Şiir Defteri

YİYECEK İÇECEK VE ATIŞTIRMALIK İLE BİR ÜLKEYİ YIKMAK SAVIM (DENEME)

Yazan: Birturkbilgesi
05.09.2019 / 09:05
373 kez görüntülendi
0 yorum yapıldı
'Can boğazdan gelir' sözü eski, yoksulluk dönemlerinde 'Sağlıklı olmak' anlamına gelirdi ancak çağımızda 'Sağlıksız olmak' öyle ki 'Ölüme çağırı(çağrı) yapmak' anlamına gelmekte. Bir de 'Kalbine((Yüreğine) giden yol midesinden geçer' sözü var. Bu sözler çağımızda 'Bir ülkeyi, milleti, devleti yıkmak genelde nefsinden, özelde ise boğazından, midesinden, dışkısından geçer' halini almış durumdadır. Savım ki genelde küresel bir güç, özelde ise Türkiye düşmanları çağımızda akıldışı-ahlakdışı modayı, bikinili/mayolu turizımı(turizmi), akıldışı-ahlakdışı sanatçıları/ünlüleri, akıldışı-ahlakdışı medyayı, akıldışı-ahlakdışı tanıtımları(reklamları), akıldışı-ahlakdışı müzik konserlerini, akıldışı-ahlakdışı festivalleri, akıldış-ahlakdışı özel günleri ahlaksızlığı yayıp genelde insanlığı, özelde ise Türkiye'yi yıkmak için kullanmaktadır; yani çağımızda en büyük kitlesel silah gerçekte ahlaksızlıktır yani ahlak düşmanlığıdır yani Türkiye'nin de, insanlığın da geleceği siyasete ya da ekonomiye ya da demokrasiye ya da laikliğe değil ahlaka sarılmaktadır. Bu güç; ahlakı toplumlara ve insanlığa bir tabu, dayatma, mantıksızlık, akıldışılık, çağdışılık, insanlıkdışılık, aptallık, zorbalık, zulüm, baskı, vahşet, diktatörlük, dini inanç gibi şeyler olarak tanıtmakta oysa savım ki ahlak zekanın, akılın, mantığın, beyinin, ruhun, insan olmanın, insanlığın, felsefenin, bilimin, demokrasinin, laikliğin, medeniliğin, eğitimin en yüksek aşamasıdır. Ve o güç nefsi demokrasinin egemeni yapmakta çünkü bence nefs hem tüm kötülüklerin nedenidir hem de kötülüklerin hem nedeni hem amaçıdır(amacıdır); yani bir topluma ya da ülkeye kötülük yapmak için o toplumu ya da ülkeyi nefse bağımlı yapmak yeter ki çağımızda bu durum en başta akıldışı-ahlakdışı moda, akıldışı-ahlakdışı turizım, akıldışı-ahlakdışı medya, akıldışı-ahlakdışı tanıtımlar, akıldışı-ahlakdışı ünlüler, akıldışı-ahlakdışı özel sektör ve akıldışı-ahlakdışı siyaset ile yapılmaktadır bence. Bir toplum ya da ülke genelde nefs, özelde ise yiyecekler, içeceklerle nasıl yıkılır ya da etkisizleştirilir? Çözüm ya da yöntem çok kolay; Karaciğeri yağlandırıcı yiyecekler, içecekler, atıştırmalıklar üret ya da sat; bir de televizyona cinayet haberleri, şiddet filımları(filmleri), şiddet dizileri koy, yeter, bunlar da kötü gen olan Mia(Maoa) geni'ni güçlendirir, tahrik eder, tetikler. Yağlanan karaciğer, kanı iyi temizleyemeyeceği için kan zehirli maddeler ile dolar; insanların akıl-ruh sağlıkları, kişilikleri bozulur; insanları akılsız, mantıksız, vicdansız, merhametsiz, tutarsız, dengesiz, öfkeli, sinirli, saldırgan, barbar, şiddete eğilimli, vahşi duruma getirir, ve o toplumda cinayet, tecavüz, vahşet, uyuşturucu, hırsızlık, gasp, sapkınlık, şiddet, ahlaksızlık, barbarlık, acımasızlık, vicdansızlık patlaması olur; mahkemeler, hapishaneler dolartaşar(dolar aşar), bu durum ülkenin ekonomisine, devletin bütçesine de zarar verir; böyle bir toplum barbar, saldırgan, şiddet yanlısı siyasi partilerin iktidarını ister, ve ülke demokrasiden de uzaklaşır, ve ülke tepedentırnağa(tepeden tırnağa) bir gerilemeye ve çöküşe tutsak olur; bireylerin pısikolojilerinin(psikolojilerinin) bozulması ile toplumun pısikolojisi bozulur; ve böylece bir ülke hem oturdukyerden(oturduk yerden) hem haz, zevk, nefs içinde bir kurban olarak çöküşe gönderilir. Bu nedenle çağımızda ülkelerin gizli servisleri bu konu üzerinde yoğunlaşmak zorundalar. Yani çağımızda devletler cehalet, yandaşlık, oy tutkusu ve nefs içindeki siyasetin anlayamayacağı ve yönetemeyeceği bir özellik içine girmiş durumdadır. Yani ülkeleri, devletleri siyaset ve siyasetçiler değil; felsefe, bilim, dini tanımlayan Din hadisileri ile, kendilerini yalnızca gerçeklere, doğrulara ve insanlığa adamış düşünürler(filozoflar), alimler, alimeler, bilgeler ve bilimciler yönetmelidir. Yani bence çağımızda insanlık ve Türkiye kötülük geni olan Mia(Maoa) geni dışında bir de karaciğerden vurulmaya çalışılmaktadır. Bu nedenle genelde herkesin, özelde boşanmak isteyenlerin, daha özelde ise suçluların karaciğer taraması yapılmalıdır. Yani bu kafa ile siyasetçiler ülkeleri doğru ve iyi yönetemezler; ülke yönetmek artık felsefe, bilim, Din hadisileri, düşünürlük, alimlik, alimelik, bilgelik, bilimcilik gerektirmektedir. Bu konuda seçmenlerin yapabileceği şey ise karaciğerlerini yağlandırmamak, ve ahlakçı ve bilimci olan; ihale, yolsuzluk, adaletsizlik, israf, oy miktarı ve yandaşlık ile anılan siyasi partileri değil ahlak ve bilimle anılan siyasi partileri seçmektir. Evet, hastahaneye ya da doktora gittiğinizde; zayıf bile olsanız karaciğer taraması yaptırın, bunu yaptırmanız sizi, üstelik de hiç düşünmediğiniz, hiç akılınıza(aklınıza) bile gelmeyen bir suçu işlemekten korur. Bir de sizin ya da doktorun basur(hemoroid) kanaması sandığı şey de, göz allerjisi sandığı şey de, sırt kaşınması da, yanak kaşınması da gerçekte karaciğerin yağlanmasından olabilir. Yani sağlık simgesinin, işaretinin kalb(yürek) simgesinin yanına bir de karaciğer ve beyin simgesi eklenmek zorunda artık; ve devletlerin istihbarat servislerine, ve adaletin simgesine. 'Melek gibiyim, ben suç işlemem, kimseye kötülük yapamam' demeyin; karaciğer yağlanmışsa meleklik kalmayabilir. Necdet Gürçiftçi Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge İnternette yayınlandığı zaman: 5.9.19/09.05
Kapat/(ESC)
Yorum Düzenleme

Yeni Üyeler

  • gamzelinka
  • birbulutgibisin
  • Sessizşair
  • alidemiral
  • karvakti
Kapat/(ESC)
Tavsiye
Adınız:
Sizin eposta adresiniz:
Alıcının eposta adresi:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
İletişim
Adınız:
Eposta adresiniz:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir