARA HAKARET ETMEK HAKLARI MI VAR? (DENEME)

Yazan: Birturkbilgesi
15.01.2020 / 01:14
254 kez görüntülendi
0 yorum yapıldı
İnsanları arkadaşlarından önce etkileyen soyut şey bence aileleridir, arkadaşları değil çünkü aile beyinde ilk temel anıdır(hatıradır); toplumları etkileyen soyut şeyler ise siyasi görüşleri, inanç içerikleri ve kendilerine önder seçtikleri kişilerdir. Suç konusuna da bu açıdan yaklaşmak gerekir bence. Yani örnek ki 'Her yoksul hırsızlık yapmaz' ve 'Fahişeliğin nedeni yoksulluk değildir' gerçeğinin arkasında arkadaşlardan önce aile durumu vardır bence. Akp'li cumhurbaşkanı geçenlerde kız arkadaşının yüzüne kezzap atan suçlu hakkında 'Geçenlerde bir namussuz bir alçak; kızımızın yüzüne kezzap atıyor. Mahkeme 13 yıl ceza veriyor. Kızımızın gözü gidiyor. Kanunun en yüksek oranı bu' dedi. Acaba hukukta 'Namussuz' ve 'Alçak' sözcükleri hakaret ve suç sayılmıyor mu ya da suçlulara hakaret etmek hakkı mı var yani insanlar suç işlediklerinde hertürlü hakarete uğrama hakkı mı eldeediyorlar(elde ediyorlar)? İsim verilip verilmemesi önemli değil çünkü hem kast edilen kişi bellidir, onun kim olduğunu herkes anladı, hem de bu tür söylemler toplumda yanlış, kötü hallere sevgi, eğilim yaratabilir yani 'Başlar böyle yaparlarsa ayaklar ne yapmaz' hali oluşabilir. Kuşkusuz ki Türkiye de, tüm dünya da Muhammed'in ve Atatürk'ün de dediği gibi 'İlim(Bilim) ve ahlak' içinde olmalı çünkü medeni, huzurlu, güvenli, insanca bir dünya ancak böyle kurulabilir. Ancak ülkeleri yönetenler de bu yön içinde olmalı yani toplumlarına doğru örnek olmalılar ki toplumları da onları örnek alıp kendilerini eğitsinler, düzeltsinler, doğrultsunlar. Bu açıdan ki ses tonu bile çok önemli. Açık ki fırtına sesli liderler, önderler bazılarının çok hoşuna gidebilir ancak toplum ve insanlık açısından yanlıştır. Fırtına ses ordularda, savaşlarda iyidir ancak toplum hayatında, barışta yanlıştır. Akp başkanı ya da cumhurbaşkanı 'Esengürleyen(Esen gürleyen)' biri olarak tanınıyor, özellikle Akp karşıtı çevrede, daha bugün İyi parti başkanı Akşener, Erdoğan'ı bu yönde eleştirdi oysa ülkelerini yöneten kişiler herkes için, düşünür(filozof), alim, alime, bilge olarak tanınmalıdır. Örnek ki Yunus Emre'yi, Mevlana'yı, evliyaları, öğretmenleri, Muhammed'i esengürleyen kimseler olarak bilmeyiz. Acaba Türkiye'deki cumhurbaşkanılarının(cumhurbaşkanlarının), suçlulara hakaret hakları var mı? 'Suçlu da olsalar insanlara hakaret edilemez' diye bir kanun Türkiye'de yok mu acaba? Cumhurbaşkanları böyle konuşursa kuşkusuz ki hem toplumlarında da neyin hakaret olduğu, neyin hakaret olmadığı konusunda şaşkınlık ve yanlış eğitim olabilir hem de 'Suçlulara hakaret etmek serbest' gibi bir düşünce oluşabilir. Bence cumhurbaşkanın bu vahşetlere karşı çözüm üretilmesi için yaptırtması gereken şeylerden biri de bu vahşetleri yapanların hangi siyasi parti yanlısıdırlar; dini inançlı mıdırlar, dinsiz midirler; Atatürkçü müdürler, Osmanlıcı mıdırlar; milliyetçi midirler komünist midirler; inceletmek, araştırtmak olmalıdır ki sorun hakkında bilimsel bir sonuç ve bilimsel bir çözüm oluşabilsin çünkü insanları yönlendiren güçlerden biri gelir düzeyi yani bedensel hali, biri eğitim durumu, biri ahlak durumu yani beyinsel halleridir yani yalnızca bedene değil beyine de bakmak gerekir. Çağımızda insanlar yalnızca insanlara karşı davranışları ile değil hayvanlara bile davranışları ile değerlendirilmektedir. Bu nedenle, suçlu diye insanlara, özellikle ülke yöneticisilerinin(yöneticilerinin), devlet yöneticisilerinin yanlış davranmaları çok yanlıştır. Kuşkusuz ki ülke ya da devlet yöneticilerinin suçlulara karşı yanlış ya da kötü tutumları toplumlarında hem suçlulara karşı linç kültürünü yaratabilir hem hakaretin olağanlaşması ve yayılması halini hem de düşmanlık, saldırganlık ve gerilim halini. Demokrasi bilgelik sesi ister; fırtına ses ise ancak demokrasi karşıtlığı ve savaş gibi şeylere çağırı(çağrı) yapar. Toplumların halleri yalnızca iyi insanlara davranışları ile değil kötü insanlara davranışları ile ölçülür. Bu açıdan örnek ki Atatürk çok doğru, çok örnek bir önderdir ki düşman askerlerine bile insani, medeni davranmıştır ve davrandırtmıştır. Evde; baba iyi davranırsa aile de iyi davranır. İyi bir toplum, iyi bir ülke için olması gereken şeylerden biri de ülke ya da devlet yöneticisilerinin düşünür, alim, alime, bilge, evliya, derviş gibi, anne, baba, öğretmen, doktor gibi davranmalarıdır. Bence ülke ya da devlet yöneticileri bilge kişiler olmalı. Bu nedenle ki Ömer 'Bir koyununuz bile kaybolsa hesabını benden sorun' dedi çünkü bir ülkede sorunlar için ilk hesap sorulması gereken kişi devleti, ülkeyi, toplumu yönetenlerdir. İnsan; kinini, düşmanlığını ve öfkesini yenebildiği kadar da doğru yoldadır çünkü medenilik de mantığa dahildir. Bu nedenle siyaset medeniliğe yöneldikçe dünyadaki gereksiz, yanlış ömürünü(ömrünü) uzatabilir ancak tıpkı dünyadaki gereksiz, yanlış özel sektör gibi. Gerçek ki dünyayı siyaset değil felsefe, bilim, ve dini tanımlayan Din hadisileri yönetmeli. Necdet Gürçiftçi Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge İnternette yayınlandığı zaman: 15.1.20/01.14
Kapat/(ESC)
Yorum Düzenleme

Yeni Üyeler

  • akarsu1903
  • tetare
  • muratmurat
  • Gölge_04
  • lonelyheart
Kapat/(ESC)
Tavsiye
Adınız:
Sizin eposta adresiniz:
Alıcının eposta adresi:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
İletişim
Adınız:
Eposta adresiniz:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir