Şiir Defteri

BANA İSA'DAN SÖZ ETME- 5 (DENEME)

Yazan: Birturkbilgesi
12.05.2021 / 14:02
111 kez görüntülendi
0 yorum yapıldı
Adam'la(Adem'le) Eva'nın(Havva'nın) varlığına inanan, tek, gökte, ve peygamberli 'Yaratıcı'lı, gökyüzü kökenli dinlerde 'Yaratıcı'nın yaratıcılığını taklit etmeye çalışmak durumuna girdiği için özellikle insan resmi, heykeli yapmak, yapılmış olanlara sahip çıkmak yasakken; Hıristiyan olduklarını, Adam'lı, Eva'lı 'Yaratıcı'ya inandıklarını söyleyenlerin, İsa'nın resimlerini, heykellerini, heykelciklerini yapmalarını, satın almalarını, kutsamalarını anlamak zor. Ya dinlerini bilmiyorlar, yaka birileri özellikle nesnelerden para, ün, geçim, saygınlık kazananlar onları aldatmakta olabilir ya da bu din türünde, böyle şeyler yapmak yasak değildir. Öteyandan açık ki eğer insan ve hayvan heykeli, resmi yapmak 'Yaratıcı'yı taklit etmek ise; insan ve hayvan heykeli yapmayı, 'ulaşılması' zor, olağanüstü, olağandışı bir ilahı taklit etmek olarak yorumlamak durumu da böyle bir ilahın taklit edilebileceğini düşünmekle gerçekte kendi ilahını kendisi küçümsemiş olmuyor mu? Kollarını çırpıp kuşlar gibi uçmaya çalışanlara sinirlenmek, öfkelenmek yerine gülmek daha doğru değil mi? Bu durumda açık ki gökteki 'Yaratıcı'ya yaklaşmak durumu içerdiğinden uçak, helikopter, uydu, uzay aracı, astronot gibi şeylerin de yasaklanması gerekmiyor mu? Peki bikini, mayo, mini etek, pılaj gibi ahlaka, dine aykırı şeylerle hayat süren ünlülerin de, cinsiyet değiştirmiş ünlülerin de, eşcinsellik içindeki ünlülerin de, utanması olmayan ünlülerin de baştaçı edilmesi de dine aykırı olmuyor mu? Din insanın aldanması, aldanışı üzerine kuruludur çünkü din bilime aykırı bir dünyadır çünkü bilim 'Savlarımı tartışabilirsiniz çünkü yanılabilirim' derken din 'Savlarımı tartışamazsınız, ben ne dersem doğru odur, ben yanılmam' der. Zeus da böyle diyordu, Ra da. Ancak kalan onlar değil bilim. Bu durum yani dinin 'İnsanın aldanması, aldanışı' durumu demek ki İsa'cılarda, Hıristiyanlarda; insanı aldatmaya, insanın insanı aldatmasına dönüşmüş bir durum olmakta. İnsanı öne 'yılan' aldatmıştı, şimdi ise İsacılar aldatıyor demek ki. Tek farkla ki yılan Adam'a ve Eva'ya küçük bir 'elma' vermişti; İsacılar ise insanlığa, üzerlerinde 'Little boy' ve 'Fat man ' yazılı dev atom bombaları. Ey 'Yaratıcı'; yaşadıkça neler görecek insanlık bakalım; senin adını kullanıp kullanıp, senin adını ileri sürüp sürüp. Önceleri İsacılar insanları ateşlerde yakıyorlardı, 'İsacılık' diye; şimdi ise uyuşturucu, içki, sigara, fuhuş, zina, eşcinsellik, porno gibi ahlaka, dine aykırı şeylerle. Belli ki Cehennemi çok sevmişler. İsa'yı çarmıha geren Romalı askerler İsa'yı iç donuna kadar soyup giysilerini paylaşmışlar. Dünyayı işgal etmeye çalışan, görkemli, zengin 'Büyük devlet' Roma'nın askerlerinin ağızlarının suyunu akıtacak denli özel, değerli, pahalı, ender giysilerini İsa nereden bulmuştu? Belli ki zengin birinin çocuğu olmalı idi ya da zengin biri. 'Büyük', 'Dünyanın en zengini' Abd'nin askerleri işgal ettikleri ülkelerde, yoksulların kötü giyeceklerine göz dikmezler ya? Yoksa İsa hiç yaşamadı mı gerçekte çünkü 'zengin' Roma'nın askerlerinin bile göz dikeceği kadar kaliteli, pahalı, gösterişli, değerli bir giysi giyen İsa durumu İsa'nın marangozluk durumu ile de, bilgelik durumu ile de pek bağdaşır görünmüyor. Yoksa İsa mi hiç yaşamadı yoksa İncil'de anlatılan İsa ile gerçek İsa farklı İsa'lar mı? Açık ki Engizisyon'da, bir karıncayı bile incitmemiş, bir kağıt bile yakmamış İsa'ya karşın 'İsa adına yakıyoruz' deyip insanları yakan durum İncil ya da İsa konusunda da tuhaflıklar yapabilme olanağına da, gücüne de sahiptir. Ben Irak'ı işgal eden Ab askerlerinin Iraklı bir dervişin ya da bilgenin, düşünürün giysilerini kapışacaklarını düşünemiyorum; Saddam'ınkiler dışında. Açık ki 'yakma'ya hevesli olan İsa değildi; 'Yaratıcı'larına, koklaması için kurbanlar pişiren Yahudilerde bu durum var. Bu durumda açık ki Yahudiliğe tepki olarak ortaya çıkan İsa'nın 'yakma'ya karşı bir uzak duruşunun olması olağan ve gerekli olur. Bu nedenle ki yalnızca Engizisyon değil, Gamalı haç'lı Naziler de yakmaya hevesli idi. İslamiyet'te de cehennem yani 'yakmak' dine uygunluk değil dine aykırılık durumu içerir. Açık ki dinde canlı yakmak yok. Abd sinemacılığı, Hollywood; insanlara 'Haydi siz suç işleyin, biz de film yapalım' anlayışı içinde görünmekte, durmakta gibi. Gerçekte; Kızılderililerin ve Zencilerin dışında, Abd akların, beyazların tarihidir. Kızılderililere ve Zencilere yapılanlara, Abd'nin öteki ülkelerde yaptığı insanlıkdışı şeylere ve suç üzerine kurulu Abd sinemasına bakılırsa durum şu: Suç olmasaydı, Abd olmazdı. Sinemasının ve öteki sanatlarının da böyle bir anlayışla yoğrulması olağandır. Gerçek ki Abd aklarının ve sanatının tarihi 'İsa'yı sevme ve övme' üzerine değil 'İsa'yı sevmeme ve onu ahlaksızlığın, onursuzluğun ruhuna 'Çarmıha germek'ten sonra ikinci kez germe olayından duyulan mutluluk ve gözü dönmüşlük üzerine kuruludur. Acaba; İsa'yı 'İsa' yapan şey Yahudiliğe başkaldırması suçunu işlemesi, Yahudiliğe göre suç olduğu durumu 'olduğundan yani İsa'yı 'İsa' yapan şey 'suç' olduğundan mı Abd sürekli suça sarılıp 'İsa'laşmaya mı çalışmaktadır ya da İsa'nın durumuna bakıp 'Doğruya ya da ünlü olmaya ya da egemen olmaya giden yol suç işlemekten geçer' gibi bir sanıya ya da kanıya mı kapılmıştır; Abd insanlıkdışılık suçuna sarılıp ikinci bir 'İsa' olmaya mı çalışmaktadır çünkü Abd'nin neresine bakılsa akıla, mantığa, bilime, ahlaka, dine, insanlığa aykırılık akmakta. Gerçekte, İsa'cı Batı toplumu gerçekten de İsa üzerine değil cinsellik üzerine yani İsa'ya da, dine de aykırılık üzerine kurulu bir durumda; İsacı Batıda ortalık çıplak kadın, çıplak kadın resmi, çıplak kadın heykeli, erotik film, erotik tv yayını ve erotik işyerilerinden geçilmese de açık ki erkek egemenliği, açıkçası cinselliğin egemenliği üzerine kuruludur. İsa'nın 'baba'sı olan erkek 'Yaratıcı' ve onun erkek çocuğu, oğlu İsa; yani İsa'ya ve babasına yani erkek egemenliğine inanan bir Batı toplumu açık ki 'Kadına özgürlük' adı altında kadına erkeğe daha utanmazca ve daha çok boyuneğmek, kölelik durumu verebilir ancak açık ki 'özgür Batı' bu durumu oldukça abartmış ve dünyasını bikini, mini etek, zina, fuhuş, genelev, porno, eşcinsellik serbestliği gibi İsa'ya da, babasına da, dine de aykırı şeylerle doldurmuş durumdadır. Açık ki Batı ya hem İsa'ya hem dine ihanet içindedir, 13. havari gibi, ya da şizofreni içindedir. Yani İsacı Batının durumu 'Baba-Oğul-Kutsal ruh' üçlüsü durumu değil 'Baba, Oğul ve hem İsa'ya hem babasına aykırı Batı toplumu' üçlüsü durumu almaktadır. Ve İsa'ya göre; ötesi, geri kalanlar cehennemlik. Eskiden kırallar 'Ben Yaratıcı'nın gölgesiyim, oğluyum' gibi şeyler derlermiş. Şimdi ise Abd başkanları 'Ben Yaratıcı'nın gölgesiyim, oğluyum' der durumu gibi bir durum içinde görünmekteler. İsa'yı öldürebilen mantık açık ki onu ahlaksızlığın ve kokuşmuşluğun yani İsa'ya ve dine aykırı bir durumun da peygamberi, simgesi yapabilmekte. Dünya yuvarlaktır, döner; insan beyni de yuvarlaktır. Açık ki Batı gerçekte 'İsa'laşmak' değil 13. havari 'Yahuda'laşmak' durumu içinde. Ama insanların dünyayı düz bir tepside, düz olarak düşünürlerken de akılları başlarında değildi gerçekte. Kitapların düzlüğü de bir işe yaramıyor. Suçluları Türkçesi ile 'Kafatası tepesi' denilen biryerde, tahta kalaslara çivileme dinsel yasasını uygulamakta olduklarını söylemiş olan Yahudilerin, suçludan bol birşeyin olmadığı o çağlarda, o ağır kalasları çakıldıkları, kullanıldıkları yerde bırakmak yerine her idamdan sonra o tepeden aşağı taşıyıp her idamda da o tepeye, idam edilecek suçlulara yeniden taşıtmaları durumu kurnazlıkları ya da zekaları ile tanınmış olan Yahudilere aykırı bir durum olarak görünmekte. Cia'nın dünyada işlediği suçlara; suikastlara, katliamlara, darbelere, kışkırtıcılıklarına, ahlaksızlığı ve kişiliksizliği yayıcı uğraşılarına ait kanıt bulamaması gibi, İsa'nın, öldürüldükten sonrasına ve ölüsüne ait kanıtlar bulunamaması durumu da şaşırtıcı değildir. Ancak Cia'nın yaptıkları kurnazlığından ve gerçek, İsa ise acaba gerçekten yaşamış olmadığı için mi? İsa'daki ahlakı ve mantığı aramaya zahmet etmeyen İsacı Batı nedense Türkiye'ye gelip, Ağrı dağı'na çıkıp, Ağrı dağı'nın tepesinde Nuh'un gemisi'nin kalıntılarını aramak zahmetine katlanmakta. Ahlaka sırt dönen; kendi ulusundan da, insan da olamaz. Türk olmayı, Türklüğü utanç verici, ilkellik, yozluk, gerilik sananlar ve sayanlar nedense maymun atalarından, ahlaka aykırı ünlülerden ve ahlaka aykırı Batıdan övgü ile söz edebiliyorlar. Yozluk neleri başarabiliyor! Gerçek ki akıl da, akıldışılık da; ahlak da, ahlaksızlık da sonsuzluğa sahip. Sonuna kadar açık gibi, 'gavur icadı' hoparlörlü, üstelik 'Ezanı makamsız okuyun' hadisine ve 'Gürültü yapan bizden değildir' hadisine karşın makamlı ve hoparlarlörle okunan, ezan ve sala seslerinden kendilerine göre haklı olarak rahatsız olanların; Türkiye 'yi saran Abd ve Ab bayraklarından ve yozluğundan rahatsız olmamaları da haksızlık durumudur. Bu durumda gösteriyor ki bu insanların tepkileri; haksızlıklardan değil ruhsal sorunlarından gibi görünmekte çünkü açık ki bu insanlar İsacı Batıdaki zina, fuhuş, porno, çıplaklık, eşcinsellik, genelev, kumarhane, uyuşturucu serbestliği, cinsel teşhircilik, ahlakdışı moda, ahlakdışı ünlü, ahlakdışı sanat gibi şeylerden de, Batının akıldışı ve ahlakdışı bir dünya olmasından da; evlilikdışı çocuk sayısından da, sahipsiz çocuk sayısından da, kürtaj sayısından da; bencilliğin ve sorumsuzluğun yaygınlığından da rahatsız olmamak durumu içinde görünmekteler oysa Atatürk yalnızca 'Önce bilim' değil 'Önce ahlak' da dedi. Akıldışı, ahlakdışı Batıya göre ve için yetişen insanların 'Batıya hayır' değil 'Batıya evet' diyeceklerini anlamamak için ya düşük zekalı insan ya da yüksek zekalı ajan olmak gerekir. Gerçek ki bu duruma demokrasi, cumhuriyet, özgürlük, laiklik, hukuk, adalet, devlet gibi şeyler denilemez. Atatürk'ün 'Önce bilim ve ahlak'ı demek 'Önce bilim ve ahlak' demektir; ne 'Önce bilim ve ahlak, sonra bilime ve ahlaka aykırılık' ne de 'Bilime ve ahlaka aykırılık serbestliği' demektir. İsa bu durumu görse; çivilerinin acısından değil kendilerine 'İsacı' diyen bu yozluğun verdiği utançtan, acıdan ağlardı. Ağla İsa ağla. Batı İsa'lı ve İsacı mı ki Doğuya İsa'yı anlatıyor. Batı ahlaklı, dinli mi Doğuya dini öğretmeye kalkıyor. Ağla İsa ağla. Hertürlü ahlaksızlığın üzerine seni çarmıhladıkları için ağla. Necdet Gürçiftçi İnternette yayınlandığı zaman: 11.5.21/14.01 (Bana İsa'dan söz etme- 2005 şubat)
Düzenleme: 12.05.2021 / 14:08
Kapat/(ESC)
Yorum Düzenleme

Yeni Üyeler

  • Hilal2733
  • Fatihbtgl
  • Akancae
  • SEVAKA
  • İkra
Kapat/(ESC)
Tavsiye
Adınız:
Sizin eposta adresiniz:
Alıcının eposta adresi:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
İletişim
Adınız:
Eposta adresiniz:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir