Çıktı akalınla bu nazireden
Ve şair Karşıyaka’ya geçti,
Gülveren’e tohum oldu bedeni,
Vedalaşmadan daha...
Bir zemheri akşamı
Cevşenlenmiş yüreği
Nazire yapar gibi hayata
Hayata bıçkınca sesleniyordu,
Ve yandı şafağa çıkalım diye!
Ey yazı olmayan şehrin çocuğu!
O kardelen sesini gel, bir daha duyayım,
Yerde benek benek kan lekeleri,
Uçuk yüzlü bir adam mahmuzlarken atını
Merve derinden derine
Acıyı kınından çekiyor…
Ufuklar hicran sarayı şimdi
Ve annen daha bir yanık söylüyor
Gülveren’de düşen bir güvercinin
Büyülü bir ölüşle
Hüzne tarih oluşunu
Bir tiryaki tutuşta efkârı böyle derin,
Dumanı böyle gamlı,
Görmedi melal denizi;
Ve bir daha yorumla Eflatun tarihini
Gülveren akşamında hangi kanlı mısralar
Hangi hüzün gazeli?
Seni mersiye kıldı?
Sebep ey!
Adana / 2002
Mehmet Taştan