Şiir Defteri

CUMHURBAŞKANINA HAKARET SUÇUNA CEZA KONUSU (DENEME)

Yazan: Birturkbilgesi
03.10.2018 / 10:28
86 kez görüntülendi
0 yorum yapıldı
78 yaşındaki bir kişiye cumhurbaşkanına hakaretten 8 yıl hapis cezası cezası verilmiş. Herşeyden önce şunu demeliyim: Ben insanlara sanki ölümsüzlermiş ya da 200 yıl yaşıyorlarmış gibi hapis cezası verilmesini felsefeye de, bilime de, dini tanımlayan Din hadisileri'ne de uygun bulmuyorum. Yani düşünün ki bir insan cumhurbaşkanına on kez hakaret suçu işlese 80 yıl hapis yatacak bu durumda. Yani 'Toplumun temeli' denilen aileye hakaret yani zina suç bile sayılmıyor ancak cumhurbaşkanına 10 hakaret doğar doğmazdan bir ömür ediyor. Hukuk herşeyden önce şunu öğrenmeli ki felsefeye, bilime ve Din hadisileri'ne uygun olmayan ülkelerde mutlaka suçlar olur ki zaten suçların genel nedeni ya genetiktir, kalıtımdır yani nesnel ve niceldir ya da düzenden kaynaklanır. Yani dinin inançlardaki cennet denilen yerde bile suç olabilir örnek ki nefse tepki olarak ya da cehennem denilen yerde insanlara işkence, zulüm, vahşet yapılmasına tepki olarak. Yani öznel tüm sorunlar çözümlense de genetik, kalıtım gibi nesnel şeylerden dolayı suçlar insanlık tarihinde daha çok uzunca bir süre olacaktır ki hukuk bunu gözönüne almak zorundadır. Bir de şunu düşünmek gerekir: Diyelim ki bir ülkede hükümdara hakaret suçunun cezası 10 yıl hapis cezası; ve ülkede korkunç bir yoksulluk, korkunç bir işsizlik var; bu durumda hükümdara hakaret suçunda büyük bir artış olabilir, yani hukuk suçu önlemek isterken suçun daha da artmasına neden olabilir. Bu nedenle hukuku felsefe, bilim ve Din hadisileri yapmalıdır her ülkede; oysa her ülkede hukuk siyasetin emirindedir. Devlet başkanı konumundaki kişilere hakaret suçuna cezaya felsefel, soyut, evrensel ve genel olarak bakalım: 1- Bir ülkede devlet başkanı konumundaki kişilere hakaretin cezası yüksekse o ülkede bu kişilere hakaret olayı güçlü demektir ki bunun nedenine bakmak gerekir. 2- Bir ülkede devlet başkanına hakaretin cezası artmışsa ya da çok artmışsa ya devlet başkanı konumundaki kişi kendisine hakaretlerin artacağını düşünmektedir ya da devlet başkanı konumundaki kişiye hakaret çok artmış demektir; çünkü hiç işlenilmeyen ya da çok az işlenilen suçlara cezayı arttırmak anlamsızdır; yani örnek ki dinozor eti satmaya ceza verilmesi bile mantıksızdır çünkü dinozor yok bile artık, yani dinozoru suç olarak düşünün, yani hiç olmayan, hiç işlenmeyen bir suça ceza vermek. Bir ülkede devlet başkanı konumundaki kişi kendisine hakaretlerin artacağını öngörüp kendisine hakaret suçunun cezasını üstelik de kat kat çok arttırıyorsa şunu da düşünmek gerekir: Neden böyle düşünmekte? 'Neden böyle düşünmekte?' sorusuna iki yaklaşım olur: 1- Ya yanlış, haksız, kötü biridir ya da ülkeyi yanlış, kötü bir yola götürecektir ki bu durumda da kendisine tepkiler olağan olarak artacaktır. Yani bu durumda hukuk bir olağanlığı; ve doğru bir olağanlığı cezalandırmaktadır çünkü yanlışa, kötüye tepki göstermek hem insanın özelliklerinden biridir hem de insanca bir dünyanın gereklerinden. 2- Ya da doğru, iyi biridir, ve yanlış, kötü kimseler kendisine tepki gösterecektir; örnek ki uyuşturucuya karşı büyük bir savaş başlatacaksa mafya da kendisine olağan olarak bir tepki gösterecektir ancak bu olağanlık yanlışı, kötüyü savunduğu için yanlış, kötü bir olağanlıktır. Yani 'Neden böyle düşünmekte?' konusunda devlet başkanı konumundaki kişi incelenip varılabilir ancak; yani kişi 'Felsefe, bilim ve Din hadisileri açısılarından doğru yolda mıdır yoksa yanlış yolda mıdır?' sorusu ile. Yani düşünün ki böyle bir kişi 'Bundan sonra herkes dünya düz ve dönmüyor diyecek' ya da 'Bundan sonra herkes beni gördüğünde horoz gibi ötecek' derse bu durumda böyle bir kişiyi koruyan hukuk doğru yolda değil yanlış yoldadır felsefeye, bilime ve Din hadisileri'ne göre. Yani felsefeye, bilime ve Din hadisileri'ne göre ilerleyen, gelişen bir ülkede hem suçlar azalır hem de suçlara verilen cezalar; yani bir ülkede suçlar ya da suçlara verilen cezalar azalmıyorsa o ülke gelişmiyor, ilerlemiyor demektir. Zaten devlet başkanı durumundaki kişilere hakaret suçundaki hal hem ülkedeki hukukun mantık düzeyini gösterir hem de ülkenin genel halini. Yani bür ülkede; devlet başkanına hakaret suçunun cezası yüksekse o ülkede devletin ya da toplumun felsefeye, bilime ve Din hadisileri'ne göre geri halde olduğu hemen anlaşılır yani bu durumda ya devlet geridir ya toplum. Yani 'Bir ülkede suçlar sorunlar artarsa artar' mantığını kullanırsak hem suçlulara neden az ceza verilmesi gerektiği hem de neden suçlulardan önce devletin suçlanması gerektiği mantığı da kolayca anlaşılır. Yani şöyle düşünelim: Bazı insanlar vardır, cezası yoksa suç işlemek ya da daha çok suç işlemek ister; bazı insanlar vardır, üzerine para verilse de suç işlemezler; örnek ki bazı insanlar cezası olmasa tecavüz ederler, hırsızlık yaparlar, cinayet işlerler, bazı insanlar ise hiç cezası olmasa bile bunları yapmazlar; ya da bazı insanlar vardır, üzerine para bile verilse hakaret etmezler, bazı insanlar vardır ki üzerine para verilmese bile ağızlarında sürekli hakaret vardır ki bu da ülkelerin ya da devletlerin felsefeye, bilime ve Din hadisileri'ne uygun medenilikleri ile toplumların medenilikleri arasında bir ilişki olduğunu gösterir ki bu da suçlara verilen cezalarda devletlerin yani hukukların fazla öteye, fazla aşırıya gitmemeleri konusunda felsefe, bilim ve Din hadisileri açısılarından(açılarından) geçerli bir nedendir, geçerli bir savunudur; yani gerçek ki genetik ya da kalıtımsal bir sorunu yoksa hiçkimse durduk yere suç işlemek, ceza görmek, hapise girmek istemez ki bu nedenle devletlerin, devletleri yönetenlerin de kendilerine özeleştiri yapmaları zorunluluğunu yaratır. Giyom Tell'i düşünelim: Hükümdar neden şapkasına selam verilmesini istiyor; adaletsiz olduğu için; Giyom Tell neden isyan ediyor, adalet istediği için; tıpkı Köroğlu gibi; yani demek ki suçlara karşı başarı için herşeyden önce devletler, ülkeler felsefe, bilim ve Din hadisileri üçgeni üzerine kurulmalı yoksa hukuklar ya da cezalar yeldeğirmenilerine karşı savaşan Don Kişot'a benzeme durumuna, haline düşerler. Bence bir ülkede; devlet başkanı durumundaki kişiye en çok 1 yıldan çok hapise cezası veriliyorsa o devlette ya da o ülkede ya da o toplumda çok önemli bir sorun var demektir. Yani bir ilkede suçların artması kadar; suçlara verilen cezaların artması da felsefe, bilim ve Din hadisileri açısılarından utançtır. Necdet Gürçiftçi Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge İnternette yayınlandığı zaman: 3.10.8/10.25
Düzenleme: 03.10.2018 / 10:37
Kapat/(ESC)
Yorum Düzenleme

Yeni Üyeler

  • Suyacıkmak
  • esranesrin
  • esranesrin2004
  • esranesrin14
  • nesrinesra14
Kapat/(ESC)
Tavsiye
Adınız:
Sizin eposta adresiniz:
Alıcının eposta adresi:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
İletişim
Adınız:
Eposta adresiniz:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir