En Yeni Şiirler
Kırmızı şalKırmızı Şal
Bir sabah dağıldı şafaktan sonra,
beyaz usulca karardı.
Kırmızı şal elinde rüzgâra bırakıldı,
gözlerin bir kuyuydu ?
derine indim, çıkamadım.
Rengine baktıkça
ruhumu çaldın,
gölgen suya düştü
ve dalgalar adımı unuttu.
Saçların boşlukta asılıydı,
zaman dokunmaya korktu.
İki adım atalım, dün gibi;
taşlardan kalbimizin sesi yükselsin,
gök paramparça bir elbise olup
üstümüze dökülsün.
Takvimler yaprak döksün
günah ve sevap gibi,
bir yıl sessizce tükensin.
Her yer hıçkırık dolu
hangi kumru bıraktı kanadını yollara?
Bu gül neden hâlâ beyaz,
bu düş neden öksüz köşede?
Işıkların hüznü yıldızlara yürürken
mutluluk son nefesini
acıya bıraktı.
Ve yine
bir sabah
şafakta dağıldı dünya.
Yazar: Serdaryusuf
Geçmeyen yara orta doğuOrta doğu kan kaybediyor,
Masum sinesine çekiyor,
Ümmetin uykusu çok derin,
Zalım zehirli ok saçıyor,
Ezeli gelen kerbaladan,
Fırat dicle hedef alınan,
İntikam diye nara atan,
Kardeşi kardeşe kırdıran,
Ne tahtı kaldı nede tacı,
Çoğu çöle gömdü kafayı,
Müslüman bilirdik o arabı,
İslama atmışlar kancayı,
Orta doğunun üstü dumanlı,
Beyrut şam lübnan yaslı,
Her beldede gözler yaşlı,
Olmuş vicdan ağır yaralı,
Sanki yeni harita çizilir,
Zalımın şiddeti kazançmıdır,
Yetimin niyazı arşa dayanır,
Bundan sonra gülmek haramdır,
Yazar: 01usta
YÜZSÜZLÜK YER YERİNDEBoy pos yerinde
Yalakalık özünde
Şahsiyet yerlerde
Yalanlar çok dilinde
Arsızlık her hareketinde
Eziklik gösteriş maskesinde
Korkaklık yüksek çıkan sesinde
Ar perdesi yırtılmış yüzsüz her yerde
Yazar: CECO
SOYSUZ ARSIZ EZİKLERDevlete Millete zarar olsun sokak iti beslerler
İnsanlara eziyet korku salsın domuz beslerler
Ülkemize zarar itraile destek olsun hain beslerler
Gavurlara yalakalık olsun sapıklıkları desteklerler
Müslümanlara kin güder iblise tapanlara hizmet ederler
İçimizdeki soyunu inkâr eden soysuz arsız ezikler
Yazar: CECO
HİÇ SEVİLMEYECEKNİZİblislik kindarlık sizin her işiniz
Haramlarla zulümlerle işleriniz
Doğrulara sağır dilsiz körsünüz
Vatana Millete insanlığa düşmansınız
Kendinizi insanlardan üstün sanırsınız
Yaptıklarınız hep alçaklık fitne arsızlık işiniz
Yüce Yatanın lanetlikleri hiç sevilmeyeceksiniz
Yazar: CECO
En Yeni Düz Yazılar
GAVURİSTANIN HAYVAN SEV...18.1.2020
GAVURUN MEDENİYETİ
Hayvan hakları köpeklere,
İnsan hakları gavurlara,
Kadın hakları feministlere,
Gavurun medeniyeti böyle olur.
Analar günü eller cebe,
Sevgililer günü eller cebe,
Bütün özel günler eller cebe,
Gavurun medeniyeti böyle olur.
Develer hayvan değil,
Hindiler hayvan değil,
Tavuklar hayvan değil,
Gavurun medeniyeti böyle olur.
Müslümanlar insan değil,
Fakirler insan değil,
Paylaşmak gavurlara göre değil,
Gavurun medeniyeti böyle olur.
Avustralya'da çok su içiyorlar diye, develeri toptan ortadan kaldırmaya karar vermişler. Gereğini yapmaya da başlamışlar. Neymiş efendin suların çoğunu develer ve atlar tüketiyormuş. Develerden sonra sıra atlarda!
Sözde hayvan sevenlerde uykudalar, ya da kafayı çektiklerinden, sızmışlar bir yerlerde, hiç sesleri çıkmıyor. Çünkü patronları öyle istiyor. Tasmalı hayvan severler. Sorsanız özgür, hareket ediyorlarmış. Özgür olsanız, hep ayını ağızdan çıkmış sözler kullanmazsınız. Birlikte hareket edenler bir yerlerden emir alıyorlar demektir.. Oda her zaman insanlara ve hayvanlara zulmü hak gören Siyonist Yahudilerdir. Bunlar şeytanın askerleri olduklarından, yakmayı, yıkmayı marifet zan ederler. Bütün canlıların rızkını veren Yüce Yaratanımızdır. Kimse kimsenin rızkını yiyemez. Yemeye kalkarsa cezalarını er veya geç bulurlar. Canlıların rızıklarını çalanlar, gasp edenlerin sonları yakın, Yüce Yaradan uyarıyor anlamıyorlar. Gavurun medeniyetine bak. Bir taraftan yanan hayvanları kurtarıyoruz, hayvan severin pozları, diğer taraftan sularımızı tüketiyorlar diye, develeri ve atları öldürmeyi hak sayıyorlar.. Belki de siz o hayvanlar sayesinde, sıkıntı çekmiyorsunuzdur. Onlara gelen rızıklardan sizlerde faydalanıyorsunuz. İşi hep kendinize yontmayın.. İnsanlar vardır, meleklerden üstün olur. İnsanlar vardır hayvanlardan daha aşağı olur. Haddini bilmeyen kavimleri, milletleri Yüce Yaratan defalarca helak etmiştir. Bunu en iyi Yahudiler bilir, onların başına defalarca gelmiş. Hala akıllanmıyorlar.
Şeytan onları güdüyor, kullanıyor. Şeytanla birlik olan, tapan Yahudiler Haşa Yüce Yaradana Meydan okuyorlar. Cevaplarını illaki alacaklar. Yüce Yaradan cümle Müslümanları ve vicdanlı insanları şuurla, haddini bilerek yaşayanlardan eylesin.. Şuurlu insani yaşamaya çalışsan insanlara selam olsun..
Bencil, egoist, kindar olanlar şeytanın askerleridir. Sonları narı cehennem..
Rızık çalanlara, gasp edenlere, merhamet etmeyenlere merhamet edilmez?
Ormanları yakan eller kimin acaba.. . biraz düşünelim?
Yazar: CECO
İRAN'A YÖNELİK SALDIRIL...Ortadoğu, tarihsel, jeopolitik ve ekonomik nedenlerle küresel güç mücadelelerinin merkezinde yer almaktadır.
Son dönemde İran'a yönelik gerçekleştirilen ve ABD ile İsrail'in doğrudan taraf olduğu saldırılar, bölgesel çatışmaların yeni bir evreye girdiğini göstermektedir.
Bu makalede, söz konusu saldırıların arka planı, Ortadoğu'daki savaş dinamikleri ve olası sonuçları analitik bir çerçevede ele alınmaktadır.
Giriş
İçinde yaşadığımız Ortadoğu coğrafyası, tarih boyunca dinî, etnik ve kültürel çeşitliliğin iç içe geçtiği çok katmanlı bir yapıya sahip olmuştur.
Ancak bu zenginlik, stratejik konum ve yer altı kaynaklarının cazibesi nedeniyle çoğu zaman çatışma ve müdahale alanına dönüşmüştür.
?Başka bölgelerde görece istikrar hâkimken neden Ortadoğu'da savaşlar süreklilik arz etmektedir?? sorusu, yalnızca güncel gelişmelerle değil, tarihsel ve yapısal faktörlerle birlikte değerlendirilmelidir.
Ortadoğu'da Savaşın Yapısal Nedenleri.
Ortadoğu'daki çatışmaların nedenleri çok boyutludur:
Enerji Kaynakları ve Jeostratejik Konum:
Petrol ve doğal gaz rezervleri, bölgeyi küresel güç rekabetinin merkezine yerleştirmiştir.
Silah Sanayisi ve Küresel Ekonomi:
Küresel ölçekte savunma sanayisinin büyük paya sahip olduğu ülkeler için bölgesel istikrarsızlık, silah satışlarını artıran bir unsur olarak değerlendirilmektedir.
Vekâlet Savaşları
Günümüzde doğudan işgal yerine, yerel aktörler üzerinden yürütülen ?donat-yönet? ve ?parçala-böl-yönet? stratejileri öne çıkmaktadır. Bu model; Afganistan, Irak, Suriye ve Lübnan gibi ülkelerde farklı biçimlerde uygulanmıştır.
İsrail-İran Gerilimi:
Hizbullah ve Filistin meselesi bağlamında İran ile İsrail arasındaki dolaylı çatışma uzun süredir devam etmektedir. İran'ın bölgesel nüfuz politikası ile İsrail'in güvenlik doktrini arasındaki karşıtlık, gerilimin ana eksenini oluşturmaktadır.
İran'a Yönelik Saldırının Seyri
Uluslararası basında yer alan iddialara göre, Ali Hamaney'in hedef alındığı saldırı, kapsamlı bir istihbarat sürecinin ardından gerçekleştirilmiştir.
Saldırının, yüksek hassasiyetli mühimmat kullanılarak düzenlendiği ve Tahran'daki belirli askeri ve yönetim noktalarının hedef alındığı ileri sürülmektedir.
İran tarafı, saldırılara misilleme olarak Körfez bölgesindeki ABD unsurlarını hedef aldığını açıklamış; ayrıca Hürmüz Boğazı'nı kapatma tehdidinde bulunmuştur.
Bu gelişme, küresel enerji arzı açısından ciddi sonuçlar doğurabilecek bir adımdır.
Tel Aviv ve Tahran başta olmak üzere birçok şehirde sirenler çalmış, karşılıklı füze saldırıları yaşanmıştır. Dubai'deki ABD unsurlarının da hedef alındığı belirtilmiştir.
Bölgesel çatışma hattının Lübnan'ın güneyine genişleyebileceği ve İsrail'in kara operasyonlarını artırabileceği yönünde açıklamalar yapılmıştır. Bu durum, savaşın çok cepheli bir yapıya evrilebileceğini göstermektedir.
Yeni Savaş Stratejileri
yüzyılın dünya savaşlarında doğrudan askeri işgal ön plandayken, günümüzde hibrit savaş yöntemleri uygulanmaktadır:
Siber saldırılar
İnsansız hava araçları
Hassas güdümlü mühimmat
Yerel milis güçler üzerinden yürütülen operasyonlar
Bu yöntemler, çatışmanın maliyetini azaltırken sürekliliğini artırmaktadır.
Olası Sonuçlar ve Bölgesel Etkiler
Enerji Krizi Riski: Hürmüz Boğazı'nın kapanması küresel petrol fiyatlarını ciddi şekilde etkileyebilir.
Bölgesel Yayılma: Çatışmanın Lübnan, Irak ve Suriye hattına yayılması ihtimali yüksektir.
Sivil Kayıplar ve İnsani Kriz: Savaşın en ağır bedelini siviller ve özellikle çocuklar ödemektedir.
Yeni Sınır Tartışmaları: ?Büyük Ortadoğu Projesi? benzeri jeopolitik yaklaşımlar çerçevesinde sınırların yeniden şekillenmesi tartışmaları yeniden gündeme gelebilir.
Değerlendirme ve Sonuç
Ortadoğu'daki savaş dinamikleri yalnızca iki ya da üç ülke arasındaki gerilimle açıklanamaz.
Bölge; küresel güç rekabeti, enerji politikaları, güvenlik doktrinleri ve ideolojik çatışmaların kesişim noktasındadır.
Savaş; ölüm, yıkım, göç, yoksulluk ve toplumsal travma anlamına gelmektedir.
Buna karşın barış; istikrar, ekonomik gelişme ve toplumsal refahın ön koşuludur.
Birinci ve İkinci Dünya Savaşları nasıl ki sınırların yeniden çizildiği büyük kırılmalara yol açmışsa, günümüzde Ortadoğu'da yaşanan gelişmeler de uzun vadeli jeopolitik dönüşümlerin habercisi olabilir.
Ancak unutulmamalıdır ki kalıcı güvenlik, askeri üstünlükten ziyade diplomatik çözüm ve karşılıklı güven inşasıyla mümkündür.
Sonuç olarak İran'a yönelik saldırılar, bölgesel bir kriz olmanın ötesinde küresel sistemin kırılganlığını ortaya koymaktadır.
Bu süreç, yalnızca askeri değil; siyasi, ekonomik ve insani boyutlarıyla ele alınmalı; uluslararası toplum tarafından çatışmanın yayılmasını önleyici diplomatik adımlar önceliklendirilmelidir.
Muzaffer KALABA
Yazar: öğretmen
Anlamlı Söz 1403gezdiğin şu yerler kaç nesil gördü
kimler çile çekti kim sefa sürdü
Ahmet kölecioğlu 1987
Yazar: Kölecioğlu
OlmadıNe kadar uğraşsam da olmadı. Tüm platformlarda ulaşılmaz en azından benim için. Neyse öyle uygun görmüş diyeceğiz sağlık ve esenlik dileyip bolca dua edeceğiz...
Yazar: MaHzUn_
DÜNDEN BUGÜNE EDEBİYAT ...Edebiyat ve sanat, insanlık tarihinin en köklü ifade alanları arasında yer almaktadır.
Bu çalışma, edebiyatın güzel sanatlar içindeki konumunu, sanat ile olan karşılıklı etkileşimini ve tarihsel süreçte üstlendiği toplumsal rolü incelemeyi amaçlamaktadır.
Dünya ve Türk edebiyatından seçilen örnekler üzerinden, sanatın yalnızca estetik bir üretim alanı değil; aynı zamanda toplumsal hafıza, eleştiri ve dönüşüm aracı olduğu ortaya konulmaktadır.
Giriş
Sanat, insanın duygu, düşünce ve hayal dünyasını estetik bir anlayış çerçevesinde ifade etme biçimidir. ?Sanat? kavramı, Arapça kökenli olup ?ustalık, hüner, işçilik? anlamlarına gelen san'at sözcüğünden türemiştir.
Bu yönüyle sanat, yalnızca estetik bir üretim değil; aynı zamanda bilinçli bir yaratım sürecidir.
Edebiyat ise dili araç olarak kullanan bir güzel sanat dalıdır. Dil aracılığıyla gerçekleştirilen edebî üretim, bireysel duyarlılığın ötesine geçerek toplumsal bir anlam kazanır.
Bu nedenle edebiyat, hem bireysel hem de toplumsal hafızanın taşıyıcısıdır.
Edebiyat ve Sanat Arasındaki İlişki
Sanat ile edebiyat arasında karşılıklı ve dinamik bir ilişki bulunmaktadır.
Edebiyat; resim, müzik, tiyatro ve sinema gibi diğer sanat dallarıyla etkileşim hâlinde gelişmiştir. Bu etkileşim, disiplinler arası üretim biçimlerini doğurmuş; sanatın bütüncül bir yapı arz ettiğini göstermiştir.
Edebiyat, sözlü ve yazılı kültür aracılığıyla toplumların değerlerini, inanç sistemlerini, tarihsel deneyimlerini ve sosyal yapılarını kayıt altına alır.
Böylece kültürel sürekliliğin sağlanmasında temel bir rol üstlenir. Sanat ise bu birikimi estetik formlar aracılığıyla görünür kılar.
Dünya Edebiyatında Toplumsal Gerçeklik ve Sanat
20. yüzyıllarda sanayileşme, sınıf çatışmaları ve siyasal dönüşümler, edebiyatın yönünü önemli ölçüde etkilemiştir. Bu dönemde toplumcu gerçekçilik akımı ön plana çıkmıştır.
Jack London, eserlerinde işçi sınıfının yaşam mücadelesini ve kapitalist sistemin yarattığı eşitsizlikleri ele almıştır.
Özellikle Demir Ökçe adlı romanında, baskıcı yönetim biçimlerini eleştirel bir bakış açısıyla incelemiştir.
Benzer şekilde Maksim Gorki, toplumcu gerçekçi edebiyatın öncü isimlerinden biri olarak kabul edilmektedir.
Ana romanında, bireysel bilinçlenme süreci üzerinden toplumsal dönüşümün dinamiklerini ortaya koymuştur.
Bu eserler, edebiyatın yalnızca estetik değil; aynı zamanda siyasal ve toplumsal bir işlev taşıdığını göstermektedir.
Türk Edebiyatında Modernleşme ve Evrenselleşme
Türk edebiyatı da tarihsel süreç içerisinde toplumsal değişimlere paralel bir gelişim göstermiştir.
Modern Türk şiirinin en önemli temsilcilerinden Nazım Hikmet, serbest ölçü ve yenilikçi biçim anlayışıyla şiirde önemli bir dönüşüm gerçekleştirmiştir.
Memleketimden İnsan Manzaraları adlı eseri, toplumsal panoraması bakımından dikkate değerdir.
Modern Türk romanının önemli isimlerinden Adalet Ağaoğlu; Ölmeye Yatmak, Bir Düğün Gecesi ve Fikrimin İnce Gülü eserlerinde birey-toplum ilişkisini sorgulamıştır.
Anadolu gerçekliğini evrensel bir anlatımla sunan Yaşar Kemal ise İnce Memed başta olmak üzere birçok eserinde adalet, doğa ve direniş temalarını işlemiştir.
2006 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görülen Orhan Pamuk, Türk edebiyatının uluslararası görünürlüğünü artırmış ve eserleri pek çok dile çevrilmiştir.
Disiplinlerarası Sanat Üretimi ve Kültürel Çeşitlilik
Edebiyat ile diğer sanat dalları arasındaki etkileşim, birçok sanatçının birden fazla alanda üretim yapmasına olanak tanımıştır.
Abidin Dino ve Bedri Rahmi Eyüboğlu gibi isimler, hem görsel sanatlar hem de edebiyat alanında eserler vermiştir.
Türkçe edebiyat içinde farklı kültürel kimliklere sahip sanatçılar da önemli katkılar sunmuştur.
Ahmet Arif ve Cemal Süreya gibi şairler, şiirleriyle edebiyatın çoğulcu yapısına katkıda bulunmuştur.
Sinema alanında Yılmaz Güney, Umut filmiyle toplumsal gerçekçi sinemanın önemli örneklerinden birini ortaya koymuştur.
Müzik alanında Ahmet Kaya ise eserleriyle geniş kitlelere ulaşmıştır.
Sonuç
Dünden bugüne edebiyat ve sanat, toplumların aynası ve vicdanı olma işlevini sürdürmüştür.
Tarihsel olaylar, sınıfsal çatışmalar, kültürel dönüşümler ve bireysel arayışlar sanat ve edebiyat aracılığıyla görünür kılınmıştır.
Edebiyat; estetik bir üretim alanı olmanın ötesinde, toplumsal bilincin şekillenmesinde ve kültürel belleğin aktarılmasında temel bir rol oynamaktadır.
Sanat ise insanın varoluşsal arayışının en rafine ifadesidir.
Sonuç olarak, edebiyat ve sanat; geçmişi anlamada, bugünü yorumlamada ve geleceği inşa etmede vazgeçilmez iki temel unsurdur.
Muzaffer KALABA
Yazar: öğretmen
En Çok Okunanlar
Yeni Üyeler
- Arkun
- damooniee
- ruhsuzsevdam
- edebiyatcii05
- yalnızlıkrıhtımı
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir
