sıcak bir ağustos akşamıydı
Aşkımızın dudaklardan kalbe akışı
beynime yerleşti,o sıcacık dokunuşu
sahilde ay ışığında gizlice öperken
dudağımdan yüreğime bir şey aktı
birden bir yıldız kaydı...
birleşti kalpler ve dudaklar,
sen öpünce dudağımdan karıştı gökyüzü
kıskandı mı ne,asıldı ayın o mah yüzü
sustu diller,baktı ateşli gözü
gönüller söylemişti son sözü,
işte o an anladım,sendin kaderim,
alınyazım,yıllardır beklediğim,
nede güzeldi sevdiğim,nede güzel,
başaklar cömertce vermişti saçlarına rengini,
içimden bir ses coşkuyla haykırıyordu
bak işte şimdi buldun,aradığın dengini,
gömdüm gönlümü,gözünün derin mavisine
güneşin aksi vurmuştu parlayan yüzüme
zaman durmuş,dünya benm etrafında,
dönüyor,dönüyordu.
günün kandili bitmiş,yavaşça sönüyordu
içimdeki o sonsuz keskin ateş,
yaktı kavurdu evreni,
görmedi cümle alem,kuruldu kurulalı dünya,
sevdanın böylesini
Kerem in yanması boş,
Ferhat nafile delmiş dağları.
Mecnun boşuna dolaşmış sahraları,
onların aşkı sanki yalanmış
insan severse benim gibi yanarmış
aşk gözünü karartır,yalanı doğru sanarmış
o,bu, hepsi yalan sevdiğim
ancak aşkım benim sahici,
sonsuza dek sürecek sonsuza dek...