Şiir Defteri

BAYAN YERİNE KADIN DENİLMESİNİN ARKASINDA SOKAK KADINLIĞINA YÖNELTİM Mİ VAR? (DENEME)

Yazan: Birturkbilgesi
07.10.2019 / 00:11
260 kez görüntülendi
0 yorum yapıldı
Siyaset dar bir alandır, siyasetle ülke yönetilemez; özel sektör de dar bir alandır, özel sektörle de ekonomi yönetilemez; ve darlıklar da yırtılmalara, çatlamalara, patlamalara neden olur. Yani ülke ve ekonomi denilen şeyler dev gibi şeylerdir; siyasetin ve özel sektörün dar donlarına sığmazlar; ülke ve ekonomi ancak felsefe, bilim, ve dini tanımlayan Din hadisileri ile doğru ve insani yönetilebilir. Unutulmasın ki hukuk da, nicel demokrasi de siyasetin ve özel sektörün uzantısıdır yani bu durumda hukuk da, nicel demokrasi de yanlışa koşmuş olur. Kendilerine ya da bayanlara, hanımlara bayan, hanım denilmemesini; kadın denilmesini isteyenler var; öyle ki filımlarda(filmlerde), Tv dizisilerinde(dizilerinde) bile 15-16 yaşındaki kız çocuklarına 'kadın' denilmesine de rastlanır oldu. Bence bu durum masum bir durum değil. Bence bunun arkasında toplumdaki ahlaki yapıyı bozmayı amaçlamış dış, küresel, derin bir güç, odak, merkez var; ve amaç da hem sokak kadınılığına(kadınlığına) saygınlık kazandırmak hem de bayanları özelde sokak kadınılığı kültürüne, genelde ise bayanları ve toplumu ahlaka aykırılığa yönlendirmektir. 'Bayan' yerine 'kadın' denilmesi; bu durumun ahlaka aykırılık ile birlikte olması, bu durumun arkasında 'Acaba toplumu 'Sokak kadını' türü yetişkin insan dişisi türüne yönlendirmek mi var?' diye düşündürmektedir çünkü oluşan 'kadın' türü toplumdaki geleneksel, ahlaki, ailesel kadın türü ile ilgisiz ve zıt bir durumda yani ortaya 'kadın' diye kişilik değil cinsellik, cinsel ilişki, cinsel organ durumu sunulmakta oysa Türk kültüründe ve Müslüman kültüründe 'kadın' demek ahlak, edeb demektir yani cinsellik, cinsiyet değil ruhsal kültür demektir. 'Sokak kadını' denilmekte ancak 'Sokak bayanı, sokak hanımı' denilmemektedir; yani acaba 'kadın' dayatmasının arkasında özelde yetişkin insan dişisi türünü, genelde ise toplumu ahlaka aykırı bir kültüre, dünyaya yönlendirmek gizili amaçı(amacı) mı vardır? Yani 'kadın' kavramının yanında 'ahlak' kavramı da yoksa bu durum hem yanlış hem de kuşkulu bir durumdur. Türk kültüründe ve Müslüman kültüründe kadın 'Ben kadınım' deyip kamusal alanlarda ahlaka aykırı giysilerle gezmez, bikini/mayo diye ortalıkta sütyen-külot dolaşmaz; ahlakla, edeble davranır ve ahlakla, edeble yaşar. Yani 'kadın'ın arkasında bir onurlanma, övünç, gurur değil de 'kadın' kavramına gizli, sinsi, örtülü bir saldırı mı var acaba? Hem kendine 'Hanımefendi' denilmesini istemek hem de 'hanım' yerine 'kadın' denilmesini istemek yalnızca akıla değil, akıl-ruh sağlığına da aykırı bir durumdur ki 'kadınefendi' denilemiyor zaten yani bu durumda 'kadın'lar 'hanımefendilik'ten de vazgeçmiş oluyorlar yani onlara 'hanımefendi' de denilmemesi gerekiyor. 'Bayan' kavramı düşmanlığı gerçek ki akıldışı, mantıkdışı bir durumdur çünkü baştaçı edilen Abd'de bile 'kadın' anlamına gelen 'Woman' sözcüğü içinde 'man' yani 'erkek' sözcüğü var yani Batı 'woman' yani 'kadın' derken bile 'erkek' demektedir, Batıya iyi de, bize mi kötü; ve biryandan(bir yandan) 'Bayan sözcüğü erkek egemenliği' denilirken biryandan da bayanlar için güzellik kraliçesi/kraliçesi yarışmasıları(yarışmaları) düzenlenmekte ki 'kraliçe' sözcüğü de 'kral'dan yani erkek egemen kültürden gelmekte. Ortadaki bu çelişkili durumlar 'bayan' yerine ' adın' denilmesi dayatmasının arkasında kuşkulu durumlar olduğunu göstermektedir. Yani komşundaki aynı şeye sarılıp, kendi toplumundaki aynı şeye karşı çıkmak tuhaf bir durumdur. 'Bayan' tanımı toplumsal(sosyolojik) ve hukuksal bir tanımdır; 'kadın' tanımı ise biyolojik yani nicel bir tanım durumuna getirilmektedir. Ben de ya 'bayan' derim ya da 'Yetişkin insan dişisi' çünkü ortalıkta sütyen-külot ya da ahlaka aykırı dolaşmak Türk ve İslam kültüründeki 'kadın' tanımı ile bağdaşmaz. Yani 'bayan' yerine 'kadın' denilmesi dayatması ya deliliktir ya ajanlık. Bence Türkiye'ye karşı akıla aykırı, ahlaka aykırı yani insanlığa aykırı bir 'Zihinsel savaş' açılmış durumdadır, ve siyaset de, özel sektör de bunu henüz anlayamamışlık durumu göstermektedir; bu durum siyasetçilere oy kazandırdığı için siyasetçiler, özel sektöre para kazandırdığı için de özel sektör bu duruma karşı çıkmamaktadır; ve böylece siyaset de, özel sektör de hem akıldışı halini hem ahlakdışı halini hem de insanlıkdışı halini bir kez daha sergilemektedir, göstermektedir, kanıtlamaktadır. Gökten insanlığın başına üç bela düştü: Biri siyaset, biri özel sektör, biri de nefs. İnsanlık bu üç belaya karşı savaşım açmak zorunda artık yoksa insanlığın kendisi de insanlığın başına bela olacak. Necdet Gürçiftçi Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge İnternette yayınlandığı zaman: 7.10.19/00.11
Kapat/(ESC)
Yorum Düzenleme

Yeni Üyeler

  • Sekoo
  • Bussxnrdgn1
  • mervee
  • melihcan
  • _isimsizsair_02
Kapat/(ESC)
Tavsiye
Adınız:
Sizin eposta adresiniz:
Alıcının eposta adresi:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
İletişim
Adınız:
Eposta adresiniz:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir