Şiir Defteri

ZEVK VE HEYECAN SAVIM (DENEME)

Yazan: Birturkbilgesi
19.08.2019 / 00:30
260 kez görüntülendi
0 yorum yapıldı
Görülmekte ki ülkemizde insanlar ve toplum aksiyon, adrenalin, kahraman olmak, efsane olmak gibi şeylere yönlendirilmeye çalışılmaktadır; ve bunun için de medya, televizyon yarışmasıları(yarışmaları), reklamlar(tanıtımlar), sinema filımları(filmleri), televizyon dizisileri(dizileri), bilgisayar oyunuları(oyunları), oyuncaklar, paintball gibi oyunlar, moda, turizım(turizm), ünlü kişiler; ve 'aksiyon, adrenalin, kahraman, efsane' gibi sözcüklerin düzenli, sürekli ve ısrarlı kullanımı kullanılmaktadır yani beyinyıkama(beyin yıkama) yapılmaktadır; bu durumdan kurtulmanın ilk yolu 'aksiyon, adrenalin, kahraman, efsane' sözcükleri içeren yerlerden ve şeylerden uzak durmaktır; insanların, toplumların ve insanlığın aksiyona, adrenaline, kahramanlığa, efsane olmaya değil felsefe, bilim, dini tanımlayan Din hadisileri'ne, düşünür(filozof) olmaya, alim olmaya, alime olmaya, bilge olmaya, beyin insanı olmaya, ruh insanı olmaya, insanlık insana olmaya zorunlulukları var. Bu durum kasıtsız, iyi niyetle de olsa bilinmeli ki yanlış, zararlı, kötü şeylerdir, ve hem Türkiye'ye hem de Türkiye milletine karşı ajanlık etkinliğidir çünkü bu gibi şeyler hem Türkiye'ye hem Türkiye milletine hem tüm insanlığa büyük zararlar verir. Bu yazım bunu anlatmaya çalışacaktır. Bu yazı konu konusunda genel bir durum ortaya koymaya çalışan yazıdır, bu nedenle bazı ayrıntılar önemsenmemiştir. Zevk ve heyecan insanların ve insanlığın kötü olmalarının özel temel sorunudur gerçekte; genel temel sorun ise nefstir; nefs ki hem en büyük cehalettir hem de kötülüklerin hem nedeni hem amaçıdır(amacıdır); zevk ve heyecan ise nefsin zirvesidir, özüdür, nefsin olmazsa olmaz içerikleridir. Atom nasıl ki madde için ne ise; zevk ve heyecan da nefsin öyledir. Zevk ve heyecan konusu sevişmekten suçlara kadar; akıl-ruh hastalığından vahşete kadar büyük alanın hem temel özelliği hem de itici güçüdür(gücüdür). İnsanlar sevdikleri yemekleri yerlerken, sevdikleri içecekleri içerlerken zevk alırlar ancak heyecan almazlar; ancak o şeyleri ilk yiyecekler ya da içecekler ise zevk almadan önce heyecan alabilirler çünkü insan bilmediği şeyden heyecan alabilir ancak zevk alamaz. Ancak zamanla zevk heyecanın üzerine çıkar yani örnek ki hayatında ilk kez araba kullanacak bir kişi zevk değil heyecan duyar ancak araba kullandıkça heyecanı yok olur, geriye kalırsa zevk kalır. Sevişmek önce heyecan üzerine kuruludur, zamanla heyecan azalır, zevk çoğalır. Bu nedenle de evli çiftlerde sevişmek zamanla heyecanı yitirir ve yalnızca zevk olur. İşte bu noktada heyecan arayışına düşmemek, heyecana kurban olmamak gerekir çünkü her yeni şey zamanla heyecansız kalır ki bu da olağandır yani insanlar her gün yaşadıkları şeylere her gün hayatlarında ilk kez yaşıyorlarmış gibi davranamazlar yani örnek ki insanlar her gün gördükleri insanlara onları ilk kez görüyorlarmış, onlarla ilk kez tanışıyorlarmış gibi davranamazlar. Yani evlilikte, sevişmek; zamanla heyecan üzerine de, heyecandan alına zevk üzerine değil, zevk üzerine ve zevkten alınan zevk üzerine kurulu olmaya başlar doğal olarak yani insan yıllardır her gün yemekte olduğu yemeği yerken heyecan duymaz ancak zevk almayı sürdürebilir. Yani evliliği heyecan üzerine kurmak zaten yanlış birşeydir; hem evlilik konusunda yanlıştır hem de hayat konusunda. Suç da genelde önce heyecan üzerine kuruludur yani suçta zevk heyecandan alınan zevk üzerine kuruludur, zevkten alınan zevk üzerine değil. Bu nedenle zevk için suç işleyenler de vardır ve her suç yeni bir suç olduğu için zevk için suç işlemek aynı zamanda heyecan için suç işlemektir de. Din bu nedenle zevkten ve heyecandan uzak durulmasını ister çünkü zevk de heyecan da gerçekte yanılsamaya ve sanıya kurban olmaktır. Düşünün ki çok zevkle yediğiniz bir yemek birkaç saat sonra helada boka dönüşecek; düşünün ki daha önce hiç yemediğiniz bir yemeği çok beğendiniz ancak o yemeğin lağım faresinden yapıldığını öğrendiniz, mideniz bulanır, kusarsınız oysa o yemeği birkaç saniye önce zevkle yemekte idiniz. Bu nedenle; pılaj(plaj) gibi yerlerde sütyen-külot gezmek gerçekte çıplaklığı, utanmazlığı, cinselliği teşhir edip heyecan verdiği için istenilmektedir. Bunu denemek çok kolaydır: Bir tane bay, bayan herkes için pılaj açın; bir tane de yalnızca baylar için, bir tane de yalnızca bayanlar için; karışık pılajın boş kalmadığını, belki de ötekilerden daha çok dolduğunu göreceksiniz; yani pılaj, ahlaka aykırı moda gibi şeyler gerçekte zevk değil heyecan verir, heyecan bağımlılığı yaratır ki bu nedenle zaten o gibi şeyler yalnızca ahlaka ya da dine değil akıl-ruh sağlığına da zarar verir, aykırıdır. Heyecan gerçekte zevkin yoğunlaşmış durumudur yani zevk sigara ise heyecan uyuşturucudur. Bu nedenle ki zevk de, heyecan da hem akılı baştan alır hem de her kötülüğü, her suçu işletebilir; ve akıla, mantığa, ruha zarar verecek, kötülük edecek şeyler dine de, felsefeye de, bilime de, insanca olmaya da aykırıdır. Zevk almak insanın elinde olmayan, doğal, nesnel, istenç(irade) dışı birşeydir yani limonu kim yese dili ekşir, şekeri kim yese dili tatlılaşır ve hayat hem ekşilik hem de tatlılık veren yiyeceklerle, içeceklerle yani olağan hayat ile doludur; ancak heyecan yenilebilir, dışlanabilir birşeydir; insanlar heyecan verici şeyleri yapmak zorunda değiller, insanlar heyecana yönelmeliler çünkü zevk duyu iken heyecan bedenin uyuşturucu salgılamasıdır yani beyin zevki yenebilirken heyecanı yenemeyebilir; zevkten kimse ölmez ancak heyecandan ölen çoktur çünkü heyecan uyuşturucu ürünüdür; bu nedenle ki uyuşturucu kullanmak da, satmak da heyecandan zevk almak, heyecan üzerine de kuruludur; insanlar çay içerlerken zevk alabilirler ancak heyecanlanmazlar yani heyecandan uzak durmak yalnızca beden sağlığı için değil, yalnızca ahlak sağlığı için değil, akıl-ruh sağlığı için de zorunludur. Dikkat edin; insanlar ve toplum heyecana ve heyecan bağımlılığına yönlendirilmeye çalışılmaktadır; bu sinsi bir ajanlık etkinliğidir. Hayatınızda heyecanı uzaklaştırmak ve zevki de en aza indirmeniz hem sizin hem ülkenizin hem insanlığın yararınadır, aksi durum ise sizi tuzağa düşürmek isteyenlerin tuzağına düşmenizdir. Zevke ve heyecana değil; felsefeye, bilime, Din hadisileri'ne, düşünürlüğe, alimliğe, alimeliğe, bilgeliğe yönelin; hiçbirşey yapamıyorsanız da yatın uyuyun çünkü uyku da beyini, ruhu kötülüklerden korur. Heyecan veren şeylerden uzak durun; zevk ise yalnızca evinizle sınırlı kalsın, evinizin dışına taşırmayın çünkü gerçekte zevk de başa beladır çünkü bedeni, beyini ve ruhu nefse yani hem en büyük cehalete hem de kötülüklerin hem nedeni hem de amaçı olan şeye köle yapar; bu nedenle ki nefs alimlerin bile alimliklerini bitirebilir, bu nedenle ki bir hadis 'Sultanlarla düşüpkalkan alimler de hırsızdır' der. Yani kendinize sahip çıkmak demek; felsefeye, bilime, Din hadisileri'ne sarılmak; en azından zevkten olabildiğince, heyecan verici şeylerden ise tümden uzak durmak demektir. Sizi zevke, heyecana, aksiyona, adrenaline, kahraman olmaya, efsane olmaya götürecek olanlarla gitmeyin; sizi felsefeye, bilime, Din hadisileri'ne, düşünürlüğe, alimliğe, alimeliğe, bilgeliğe götürecek olanlarla gidin. Necdet Gürçiftçi Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge İnternette yayınlandığı zaman: 19.8.19/00.31
Düzenleme: 19.08.2019 / 00:31
Kapat/(ESC)
Yorum Düzenleme

Yeni Üyeler

  • gamzelinka
  • birbulutgibisin
  • Sessizşair
  • alidemiral
  • karvakti
Kapat/(ESC)
Tavsiye
Adınız:
Sizin eposta adresiniz:
Alıcının eposta adresi:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
İletişim
Adınız:
Eposta adresiniz:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir