Yüreğime bir gül sevdası çöktü
tiflis tepelerinden
bir atın nal sesi gibi
zamanı koşturup peşimden
tiflis tepeleri kardeş bitlis tepelerine
bir umut yeşerdi yüreğimde
orda bir gül besledim
ümit ve hayaller rahmet dolu vicdanlarda
o gülü yeşertsin diye
ışık doğar evlere bahcelere
seherin şafak vaktinde
bülbüller zikre başlar
güneş teğelerine doğana kadar bitlis te
karanlık bir gece de yola cıkanlar
ay ışığına muhtaç değil mi sanki
ay yürekli bir gül bitti gurbette
bir can düştü gurbete ağladı ağladı
paçaladı vicdanlı yürekleri
yetimin gözyaşları gibi sıcak
kavurdu hasretle
toprağa, ışığa, cana hasret
bu dargın, yorgun ve mazlum adam kim acaba
bahcemde gül bitiren
o şen ve gülen mevsim, ilkbahar değil mi ?
ışık evlerinde aydınlık sıcak
korkuya yenilmeyen sabır yüklü gönülde
zalimler için yaşasın cehennem
haykıracak bedbahtın suratına
şimdi ağlamak zamanı, gülmek kaldı yarına
ağla rahmet doğacak yüreğine
gözyaşların içime bahar gibi doğsun
gönlümde gül bitsin gülistan olsun
Şairhan Zübeyir Bayrakdar
{s:036}{s:036}{s:036}{s:036}
Fıratın-Hüznü
26.10.2005 / 08:26
Konusu böyle şiirlerin destan havasında yazılmasına karşıyım ama sizin şiirinizde biraz farklı bir durum var, güzelliklerin ahirette oluşu ki Allah hiçbirimizi ondan mahrum etmesin. Dini duygu ve düşünceyi kendi orjinalitesi, ilahi oluşu içinde düşünmek gerekir, din sadece ağlamak olmadığı gibi, sadece gülmek te değildir, fakat gel gör ki, acizliğmiz ve hissetiklerimizin tertemiz oluşu ağlatır da ağlatır. Yürek ferahlatan çelik yürekli Bitlisli yiğidi ve Onun ışık izini devam ettirenleri kutlarım ama bu bile haddim değildir derim. {s:026}
Fıratın-Hüznü
26.10.2005 / 08:26