Şiir Defteri

VEGANLIK VE ÖRGÜTLENME HAKKI SINIRI SAVIM (DENEME)

Yazan: Birturkbilgesi
09.12.2018 / 12:26
232 kez görüntülendi
0 yorum yapıldı
Hukuk, siyaset ve demokrasi vatandaşlık; insanlık, din ve bilim ise insanlık ister. İşte; insanlığın, dinin ve bilimin hukuktan, demokrasiden, özel sektörden ve siyasetten ayrıldığı temel ve sonsuz nokta budur. Yani herşey hukukla, siyasetle, demokrasiyle doğrusuna kavuşamaz; bu iş ancak felsefe, bilim ve dini tanımlayan Din hadisileri ile olur. Yani örnek ki hukuk, siyaset, demokrasi su dolu bir kova içindeki bir bardak su gibidir yani özeldirler, tüm değil yani tıpkı örnek ki Türkiye'nin tüm dünya değil yalnızca kendi yüzölçümü olması gibi. Bu bakımdan eğer 5 birden nitel yani anlam olarak büyük değilse anlamsız olarak büyüktür yoksa 5 Kg demir, 1 Kg altından pahalı yani büyük olur yani 5 Hitler 1 Atatürk'ten büyük değildir. İnsanlar hukuka, yasalara(kanunlara) aykırı olmayan herşeyi yapabilirler ancak bilime ve ahlaka aykırı örgütlenme yapmak hakkına sahip değillerdir bence çünkü bilim ve ahlak hukuktan üstündür. Veganlık yani yani süt, yumurta, peynir, yoğurt dahil hiçbir hayvansal ürün yememek, içmemek. İnsanlar ülkelerindeki hukuka aykırı olmamak üzere herşeyi yiyebilirler, herşeyi içebilirler, herşeyi yapabilirler; felsefeye, bilime ve dini tanımlayan Din hadisileri'ne göre bu durum yanlış olsa da; yani buradan anlamaktayız ki siyaset ve bilim ya da siyaset ve ahlak ya da devlet ve bilim ya da devlet ve ahlak birbirleri ile pek de alakalı, ilgili şeyler değiller, örnek ki ülkemizde hem dinden imandan söz ediliyor, Diyanet var, mabedler var, din dersileri var hem de sütyen-külot çıplak pılajlar, genelevler var. Yani demek ki vatandaşı akılı devleti ile sınırlı olabilir ancak insan akılı gerçeği, doğruyu aramalıdır, istemelidir yani var olan ya da serbest olan herşeyi yememek, içmemek, yapmamak insanın önce nitel beyini yani ruhu için zorunludur. Veganlık da hukuka, kanunlara göre yasak, suç olmayabilir ancak bilime göre yanlıştır. Yani devlet ya da siyaset ya da hukuk ya da kanunlar veganlığa birşey demiyor diye veganlık bilimsel açıdan doğru değildir. Bu açıdan; hukuka uygun olarak istedikleri gibi yiyebilirler, içebilirler, yapabilirler, yaşayabilirler, devletlerince bu hak onlara verilmiştir; ancak anlaşılıyor ki veganlık bilimdışı, akıldışı bir seçimdir(tercihtir) yani bilime aykırıdır ki bilim de Atatürk'ün 'Hayatta en doğru yol gösterici bilimdir' sözündeki gibi, ve 'Din bilimdir, bilim yoksa dinde olmaz' hadisindeki gibi insanlık açısından, evrensel açıdan zirve bir haldir yani bilime aykırı olan herşey yanlıştır ve kötüdür; bu durumda anlaşılmakta ki veganlığa verilen hukuksal hak tıpkı çıplaklığa verilen hukuksal hak gibi, bilim açısından yanlıştır. Bu durumda açık ki veganlar istedikleri gibi yaşayabilirler ancak örgütlenemezler, örgüt kuramazlar, kurum kuramazlar, ve veganlığı övme, yayma, genelleştirme çalışması yapamazlar yani vegan olmak veganlığı yayma, örgütleme, övme, çoğaltma hakkı vermez. Veganlıkın(Veganlığın) akıldışı, bilimdışı hali öyle açık ki bir vegan kişi; veganlığa tıp bilimi adına karşı çıkan Pırof(Prof) Canan Karatay'a 'Biz ona nasıl saygı duyuyorsak, o da bize saygı duysun' gibi akıldışı, mantıkdışı, bilimdışı bir savunma yapmıştır yani bu kişi doğru ile yanlışı yani bilim ile bilimdışılığı eşit, aynı sanmıştır, saymıştır. Yani örnek ki bir fahişe bir evliyaya saygı duyuyor diye evliya da neden ona saygı duysun; yani doğruya saygı duyuluyor diye yanlış neden saygı isteme, saygı görme hakkı isteme hakkına sahip olsun? Anlaşılıyor ki veganlık bilim değil cehalet ve nefs içermektedir. Farkında mısınız bilmem; Türkiye'ye özellikle son 18 yıldır; şifadan, modaya; sıpordan(sipordan) medyaya; eğitimden, dini inança; sanattan, festivallere kadar her alanda ya akıldışı, ya ahlakdışı ya bilimdışı şeyler sokulmaya, yerleştirilmeye çalışılmaktadır. Bunun temel nedeni de genelde Türkiye'nin felsefe, bilim ve Din hadisileri ile değil de birer cehalet ve nefs olan siyaset ve özel sektör ile yönetilmesidir ki cehalet cehaleti, nefs nefsi çağırır zaten; özel nedeni de felsefeden, bilimden ve Din hadisileri'nden uzaklıktan dolayı siyasetin yani, hukukun doğru ile yanlışı, iyi ile kötüyü eşit saymakta olmasıdır. Bilime ve dine göre örnek ki insanlar burun karıştırabilirler ancak burun karıştırma derneği kuramazlar; aptal insanlar aptallar derneği kuramazlar; fahişeler de fahişe derneği kuramazlar; ancak demokrasi ya da devlet ya da ülke diye felsefe, bilim ve Din hadisileri yerine siyaseti yani cehaleti ve nefsi seçerlerse hem her türlü akıla, bilime, ahlaka, vicdana aykırı şeyi yapabilirler hem de hertürlü akıldışılık, bilimdışılık, ahlakdışılık, vicdandışılık örgütlenmesi yapabilirler ki bakın Avrupa'da Nazi örgütlenmeleri var. Yani insanlık, insanlar, hukuklar, demokrasiler, devletler ve toplumlar önce felsefeyi, bilimi, Din hadisileri'ni öğrenmeliler, sonra da iyi ile kötüyü, doğru ile yanlışı eşit, aynı saymamayı öğrenmeliler. Yani Türkiye felsefe, bilim ve din açısılarından doğru ve iyi bir ülke olmak istiyorsa hertürlü(her türlü) akıldışılığı, hertürlü bilimdışılığı, hertürlü ahlakdışılığı yasaklamak zorundadır, kimnedersedesin(kim ne derse desin). Yoksa kaos oluşur, yozluk oluşur, çöküş oluşur, yok oluş oluşur. Yani vatanları vatan yapan da, milletleri millet yapan da, devletleri devlet yapan da, bayrakları bayrak yapan da, hukuku hukuk yapan da, demokrasiyi demokrasi yapan da, sanatı sanat yapan da felsefe, bilim ve Din hadisileri'dir artık. Yok artık insanlığın, dünyanın geleceğinde 'Ne istiyorsan yap' eski çağları artık. Geleceğin dünyasında 'En büyük olan' insan ya da haz değil artık; felsefe, bilim ve Din hadisileri. Bu nedenle; insanlığın insanca gelecek dünyasında siyaset, özel sektör, fuhuş, zina, eşcinsellik, veganlık, çıplaklık, falcılık, medyumluk, moda, ahlakdışılık, akıldışılık, insanlıkdışılık gibi şeyler olmayacaktır. Elinize dünya diye verilen bir ceviz kabuğudur; oysa gerçek dünya çok büyüktür. Felsefeye, bilime ve Din hadisileri'ne aykırı herşey yasaklanmalıdır; ve gelecek dünyayı bunu başaranlar yönetecektir ancak. Bilin ki felsefeye, bilime ve Din hadisileri'ne aykırı herşey; farkında olunsun ya da olunmasın; Türkiye'yi yıkmak içindir. Git evinde, hukuka uygun olarak istediğin gibi yaşa ancak kamusalda felsefeye, bilime ve Din hadisileri'ne aykırı yaşama. Yapılması gereken tek şey bu. İnsanlığın insanlardan beklediği tek şey bu. Necdet Gürçiftçi Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge İnternette yayınlandığı zaman: 9.12.18/12.16
Düzenleme: 09.12.2018 / 12:31
Kapat/(ESC)
Yorum Düzenleme

Yeni Üyeler

  • Mr_nobody
  • Hakanbulbul
  • Halim
  • abdullah9087
  • oranleo
Kapat/(ESC)
Tavsiye
Adınız:
Sizin eposta adresiniz:
Alıcının eposta adresi:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
İletişim
Adınız:
Eposta adresiniz:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir