Şiir Defteri

KAR ÜSTÜNE SİYAH KAR YAĞIYOR

Yazan: CECO
04.12.2022 / 12:04
69 kez görüntülendi
0 yorum yapıldı
Bizim ki sıkılıyor, ofluyor, pufluyor beni buradan gönderin diyor Ama pek oralı olan yok. Sabah bakkala git gel tamam başka iş yok, düşün düşün yorul, öğlen uyu kalk, akşama kadar düşün, akşam misafirhane dön gece uyu, sabah kalk hep ayın, hep ayın. Kafayı yemek elde değil. Bizim ki memleketi özlemiş haliyle, orda da evde yanlış, ama bağ var bahçe var, nehirde balık tutmak, yüzmek var. Bahar geliyor, her taraf rengarenk çiçek, böcek, kelebekler, kuşlar, birde uçan kazımız var. Yakalamaya çalışırsan uçarmış, yoksa kimse onun uçan kaz olduğunu anlayamaz. Bahardan sonra yaz, Bahçede türlü türlü meyveler, sebzeler, sen burada yan gel, sıkıntıdan patla. O arada akşam olmuş abisi eve gelmiş akşam yemeği yenecek evde nedense ekmek yok.. Hadi bakalım sana iş çıktı. Bakkala git iki ekmek al gel. Bizim ki bu saatte bakkalda ekmek çok zor bulunur. Abisi vardır, vardır. Olmasa da makarna yeriz. Bizimki mecburen bakkala doğru yola çıkar. Kış ayının başları her yer kar, buz kayıp düşme ihtimali çok, ağır, ağır pür dikkat yürüyor. Hava her zamankinden daha karanlık, herkes kömür yakıyor, kömür dumanı, karanlığa karanlık ekliyor. Bembeyaz kar üstüne, simsiyah kar yağıyor, zifiri karanlık, sokak lambalarının ışığı pek fayda vermiyor, gözler uzağı az görüyor. İnsanlar sanki aniden karşına çıkıyor, sonra aniden kayıp oluyor, karanlık korku saçıyor. Bizim ki aniden karşısında, aynı okulu ve aynı yolu paylaştıkları kızı görür ikisi de çok şaşırır bir an duraklarlar, sonra diğer bir kız gelir. Bizim ki ani bir dönüşle geri dönüp hızla eve varır.- Abisi çok hızlısın hayırdır, ekmek bulamadın mı? Gitmedim ki yarı yoldan geri döndün, Okuldaki kızlarla karşılaştım. Bir şey sormasınlar diye geri döndüm.. Abisi? Kızlardan bu kadar korkma, seni yemezler? Bizim ki söylenenlere aldırmaz.. Zaten dükkânların çoğu kapalı, çarşıya yaklaştıkça kirli hava artıyor. Gökten kar gibi kurum yağıyor. Sokaklar çok ıssız gibi 50 m. İleride görülmez oluyormuş. Büyük şehirde yaşamak hiçte iyi bir şey değilmiş. Havası, suyu kirli, çoğunluk tanımaz birbirini. Var mı bizim memleket gibi, havası, suyu demiz. Her kes tanır bir birini. Sorarlar halını hatırını, söylerler büyüklere selamlarını. Bir an önce buradan gitmek gerek. Ye, iç otur, düşün, düşün, yat kalk. Sürekli oturmak insanı çalışmaktan daha çok yoruyormuş. Bir şeylerle uğraşmak gerek. BETON MAGARALARDA Gözler uzaklara baksa da göremiyor, Zifiri karanlık, lambalar ışık saçamıyor, Bembeyaz kar üstüne, siyah kar yağıyor, Köyü beğenmeyenler, beton mağaralarda. Büyük şehirde insanlar zehirleniyor, Sorsan kimseler mutsuzum demiyor, Umursamazlık, sorumsuzluk kazanıyor, Köyü beğenmeyenler, beton mağaralarda. Selam versen, çoğunluk almak istemiyor, Doğrular kırılıyor, eğriler itibar görüyor, Algılar perde, yenilgilere zafer deniyor, Köyü beğenmeyenler beton mağaralarda. Fabrikaları çok suları, havayı kirletiyor, İnsanları çok, değerleri parayla ölçülüyor, Çirkinlikleri boya-cila, algılarla süsleniyor, Köyü beğenmeyenler, beton mağaralarda.
Kapat/(ESC)
Yorum Düzenleme

Yeni Üyeler

  • mehmethezari
  • dalim
  • ceyfer
  • Hira
  • atnciy707
Kapat/(ESC)
Tavsiye
Adınız:
Sizin eposta adresiniz:
Alıcının eposta adresi:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
İletişim
Adınız:
Eposta adresiniz:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir