En Yeni Şiirler
Ya Hiç Yirmi ÜçYirmi altı yılına girdik şimdi altında şakır
Altında rekor iki bin yirmi altı oldu
İlk üç bronz madalyayı taştan kazanan bakır
Kap kara ömür süren yakalayamaz goldu .
Yazar: millenium
Hane Tekne KarneBilmemek değil öğren öğrenmemek bilmemek
Böyle böyle öğrenir insan ne ne, ne değil
Onun için tek nedir karne notun silmemek
Öğrenince öğrenci hatice tekne değil .
Yazar: millenium
Şiirsel Dörtlük 279fermansın gönlüme derman derdime
verme gam yükünü verme sırtıma
bükmüşüm boynumu senin fendine
estirme fırtına sensiz yurduma
Ahmet kölecioğlu 1991
Yazar: Kölecioğlu
SINIFTA KALMIŞLARYalanın iftiraların dersini almışlar
Sanat sanat soygunları öğrenmişler
Sapıklıklara küfürlere medeniyet demişler
Halka hizmeti edebi faylaşmayı gericilik bilmişler
Müslümana düşmanlığı gavurlara yalaklığı sevmişler
Edep insanlık dersinden sınıfta kalmışlar
Yazar: CECO
BİRAZ AKLI OLANLARIVerir seniz yalancılara oyunuzu
Düz yolda şaşırtırlar yolunuzu
Yollarda kalır yürürsünüz gün boyu
Bu zihniyet millete hizmeti hiç sevmez
Hainleri yandaşları zalimleri hiç üzmez
Yapmadıkları yapmayacaklarının teminatı
İhanetleri densizlikleri uyandırır biraz aklı olanları
Yazar: CECO
En Yeni Düz Yazılar
GENÇLERİN KORKULARISon zamanlarda bay gençler akıllanmaya başlamışlar. Eeee ne demişler bir musibet, bin nasihatten evladır. Gencin biri nişanlısıyla son hazırlıkların gereği alış-verişe çıkacaklarmış.
Telefonla konuşup anlaşmışlar. Genç biraz erken gideyim demiş. Nişanlımız bizi beklemesin, bir aksiliğe meydan vermeyelim.. Der. Nişanlısının evinin önüne varır. O onda balkondan bir bayan ona seslenir ?biraz bekle hemen geliyorum?? Genç şaşırmış! Bu bayan kim hiç tanımadım.. Acaba beni biriyle mi karıştırdı, her halde.. Nereden bilsin? Nişanlısının boyasız, cilasız hali.. Kızda bu günde böyle olsun diye nişanlısının yanına varmış. Selam vermiş ses o ses, nişanlısının ama.. Göründü hiç ona benzemiyor.. Tanıyamadım hanım efendi beni biriyle karıştırdınız her halde.. Kızcağızda hayır ben senin nişanlınım tanımadın mı? Genç şaşkın, şaşkın bakmış? Ne kadar değişmişsin diye bilmiş, sonra orayı terk etmiş? Bir daha varır mı? Nişanlısının veya flörtünün, yanına! Yalan, hile nereye kadar? Son zamanlarda bu olaylar git gide artıyor.. O genç gibi mağdur olanlar.. Diğer arkadaşlarını uyarıyorlar? Bir insan bu kadar değişir mi? Boya değil resmen maske.. aldatmaca, hile.. İşte bu yüzden çoğu evlilikler başlamadan bitiyor.. Birde evliğinin ilk sabahı yatağında bir başka yüzle karşılaşan Adam ne yapar? Önce bir şaşkınlık.. Soğuk bir su.. Sora başlar kavgalar.. Mahkemeler.. Birde tazminat öde gel de delirme. Eden bulur, eken biçer, Çeken bilir, demişler?
Bizde bunun tersi oldu. Bizim sultan boyadan-ciladan nefret ettiğimizi bilmiyor.. Düğün günü akrabaları zorlamış bu gün süslenmene kimse bir şey demez.. Vermişler boyayı-cilayı bizim sultan olmuş başka biri... Sinirden delirdik.. Verdik fırçayı.. Yok akrabalar ısrar etti, sizinkiler ses çıkarmadı.. Başladı ağlamaya? Hemen yüzünü yıka insanı delirtmeyin? Bu kadınları anlamak zor mesele.. Kadın kadının en büyük düşmanıdır. Ama kadınlar bunu pek bilmezler veya bilmemezlikten gelirler.. Yuvayı yapan kadınlar vardır.. Birde yuvaları yıkan kadınlar vardır? Dost görünüz düşmanlık ederler? Zaten maskeleri hazır.. Yüz boya olduğundan kızarsa da görünmez boyadan, Sen yine de vaz geçme güzel, huyludan.. Orijinal boyasız, doğal güzellikten? Kendini boyayıp farkı biri olmak başta kendini kandırmak, Yüce Yaradanın verdiği güzelliği beğenmemek.. Herkesler dönüyor doğal hayata bizimkiler hala boya, boya? Doğal günleriniz bereketli olsun? Hiçbir şey boşa değil. Her kes dengini bulur.. Çektiren çeker.. Çektirme, çekme, aldatma, aldatılma? Eden buluyor vesselam?.
İlle edep ille edep?
Yazar: CECO
Kimdir?Müslüman olan birinin Cennet' i kazanması için bunları barındırması gerekir.
Hasbunallahi ve nimel Vekil
El Kuddûs, El Vehhab, el- Melik olan Allah'ın rahmeti üzerimize olsun ...
*****Gece ve gündüz, gecenin bir vakti kalkıp , ayakta otururken düşünürken Rabb'ini tesbih edip övenler Allah'ın razı olduklarıdır.
Şüphesiz Yüce Allah (Zümer) ayetinde buyurmuştur ki:
"İnsana bir zarar dokunduğu zaman Rabbine yönelerek O'na yalvarır. Sonra kendi tarafından ona bir nimet verdiği zaman daha önce O'na yalvardığını unutur ve Allah'ın yolundan saptırmak için O'na eşler koşar. De ki: "Küfrünle az bir süre yaşayıp geçin! Şüphesiz sen cehennemliklerdensin."
" Yoksa gece vakitlerinde, secde hâlinde ve ayakta, ahiretten korkarak ve Rabbinin rahmetini umarak itaat ve kulluk eden mi? De ki: "Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?" Ancak akıl sahipleri öğüt alırlar."
Bunun gibi gece kalkıp Allah ı zikretmek ile alakalı çokça ayet bulunur. Mümin bir kul olmak için bu çok önemlidir.
**** Allah'a karşı gelmekten Sakınmak kulu Cennet'e ulaştırır.
"Fakat Rabbine karşı gelmekten sakınanlar için (cennette) üst üste yapılmış ve altlarından ırmaklar akan köşkler vardır. Allah, gerçek bir vaadde bulunmuştur. Allah, va'dinden dönmez"
***Yoklukta da darlıkta da elindekini Allah için veren, yetimin başını okşayan onu sevindiren kişiyi Allah da sevindirir.
*****Namazı dosdoğru ve huşu içinde kılanlar da öyledir.
"O ki malını vererek arınır." Leyl 18
"Hani biz, İsrâiloğulları'ndan: Sadece Allah'a kulluk edeceksiniz, ana-babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara iyilikte bulunacaksınız!? diye söz almış ve: insanlara güzel söz söyleyin, namazı hakkıyla kılın, zekâtı verin! diye emretmiştik. Sonra sizden pek azı müstesna, sözünüzden döndünüz ve hâlâ yüz çevirmeye devam ediyorsunuz"
*****İyiliğe yönelip, yönelttirip; kötülükten sakınanlar:
"Ey mü'minler! İçinizden hayra çağıran, iyiliği emredip kötülüğü yasaklayan seçkin bir topluluk bulunsun. İşte onlar, doğru ve kalıcı yatırım yapıp kurtuluşa erenlerin ta kendileridir."
Bu durum ile alakalı da çokça ayet bulunmaktadır.
******Kendisine muhtaç aile ferdine bakanlar, hastaları ziyaret edenler
Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur:
?Kim güzelce abdest alır ve sevabını Allah"tan umarak (hasta olan) Müslüman kardeşini ziyaret ederse, yürünerek yetmiş yılda kat edilecek bir mesafe kadar cehennemden uzaklaştırılır.
"Yazıklar olsun! Bir kez daha yazıklar olsun! Ve bir kez daha yazıklar olsun! "Kime yazıklar olsun ey Allah'ın elçisi' diye sorulunca Hz. Peygamber (s.a.s.) şu cevabı vermişti:
İhtiyarlık zamanlarında anne-babasından birine yahut her ikisine yetişip de (kendilerine gereken hürmeti göstermediği için) cennete giremeyen kimseye.(Müslim, Birr, 9.)
Anne baba hakkı ile ilgili ayetleri yazsam sayfalar alır. Çok önemli ve üzerinde mutlaka pür dikkat durulması gereken elzem bir konudur.
*****Yalan söylemeyen ve gıybetten uzak duranlar
"Ey iman edenler! Zannın çoğundan sakının; çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin gizli hallerini ve kusurlarını araştırmayın. Birbirinizin gıybetini yapmayın. Herhangi biriniz ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz! Allah'a gönülden saygı besleyip O'na karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, tevbeleri çokça kabul edendir, engin merhamet sahibidir."
******Hanımına yumuşak ve iyi davrananlar
Kadınlarla iyi geçinin. (Nisâ sûresi (4), 19
"Ey iman edenler! Kadınları mirâs yoluyla zorla almanız size helâl değildir. Onlar apaçık bir hayâsızlık yapmadıkça, kendilerine verdiğiniz şeylerin bir kısmını geri almak için onları sıkıştırmayın. Eşlerinizle hoşça ve güzelce geçinin. Onlardan hoşlanmazsanız da sabredin. Olabilir ki bir şey hoşunuza gitmez de, bakarsınız Allah onda sizin için pek çok hayırlar takdir etmiştir."
**** İsyan etmemek
Allah'a ve âhiret gününe iman eden hiçbir toplumun, Allah'a ve Rasûlü'ne karşı çıkanları sevip dost edindiklerini göremezsin; isterse onlar babaları, oğulları, kardeşleri yahut akrabaları olsun! Allah, o topluluk fertlerinin kalplerine imanı nakşetmiştir ve kendi katından bir ruh ile onları desteklemektedir. Onları altlarından ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetlere yerleştirecektir. Allah onlardan râzı olmuş, onlar da Allah'tan râzı olmuşlardır. İşte bunlar Allah'ın taraftarlarıdır. İyi bilin ki, Allah'ın taraftarları, evet onlar, kurtuluşa erenlerin tâ kendileridir! (Mücâdele / 22. Ayet)
****Nankör olmayanlar
"O münafıklar için ister Allah'tan bağışlanma dile, ister dileme fark etmez. Eğer onlar için yetmiş defa bağışlanma dilesen bile Allah onları asla affetmeyecektir. Çünkü onlar Allah'ı ve Rasûlü'nü inkâr etmişlerdir. Allah böyle inançsızlar ve itaatsizler gürûhuna doğru yolu göstermez."
"Böyle yaparak, kendilerine verdiğimiz onca nimetlere nankörlük ederler. Ey nankör kâfirler! Şimdilik dünyanın sefasını sürün bakalım; nasıl olsa yakında başınıza neler geleceğini öğreneceksiniz."
"Rabbin hükmünü verinceye kadar sabret. Onlardan hiçbir günahkâra ve nankör kâfire itaat etme."
"Nankörlükleri ve peygamberleri yalanlamaları yüzünden onları işte böyle cezalandırdık. Biz zâten çokça nankörlük eden inkârcılardan başkasını cezalandırmayız."
(Nankörlüğü iyice anlamak için peygamber ve sahabe hayatlarını iyice okumalıyız.)
*****Kul hakkına girmeyenler
-Şüphesiz ki ümmetimin müflisi şu kimsedir: Kıyamet günü namaz, oruç ve zekât sevabıyla gelir. Fakat şuna sövdüğü, buna zina isnâd ve iftirasında bulunduğu, şunun malını yediği, bunun kanını döktüğü ve şunu dövdüğü için iyiliklerinin sevabı şuna buna verilir. Üzerindeki kul hakları bitmeden sevapları biterse, hak sahiplerinin günahları kendisine yükletilir ve netîcede Cehenneme atılır.? (Müslim, Birr 59; Tirmizî, Kıyâmet 2; Ahmed, II, 303, 324, 372)
-"Nefsim kudret elinde olan Allah'a yemin ederim ki, bir kişi Allah yolunda öldürülse, sonra diriltilip tekrar öldürülse, sonra diriltilip tekrar öldürülse, üzerinde bir borç varsa, borcu ödeninceye kadar Cennete giremez.(Nesâî, Büyû, 98/4681
*****Kimseyi kınamayanlar
"İnsanları arkadan çekiştirmeyi, yüzlerine karşı da el, kaş, göz işaretleriyle alay etmeyi âdet hâline getiren her bir kişinin vay hâline!"
*******Kibir sahibi olmayan, mütevazi olanlar
Abdullah b. Mes"ûd"un özelliklerine göre, bir gün Hz. Peygamber (sav),
"Kalbinde zerre kadar kibir bulunan kimse cennete giremez."buyurdu.
Bu hadisten sonra fazla söze ne hacet.
Kibir her gün defalarca kontrol etmemiz gereken bir durumdur. Beğenmemek tiksinmek, kendini çok büyütmek vb hepsi kibirdir, keşke anlayabilsek.
*****Haramdan gözünü çevirip, az ile yetinen:
_"Müslüman olan, yeterli geçime sahip kılınan ve Allah'ın kendisine verdiklerine kanaat etmesini bilen kurtulmuştur."
"Allah, gözlerin hâin bakışını ve kalplerin gizlediğini bilir." (Mü'min sûresi, 19
******İsraf etmemek ve temiz giyinmekte çok önemli konulardır.
"Ey Âdem oğulları! Namaz kıldığınız, ibâdet ettiğiniz her yerde temiz ve güzel elbiselerinizi giyin. Yiyin, için fakat israf etmeyin. Çünkü Allah israf edenleri sevmez."
*****Ümitsiz olmayan, Allah'ın rahmetinden ümidini yitirmeyen:
Hicr / 56. Ayet
"İbrâhim de: Doğru yoldan sapanlardan başka kim Rabbinin rahmetinden ümidini yitirir ki? diye karşılık verdi."
Elhamdülillah, elhamdülillah, elhamdülillah.
******Sözlerini tutan, boşa yemin etmeyen
"Allah'a verdikleri sözleri ve ettikleri yeminleri önemsiz bir dünya menfaatine satanlar var ya, işte onların âhirette hiçbir nasipleri yoktur. Allah kıyâmet günü onlarla konuşmayacak, onlara merhamet nazarıyla bakmayacak ve onları temize çıkarmayacaktır. Onlar için can yakıcı bir azap vardır."
"Yine kendilerinden hoşnut olasınız diye size yemin ederler. Siz onlardan hoşnut olsanız bile, şunu bilin ki Allah, yoldan çıkmış o günahkârlar gürûhundan asla hoşnut olmaz."
*****Müslüman kardeşinin üzüntüsüne üzülenler
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
Müslüman, müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, haksızlık yapmaz, onu düşmana teslim etmez. Müslüman kardeşinin ihtiyacını gideren kimsenin Allah da ihtiyacını giderir. Kim bir müslümandan bir sıkıntıyı giderirse, Allah Teâlâ o kimsenin kıyamet günündeki sıkıntılarından birini giderir. Kim bir müslümanın ayıp ve kusurunu örterse, Allah Teâlâ da o kimsenin ayıp ve kusurunu örter.
Cehenneme sürüklenecek kim mi?
Her şeyin sahibinin Allah olduğunu bilmeyen malı için çokça endişelenen ve her şeyin Rabb' den gelen bir hibe olarak görmeyen,
Herhangi bir şeyi putlaştıran, sosyal medya , insanlar, para, ev gelecek hayallerini vb her şeyi Rabb den daha fazla düşünen,
Yaptığı hatayı kabullenmeyen hep bir mazeret bulan.
Sabırsız olan, sabrı önermeyen
Efkarlı olan, şikayetçi olan
Ortama uyum sağlamak için ya da kendi isteğinden sebep kısıtlamalar üretip bid'at yapan
Vaktini boş işlerle harcayan olduğu yerde sayan,
İnşirah suresinde bu durum geçer:
"Öyleyse, bir işi bitirince diğerine koyul.
Ancak Rabbine yönel ve yalvar."
Ben şundan eminim ki, dediği ile yaptığı eş olmayan kimse, adidir. Böyle insanlar öğüt verdiğinde insanlara bir şey katamazlar.
Boğazından haram geçen birinin helali temizi istemesi gibi.
Dıştan hâli mübarek gözüküp içi pislikle dolu olan, dilini muhafaza edemeyen, insanlara güzel zanla bakamayan, merhametli olmayan hiçbir kişi Allah' a kavuşmaya layık değildir.
Tövbeden uzaklaşan, kendinden kesin emin olan, haksızlığı kabul etmeyen kişinin alnı secdeye eğilmez.
Yüce Allah ayet ve hadisler ile bize bunları açıkça bildirmiştir. Üzerinde çokça durulan ve Cennet in kazanılması için çaba gerektiren durumlar da bunlardır. Cennet demek Rabb' in sevgisi ile bir olmak sınavı başarı ile bitirmek, peygamber efendimizin övdüğü biri olmuşsun demektir. Hatırlamak gerek.
Allah bizi sevdiği kullar arasına alsın ve orada daim kılsın. Bizi nuru ile nurlandırsın.
Şu mübarek ayet ile bitirmek istiyorum:
" And olsun ki Kur'an da insanlar için her konudan örnekler verdik. Umulur ki böylece öğüt alırlar."
Zümer/27
Yazar: biravare
......Resûlullah aleyhisselam bir sabah ashabına: "Bugün aranızda kim oruçlu olarak sabahladı?" diye sordu.
Ebubekir (r.a.): "Ben," dedi.
Resûlullah aleyhisselam: "Bugün kim bir cenaze namazına katıldı?" dedi.
Ebubekir (r.a.): "Ben," dedi.
Resûlullah aleyhisselam: "Bugün kim bir fakiri doyurdu?" dedi.
Ebubekir (r.a.): "Ben," dedi.
Resûlullah aleyhisselam: "Bugün kim bir hastayı ziyaret etti?" dedi.
Ebubekir (r.a.): "Ben," dedi.
Bunun üzerine Resûlullah aleyhisselam şöyle buyurdu: "Bu özellikler bir kimsede toplandı mı, o kişi mutlaka cennete girer."
Böyle bir mümin olmak için ne kadar çabalıyoruz?
Elimizden tutan olmayınca ne kadar sınırları aşabiliyoruz?
Ne kadar olgunlaşabildik?
Öyle bir yetiştirilmişiz ki, korkağız, tembeliz, zihnimiz sisli ve otomatikleşmiş.
Bunu kırmamız gerek, tek başına da olsan Rabb'in seninle, bin kişi de olsa yanında Rabb seninle.
Bunu çok idrak etmemiz lazım.
Zikir çekmek ve gün içinde devamlı Allah ile iletişim halinde olmak çok önemli imiş.
Her insan aynı değil, herkesten her şey beklenmez. Her Müslüman ince düşünemez, Allah kıvrak zekayı, analizci biri olmayı bizlere bahşetmiş ise onu kullanabilmemiz içindir.
Şükür O'nadır, Allah'ım sen kendi katından bir rahmet ver biz aciz kullarına.
Müslim, Fezâilü's-Sahâbe, 12 (Hadis No
Yazar: biravare
Z-Z-Zzaman zorluklarıyla zorlasada
zamanın zorluğunun zorladığı zoruyla
zorda zorla zorsunmayalım zümrüdüm
Ahmet kölecioğlu 12-12-2013
Yazar: Kölecioğlu
HANGİSİ VAHŞETİspanyollar, boğaları mızraklayıp öldürünce spor oluyor,
Çinliler binlerce köpek öldürünce festival oluyor,
Japonlar makyaj malzemesi için balinaları katledince ticaret oluyor,
Yahudiler günahlarını yükledikleri tavukları duvara vura, vura öldürünce gelenek oluyor..
Müslümanlar Yüce Yardanın rızası için kurban kesince vahşet oluyor?
Bu nasıl bir düşünce şekli? demiyoruz.. Şeytani bir düşünce olduğunu biliyoruz. Yaşadığımız dünyadan ahiret alemine iki yol gider. Biri İlahi emirlere uyarak Yüce Yaradanımızın rızasını kazanmak için sadakatle gidilen İlahi yol?Cennet yolu..
Diğeri İblisin tuzaklarına aldanarak, sorumsuz, sözde özgür, bağlılık yok? Her şey serbest, Zevki- Sefa, Paylaşmak yok, Ben, ben kindarlık.. Şeytani yol? Cehennem yolu?
İnsanlar iki yoldan birini seçmekte serbest, Hesap günü hesap vermek mecburi.. İblis hep pis işleri sevdiğinden, İblise aldananlarda hep pis işler yaparlar.. Hayvanları öldürürken kanını akıtmak helal iken, onlar bunun tersini yapar. Kan akıtmadan öldürüp öyle, yerler.. Sırf islama muhalefet olsun? Şeytan sevinsin.. İslam neye doğru derse, Şeytaniler ona yanlış der.. İmkanları olsa yemeği başka yerlerinden yerler..
Kurban kesmeye vahşet diyenler ya hiç et yemiyor ot yiyorlar, yada etin tarlaya ekilip biçilen bir şey olduğunu sanıyorlar.. Okuyup bir sürü diplomalı olupta, böyle düşünmek ne kadar.. Akıllıca.. Biraz okuyun araştırın demeye gerek yok.. Sorsanız herkes çok kültürlü.. Ancak çoğunluk şeytani kültüre bağlanmış. Dünyaya Şeytan gibi tek gözle bakarlar.. Kolaycı, yağmacı, yalancı, hileci olurlar..
İlahi yolda sadakate yürüyenlere selam olsun?
Şeytaniler bildiklerini tekrar eder. Dururlar.. Bilgileri kıttır kısır döngü içinde debelenip dururlar, putlar yapar taparlar. Medeniyet çalmak değil, çalışarak hak ederek elde edilir?
İMAM ile PAPAZ'IN BAŞLAMADAN BİTEN MÜNAZARASI..
İmamın, ehli kitap ile münazara için patrik ve papazların olduğu tartışma ortamında ilk cümlesi şöyle olmuş:
- ?Papaz efendi, çoluk-çocuk nasıl??
Papaz, kibirle yüzünü ekşitmiş;
- "Hıristiyan din adamlarına münâzaraya geliyorsun da, daha papazların, papanın çoluk-çocuk edinmek gibi süflî (aşağılık) işlerle meşgul olmadığını bilmiyorsun öyle mi! Bu ne cehâlet?!? ...
İmam gülmüş;
- ?Bilmediğimden değil... Fakat;
Kendinize bile yakıştıramadığınız, süflî iğrenç bulduğunuz, eş ve evlât edinme vasfını Yüce Allâh isnat edişinizdeki tutarsızlığı size söyleteyim dedim.
Yazar: CECO
En Çok Okunanlar
Yeni Üyeler
- Sefa
- İxkan
- Romeo
- birkalembiradam
- Teemo
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir
