Bir sonbahar akşamı,
Yapraklar dökülürken, renkleri soluk.
Güneş batarken gökyüzünde,
Sarı ve turuncunun muazzam dansı.
Boş bir parkta otururken yalnızca,
Geçmişin yankıları doldu mısralarıma.
Rüzgarla savrulan yaprakların sesi,
Fısıldar gibi anlatırdı eski hikayeleri.
Gökyüzü karardıkça, yıldızlar parladı,
Her biri bir dilek, bir hatıra gibi.
Yalnızlığın dokunuşu, soğuk ve kederli,
Sonbahar akşamı bitmez, sürer içimde,
Yine de bilirim ki, mevsimler geçer,
Ve her sonbahar akşamı, yeni bir bahara döner.