Şiir Defteri

15-16 YILLIK İŞÇİYİ İŞTEN TAZMİNATSIZ ÇIKARMA HAKKI (DENEME)

Yazan: Birturkbilgesi
05.01.2019 / 08:21
200 kez görüntülendi
0 yorum yapıldı
Açık ki genelde siyaset, özelde Akp iktidarı, daha özelde ise hukuk mantıksal olarak büyük bir çöküş içinde. Bir çikolata işletmesi ya da imalathanesi 15-16 yıllık, başı örtülü, 40-50 yaşındaki bir kadını tazminatsız olarak işten atmış. Gerekçesi şu: Kadın iş yerinden hırsızlık yapmış. Olay şu: Teneke boş bir çikolata kutusu. Hani bazı bayanların el işi kutusu olarak kullandıkları tür, basit, teneke bir kutu. Kadın diyor ki 'Ben onu çöp kutusundan aldım, içi boştu, kutu hoşuma gitti ve el işi kutusu olarak aldım'. Gerçekten de bayanların böyle bir tutkusu vardır yani güzel bir el işi kutusuna sahipe(sahibe) olmak. Aynı şey bazı baylar için de güzel bir alet-edavat çantasına sahip olmak biçiminde vardır. Yerel mahkeme kadına beraat vermiş ancak Yargıtay işvereni haklı, işçiyi haksız görmüş; yani kadın beş Krş tazminatsız işten çıkarılmış sonuçta. Yani düşünün ki kendisine bir tokat atılanın tokat atana bir tokat atma hakkı vardır ancak onu dövme ya da öldürme hakkı yoktur, hukuka göre; yani kadın o 3-5 Tl'lik teneke kutuyu gerçekten çalmış da olsa 3-5 Tl ile, o kadının 15-16 yıllık tazminatı bir mi, aynı mı, eş mi; yani eğer suç doğru, gerçek ise var olan hukuka göre kadın patrona bir tokat atmış oluyor ancak patron kadını öldürmüş oluyor, değil mi; bu mu adalet, hukuk; adalet, hukuk herşeyden önce mantıklı olmak zorunda ki dinin de, felsefenin de, bilimin de, insanca insan olmanın da, doğru toplum olmanın da, doğru ülke olmanın da temeli zaten mantıktır. 'İş yerinden hırsızlık yapmak işten tazminatsız çıkarma hakkı' veriyormuş kapitaliste yani özel sektöre. Yani 15-16 yıllık bir emeği, ve bunun emeklilik adı altında bir ömür boyu sürecek parasal, maddi değerini; 3-5 Tl'lik bir teneke kutu yüzünden çöpe atma hakkı vermiş özel sektöre yani kapitaliste siyasi iktidar; kanun, hukuk, adalet adı altında. Yani burada kapitalistin bir kötü niyeti hemen belli: İşçisine, bir Anadolu kadınına, bir Türk işçisine bir teneke kutuyu çok görüyor; hediye etsen ne olur, batar mısın; bir kezlik hoş görsen ne olur, ölür müsün? Ancak ona asgari ücret verip kendisine milyonlar kazanmayı kendisine hak görüyor. Bu adalet midir? Demek ki patron kötü bir niyet içinde, yani işçiyi tazminatsız çıkarmanın yollarını arayış içinde olmalı sanki. Patron sözcüğünün anlamı 'Koruyucu, koruyan' demek; yani patron demek işçisini koruyan demek ancak görülmekte ki ülkemizde patron demek yalnızca kendini koruyan ancak işçisini korumayan demek haline gelmiş ya da gelmekte; peki işçisini korumayan patronların bu ülkede yani bu ekonomide yani işçiyi sömürmekte yani ülkeyi sömürmekte ne işleri var? Neyin çalınmışsa parasını kes, gerisini ver; öyle işten çıkar değil mi; adalet budur. Din der ki 'Düşmanının bile hakkını yeme'. Felsefe ve bilim de aynısı söyler. Yani böyle bir hukukun açık ki din ile de, felsefe ile de, bilim ile de ilgisi yoktur. Yani örnek ki hırsızlar, vergi kaçıranlar, dolandırıcılar oy kullanmıyorlar mı? Bir hırsız yakalandığında elinden yalnızca çaldığı mallar alınmıyor mu, tüm mallarına, tüm emeğine, tüm hayatına el mi koyuluyor? Görülmekte ki bu işçi halk üzerinde bir baskı, dikta, zorbalık, işten kolayca ve dımdızlak çıkarma hakkı rejimidir, düzenidir. Sonra da partinin adında 'Adalet' var öyle mi? Bu mu adalet? Patron işçinin sigortasını tam yatırmadığında, çalışma süresini eksik gösterdiğinde patronun servetine, hayatına ek koyuyor musunuz? İşçiyi işten tazminatsız çıkarma haklarından biri de işçinin patrona ya da ailesine ya da iş arkadaşına küfür ya da hakaret etmesi ya da dedikodu etmesi. Oh ne güzel. Yani demek ki Osmanlı döneminin özlemi içinde boşuna değil bunlar; yani padişahlar gibi astıkları astık, kestikleri kestik olmak istiyorlar; bunun nesi, neresi adalet ve kalkınma? Siyasi iktidar Atatürk'e, demokrasiye, laikliğe, muhalefete az mı hakaret etti; öyleyse siyasi iktidarı da atın. Basit, 3-5 Tl'lik basit bir teneke kutu için bir insanın üstelik te 15-16 yıllık emeğini yakmak adalete, dine, vicdana, medeniliğe, insanlığa, emeğe saygıya uyar mı? İşçiye, emeğe saygı göstermeyen bir iktidar nasıl olur da naylon poşet konusunda doğaya saygıdan söz edebilir? Zaten nitel 'Kısasa kısas'ın temeline göre de 3-5 Tl'lik birşey için işçiyi tazminatsız işten çıkarmak kısasa da aykırıdır. Zaten Akp iktidarı geçenlerde şöyle diyordu özel sektöre yani kapitalistlere mutluluk, sevinç, haz, başarı, gurur, onur havası içinde: 'Bakın bizim dönemimizde hiç işçi gırevi(grevi) oldu mu; olmadı çünkü hemen müdahale ettik'. Necdet Gürçiftçi Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge İnternette yayınlandığı zaman: 5.1.19/08.12
Kapat/(ESC)
Yorum Düzenleme

Yeni Üyeler

  • nadiminruyası
  • ugur
  • yazma
  • Mr_nobody
  • Hakanbulbul
Kapat/(ESC)
Tavsiye
Adınız:
Sizin eposta adresiniz:
Alıcının eposta adresi:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
İletişim
Adınız:
Eposta adresiniz:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir