Bir Temmuz gecesiydi,
Gece sabaha koşuyordu
Yıldızlar denizle oynaşıyordu
Dalgalar ninni söylüyordu
Alaca karanlıkta
Foça uyuyordu, derin, derin.
Balık mı? avlayacaktık yoksa
Hayallerimizi, düşlerimizi mi?
Sahilden eski bir sandalla uzaklaştık
Foça kıyılarından, açıklara yavaş, yavaş
Balıkçı Reis ve Ben
Rum göçmeniydi Balıkçı Reis
Adı neydi kendi de bilmiyordu
Soranlara Balıkçı Reis diyordu,
Kirli sakalıyla, dudaklarını kapatan bıyığıyla,
Koca Reis, ihtiyar adam,
Şarap şişelerinde bulmuş hayatı
Açık denizlerde,
Bir sigaranın dumanında.
Gözleri , o buğulu gözleri
Dalıp gidiyordu uzaklara, ta uzaklara....
Derdini sordum Yaşlı Adama,
İki damla yaş geldi gözlerinden
Çocukluğu, yitip giden gençliği, hayalleri vardı
Göş yaşında, iki damla gözyaşında..
Neden bu kadar acı, bize düşen pay neden çok
Dedim!..
Durdu! bir gülüş attı hoyratça ve yavaşça;
'İnsan, İnsanlığı Kadar Acı Çeker' dedi.
Kısa ve özdü cevabı
Öfkelendim! bir yumruk atmak istedim karanlıktaki denize,
Dalgalar olsun istedim büyük dalgalar
Boğsun istedim kötülükleri
Yutsun istedim acıları
Biz neyiz diye haykırdım...
Ve yine bir ses geldi İhtiyar Adamdan
'Sarhoş İt, Sarhooooş it'