Şiir Defteri

TÜRKİYE'DEKİ TÜRK SORUNU VE MÜSLÜMAN SORUNU (DENEME)

Yazan: Birturkbilgesi
09.07.2018 / 09:08
177 kez görüntülendi
0 yorum yapıldı
Nicel zeka nicel insanları, nicel insanlar da nicel zekayı yaratır ve onların dünyaları mutlulukları ve amaçları da nicel olur. Buyüzden(Bu yüzden) ülkemizde verilmekte olan genelde eğitim, özelde üniversite eğitimi de niceldir; ülkemizdeki 'Türklük' de niceldir; ülkemizdeki İslami eğitim de niceldir; yani Türkiye ve içindeki herşey niceldir yani Türkiye bir nicelik yumağıdır ki Batı karşısında hem Türkiye'nin hem İslam dünyasının geride olmanının asıl nedeni budur. Nicel zeka nicel düşünmeye bayıldığı için 'Ülkemizde Kürt sorunu var' demekte. Ancak Türkiye'deki asıl sorun 'Kürt sorunu' değil 'Türk sorunu' ile 'Müslüman sorunu'dur bence çünkü 'Türk sorunu' da 'Müslüman sorunu' da niteldir oysa 'Kürt sorunu' niceldir. Evet ülkemizde Türk sorunu ve Müslüman sorunu var ve Türkiye'nin asıl sorunu da budur. 'Kendini Türk sayan herkes Türk'tür' sözü nicel değil nitel bir söz olsa da koşulsuzluk içerdiği için nitelik karşısında nicel kalmaktadır. Ne yani 'Kendini Türk sayan herkes Türktür'? Yani örnek ki kendini gül sayan her çiçek gül olabilir mi? Yani demek ki önce 'Türk olmanın nitel ölçüleri' belirlenmeli ve bunun için de Türk olmanın 'nitel özü' belirlenmeli. Bu belirlemeye yapacak tek doğru öz ancak felsefe, bilim ve dini tanımlayan Din hadisileri'dir ki Atatürk 'Türk olmanın en önemli nitel ölçütleri'ni zaten vermişti: Bilimsel olmak ve ahlaklı olmak. Yani bu durumda: 1- Ortalıkta, başkalarının yanında; pılajlarda(plajlarda), havuzlarda adı ister bikini ister mayo ya da ister başka birşey olsun sütyen-külot olanlar Türk değildir; bu durumda çünkü Atatürk 'Türk olmak ahlaktır da' diyor. Ortalıkta sütyen-külot olmak ancak akıl-mantık dışlanırsa ahlak olabilir. 2- Bilimdışı şeylere inananlar örnek ki fal, büyü, cin, peri gibi şeylere inananlar Türk değildir çünkü Atatürk 'Türk bilimcidir, bilimseldir de' diyor. Gelelim İslami alana yani Müslümanlara. Dini tanımlayan Din hadisileri 'Din bilimdir, bilim yoksa din de yoktur' ve 'Din utanmaktır, ahlaktır, edebtir; bunlar yoksa din de yoktur' diyor. Yani bu durumda: 1- Fal, büyü, cin, peri gibi bilimdışı şeylere inananlar da dinli değildir. 2- Sanıyor musunuz ki pılajlarda, havuzlarda, ortalıkta bikini, mayo diye sütyen-külot dolaşanların alayı dinsiz, Hıristiyan, Yahudi? Hayır; yabancıları dışlarsak onların alayı kendilerini dinli sananlar, kendilerini Müslüman sananlar. Televizyonda yerli kanallara bakın; kaçında ahlaka aykırı giyimli bayan yok? Görülmekte ki birileri Türklüğe ve Müslümanlığa moda adı altında olsun, sanat adı altında olsun, kültür adı altında olsun, festival adı altında olsun, gün adı altında olsun bilime ve ahlaka aykırılık yamamaya çalışmaktadır. Ramazan ayı'larında(aylarında) televizyonların hallerini gördünüz; tümü İslami vazlar verdiler; aynı televizyonlar şimdi ise bikinili, dekolteli yani ahlaka aykırı yayınlar yapmaktalar ve üstelik de 'ünlü', 'sanatçı' dedikleri o yozları öve öve, ballandıra ballandıra yani gerçek ki ekonomi de, medya da din ya da İslamiyet adı altında gerçekte dine aykırılık, İslam'a aykırılık ile içiçe geçmiş durumda tıpkı banka sermayesi ile sanayi sermayesinin ve reklamlar ile ahlak aykırılıkların içiçe geçmişliği gibi. Anlaşılıyor mi medya İslami zamanlarda İslami yayın yapmakle gerçekte topluma İslamiyet öğretmeye değil İslamidışılık'ı topluma yavaş yavaş sindirtmeye çalışmakta yani düşünün örnek ki Ramazan ayı dediğin 30 gün yani 30 gün din iman vaazları; geriye kaldı 11 ay yani 11 ayda da bikini, mayo, dekolte yani ahlaka aykırılık manzaraları; bu durumda toplum hangisine yönelir? Kuşkusuz ki daha egemen olana. Bunların nedeni Türklüğün ya da Türkiyeliliğin ve Müslümanlığın ya da dinliliğin felsefe, bilim ve Din hadisileri ile nitel değil de bunların dışlanıp nicel olarak anlaşılması ve nicel olarak anlatılması. Bilimselliğe ve ahlaka aykırılık varken nasıl Türk'lükten ve Müslüman'lıktan söz edilebilir? Türklüğün ve Müslümanlığın en başta iki temel direği bilimsellik ve ahlaktır; bu iki temel direk olmazsa Türk'lük de Müslüman'lık da Türk'lükle ve Müslüman'lıkla aykırı, zıt yerlere gider. Türkiye ve Müslümanlık diye ülkemizde tuhaf ki Türklüğe ve Müslümanlığa aykırı ve genel bir durum oluşturulmaktadır ve açık ki Ramazan ayı gibi zamanlarda din iman vaazları 'Toplumu kapalılıktan çıplaklığa geçiştirim süreçi'nde(sürecinde) toplumu avutmak için yapılmaktadır ya da kullanılmaktadır. Pılaj, otel havuzu denilen Türklüğe ve ahlaka aykırılık yerilerinde(yerlerinde) anket yapılsın bakalım; kaç Türk değil ve kaçı Müslüman değil? Evet gerçek ki ülkemizdeki asıl sorun Türk sorunu ile Müslüman sorunudur ve bu asıl sorun Kürt sorunu, terör sorunu, ekonomi sorunu gibi sorunlarla gözden kaçırtılmaya çalışılmaktadır. Demek ki gerçek şu: Bilimselliğin ve ahlakın olmadığı yerde ne Türklük vardır ne Müslümanlık. Peki acaba Diyanet neden bikini, mayo, moda, dekolte, pılajlar, havuzlar konusularında(konularında) fetvalar vermemektedir ve her konuda bilmişlik yapan Akp başkanı Erdoğan acaba neden hiç bu konularda birşeyler söylememektedir; bunlar sorulması, sorgulanması, eleştirilmesi gereken sorulardır. Açık ki ülkemizde 'İdam isterük, idam isterük!' diye bağıranlar ya da bağırtılanlar ülkemizdeki asıl sorunu görmemektedirler ya da asıl sorunun üzerini örtmek için kullanılmaktadırlar. Yani düşünün ki ülkemiz bir yandan camiler bir yanında pılajlar olan bir ülke haline gelmiştir, getirilmiştir; sonra da siysette, eğitimde ve televizyonda din iman vaazları. Bir toplumda vatan korumak ya da kurtarmaktan daha zoru: Bir toplumun ruhunu kurtarmaktır. Haydi dolaşın bakalım; bilimsel ve ahlaklı kaç Türk ve kaç Müslüman bulabileceksiniz? Ahkam kesmeden önce gidin; 1400 yıldır, dini tanımlayan Din hadisileri'ni öğrenin, sonra da aynada kendinize bakın. Hayır kardeşim hayır; Türk olmak da dinli olmak da o kadar kolay ve herkese açık birşey değil; önce koşulları sağlamak, koşulları yerine getirmek, koşulları taşımak gerekir. Yani ne Atatürk 'Türksünüz' dedi diye Türk olursunuz ne Diyanet 'Müslümansınız' dedi diye Müslüman olursunuz'; yani ne devlet ya da siyasi iktidar 'Türk'sün' dedi diye Türk olunur, ne 'Müslüman'sın' dedi diye Müslüman olunur. Siz gidin önce Atatürk'ün sözlerine ve Din hadisİleri'ne bakın, ezbere yaşamayın. Türkiye'de 'Kürt sorunu' yalnızca doğuyu ilgilendiren bir sorun; Türk sorunu ve Müslüman sorunu ise tüm ülkeyi ilgilendiren bir sorun. Yani düşünün; ortalıkta bikini, mayo, dekolte ile dolaşanları Türk dizisilerinde ve İslami dizilerde oynatılıyorlar televizyonda. Özelleştirme diye Türk vatanının, devletin, milletin, kamunun, ülkenin fabrikasıları satılıyor; ne Türk'lerden tık var ne Müslüman'lardan; televizyon ve yerli internet sitesileri çıplaklarla doldu, ne Türk'lerden tık var ne Müslüman'lardan; moda ülkeye çıplaklık, ahlaka aykırılık, akıla aykırılık, pısikopatlık(psikopatlık), sosyopatlık, delilik pompalıyor, ne Türk'lerden tık var ne Müslüman'larda. Önce mantık; mantık olmayan yerde ne Türk'lük olur ne dinlilik. Ve düşünün Türk'lere ve Müslümanlara; taht için kundaklarındaki bebek kardeşlerini, çocukları, öz annelerini, öz babalarını öldürtmüş padişahlar, sultanlar alkışlatılıyor. Türk'lükte de Müslüman'lıkta da böyle birşey yoktur. Yani Türkiye'nin asıl ve temel sorunu hala 'Türk ve dinli olamamak'. Necdet Gürçiftçi Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız, hiçbir dinden olmayan dinli ve bilge İnternette yayınlandığı zaman: 9.7.18/09.04
Düzenleme: 09.07.2018 / 09:30
Kapat/(ESC)
Yorum Düzenleme

Yeni Üyeler

  • saydobaksan
  • murat699
  • Durudnz
  • Nida
  • Seyyid
Kapat/(ESC)
Tavsiye
Adınız:
Sizin eposta adresiniz:
Alıcının eposta adresi:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
İletişim
Adınız:
Eposta adresiniz:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir